Anasayfa / Ekonomi-Finans / Yabancı alıyor, borsa yükseliyor

Yabancı alıyor, borsa yükseliyor




Yabancı alıyor, borsa yükseliyor

Yılın ilk çeyreğinde yüzde 21.9 getiriyle en çok kazandıran yatırım aracı olan borsanın bu performansında 2.6 milyar dolarlık net yabancı abım etkili oldu. Geçen 10 yıla bakıldığında yabancmm net alnnda veya satımda obnası endeksi aynı paralelde etkiliyor. Yılrn ikinci çeyreğinde ise 65.000 hedefine rağmen yurt dışı belirsizlikler ve makro riskler nedeniyle yabancı kuramların ‘nötr’ veya ‘azalt’ notlan dikkat çekici.

Yılın ilk üç ayında gösterdiği performansla yatırımcısına en çok kazandıran yatırım aracı olan ÎMKB, Nisan ayına da hızlı haşladı. Hafta içinde en yüksek 63117 puan seviyesini gördü. Haftayı ise Ispanya kaynaklı yurtdışı piyasalardaki satış baskısının etkisiyle 60.940 puan seviyesinden kapattı.

iMKB’nin bu olumlu performansında muhakkak ki yabancı yatırımcıların da önemli bir rolü oldu. İMKB’nin yüzde 21.9 getiri sağladığı ilk çeyrekte yabancı yatırımcının net alımı ise 2 milyar 568 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yabancıların ilk üç ayın toplamında 34.2 milyar dolarlık hacimle toplam işlem hacminden aldığı pay ise yüzde 18.5 seviyesinde gerçekleşti. Geçen yıl bu oran yüzde 15,6 seviyesindeydi. Böy-lece işlem hacmi açısından da 2008 krizi öncesi seviyelere yaklaşıldı. Yine takas saklamasında yabancı payı yüzde 62.8 seviyelerinde. Yıl başına göre yabancı takasında 0.8 puanlık bir artış söz konusu.

YABANCI BELİRLEYİCİ

Sonuç itibariyle bundan sonraki süreçte de yabancı yatırımcının eğilimi, borsa üzerinde belirleyici olmaya devam edecek. Garanti Yatı-rım’ın analizine bakıldığında yabancı yatırımcıların son 10 yılda 2006 yılı hariç net alım yaptıkları her yıl bor-sanın yükseldiği, net satışta olduğu 2002, 2008 ve 2011 yıllarında da bor-sanın düştüğü görülüyor. Yılın 2012’in ilk çeyreğinde de ÎMKB’deki net yabancı alımına paralel, İMKB’de yükseliş yaşandı. Sadece Mart ayına bakıldığında ise 7.4 milyar dolarlık alış ve 5.6 milyar dolarlık satış yapıldı. Nette 1.8 milyar dolarlık bir alım söz konusu oldu. İMKB’nin Mart ayı getirisi ise yüzde 2.8 oldu.

Maıt ayında gerçekleşen yüksek miktardaki net alımda, SAB Miller’ın ortaklık anlaşması gereği Anadolu Efes hisselerini almasının etkili olduğu belirtiliyor. 1.8 milyar dolarlık Anadolu Efes etkisi göz ardı edildiğinde, aylık bazda yabancı yatırımcı işlemlerinde yataya yakın bir eğilim söz konusu.

YABANCILAR ‘AZALT’ DİYOR

Ancak son dönemde yabancı yatırımcıların İMKB’ye yönelik rapor-lanna bakıldığında çok da olumlu olduklarını söylemek zor. Yatırım bankası JP Morgan, risk iştahının azalması nedeniyle yılbaşından bu yana yüzde 21.9 yükselen İMKB’de kâr satışı önerdi. Kurum, yüksek petrol fiyatları, TL’deki değer kaybı ve yüksek faiz ile cari açığın yüksek seyrini üç olumsuz unsur olarak sıraladı. Yine İMKB’de hisse senetlerinin ucuz olmadığını anlatan JP Morgan, Türkiye’nin ağırlığı azaltma tavsiyesi veriyor. JP Morgan, yüksek cari açık/GSYH tahmini nedeniyle Türkiye’nin diğer gelişmekte olan ülkeler arasında daha riskli konumda olduğunu kaydediyor. JP Morgan Garanti Bankası’nı en çok önerdiği hisselere dahil ederken, YKB ve Halkbank’ı listeden çıkarıyor.



RİSK BÖLGELERİ

RBS Analisti Timothy Ash, Türkiye piyasası için endeksin altında olan notu, şu anda gözden geçirdiklerini söylüyor. “Petrol fiyatları ve Ortadoğu’daki siyasi gerginlikler piyasayı zorluyor. Bunun dışında aşağı yönlü risk yaratacak faktör cari açık” diyen Ash, şunları söylüyor:

“Merkez Bankası, enflasyon hedefini koruyor ancak şu anda enflasyon hedefin iki katı düzeyindeyken bunun olması zor gibi gözüküyor. Enflasyon önemli çünkü büyüme buna bağlı. Faiz koridoru politikası uzun süre sıkı tutmaya yetmeyebilir.”

Türkiye piyasası için yükseliş hedefinin ardından Türk hisse senetleri için şubat ayı sonunda nötr’e dönen Unicredit, yukarı potansiye ün yüzde 12 olduğunu kaydediyor. Kurum, “Nötr tavsiyemizi petrol fiyatlarının değerlemeleri yılın ikinci yarısından etkilemesi endişemizden dolayı koruyoruz” diyor. Yabancıların hisselerden beklenmedik çıkışlarının olması da kurumun bir diğer önemli beklentisi. Yine Unicredit, Emlak GYO, TSKB, Garanti ve Akfen hisselerini öneriyor.

BANKA VE HOLDİNGLER

Yılın ilk üç ayında yabancı yatırımcıların net alımlarında öne çıkan sektör ve hisselere bakıldığında ise bankacılık ve holdingler öne çıkıyor. Merkez Bankası’nın uyguladığı politikaların ve kurdaki gerilemenin olumlu yansımasıyla kârlılık beklentilerin artmasına paralel olarak ilginin bu sektörlerde yoğunlaştığını söyleyen Tur-kish Yatırım Araştırma Müdürü Mehmet Baki Atılal, madencilik sektörüne yönelik teşvik beklentilerinin de yabancıların dikkatini çektiğini ve bu sektörde de alımların olduğunu kaydediyor. Yılın ilk çeyreğinde teslimatlar nedeniyle güçlü bilanço açıklayan savunma sanayinden Aselsan da yabancı alımlarında ilk sıralarda yer aldı. Mali sektör ağırlıklı yabancı alımlarına dikkat çeken bir diğer analist Piramit Menkul Değerler Araştırma Müdürü Belgin Maviş, “Endeks aşağı ya da yukarı yönlü olacaksa illa ki bu hisselerde alım yapılması etkili oluyor. Alışlar bankacılıkta gerçekleşti. Satışlar ise birbirinden farklı sektörler oldu” diyor.

SATIŞ YİYENLER

Yılın ilk çeyreğinde satış tarafında demir-çelik, petrol ve petrole bağlı ulaştırma sektörü, gübre ve telekoma dikkat çekiliyor. Demir çelik sektöründe yabancı ortaklıkların hisse satışları bu sektörün ön plana çıkmasına neden oldu. Fiyat artışları nedeniyle petro-kimya öne çıkan bir diğer sektör oldu. Baki Atılal, “Her ne kadar fiyat artışlannı yansıtmış olacak olsalar da satışlarında azalma beklentileri yabancıların bu sektördeki sa-tışlannı artırdı” diyor. De-mirçelik’te, Erdemir, İDÇ öne çıkarken, petrokimyada Tüpraş, Petkim ve Aygaz’da satışlar dikkat çekti.

TEŞVİĞİN ETKİSİ

Önümüzdeki dönemde yabancıların yine mali sektörü ön planda tutacağı kanaatinde olan Belgin Maviş, “Teşvik kapsamında GYO, tanm ve tarıma bağlı sektörlerde (gübre) de alımlar görülebilir” diyor. Baki Atılal da teşvik kapsamına girecek sektörlerde yabancıların daha aktif olabileceğini söylemekle birlikte Türkiye’ye yönelik büyüme beklentilerinin artmasının başta banka kârlılıklarına yansıyacağını kaydediyor. Atılal, “Kurlardaki gerilemenin finansman maliyetlerindeki olumlu etkisi ile kârlılık beklentilerin yukarı çekilmesi, yine bankacılık sektörünün ön planda olmasını sağlayacaktır” değerlendirmesini yapıyor.

TALİP YILMAZ






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir