Başarılı GirişimcilikKariyer ve İş

Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su

Ekonomist dergisinin yapmış olduğu “Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su” araştırması.

Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek 2012 yılı sonunda “Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’su” araştırmasını yapmıştık. Bu araştırmanın İkincisini geçen hafta tamamladık. Kadın üst düzey yöneticilerin temsil ettikleri şirketlerin cirosuna göre sıralandığı zirvede önemli bir değişiklik oldu. Vodafone’da Türkiye CEO’su iken terfi edip Afrika, Ortadoğu ve Asya Pasifik Bölge Direktörü olan Serpil Timuray, ikinci sıradan tepeye çıktı. OMV Türkiye CEO’su Gülsüm Azeri ikinci sıraya indi.

kadin ceo

Bu arada terfi ederek Merck Sereno Global Ticari Başkanı olan Elçin Ergün de artan sorumluluğuyla birlikte hızlı bir yükselişle 32’nci sıradan üçüncü sıraya tırmandı.

Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı hep şikayet konusudur. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2013 yılı verilerine göre, Türkiye’de 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus içerisinde işgücüne katılım oram yüzde 50,8. Bu oran içinde erkeklerin payı yüzde 71,5 iken kadınlarda ise yüzde 30,8. Kadınların işgücüne katılım oranı bakımından AB üyesi ve aday ülkeler arasında en düşük oran Türkiye’ye ait.

■ YÖNETİMDE KADIN ORANI

Yapılan araştırmalara göre, Avrupa’da yönetim kurulundaki kadın üye oranı yüzde 16 olarak ifade ediliyor. Bu rakamın görece yüksek olmasının temel nedeni olarak 2007 yılından itibaren İtalya, İspanya, Belçika, Norveç ve Hollanda gibi ülkelerde yönetim kurullarında uygulanmaya başlanan zorunlu kadın kotası gösteriliyor. Avrupa’nın lider şirketleri arasında kadın yönetim kurulu üyesi bulunurluğu yüzde 16 iken bu oran CEO kademesinde yüzde 9’a düşüyor.

Peki, Türkiye’de üst düzey kadın yöneticiler için durum ne? Capital 500’e bakıldığında kadın CEO sayısı 18’e ulaşıyor. Buradan yapılan değerlendirmelere göre, Türkiye’de kadın CEO oranı yüzde 3,6 olarak tahmin ediliyor. Fakat aslında Türkiye’de banka, sigorta, perakende, ilaç gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren ancak ilk 500 arasına giremeyen şirketlere bakıldığında, kadın CEO oranının yükseldiği dikkat çekiyor. Böyle bakıldığında Türk şirketlerindeki üst düzey kadın yöneticilerin oranı yüzde 12 olarak ifade ediliyor. Türkiye’nin 45 bankasının 8’inde kadın CEO’laıın görev başında olduğuna dikkat çeken ve konuyla ilgili yapılan pek çok araştırmadan yola çıkan Heidrick & Struggles Ülke Başkanı Ayşegül Dicle Aydın, iyi eğitimli kadın için Türkiye’nin sunduğu fırsatların yoğun erkek egemen toplumlar olan Amerika ve bazı gelişmiş Avrupa ülkelerine oranla daha elverişli olduğunu öne sürüyor.

■ 81 ATAMANIN I3’Ü KADIN

2013 yılında kadın yöneticilerin atamalarda söz sahibi olduğu görülse de, 81 genel müdür atamasından yalnızca 13’ünün kadın yöneticilerden yapılması, alınacak çok yol olduğunu gösteriyor. Kurumsallaşma ve objektif yönetici seçimi arasında açık bir bağ olduğuna işaret eden Accenture İnsan Kaynaklan Türkiye Lideri Sure Köse, transferlerde artık kadm-erkek odaklılığmdan çok kuruma yapılacak potansiyel katkının önemsendiğini anlatıyor. Buna son yıllarda kadın orta düzey yönetici sayısının artmasını örnek gösteren Köse, “Yükseköğretimdeki kadın oranının hızla arttığı da düşünülürse, mevcut trendin kadın yöneticiler lehinde gelişme kaydedeceği anlaşılıyor” diyor.

Avrupa’da yönetim kurullarında kadın üye bulundurma zorunluluğunu Türkiye’de Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yapmaya çalışıyor. Bilindiği gibi SPK’nın Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına ilişkin Tebliği’ne göre yönetim kurullarında en az bir kadın üye bulundurma yönünde bir karar var. Böyle bir pozitif ayrımcılığın gelecek yıllarda kadın üst düzey yönetici sayısını olumlu etkileyeceği kesin görünüyor.

Dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olmak ve 2023 için belirlenen büyük hedeflere tek ayakla yürümek pek mümkün değil. Ekonomist olarak İkincisini yaptığımız ‘Türkiye’nin En Güçlü 50 Kadın CEO’sü araştırmasıyla yükselen topuk seslerine kulak vermeye çalıştık. 100’e yakın üst düzey kadın yöneticiden zirveye uzanan yolun hikâyesini aldık.

Sorularımızı yanıtlayan kadın yöneticiler, eğitimleri, ilk iş deneyimleri, kadın olarak yaşadıkları zorluklar ve yükselişin sırlan konusunda bilgi verdi. Bu yanıtlarla ortaya çıkan tablo, henüz yolun başındaki kadın üst düzey yönetici adaylarına zirveye çıkışın önemli ipuçlarını veriyor.

■ YOLUN BAŞI EĞİTİM

Kadın üst düzey yöneticilerin kariyer yolculuklarında ilk ve en önemli adım şüphesiz eğitim hayadan. Üniversite eğitimlerini genelde Türkiye’deki okullarda tamamlayan kadın üst düzey yöneticilerin, yüksek lisans ve MBA için yurtdışım tercih ettikleri görülüyor. Kariyerlerinde her biri şirketlerinin en üst noktalarına çıkmayı başaran kadın yöneticilerin, eğitim geçmişlerine bakıldığında önemli bir kısmının Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olduğu görülüyor. Listemizde yer alan 50 üst düzey kadın yöneticinin 22’si bu üniversiteden mezun. Bunu ODTÜ ve Marmara Üniversitesi takip ediyor. Cirolarını paylaşmadığı için sıralamada yer almayan fakat diğver sorularımızı yanıtlayan 100’e yakın kadın CEO ile yaptığımız araştırmanın sonuçlarına göre, kadın yöneticilerin yüzde 44’ü Boğaziçi Üniversitesi mezunuyken, bunu yüzde 12 mezuniyetle ODTÜ izliyor. Kadın yöneticilerin yüzde 10’u Marmara Üniversitesi, yüzde 10 İstanbul Üniversitesi, yüzde 8’i İTÜ, yüzde 8’i de Bilkent mezunu.

Eğitim alanı olarak ise listemizde yer alan 50 kadın yöneticiden 23’ünün işletme mezunu olduğu görülüyor.

İş hayatına geçişte ilk adımlarını sorduğumuz kadın yöneticilerin işe erken adım attıkları dikkat çekiyor. Publicis Worldwide Türkiye CEO’su Faika Ergüder, buna en iyi örneklerden biri. 14 yaşında matbaa mücellitliği (cilt üzerine çalışan) ile ilk parasını kazanan Ergüder, henüz çocuk yaştayken yaptığı küçük işlerin hayat planlamasında önemli katkısı olduğunu ve yöneticilik kariyerine ciddi artılar kattığını düşünüyor, ilk parasını henüz ortaokul sıralarındayken kazanan bir diğer isim de McDonald’s Genel Müdürü Dilek Dölek Başarır. Alt sınıftaki öğrencilere matematik ve Fransızca dersleri veren Başarır, her yaz bir işyerinde çalışmanın bugünkü iş algısını da etkilediği görüşünde.

■ ÖNE ÇIKAN SEKTÖRLER

Kadın yöneticilerin sayı olarak daha fazla yer aldığı sektörler içinde finans, teknoloji, perakende ve ilaç başı çekiyor. Özellikle finans sektöründe kadınlar üst yöneticiliğin yanı sıra orta kademede de önemli görevler alıyor.

Araştırmamıza katılan kadın yöneticilerin mevcut görev süreleri de dikkat çekici sonuçlar veriyor. Kadın yöneticilerin önemli bir kısmı uzun yıllar aynı şirkette çalışarak basamakları çıkarken, transferlerin de hızlı olduğu söylenebilir. Araştırmamıza katılan kadın yöneticilerin yüzde 7’si şu anki görevlerini 10 yıldan uzun zamandır yapıyor. 4-10 yıl görevde kalma süresi yüzde 26 seviyelerinde olurken, aynı görevi 2-4 yıl arasında bir süredir yürüten kadın yöneticilerin oranı ise yüzde 49’u buluyor. Henüz 1 yıldır CEO koltuğunda oturan kadın yönetici oranı ise yüzde 18.

Bir önceki araştırmamızla karşılaştırma yapılırsa, iki yıl önce yaptığımız çalışmadaki listede önemli görev değişiklikleri olduğunu söyleyelim. Candan Karabağlı, Gülgün Bilici, Aslı Karadeniz, Nida Bektaş gibi isimler görevlerinden aynldı. Bu dönemde önemli terfiler de yaşandı. Örneğin daha önce Vodafone Türkiye CEO’su olan Serpil Timuray, geçtiğimiz ekim ayında Vodafone Grubu Afrika, Ortadoğu ve Asya Pasifik (AMAP) Bölge Direktörü olarak atanarak görev alanını genişletti. Alman Merck Grubu’nun ilaç birimi Merck Serono’nun global ticari başkanlığına daha yıl başında atanan Elçin Ergün de çalıştığı grubun lider takımında yer alma başarısını gösterdi. Ergün, yeni görevinin ilaç sanayiinde dünyada bir Türk yöneticinin geldiği en yüksek pozisyon olması açısından çok önemli olduğunu söylüyor.’Nitekim Ergün, sıralamada 29 basamak birden atladı.

■ EMPATİYLE YÖNETİM

Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada yetkinlik olarak birebir aynı özelliklere sahip olsalar da benzer pozisyonlara ulaşmak için kadınların erkeklerden daha çok çalışmak zorunda kaldığı bir gerçek. Peki kadm yöneticilerin çalışma prensipleri ne? Öncelikle hemen hepsinin güne erken başladıklarını söyleyelim. Ekipleriyle nasıl bir çalışma sistemi olduğunu sorduğumuz kadın yöneticiler, farklı bakış açılarını anlamaya gayret gösterip empatik bir yaklaşım benimsediklerine dikkati çekiyor. Bir de takım olmak hemen her yöneticinin önemsediği bir nokta.

Şu anki görevini 7 yıldır sürdüren Avivasa CEO’su Meral Eredenk Kurdaş, takım koordinasyonunu sağlarken yöneticilerin liderliğine güvendiğini kaydederek şunları söylüyor: “Çalışanlarıma onları dinlediğim, hayal kurmalarına izin verdiğim, deneyimlerimi paylaştığım ve yeteneklerini kullanmalarını destekleyecek uygun ortamı sağlamak için çalışıyorum. Takım oyununa inanıyorum.”

OMV Türkiye’nin CEO’su olarak 25 milyar TL’lik bir ciroyu yöneten Gülsüm Azeri ise Hendek’ten Boğaziçi Üniversitesi’ne uzanan eğitim hayatının ardından, iş hayatında kendini başarıya götüren şu iki tavsiyeyi hiç aklından çıkarmadığını söylüyor. HollandalI bir üst düzey yöneticinin kendisine “Çok gayretlisin, başarılısın. Buna rağmen işler istediğin gibi gelişmediğinde mutlaka geri dönmek üzere bir açık kapı bırak” dediğini ve kendisinin de bu anlayışı benimsediğini aktaran Azeri, ayrıca yönetimde farklı düşünce tarzlarını dikkate almanın önemine de işaret ediyor.

■ NEREDE ZORLANDILAR?

Bu noktada soaımuzu yönelttiğimiz kimi kadın yöneticiler iş hayatında kadın erkek ayrımcılığı yapılarak zorlukları sınıflandırmamak gerektiğini ifade ederken, kimi de ‘sorumluluk sahibi anne’ ve ‘özverili eş’ beklentisinde en ufak bir esneme olmamasından yakınıyor. Seyahat sorunu ve iş ile aile arasında denge kurmak da öne çıkıyor. İş hayatının kendi zorlukları bir yana annelik süreciyle işi bir arada yürütmenin en önemli sıkıntılardan biri olduğuna dikkat çekiliyor.

Yapı Kredi Yatırım Genel Müdürü Gülsevin Yılmaz, doğum yaptıktan sonra kendisini istifayı düşünmeye iten süreci şu sözlerle anlatıyor: “Doğum yaptığımda Koçbank Hazine Bölümü’nde yeni bir düzeni oturtmak üzere çalışıyorduk. Belirleyici ve danışman olarak ekipte önemli bir görevim vardı. Çok uzun saatler çalışıyorduk. Tam da o sırada eşimin jş dolayısıyla Japonya’da bulunması gerekiyordu. Bebeğimle bu yoğun iş temposunu kaldıramayacağımı anladım. İstifa etmeye ve ne kadar süreceğini bilmediğim bir aralık için iş hayatını bırakmaya karar verdim. O zamanki patronum müsaade etmedi. Mesai saatlerinin dışına çıkmama gerek kalmadan çalışabileceğim, kendime ve bebeğime daha çok vakit yaratabileceğim başka bir iş teklifinde bulundu. İşin ilginç yanı, yıllar sonra kadın olmam nedeniyle bırakmak durumunda kaldığım piyasalara üst yönetici olarak dönme şansını bulmam oldu.”

■ DOĞUM İZNİNDE TERFİ

İş hayatında kadın olarak yaşadıkları zorlukları sorduğumuz kadın yöneticilerin önemli bir kısmı, hamilelik dönemine işaret ediyor. Bu dönemde işten çıkarılma stresi yaşadıklarını itiraf edenler de var. Nutricia Anne Bebek Beslenmesi Türkiye ve Ortadoğu Bölge Başkanı Gamze Çuhadaroğlu, “Doğum ve hamilelik dönemlerimde gözden düşer miyim diye kaygılarım olduğunu anımsıyorum. Doğum sonrası da evde ağlayan bir bebeği bırakıp işe gelmek zaman zaman içimi parçaladı” diyor.

Fakat dikkat çeken bir nokta şu ki, doğum izninde terfi alanlar da yok değil. “Kadınlar arayı kapatmak için daima daha çok çalışmak zorunda kalıyorlar” diyen Tat Gıda Sanayi Genel Müdürü Arzu Aslan Kesimer, doğum izninde terfi alanlardan biri. Direktör olarak izne çıkan Kesimer, doğumdan 2-3 hafta önce genel müdür yardımcılığına terfi ettiğini söylüyor. Kesimer, “Bu çok iyi bir örnekti. Ülkemizde bazı kurumlarda terfisi geldiği halde ‘İzinden dönsün bakalım, terfi eder mi etmez mi’ durumu var. Ben de tüm kadın çalışanlarıma destek olmayı görev biliyorum. İş yaşamında kadın olmak zor ama kadınlar isterse bu zor süreçlerin hepsinden güçlenerek, büyüyerek çıkıyor” diyor.

Türk Tuborg CEO’su Damla Birol da iş hayatında yaşadığı zorluğu “iş ve çocuk arasındaki dengeyi kurmak” sözleriyle ifade ediyor.

Hemen belirtelim, yaptığımız araştırmada çocuk sayısıyla ilgili bilgi veren kadın yöneticilerin oranlarına bakıldığında yüzde 47’sinin bir çocuğu bulunuyor. Yüzde 36’sınm iki çocuğu var. Yüzde 14’ünün ise çocuğu yok.

■ HEMCİNSLERE DESTEK

Kadın yöneticilerin bireysel başarılarının yanı sıra, şirketlerin kadınlar için sunduğu fırsadar da göz ardı edilemez. Örneğin yönetim kurulunun tamamı erkeklerden oluşan Novartis, 2004’te bu fotoğrafı değiştirmeye karar verir. Dünyadaki Novartis şirketlerinde çalışan ve uzun vadede genel müdür olabilecek 10 kadın aday belirler ve seçilen bu kadınlara dünya başkanı bizzat yol gösterici olur. Üstüne Harvard Üniversitesi’nde yöneticilik eğitimleri almalarına fırsat verilir. Novartis’te Güldem Berkman’ın 12 kişiden oluşan yönetim ekibinin 8’i kadın yönetici.

Dünyanın hemen her yerinde tüketici olarak satın alma kararlarını verenlerin çoğunlukla kadınlar olduğunu ifade eden Intel Türkiye, Ortadoğu ve Afrika Bölge Başkanı Çiğdem Ertem ise bu strateji ve reka-betçilik anlayışıyla gaip olarak kadınların çalışmasını desteklediklerini kaydediyor.

Kadın CEO’ların yakın ekip arkadaşlarına bakıldığında ciddi bir kadın ağırlığı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kadın üst düzey yöneticiler her ne kadar pozitif ayrımcılık yapmadıklarını ve tercihlerini yetenekten yana kullandıklarını söyleseler de kadınlara daha fazla görev vermeleri dikkat çekiyor. Gülsüm Azeri, kadın çalışan sayısını yüzde 26’dan yüzde 30’lara taşımayı planladığını söylerken, Yatırım Finansman Genel Müdürü Şeniz Yarcan da yönetim ekibinde 15 kadının yer aldığını dile getiriyor.

■ HOBİLER ÖNE ÇIKIYOR

Sosyal hayatımızda artık vaktim yok gibi bahanelere sığamaz olduk. Hemen herkesin vakti sınırlı fakat bunu iyi kullanabilmek değer kazanıyor.

Kadın yöneticilerin verdikleri yanıtlara bakıldığında da hobilere ayrılan vaktin arttığı gözleniyor. Bir önceki çalışmamızda hobilerine vakit bulamamaktan yakman kadın yöneticilerin, bu yılki değerlendirmelerinde hobilerinin de ön plana çıktığı gözleniyor. Pilatesten yüzmeye, seyahatten örgü örnıeye, yazmaktan yemek yapmaya kadar geniş bir ilgi alanına sahip olan yöneticiler arasında profesyonel at binicisi olan dahi var.

Oracle Türkiye Genel Müdürü Filiz Doğan, yoğun bir çalışma temposu olmasına rağmen hafta sonlarını kendine ayırdığını ifade ediyor. En büyük tutkusunun atlar olduğunu aktaran Doğan, profesyonel binici olduğunu ve bu nedenle İstanbul’da her hafta sonunu at çiftliğinde geçirdiğini aktarıyor.

Gülsüm Azeri ve Serra Akçaoğlu piyano çalıyor. Pınar Abay ise ekip arkadaşlarıyla koşmayı tercih ediyor. Abay, “Benim hobim çocuklarım ve koşu. İş hayatımdaki enerjimin temel kaynağını çocuklarımla geçirdiğim zamanlar oluşturuyor. Bunun dışında haftada iki gün işyerinden arkadaşlarımla birlikte koşuyorum. Bu bana müthiş bir motivasyon sağlıyor.

Bankamızda şu an koşan arkadaşlarımızın sayısı hayli fazla. Bu, bize iş dışında birbirimizi daha iyi tanıma ve daha samimi bir iş arkadaşlığı kazandırıyor” diyor.

Ücretler daha düşük kalıyor

Mevcut rakamları yorumlayan Heidrick & Struggles Ülke Başkanı Ayşegül Dicle Aydın, Avrupalı şirketlerin kadın CEO’lara güven açısından ABD’li şirketlere göre daha açık fikirli bir tutum göstermeye başladığını ifade ediyor. Aydın, “Özellikle İskandinav ülkeleri, kadın yöneticiye tanınan şans ve teslim edilen üst yönetim sorumlulukları açısından tüm dünyada başı çekiyor. Buna rağmen kadın CEO’lar erkek CEO’lardan yüzde 10 daha düşük bir kazanç paketiyle çalışıyor.

Ayrıca, 2013 yılında HAY Group tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Avrupa’da görev yapan kadın yönetim kurulu üyeleri erkeklerden yüzde 9 daha az kazanıyor” diyor.

“Uluslararası şirketler olumlu etkiliyor”

Egon Zehnder Yönetici Ortağı Murat Yeşildere, 2013 yılında Türkiye’de üst düzey kadın yönetici sayısında artış gözlemlendiğini söylüyor. Bu artışın hem Türkiye’de görev yapan yöneticiler hem de Türkiye dışında görev yapan kadın yöneticiler için geçerli olduğunu aktaran Yeşildere, buna paralel olarak profesyonel yöneticilikten girişimciliğe geçiş yapan kadın sayısında da artış olduğuna dikkat çekiyor. Yeşildere, bunun iki nedeni olduğunu ifade ediyor.

Birinci nedenin Türkiye’de girişimciliğin artmasıyla kadınların finans kaynaklarına ulaşımının da kolaylaşması olduğunu aktarıyor, ikinci nedenin ise kurumsal dünyanın sıklıkla sağlayamadığı esnek çalışma imkanları olduğunu söylüyor. Önemli bir diğer gelişmeye de işaret eden Yeşildere, “Yeni sorumluluklar alan üst düzey Türk kadın yöneticilerin önemli bir kısmının, Türkiye’de faaliyette olan yabancı sermayeli, uluslararası kapsama alanına sahip şirketler tarafından istihdam edilerek profesyonel kariyerlerini geliştiren ve başarıları ile doğru orantılı olarak Türkiye içinde veya dışında önemli görevler üstlenen kadınlar olduğunun altını çizmemiz lazım. Uluslararası şirketlerde çeşitlilik (diversity) konusundaki bilinçli hassasiyetin, eskiye nazaran çok daha fazla olması bu trendi etkiliyor” diyor.

Kadın liderlerin öne çıkan 10 özelliği

  1. Dinlemeye daha açıklar.
  2. Pes etmiyorlar.
  3. Eleştirilerden ders çıkarmaya, karşı taraf ile empati kurmaya, sürekli yeni şeyler öğrenmeye açıklar.
  4. Değişimi daha istekli bir şekilde kucaklıyorlar.
  5. Daha esnekler ve daha hızlı adapte olabiliyorlar.
  6. Daha az benciller ve özveride bulunmaya daha gönüllüler.
  7. Olaylara, konulara stratejik ve analitik boyutta yaklaşırken insani boyutu da ihmal etmiyorlar.
  8. Çalıştıkları kurumlara ve insanlara karşı daha sadıklar.
  9. Hata yapmaktan erkekler kadar korkmuyorlar.
  10. Savaşçı değil rekabetçi yaklaşımları, kurallara bağlılıkları, güç ve değişim arzuları sayesinde şirketlerin iç dengelerini hassas bir şekilde yönetebiliyorlar.

Kadın CEO’ların yolun başındakilere tavsiyeleri

  • Gamze Çuhadaroğlu: “Sakin olup çok çalışmaları ve meraklı olmaları, onları bir adım öne geçirecektir. Kitap olarak ‘Jack’ GE, dergi olarak Capital tavsiye edebilirim. Üniversite yıllarında mutlaka farklı şirketlerde staj yapmak, kendilerine çok farklı deneyimler katacak.”
  • Oya Şener: “Kariyer kısa dönemde yapılmıyor. Kişinin tecrübe kazanması ve kendini geliştirmesi önemli. Bunun için de zaman ve istek gerekiyor. Ben özellikle biyografi okumalarını tavsiye ederim. Hem okuması çok keyifli hem de örnek alınacak çok şey oluyor.
  • Pınar Abay: “Yolun başında olan arkadaşlarıma tavsiyelerim; kendi güçlerinin ve yapabileceklerinin farkında olmaları, çocuklarının kariyerlerinin önünde bir engel teşkil etmemesi için gayret göstermeleri, konfor alanlarını terk etme esnekliğine sahip olmaları ve koşullar ne olursa olsun inatçı olup asla hedeflerinden vazgeçmemeleridir!’
  • Serra Akçaoğlu: “Kendilerini sürekli geliştirmeliler. Bunu gerek kendi çabalarıyla gerekse şirketlerinin kendilerine sunduğu eğitim olanaklarından, liderlik programlarından maksimum düzeyde yararlanmaya çalışarak gerçekleştirmelerini öneriyorum. Son dönemde Facebook’un operasyonlarından sorumlu genel müdürü Sheryl Sandberg’in ‘Sınırlarını Zorla’ kitabını okudum, okunmasını tavsiye ederim”
  • Meral Eredenk Kurdaş: “iş yaşamında kadınlara gerçekten yoğun ihtiyaç var. Kadınlara özgü bakış açıları; üretimden satışa her alanda verimliliği ve yaratıcılığı artıracaktır. Kotalardan söz etmiyorum; kotayla yönetici olunmaz. Engellemesinler yeter. Kadınlar yollarını bulur!’

Hem indirmesi hemde kullanımı tamamen ücretsiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu