Ekonomi Haberleri

Uzun vade için 37 hisse senedi önerisi

Ne altın, ne döviz, ne faiz...

Analistler, ‘İstatistiklere bakın” diyor. Borsanın her zaman döviz, altın ve faizden daha yüksek getiri sunduğunu hatırlatan uzmanlar, bu kapsamda 37 hissenin uzun vade için alınabileceğini söylüyor…

2019 yılı global hisse piyasaları için oldukça pozitif başladı. Genel olarak büyüme endişelerinin hakim olduğu piyasada merkez bankalarının genişleyici para politikaları hisse piyasaları üzerinde iyimserlik yarattı. Türkiye ise yıla iyi başlasa da iç dinamikleri nedeniyle benzerlerinden negatif ayrıştı. Piyasanın ana risk faktörlerini seçimlerin uzaması, ticaret savaşlarının patlaması, özellikle de S400 nedeniyle ABD ile gergin ilişkiler olarak sıralayabiliriz. Söz konusu belirsizliklere paralel olarak artan döviz, altın ve faiz oranlarına karşın borsacılar kısa vadede dalgalanmalar olsa da uzun vade için hisse senetlerinin de cazip seviyelerde olduğuna dikkat çekiyor. Nitekim istatistiksel olarak da bakıldığında borsanın her zaman döviz, altın ve faizden daha yüksek getiri sunduğuna dikkat çekiliyor.

Analistler, dolar bazlı da TL bazlı da bakıldığında endeksin ucuz olduğunu kaydederek, “Bu elbette daha da düşmeyecek anlamına gelmiyor. Ancak uzun vadeli yatırım için uygun seviyelerde olduğumuzu teyit ediyor” görüşünde birleşiyor. Uzmanlar enflasyondan arındırıp incelendiğinde, hisse seçiminin öneminin altını çizerek bu kapsamda 37 hissenin uzun vade için alınabileceğini ve borsada toparlanmaya öncülük edeceğini söylüyor.

Hisse senedi önerisi

“TARİHİ ISKONTOLU SEVİYELERDE”

Vakıf Yatırım Yatırım Danışmanlığı ve Bireysel Portföy Yönetimi Müdürü Altan Aydın, bu yıl m ana risk faktörü olarak değerlendirildiğinde ABD-Çin ticaret görüşmelerinin, kısa vadede piyasaların önündeki en büyük engel olacağını düşünüyor. Ekonomik büyüme ile beraber değerlendirildiğinde kısa vadede dalgalanmalar olsa da uzun vade için hisse senetlerinin cazip seviyelerde olduğuna dikkat çeken Aydın, özellikle uzun vadede enflasyondan arındırıp incelendiğinde, hisse seçiminin öneminin bir kez daha ortaya çıktığım hatırlatıyor.

Bir sene ve üzeri yatırımlar için “uzun vade” tanımının kullanılabileceğini dile getiren Aydın, “Borsa İstanbul içerisindeki hisse senetleri değerleme çarpanları bazında tarihi iskontolu seviyelerde işlem görüyor. Bu nedenle uzun vade için hisse pozisyonu alınabileceğini düşünüyoruz.

Özellikle yaz ayları sonrasında hem ekonomide, hem de finansal piyasalarda bir dengelenme bekliyoruz. Mayıs ayları genel olarak, yazftatili öncesinde pozisyonların realize edildiği aylardır. Nitekim BIST-100 endeksi Mayıs aylarında son 10 yılın sekizinde değer kaybetmiştir. Dolar bazında yeniden 2009 rallisinin başladığı seviyelere gelen BIST-100 endeksinde uzun vadeli yatırım için uygun ortamın yaz aylarında oluşabileceğini düşünüyoruz” diyor.

“HİSSE SEÇİMİ ÖNEMLİ”

Bu aşamada hisse seçiminin yine çok önemli rol oynayacağını belirten Aydın, enflasyondan arındırılmış şekilde bakıldığında BIST-100 endeksinin neredeyse 15 yıldır belli bantta dalgalandığını, hisse bazlı hareketlerin ön plana çıktığını hatırlatıyor. Hisse pozisyonu alırken öz sermaye karlılığı yüksek, faaliyet karını artırabilen, korunaklı döviz pozisyonu olan, kur riskini hedge edebilen ve borçlarını yönetebilen şirketlerin tercih edilmesini öneriyor. Aydın, öte yandan bu faktörleri sağlayabilecek, hikayesi olan şirketlerin de yakından izlenebileceğini söylüyor.

Aydın, Akbank, Garanti Bankası, tş Bankası, Yapı Kredi, TSKB, Anadolu Cam, Soda Sanayi, Ereğli Demir Çelik, Torunlar GMYO, TAV Havalimanları, Türk Hava Yollan, Pegasus, Aselsan, Bizim Toptan, Migros, Kardcmir, Sabancı Holding, Tofaş Otomobil, Mavi Giyim ve Turkcell hisselerinin uzun vade için cazip seviyelerde bulunduğunu belirtiyor.

“FOREVER IS A GOOD HOLDİNG PERIOD”

Al Capital Yatırım Menkul Değerler Analisti Yunus Şahin’de ‘uzun vade için borsa’ diyor ve istatistiksel olarak bakıldığında borsanın her zaman döviz, altın ve faizden daha yüksek getiriyi sunduğuna dikkat çekiyor. Ancak piyasamızın daha hassas bir durumda olduğunu belirten Şahin, “Hem özel sektörün borçluluk seviyesi, hem de içinde bulunduğumuz resesyon dolayısıyla hisse seçimi yapmak her zamankinden daha önemli hale geldi. Çünkü boğa piyasalarında aldığınız her varlık size kazanç sağlayabiliyor-ken, bu dönemde çok daha seçici olmak gerekiyor” diyor. Uzun vadeli yatırım için minimum sürenin bir yıl olduğunu hatırlatarak şu yorumu yapıyor:

“Uzun vadeli yatırımın gurusu Warren Buffett’m dediği gibi ‘Forever is a good holding period’ Yani şirketin işleri yolundaysa, büyüme sağlanıyorsa satmak için bir sebep olmayabilir. Çünkü şirket büyüdükçe hisse senedi fiyatı da bunu takip edecektir.”

“SONBAHARDA GÜZEL GÜNLER GELECEK”

Mayıs’ta ‘sat ve git stratejisi’nin eskisi kadar popüler olmadığını kaydeden Şahin, bunun bir insan davranışının sonucu olduğunu hatırlatıyor. Şimdilerde işlemlerde algoritmaların payının arttığım belirten Şahin, “İnsanlar yazları tatilde olduğundan işlem yapmıyor, yaz başında pozisyonlarını azaltıyordu. Algoritmaların ne mevsim anlayışı var, ne de tatil. Diğer taraftan bakarsak, zaten geldiğimiz seviyeler bundan sonraki satışların derinleşmesini kısıtlayacak noktalarda. Birçok riski fiyatlamalara dahil etmiş durumdayız ve bu yüzden uzun vadeli yatırım için uygun noktalara yakın seyrediyoruz. Dolar bazlı bakıldığında da, TL bazlı bakıldığında da endeksin çok ucuz olduğu görülüyor. Bu elbette daha da düşmeyecek anlamına gelmiyor. Ancak uzun vadeli yatırım için uygun seviyelerde olduğumuzu teyit ediyor” diyor.

Uzun vadeli yatırıma uygun hisse ararken kesinlikle şirket ile ilgili bir hikaye durumunun olması gerektiğini kaydeden Şahin, işlerin bugün iyi gidiyor olmasının uzun vadeli yatırım için yeterli bir sebep olmadığının altını çiziyor. “Çünkü uzun vade taşıyacaksak ileride de işlerin iyi gideceğine dair bugünden bir beklentimiz oluşmuş olmalı” diyen Şahin, ikinci kriterin kesinlikle düzenli büyüme olması gerektiğine vurgu yapıyor ve “Büyüme gerçekleştirmeyen bir şirketin fiyatının yükselmesini beklemek doğru değil. Üçüncü kriter de kesinlikle şeffaflık olmalı. Çünkü uzun vadeli yatırım demek bir ortaklık demek. Ortak olduğunuz şirketin şeffafça ve adil olarak yönetilmesi çok önemli. Uzun vadeli yatırım yapılan şirketlerin genel kurullarına katılmak, sorularınızı bizzat yönelime iletmek, ortak olduğunuz şirketi yönetenleri tanımak oldukça önemli” yorumunu yapıyor. Borsaların toparlaması için öncelikle İstanbul seçiminin atlatılması gerektiğini de belirten Şahin, 23 Haziran seçimleri ve Temmuz’da ABD Başkanı Doland Trump’ın ziyaretine kadar piyasaların gergin kalmaya devam edeceğini ancak sonbaharda borsa için daha güzel günler geleceğini düşünüyor.

Şahin, Aselsan, Koza Altın, Sasa Polyester, Alkim Kimya, Aksa Akrilik, Kordsa, Çemtaş, Demisaş, Ege Endüstri, Tav Havalimanları, Hektaş, Petkim, Şişecam, Soda Sanayi, Ereğli Demir Çelik, Tüpraş, Ford Otosan, Tckfen Holding, Vestel Beyaz Eşya, Arçelik ve Çimsa hisselerinin uzun vade için cazip seviyelerde bulunduğunu belirtiyor.




Altan AYDIN / Vakıf Yatırım Yatırım Danışmanlığı ve Bireysel Portföy Yönetimi Müdürü
“THY alım fırsatı sunuyor”

TÜRK HAVAYOLLARI: Yeni açılan İstanbul Havalimam’nın şirketin kârlı destinasyonlarda yeni slot hakkı elde edebilmesine, daha fazla trafik aksına uçuş planlayabilmesine, yabancı havayolu şirketleri ile ikili anlaşmalar yoluyla dış hatta daha rekabetçi hale gelebilmesine imkan sağlayacağını tahmin ediyoruz. Ayrıca kargo kapasitesini artırarak bu pazardaki büyüme potansiyelinden faydalanarak, hizmet kalitesinin de iyileştirilmesini sağlayacağını düşünüyoruz. Şirketin birinci çeyrekte zarar açıklama beklentimize rağmen, bu seviyelerin uzun vade için alım fırsatı olarak değerlendirilebileceğini söyleyebiliriz. THY hisselerinde yüzde 83 yükseliş potansiyeli ile 25.40 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

ANADOLU CAM: Yılın ilk çeyreğinde operasyonel tarafta beklentilerimizin üzerinde bir performans sergileyen Anadolu Cam, 102 milyon TL ile yıllık bazda net karını yüzde 60 artırdı.

Şirket hisseleri yılbaşından j bugüne endekse göre yüzde 11 pozitif performans sergiledi. 2018-2023 döneminde yurtiçi cam ambalaj pazarının ortalama yıllık yüzde 4 seviyesinde büyümesini bekliyoruz. Yurtiçi pazarda önceki yıllara kıyasla (son 10 yıl ortalama talep büyümesi yüzde 9 daha yavaş bir büyüme beklenmesi nedeniyle şirket ihracat pazarlarına da odaklanmakta. Anadolu Cam’ın yurtiçi cam ambalaj pazarında gıda ve içecek sektörü ağırlıklı satış portföyü bulunmakta. Şirket, Türkiye’nin yanı sıra Rusya ve Gürcistan pazarında da lider. Anadolu Cam hisselerinde yüzde 43 yükseliş potansiyeli ile 4.29 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

TAV HAVALİMANLARI: Türkiye’nin en önemli turizm bölgelerinde işlettiği havalimanları ile turizm sektöründe güçlenerek sürmesini beklediğimiz büyümeden fayda sağlamaya devam edeceğini öngörüyoruz. Döviz bazlı iş modeli sayesinde şirketin operasyonel performansı, TL’nin yabancı para birimlerine karşı değer kaybettiği dönemlerde olumlu etkilenmekte olup, bu destekleyici etkinin 2019 yılında da devamını bekliyoruz. Şirket hisseleri için 12 aylık dönemde yüzde 54 yükseliş potansiyeli ile 38 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Yunus ŞAHİN / Al Capital Yatırım Menkul Değerler Analisti
“Alkim Kimya portföylerde bulundurulmalı”

ALKİM KİMYA: Hem çeyrek bazında hem de yıldan yıla bakıldığında gelirlerini, FAVÖK ve net kârını artırmayı başaran Alkim Kimya çok iyi ilk çeyrek sonuçlarına imza attı. Bu rakamları artırırken marjlarım da yükselten şirketin net borcunun olmaması da bu dönemde önemli bir artı olarak önümüze çıkıyor. Geçtiğimiz ay içerisinde dağıttığı temettü ile 20 yıldır aralıksız temettü dağıtma unvanını elde eden şirket uzun vadeli portföylerde bulundurulmalı. 3.37’lik FD/FAVÖK ve 5.49’luk F/K çarpanlarıyla oldukça ucuz fıyatlanan şirket hisseleri için 12 aylık dönemde yüzde 40 yükseliş potansiyeli ile 32,40 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

KOZA ALTIN: Şirket henüz 2019/3 fınansallarını açıklamadı ancak ilk çeyreğe ilişkin  beklentilerimiz oldukça güçlü. Şirketin bu yıl miktar bazında üretimini yüzde 50 artırmasını bekliyoruz. TL’nin geçen yılın ilk çeyreğine göre yüzde 30 değer kaybetmiş olmasının da etkisiyle birlikte ilk çeyrekte 510 milyon TL’lik bir ciro öngörüyoruz. Şirketin kasasında bulunan 2.6 milyar TL’lik nakit pozisyondan da ciddi miktarda finansman geliri elde edilecek. Dövizdeki yükselişten olumlu etkilenen şirket hisselerinde önümüzdeki ilk 12 aylık dönemde yüzde 52 yükseliş potansiyeli ile 67 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

TEKFEN HOLDİNG: İlk çeyrek sonuçlarını hatırlarsak şirket gelirlerini yüzde 102, FAVÖK’ünü yüzde 237 ve net kârını yüzde 225 artırmıştı. İlk çeyrek sonunda taahhüt grubunda hala bekleyen 2.26 milyar dolarlık iş yükü olması şirketi beğenme sebeplerimizden biri. Tarım tarafında ise Toros Tarım’ın özellikle ihracat tarafında yüzde 188’lik artışa imza atması ve şirketin 2019 için beklentilerini yukarı yönlü revize etmiş olması da ‘al’ vermemizi sağlayan diğer etkenler olarak ön plana çıkıyor. Mevcut çarpanlarıyla ucuz bulduğumuz Tekfen hisselerinde ilk 12 aylık dönemde yüzde 27 yükseliş potansiyeli ile 33 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

‘Gülümseyen Yunus’, DYO ile ‘yerli’ oldu

Türkiye’de boya sektörünün köklü markası DYO, deniz boyalarında dünyanın önde gelen firmalarından Transocean ile işbirliğine gitti. Dünyada ‘Gülümseyen Yunus’ olarak bilinen Transocean’ın ürünlerini ‘yerli’ olarak üretecek olan DYO, bu işbirliği ile birlikte deniz boyalarında sektöre yeni bir soluk getirmeyi planlıyor. DYO Boya Fabrikaları Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Serdar Oran, 1959 yılından bu yana gemiler, açık deniz tesisatları, endüstriyel tesisler ve yatlar için zehirli boya, antikorozif ve daha pek çok kaplama geliştiren Transcoean ile DYO’nun işbirliği ile deniz boyalarında ‘ygfii’ bir adım atıldığını söyledi. Öncelikle uluslararası sertifika ve referanslara sahip deniz boylarının DYO’nun İzmir Çiğli’deki fabrikasında üretilerek yerli bir kimlik taşıyacağını belirten Oran, DYO-Transocean işbirliğinin ürünün zamanında müşteriye teslim edilmesinin yanı sıra maliyet avantajı da sağlayacağına dikkat çekti.

DYO, Transocean’ın dünya çapındaki know-how’ına ulaşım hakkı kazanırken, DYO tarafından üretilen know-how’a da Transocean’a transfer edileceğini dile getiren Oran, “Ar-Ge harcamaları toplam cirosunda yüzde 2.5-2.8 gibi bir paya sahip olan DYO, Türkiye’nin en çok Ar-Ge harcaması yapan şirketleri arasında ilk 50’de yer alıyor. Bu güçlü yanımız Transocean ile işbirliğinde sektöre yeni ürünler kazandıracak. Transocean işbirliği sadece üretim değil Ar-Ge alanında da olacak. Bu anlaşma sektöre yeni bir soluk getirecek; işbirliği neticesinde üreteceğimiz boyalar dünyaya ihraç edilecek” dedi. Oran, işbirliğinin gerek ciro, gerekse kârlılıkta DYO’ya önemli artılar getireceğini de kaydederek konu ile ilgili şu açıklamaları yaptı:

“Türkiye’de deniz boyaları pazarının büyüklüğü yaklaşık 100 milyon dolar. Biz bu pazardan yüzde 4-5 gibi bir pay alıyoruz. Hedefimiz ilk beş yılda bu payı yüzde 15’lere çıkarmak. Bu beklentimizde yurtiçi satışların yanı sıra yurtdışı pazarlarda gördüğümüz potansiyel de etkili. İzmir Çiğli’de üretimini gerçekleştirdiğimiz ürünler ilk etapta Rusya ve Azerbaycan gibi ülkelere de satılacak. Yakın coğrafyamızda bu anlamdaki ihracat payımızı artıracağımızı düşünüyoruz. Yerli bir ürün olduğu için yurtiçi pazarındaki payımızda da önemli bir artış olacağını düşünüyoruz. Piyasadaki diğer ürünler ithal olduğundan bir fiyat avantajımız olacak. Zamanında tedarik ve teknik servis bu pazarda çok önemli. Bu alandaki geniş kadromuz limanlardaki gemilere çok hızlı hizmet verebilecek. Bu işbirliği ile uluslararası sertifika ve referanslara sahip deniz boyalan ‘yerli’ bir kimlik taşıyacak.”

Merkezi Hollanda Rotterdam’da bulunan Transocean, profesyoneller tarafından ‘eksiksiz ve yüksek kalitede’ sözleriyle tanımlanan ürünler sunuyor. Transocean Coatings, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu yaklaşık 60 ülkede ürün yelpazesini üreten ve bunları tüm kıtalara dağıtan bir üretici ağına sahip. Üretim ağı içinde Avrupa, Kuzey veya Güney Amerika, Afrika veya Avusturalya’da nerede tedarik edilirse edilsin, kalitesini aynı şekilde garanti eden Transocean, dünyada ‘Gülümseyen Yunus’ logosuyla tanınıyor.

“Temmuz ayında borsa toparlanır”

Borsadaki düşüşe karşın analistler ikinci yarıda daha pozitif beklentilerin fiyatlanabileceğini öngörüyor.

Bu nedenle de Temmuz ayıyla beraber özellikle Borsa İstanbul’da bir toparlanma bekleniyor. Nitekim Vakıf Yatırım Yatırım Danışmanlığı ve Bireyse! Portföy Yönetimi Müdürü Altan Aydın, Borsa İstanbul’da gelinen seviyelerin ve mevcut ekonomik görünüm göz önüne alındığında 2019 Haziran’ın bir milat olarak değerlendirilebileceğini söylüyor. Özellikle son kur ve risk primi yükselişinin ardından özellikle enflasyona ilişkin beklentilerin yeniden şekilleneceğini dile getiren Aydın, “Dolayısıyla içeride ve dışarıda ilk yarının sona ermesinin ardından bir kaç aylık ekonomik verinin daha hesaplamalara dahil edilmesiyle, ikinci yarıya ilişkin nispeten daha pozitif beklentilerin fiyatlanabileceğini düşünüyorum. Bu nedenle Temmuz ayıyla beraber özellikle Borsa İstanbul’da bir toparlanma bekliyorum” diyor.

İDİL TARAKLI


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu