İş Fikirleri

Yaratıcı İş Fikri Önerisi

‘Nar ekşisi’ girişimcileri bekliyor

TİCARİ yaşamda yenilik, bilinmeyeni ortaya çıkarmaktır. İnsanlığa yararlı olan hemen her şey toplumsal beklentilerle olgunlaşır.



Beklentiler ise asla icat edilemez; onlar yeri ve zamanı gelmiş ihtiyaçların ortaya çıkmasıyla hayat bulurlar.

Bu hafta anlatacağım konu basit gibi görünse de yaratıcı akıllara ufuk açacak kadar önemli.

Önce ufak birkaç saptamada bulunalım.

Hafızam beni yanıltmıyorsa aşağıda bahsedeceğim öneriyi 7 ya da 8 yıl önce yine bu dergide okurlarımızın değerlendirmesine sunmuştum.

O günkü yenilik ikliminde fazla ses getirmemiş olacak ki, içeriğini net olarak hatırlamıyorum.

Geçen hafta yabancı bir dergide ‘Pomegranate Salsa’ (Nar Salçası) tanımıyla 1 lanse edilen bir ürünü görünce yeniden anımsadım.

Nar ekşisi

GIDA KODEKSLERİNE GİRDİ

Bu yenilikçi ürün grubunu ‘Gurme Nar Salçası’ olarak tarif etmiş; ürünün yapım şemasını da etraflıca açıklamıştım.

Arşivimde tozlanmış eski bilgileri şöyle bir karıştırdığımda tamamlayıcı notlara ulaştım. Geçmişte ilginç bir öneride bulunmuşum:

“Süper meyve konsantreleri gıda kodekslerinin çoğu için yeni bir türev. Aynı zamanda doğal hazır ürünler sahasına da giriyor. Bu yeni akımın dünyadaki öncüsü ise bildiğimiz nar meyvesi. Süper nar konsantresinin üretimi oldukça basit. Önce düşük maliyetle nar meyvesine özgü bir sıkma tesisi kuruluyor; elde edilen nar suyu özel ‘konsantratörler’de belli bir ‘brix’ derecesine kadar koyulaştırılıyor. (Brix ifadesi elde edilen sıvının içindeki katı madde yoğunluğunu gösteren bir oran)”

Evet, bu satırlarım o zamanki eğilimlere göre çok fazla ses getirmemiş olacak ki, bu işe soyunan girişimci pek çıkmamış. Üstelik o dönemde nar yetiştiriciliğine büyük bir heves olmasına rağmen.

Daha o tarihlerde nar üretimi 350 bin tonları bulmuş. Şimdi ise bu rakam 500 bin tonlarda.

Nar ihracatı ise 40 bin tondan 65 bin tona yükselmiş.

BULUŞSAL PROJELER KAZANDIRIR

Hedef kitleye dönük yeni bir stratejiyle nar orijinli ürünleri katma değeri yüksek hale getirmek hala mümkün. Bu işin ön koşulu ise iç piyasa bir tarafa; dünya pazarlan için yeni türevler yaratmak.

Bu amaçla öncc nar meyvesinin Anadolu ve Türkiye adıyla bütünleşmesini sağlamak gerekiyor.

İlk yapılacak iş yine bu topraklarda yetişen nar cinslerinin özelliğini vurgulayarak öne geçmek.

Kısacası, bu işi endüstri haline getirip markalı nar ürünleriyle podyuma çıkmış ülkelere karşı yepyeni çeşitlerle bütüncül bir rekabet stratejisi uygulamak şart.

önceki yazımda bu işin farklılığını ortaya koymak için ‘nar salçası’ ifadesinden yola çıkmıştım. Buradaki ‘nar salçası’ tanımının yerel kültürümüze uymadığını kabul ediyorum.

Salça ifadesi bizde tuzlu olan ürünleri akla getiriyor. Doğrusu ‘konsantre nar pekmezi’ ya da ‘nar kreması’ olmalıydı.

Pekmez deyince biz genellikle üzüm suyundan yapılan; kaynatılarak elde edilen koyulaştırılmış ürünleri anlıyoruz.

Tam da burada ‘nar ekşisi’ tanımıyla üretilen çeşitler akla geliyor. Ne var ki bu tanımı yabancı dillere çevirdiğinizde tam karşılığını bulamayabilirsiniz.

GELENEKSELİ ÇEŞİTLENDİRME YOLU

Bizim beslenme kültürümüzde üzüm suyundan üretilen ‘katı pekmez’ çeşitleri var. Sunulduğu geleneksel ambalajına göre ‘külek pekmezi’ olarak da bilinen türleri doğrudan nar pekmezine uyarlamak mümkün.




Aslında bu ürün bildiğimiz ‘nar ekşisi’nin konsantre hale getirilmiş şekli.

‘Dark molasses’ ya da ‘solid molasses’ bu işin ihracat bağlamındaki açıklayıcı ön tanımı olabilir.

Yine de Batı dünyası için bu yeni ürünün açılımı ‘solid grenadine’ veya ‘konsantre grenadine’ (concentrated grenadine) şeklinde olmalı.

Peki, nar şurubu nasıl katılaşır; sert krema kıvamına nasıl gelir?

Üretim aşamasında katılaşmayı sağlayıcı zararsız bazı doğal meddeler ekleniyor. Bunu pekmez üretimi tekniklerini inceleyerek öğrenebilirsiniz.

İhracata ister tüp içinde sunun; ister ‘külek pekmezi’nde olduğu gibi özel bir ambalaj içinde.

Önemli olan konu pastörizasyon ve aseptik ambalajları kullanabilmek.

Uzunca bir süre kaynatılıyor, nar şurubunun katılaşması sağlanıyor; karışım içindeki su buharlaşıyor, geriye macun kıvamında yoğun bir lezzet kalıyor.

Bunun başka yöntemleri de var.

Hedef ülkelerin gıda regülasyonlarma göre, size ait bir sunuş şeklini tescil ettirdiğinizde tüm dünyaya açılabilirsiniz.

İşin iç pazar ve Ortadoğu ayağında şansınız daha da büyüyebilir.

GURME PASTACILIKTA DA KULLANILIYOR

Düşünün; önce Lübnan’dan Fas’a kadar geniş bir coğrafyaya açılmak mümkün. Hatta pastacılık endüstrisinde lider olan Fransızların ve tüm dünyanın sizin markanızı tanıması da…

Fransızlar şurup içindeki yoğun bitkisel kalıntıların ve partiküllerin nasıl temizleneceğini bulmuşlar. Meraklısı bu konuyu araştırabilir.

Özel dizayn edilmiş ambalajlarda tahin ve katı (viskoz) nar şurubunu tek bir ambalaj içinde ayrı ayrı tüketime sunabilirsiniz.

Viskoz nar şurubunun perakende tüketici pazarında olduğu gibi, özel gurme mutfaklara hitap eden önemli bir girdi haline getirilmesi de olası.

Bu arada tahin ile katı nar şurubunun karıştırılması halinde de çok ilginç lezzetler oluştuğunun da altını çizelim.

Böylesi buluşsal Nar soslu ördek sunuşlar ülkemizin adını içeren bütanımla tescil ettirilebilir.

Sonuçta önemli olan şey, tüm tarım ürünlerinde olduğu gibi narı işleyerek daha değerli ürün haline getirmek ve ‘yenilik etiketiyle’ ihraç etmek.

Şimdi dünyanın ünlü marketlerinde raflara çıkmanın tam zamanı!..

 

NUR DEMİROK



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu