Anasayfa / Ekonomi Haberleri / Uzmanlardan 2019 Yılı Dolar Yorumu

Uzmanlardan 2019 Yılı Dolar Yorumu

HER seçim dönemi öncesi piyasalarda ve yatırımcı cephesinde “döviz alsam mı?” sorusu sorulur. Bu seçim döneminde de adet bozulmadı ve yine herkes birbirine aynı soruyu sormaya başladı. TL getirilerindeki gerileme, bu sorunun daha sık sorulmasında etkili oldu. Çok değil daha yılbaşında TL mevduat faizleri yüzde 30’ları zorluyordu. Bu zirve seviyesinden sonra her gün minik adımlarla mevduat, bono ve diğer TL cinsi yatırım araçlarının getirilerinde gerileme başladı. Son haftalarda bankaların mevduata uyguladığı faiz oranları yüzde 20’lerin de altına indi. Hal böyle olunca, her faiz düşüş döneminde olduğu gibi yatırımcılar alternatif arayışına girdi. Mart sonundaki yerel seçimler de dövize yönelik tartışmaları yeniden canlandırdı. Seçimlerden sonra kurlarda önemli yükselişler yaşanacağına yönelik söylentiler arttı. Özellikle geçen hafta ABD ile ilişkilere yönelik tedirginlik ve S400 gerginliği ile kur 5.48 TL düzeyine çıktı.

SEÇİMDEN SONRA NE OLUR?

Genel beklenti kurlarda önemli bir hareketlenme yaşanmayacağı yönünde. Ama tabii ki öncelikle sandıktan sürpriz bir sonuç çıkmaması gerekiyor. AK Parti’nin yerel seçimlerde oy kaybına uğramaması birinci şart olarak gösteriliyor. Bunun dışında seçimden hemen sonra hükümetin tüm kesimlere ve ayrıca yerli ve yabancı yatırımcılara güven verici açıklamalar yapmasının büyük önem arz ettiği vurgulanıyor. Bu noktada bir açıklama yapmak istiyoruz. Konu ile ilgili görüş almak istediğimiz tüm bankacılar, nazikçe yorum yapmak istemediklerini söylediler. Daha açık bir ifade ile görüşüne başvurduğumuz bankacılar, ne yakın ne de uzak zaman dilimi için kur konuşmak istemedi. Bunun nedenini anlamakta zorlandığımızı belirtmek isteriz.

Ata Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş, “TL şu anda zaten ucuz. Bu nedenle yerel seçimin ardından hükümetten gelecek açıklamalar nedeniyle bir miktar aşağı iniş görebiliriz. Ancak şunu da söylemekte fayda var, kur açısından 5-5.30 sağlıklı bir seviye. Ben dolar kurunun 4.80’lere inmesini çok sağlıklı görmüyorum. Benim kurlara ilişkin beklentim yıl boyunca enflasyona paralel kur artışının devam etmesi yönünde” diyor. Demirtaş, şu anda Türkiye’nin yüksek faiz verdiğine dikkat çekerek, seçimden sonra faizde indirim yapılabileceğini söylüyor. Tabii bunun için enflasyonda aşağı inişin sürmesi gerekiyor.

Haberimize görüşleriyle destek veren aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri ve bankaların üst düzey yetkililerine göre, yılbaşına kadar geçecek süreçte global piyasalarda beklentileri aşan sürpriz bir gelişme yaşanmaz ve sandıktan yine sürpriz bir sonuç çıkmazsa dolar ve euro enflasyona paralel bir seyir izleyecek. Parayı yönetenlere göre yıl içinde 1 gerek iç gerekse global gelişmelere bağlı olarak kurlar zaman zaman dalgalansa da dolar yılı 6 TL, euro ise 6.5 TL civarlarında tamamlayacak.

dolar

“DOLAR 5.00-5.30’A İNEBİLİR”

Ata Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş, dolar/TL’nin yılın ilk çeyreğini 5.47 civarında kapatmasını öngörüyor. Buna karşın TCMB’nin sıkı para politikası izlemeye devam etmesiyle, TL’nin dolar ve euro’ya karşı değer kazanabileceğini de hatırlatan Demirtaş, “Bu da beklentilerimizden daha iyi bir resmin oluşma olasılığının düşük olmadığını gösteriyor. Baz senaryomuzda ise, 2019 yılsonu için dolar/TL’yi 6.15 ve euro/TL’yi 6.95 olarak öngörüyoruz” dedi. Demirtaş, ocak ayında reci efektif kur endeksinin 75.61’den şubatta 77.5 seviyelerine yükseldiğine dikkat çekiyor. Reel efektif kur endeksinin Eylül 2018’de tarihi rekor düşük seviye olan 62.50’e kadar geriledikten sonra yavaş yavaş toparlanmaya başladığını hatırlatan Demirtaş, şu tespitte bulunuyor:

“Reel efektif kur endeksinüı, tarihi dip seviyelere yakm olduğunu düşündüğümüzde dolar/TL’nin seçimlerin ardından belirsizliğin azalmasıyla birlikte 5.00-5.30 aralığında seyretmesi yabancı fon akışıyla birlikte mümkün görünüyor. İyimser senaryoda eur0/TL ise 5.65-6.00 aralığında seyredebilir.

Fed’in faiz artırımı sürecini durdurmasıyla birlikte, geçen yıla göre global likidite koşullarının gelişmekte olan ülkeler açısından daha olumlu olabileceğini ve bu durumun da TL dahil gelişmekte olan ülke para birimlerine ilgiyi artıracağını söyleyebiliriz.”

Demirtaş’a göre bu gelişmeler ışığında global likidite koşullarının devam etmesiyle, Rusya, Güney Afrika, Brezilya gibi gelişmekte olan ülke para birimlerinde dolara karşı değer artışları görülebilir.

“DÜNYA DOLARI TERCİH EDECEK”

Türkiye Finans Katılım Bankası Hazine Genel Müdür Yardımcısı Hakan Uzun’a göre, 2019 dünyada euro’ya göre doların tercih edileceği bir yıl olacak. Dünyada likidite sıkılaştırması son bulsa da bunun ana nedeninin global büyüme endişeleri olduğuna dikkat çeken Uzun, bunun nedenlerini şöyle özetliyor:

“Bu endişeler nedeniyle sermayenin güvenli limanlara doğru kaydığına şahit olacağız. Euro Bölgesi ve ABD karşılaştırmasında da büyüme ile ilgili zayıflığın Euro Bölgesi’nde ABD’den daha belirgin hissedildiğini göz önünde bulundurduğumuzda doların euro’ya karşı daha kuvvetli kalmasını bekleriz. Likidite koşulları açısından baktığımızda da parasal genişleme kararı alan Avrupa Merkez Bankası’nm yakın zamanda parasal sıkılaştırmaya geçemeyecek olması da euro’yu dolara nazaran daha zayıf tutacaktır.”

Uzun Brexit sonrası sterlin ile ilgili beklentilerinde ise iyimser olduğunu söylüyor. Yılın ilk yarısında bu konudaki belirsizliği ortadan kalkacağı tahmininde bulunan Uzun, “Mart sonundaki tarih ertelense bile bu yılın ilk yarısında çıkışla ilgili olumlu (anlaşmalı) ya da olumsuz (anlaşmasız) ayrılık senaryolarının gerçekleştiğini ve belirsizliğin ortadan kalktığını göreceğiz. Her ne kadar anlaşmanın içeriği de sterlinin daha fazla değer kaybetmesi için bir neden olabilecekse de olası satışların en geç ilk yarı tamamlanıp ardından toparlanma sürecinin başlamasını bekliyoruz” dedi. Uzun 2019 yılsonu euro/dolar beklentisinin ise 1.18 olduğunu söyledi.

“TL DEĞER KAZANACAK”

Fokus Portföy Genel Müdürü Ercan Güner, 2019’un TL’nin reel olarak değer kazanacağı bir yıl olmasını bekliyor. Son yıllarda TL’nin hem nominal hem de reel olarak önemli ölçüde değer kaybına uğradığını hatırlatan Güner, bunun nedenlerini ise şöyle sıralıyor:

“Bir tarafta gevşek para ve maliye politikaları var, diğer tarafta ise artan politik ve jeostratejik riskler. Gelinen bu noktada söz konusu risklerin kur tarafında büyük ölçüde fiyatlandığım söyleyebiliriz. Ancak para politikasındaki sıkılaşma ve özellikle TCMB’nin sıkı para politikası vurgusunun yanı sıra iç ve dış politikadaki risk azalışının henüz kurlar üzerinde etkisini yeterince göstermediğini düşünüyoruz. Bu nedenle 2019’un TL’nin reel olarak değer kazanacağı bir yıl olmasını bekliyoruz.”

Güner, yüksek seyreden enflasyonu da dikkate alarak yine de sınırlı bir nominal değer kaybının oluşmasını ve TL’nin yılı 5.80-6.00 bandında kapatmasını bekliyor. Euro/dolar paritesinde önemli bir değişiklik beklemeyen Güner, bu nedenle euro/TL’nin de benzer bir değişim içinde olmasını bekliyor.

“EKONOMİ YÜZDE 2.2 BÜYÜR”

Albaraka Portföy Yönetimi Müdürü Umut Çalım, 2019’da Türkiye ekonomisinin yüzde 2.2 büyüyeceği tahmininde bulunuyor. Yurtiçinde ekonomik büyümedeki yavaşlamanın belirginleşmesinin ardından, yapısal reformlarla ilgili atılacak adımların 2019 için ekonomiye ilişkin yol haritasında önemli rol oynayacağına vurgu yapan Çalım, 2019 kur tahminleri hakkında şunları söylüyor:

“Dolar/TL için yılsonu tahminimiz 5.80 TL. Yıl boyunca kurun 4.80-6.30 seviyelerinde dalgalanmasını öngörüyoruz. Euro/ TL içinse yılsonu tahminimiz 6.75 TL. Kurda yıl boyu 5.70-7.52 bandında hareket görebiliriz. Yine bu dönem için euro/dolar paritesinin 1.10-1.25 aralığında dalgalanmasını öngörüyoruz. Yıl ise 1.21 seviyesinden tamamlanabilir.”



“ENFLASYON KADAR DÜŞECEK”

Actus Portföy Yönetimi Genel Müdürü Barış Hocaoğlu, bu yıl genel olarak TL’nin dolar ve euro karşısında enflasyon kadar değer kaybedeceği görüşünde. Euro’nun ise dolar karşısında zayıflamasını bekleyen Hocaoğlu, yurtiçi ve yurtdışı beklentilerini şöyle özetledi:

“Yılsonunda dolar/TL’nin 5.90-6.10, euro/TL’nin ise 6.50-6.70 olmasını bekliyoruz. Avrupa’da ekonomik aktivitenin beklenenden hızlı yavaşlaması, İtalya gibi ekonomilerin en azından teknik resesyona gir miş olması, Avrupa Merkez Bankası’ndan yeni bir tur bankalara fon sağlama operasyonun (TLTR02) devreye girmesi, euro’nun dolar karşısında daha zayıfladığı bir döneme işaret etmekte. Bu kapsamda genel olarak TL’nin dolar ve euro karşısında enflasyon kadar değer kaybetmesini bununla beraber, euro’nun da dolar karşısında zayıflamasını bekliyoruz.”

Hocaoğlu buna ek olarak 2019’da Türkiye’nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülke kategorisindeki ülke para birimlerinin 2018 yılına göre daha iyi bir performans sergileyeceği görüşünde. Hocaoğlu, bu beklentisinin nedenlerini ise şöyle sıralıyor:

“FED’in faiz artırım sürecinin ertelenmesi, varlık alımlarına ara verme ihtimali, AMB’nin yeniden gevşemeye adım atacak olmasının yanı sıra Çin’den gelen parasal destek, global finansal koşulları gevşetmekte. Kısa vade gelişmekte olan ülkeler para akışını destekleyici bir unsur. Dolayısıyla 2019’da gelişmekte olan ülke para birimlerinin daha iyi bir performans sergilemesi olası.”

5.07 TL TEST EDİLEBİLİR”

Deniz Yatırım Genel Müdürü Melih Akosman, yılsonu beklentilerinin dolar/TL için 6.30, euro/TL içinse 7.25 düzeyinde olduğunu söylüyor.

Ancak Akosman’a göre dolar/TL’de yılsonu kapanış beklentilerinde aşağı yönlü güncelleme ihtimali de var. Kur beklentilerini yakın zamanda açıkladıkları 2019 Strateji Raporu’nda da detaylandır-dıklarım hatırlatan Akosman, bu süreçte TL’nin güçlenmesini destekleyecek ve tam tersi riske sokacak gelişmeleri ise şöyle özetliyor:

“Bu yıl TL’nin güçlenmesini destekleyebilecek pozitif ve buna karşın negatif beklentilerimiz bulunuyor. Pozitif beklentilerimiz arasında, azalan siyasi risk başlıklarının özellikle yurtdışı haber akışı kaynaklı masadan kalkması ve döviz talebinde yüın ilk yarısındaki düşüş beklentimiz var. Buna karşın ikinci yarıda ise artış beklentimiz bulunuyor. Beklentilerimizde muhafazakar kalmamıza neden olan başlıklar var. Örneğin, global büyüme kaygıları yüzünden güvenli liman algısı önemli. Ana temamızda Fed’in politikasına bağlı olarak dolar likiditesinin azalmaya devam edebileceği ihtimali bulunuyor. 2018 ikinci yarısında yavaşlama eğilimi içerisine giren Euro Bölgesi ve bilhassa Doğu Avrupa ekonomileri kaynaklı risk iştahı azalışı ve temkinli duruşun korunabileceği ihtimali var. Tüm bu olumlu ve olumsuz beklentilerimizden hareketle ortalama enflasyon beklentimiz ve genel risk primi düşüncemizle birlikte dolar/TL paritesi için yıl genelinde oluşmasını beklediğimiz ortalama seviye 5.79. Hisse senetlerini değerlemek için kullandığımız modelimizde yer alan kapanış rakamı ise 6.30.”

Akosman, tüm bu olumlu ve olumsuz ihtimallere rağmen, gelişmekte olan ülke varlıklarında olası güçlenme ihtimalinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Bu nedenle dolar/TL yılsonu kapanış beklentilerinde aşağı yönlü güncellemelerin söz konusu olabileceğini vurgulayan Akosman, “Ayrıca, ocak ayında global piyasalarda görülen olumlu havanın yıl içerisinde de devam etmesi durumunda parite işlemlerinde 5.07 desteğinin test edilmesini sürpriz bir durum olarak karşılamayacağız” diyor.

“DOLAR SWAP’LARI 6.20”

Ünlü Portföy Genel Müdürü Altuğ Dayıoğlu’na göre teknik olarak bakıldığında euro çok uzun süredir stres ve baskı altında. Bu bağlamda para birimi aşırı satım seviyelerinde kalmayı sürdürüyor. Bunun en temel sebebini ABD ve AB arasındaki dolar lehine faiz farkı ve AB ile ilgili durgunluk emarelerinin gittikçe güçlenmesi olarak gören Dayıoğlu, sözlerini şöyle sürdürüyor;

“Bu açıdan AB tarafından gelecek veriler bu sene için euro ya da dolar tercihimiz üzerinde etkili olacaktır. Ancak ABD ekonomisinin genel dinamizminin ve yapısal görünümünün Avrupa’ya kıyasla daha iyi olduğunu düşünüyoruz. Bu açıdan genel resim halen dolar lehine kalmayı sürdürüyor. Fakat dolar rallisinin yavaşlayarak paritede bir taban oluşturma sürecine girdiğine de dikkat çekmek isteriz.”

Ünlü Portföy olarak yılsonu için resmi bir dolar/TL veya euro/TL tahmini yapmadıklarını söyleyen Dayıoğlu, “Swap pointlere baktığımızda yılsonu için sırasıyla 6.20 ve 7.21 gibi seviyelerin işlem gördüğünü söyleyebiliriz. Bu seviyelerin altında ya da üstünde olması seçim sonrası hükümetin alacağı makroekonomik önlemlere ve büyük merkez bankalarının para politikası kararlarına bağlı olacaktır” diyor.

Dayıoğlu na göre, genel olarak FED ın faiz artırım sürecinde duraksamaya gitmesi (Türkiye’nin dahil olduğu) gelişmekte olan ülke kurları için destekleyici bir senaryo. Bu bağlamda beklentilerden daha iyi bazı ülke kurlarının oluşabileceğini öne süren Dayıoğlu, şu tespitte bulunuyor:

“Yatırımcı tercihleri carry trade getirisi yüksek ve riskini yönetebildikleri ülkeler olacaktır. Diğer taraftan sterlinin durumu tamamen Brexit süreci ile bağlantılı. Beklentiler çok negatif. Öngörülenden daha olumlu bir senaryo sterlin/dolar kurunda hızla yükselişe neden olabilir.”

“STERLİN ÖNE ÇIKABİLİR”

Gedik Portföy Genel Müdürü Halim Çun ise yaklaşık dört aydır kurlardaki oynaklığın azaldığına dikkat çekiyor. Bu süreçte dolar/TL kurunun 5.15-5.50 bandı içinde hareket ettiğini hatırlatan Çun, “Bu durumda alınan makroekonomik önlemlerin ve cari işlemlerdeki dengelenmenin rolü var. Ancak çok daha önemlisi dış koşullardaki iyileşmenin etkin olduğunu görüyoruz. Fed’in 2019’da üç faiz artışından “sabırlı” beklemeye geçmesi ve hatta bilanço küçültme işlemlerine son vereceğini ima etmesi burada en önemli faktör. Fed’in bu eğiliminin devamını, hatta yıl ortasına doğru faiz indirimi tartışmalarının gündeme geleceğini tahmin ediyorum. Fed’in yanı sıra küresel durgunluk kaygısı ile ECB’nin genişlemeci para politikasına bir süre daha devam etme eğiliminin artması, Çin ve Japonya’nın da aynı kervana katılması, 2019’da küresel piyasalarda genişlemeci bir para politikası ile düşük faizlerin ağırlık kazanacağı bir ortamı hazırlamakta. Bu, da gelişmekte olan ülkelere para akışını destekleyecek ve doların değer kazanmasını gemleyecektir” diyor.

Gedik Portföy’c göre 2019’da bazı dalgalanmalar olsa da TCMB’nin ihtiyatlı faiz politikası ile dövizdeki artış baskılanacak. Bu yüzden Çun, dolar/TL için yıl içinde en düşük 4.95 yılsonu için 6.10 olan tahminlerini koruduklarını açıklıyor. Yatırımcılar için 2019’da İngiliz Sterlini’nin öne çıkabileceği vurgusu da yapan Çun, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Brexit’teki son gelişmeler, görüşmelerin 29 Mart tarihi ötesine ertelenmesini ve yeni bir referandumu gündeme getirirken, anlaşmasız Brexit olasılığını ortadan kaldırdı. Sterlin lehine olan bu gelişmelerle sterlin/dolar kuru 1.32’deki direnci kırarak bir hamle yapabilir. Orta vade için sterlin, dolar ve euro’ya karşı avantajlı olabilir. Ayrıca son beş yıldır sessiz kalan ons altını da bu dönemde şanslı görüyorum. Son beş ayda 1.200’den 1.327 dolara çıkarak bir hamle yapan ons altın, söz konusu parasal genişleme ve düşük faiz ortamında bu hamlesini devam ettirerek 1.370 direncini test edebilir. ABD ile Çin arasındaki ticaret anlaşmazlığı sorunu şimdilik gündemden düşer gibi görünse de, güvenli liman özelliği ve başta Çin ve Rusya olmak üzere merkez bankalarından gelen talep 2019 için altını kayda değer bir seçenek olarak ön plan çıkartıyor.”

“OYNAKLIK DAHA AZ OLACAK”

İnvest AZ Genel Müdürü Fatih Yeğenoğlu’na göre, 2019 gelişmekte olan ülkeler için toparlanma yılı olurken, bu kez gelişmiş ülkelerin işi daha zor olacak. Yine bu yıl euro’nun güçlenmesinin zor olacağı tespitinde bulunan Yeğenoğlu, “Avrupa Birliği’nden gelen ekonomik verilere göre başta birliğin lokomotifi olan Almanya ekonomisindeki daralma, Fransa’da devam eden protestolar, İtalya’nın henüz toparlana-mamış olması gibi faktörler euro’nun güçlenmesi için bu yılm henüz erken olduğunu gösteriyor. Yılın ilk çeyreğinde henüz Brexit konusunda anlaşmaya varılamamış olması da bu noktada başlıca sebep olarak görülebilir” diyor. Türkiye tarafında ise son dönemde ekonoYeğenoğlu, sözlerini şöyle sürdürüyor;

“Mevcut faiz düzeyine göre baktığımızda euro/TL’nin 7, dolar/TL’nin ise 6.15 seviyesine yakın bir noktadan yılı kapatması beklenebilir. Ancak dinamiklerin sürekli değişiyor olması sebebiyle yılsonuna yönelik geniş bir bantta öngörüde bulunmak yerinde olacaktır. Seçim belirsizliğinin kalkması, sıkı para politikasının devamı durumunda euro/TL’nin 6, dolar/TL’nin ise 5 civarında yılı kapattığını da görebiliriz.”

Yeğenoğlu döviz yatırımcısı için Brexit sürecinde ciddi hasar alan sterlinin ciddi fırsatlar barındırdığı görüşünde. Özellikle Brcxit’in sağlıklı bir şekilde atlatılması durumunda sterlinin bundan olumlu etkilenebileceği görüşünü savunan Yeğenoğlu, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu yıl altını da takip etmek gerekiyor. Nitekim, genelde ekonomik belirsizliklerde ya da küresel krizlerde hepimizin alışkın olduğu gibi portföy akımlarının güvenli liman olarak altına yöneldiğini takip ederdik. Ancak 2018’de yaşanan birçok gelişmeye rağmen altının istenen ya da beklenen tepkiyi vermediğini gördük. Bu yüzden 2019’da altın yatırımcılarına hem ons bazında, hem de gram altın bazında fırsat sağlayabileceğini düşünüyorum.”




Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir