Teknoloji ve İnovasyon Haberleri

Yaşlı insanların teknolojiye uyumu

Yaşlı insanlar, yaşlanan nüfuslar; ekonomi, sağlık sistemi ve sosyal ağ içinde hem fırsat hem engel oluşturuyor. Ispanya’da bir banka, dijital çağa ayak uyduramayan yaşlılar için “yüz yüze” bankacılık işlemleri başlatmış. Ama randevu, internetten alınıyor. Şaka gibi.



BITCOIN, Blog, EFT, Go Offline, HTML, Kripto, Metaverse, NFT, Plug in, Pop up, Retweet, Tüken, Twitch, URL, Vlog, Wi-Fi. Neredeyse her hatta birkaç kelime, kavram veya kısaltma ekleniyor dijital dünyamıza. Hepsini kullanmak bir yana, ne anlama geldiğini öğrenmeye bile yetişemiyoruz. Kaldı ki yaşlı insanların bunları kullanma ihtimali oldukça düşük.

Yaşlıların internetle sınavı

İngiltere’de Cambridge Üniversitesi bünyesinde, yaşlı insanların teknolojiye uyumu konulu bir çalışma yapıldı. Üniversite, Ispanya’da 54 yaş üzeri insanları kapsayan geniş bir araştırmanın sonuçlarını yorumlamış. Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat’ın 2019 tarihli raporu da 2005-2019 arası 54 yaş üzeri nüfusun, genel nüfus artışının dört katına ulaştığına dikkat çekiyor. Yaşlanan nüfuslar; ekonomi, sağlık sistemi ve sosyal ağ içinde hem fusat hem engel oluşturuyor. Emeklilik, finansal durum, hareketlilik eksikliği, sağlık sorunları, ölüm nedeniyle eş, dost, akraba kayıpları gibi değişiklikler, yaşlı nüfusu, sosyal olarak “izole olmuş” bir çember içine çekiyor. İzole olmuş düşüncesi ve beraberinde getirdiği yalnız kalma gerçeği de insanları ölüme daha fazla yaklaştırıyor. Çünkü hayata bağlılık, sosyal çevre ile yakından ilişkili.

Yaşlı insanların teknolojiye uyumu
Yaşlı insanların teknolojiye uyumu

Depresyon Yüzde 33 Daha Az

Enformasyon ve iletişim teknolojileri, insanların sosyal olarak birbirleriyle haberleşmelerine yardım edecek potansiyele sahip. Yaşlıların internet kullanımından yarar sağlayacağına dair pek çok araştırma yapılmış. Avrupa’nın 14 ülkesinde 29 bin 576 kişi, anket kapsamına alınmış. Bunlar. 50-100 yaş arası insanlar. İnternet kullanan bu kişiler arasında depresyona girenlerin oranı, kullanmayanlara kıyasla yüzde 33 daha az. Çoğu yalnız ya da bir kişiyle yaşayan bu insanlar, internet ortamını, depresyon ve mental rahatsızlıklarına bir ilaç olarak görmüşler.

Teknolojiye, özellikle de dijital çağa olan olumsuz ön yargılarını bırakıp hayata tutunmayı internet yardımıyla kolaylaştıran bu insanların, evhamlarından kurtulup daha uzun bir ömür sürdüğü ortaya çıkarılmış. Diyeceksiniz ki. “Internet yokken de yaşlılar kendi yağlarıyla kavrulmayı biliyor, uzun yaşayabiliyorlardı”. Ama o zamanlarda anne, baba, büyükbaba, büyükanne, çocuklar, torunlar, teyze, hala, enişte ve hep birlikte yaşıyor, birbirlerine destek oluyordu. Günümüzde çekirdek aile yapısında bireylerin sayısı hızla azaldı. Yuvadan uçan çocuklar, eğer vefalıysalar büyüklerini yılda birkaç kez ziyaret ediyor. Sadece bayramlarda olsa bile. Bu durum, neredeyse tüm dünya ülkeleri için geçerli.

Gri Bozuşma

Bazı bilim insanları, yaşlıların kişisel gelişimlere ve yeni deneyimlere katılabilmesi için kaynak ve fırsatların da olması gerektiğini hatırlatıyor. Yaşlılar, çevrelerinde fırsat ve kaynak bulamazsa, yapabilecekleri oldukça sınırlı kalacak. Çocuklarından, torunlarından öğrenmeye çalışacak.

1990’lara kadar insanlar teknolojik açıdan eşitti. Günlük yaşamlarını geleneksel yöntemlerle sürdürüyordu. Ancak 2000’lere doğıu. dijital makas açılmaya başladı. Genç nesil ve yaşlılar arasındaki bu açılmaya bilim insanları “gri bozuşma” adını veriyor. Genç nesil: bankacılık işlemlerini, birikimlerini, arkadaş çevresini, alışverişini akıllı telefonlarla yönetirken, yaşlılar geleneksel bankacılık için kuyruğa giriyor, kuyruğa girmek için sıra numarasını bile başkalarına aldırıyor, temel ihtiyaç maddelerini marketten kendisi evine taşıyor.

Yaşlıların bilgisayar kullanım oranı oldukça değişken. Bunun sebebi; insanlarm bilgisayar kabiliyetlerinin, bilgisayar yeterliliğinin ve “Acaba becerebilir miyim?” endişesinin bileşkesiyle açıklanabilir. Yaşlılar; masa telefonu, daktilo, telgraf, teleks, radyo, faks cihazlarının kullanıldığı bir dönemden geliyor. Oysa yeni nesil, bilgisayar dünyasının içine doğdu. Bilgisayarı didik didik kurcaladı. “Uozar mıyım?” endişesi yaşamadı. Nasıl olsa babası tamir ettirir veya yenisini alırdı. Okulda diğer arkadaşlarıyla bilgi paylaşımı yaptı. Neredeyse her gün bilgisayarın (daha sonra akıllı telefonun) yeni ve farklı bir özelliğini öğrendi.

Gönüllü Gençler Yardıma Koştu

ABD’de yapılan bir araştırmada internet kullanımının, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi ve evli olup olmama gibi sosyo-demografik statüde farklılık gösterdiğini ortaya koyuyor. Üniversite mezunu. beyaz ırktan erkekler (İrk ayrımı yapmıyoruz. Araştırmada aynen böyle yazılmış), internet kullanımında daha avantajlı. Ülkede 1 Ocak 15 Nisan arası, vergi ödeme dönemidir. Stopaj yoktur. Gelir, kaynağında vergilendirilmez. Vatandaş bu aylarda, bir önccki yılın gelirlerini toplar, vergisini hesaplar, bir posta çekini vergi dairesine gönderir. Ancak bu işlemler de internet üzerinden yapılmaya başlandığından beri yaşlılar epey zorlandılar. Yaşlıların yardımına gönüllü gençler koştu.

Sonuçta internet toplumu gelişiyor. Zenginler ve yoksullar, kentte yaşayanlar vc kırsal kesim sakinleri, yaşlılar vc gençler, eğitimli ve eğitimsiz insanlar arasındaki internet erişim farkı, yavaş yavaş kapanıyor. Ancak bu, zaman alacak.

Ispanya’da bir banka, dijital çağa ayak uyduramayan yaşlılar için “yüz yüze” bankacılık işlemleri başlatmış. Ama randevu, internetten alınıyor. Şaka gibi.

Birkaç tavsiye

  • Bir akıllı telefon ya da bilgisayar (notebook) almanın masraflı olduğunu biliyoruz. Bu cihazlardan bir tane edindiğinizde çocuklar gibi karıştırın. Bozmazsınız. En iyi öğrenme yöntemi, deneme-yanılmadır.
  • Bankanızla konuşun. Size sadece hesap hareketlerini görebileceğiniz bir internet hesabı açsınlar. Sakın para transferi gibi işler yapmayın. Bir hata, yıkıcı olabilir.
  • Güvenilir marketlere yiyecek-içecek siparişi verebilirsiniz. Ama size ucuza gelmeyecektir. Üstelik istediğiniz sebze-meyveyi sizin için seçmezler. Ellerine ne gelirse onu sepete atarlar. Market alışverişi dışında hiç bir şey getirtmeyin.
  • Tanımadığınız kişilerden gelen isteklere itibar etmeyin. Bu mesajları hemen silin. Hiç kimse, internet üzerinden sizin hayrınıza bir istekte bulunmaz.
  • İnternet ortamında arkadaş bulmaya çalışabilirsiniz. Sosyal olmak, insanların en doğal içgüdüsüdür. Ama arkadaşlık, internet ortamında kalsın. Facebook’ta pek çok kişi, yüzlerce arkadaşı olmakla övünür. Bir sorununuz olduğunda ise hiç biri size yardım etmeye kalkışmaz.

Çözün bakalım

İnternetin ve ona özgü dilinin, yaşlılar için zor olduğu aşikar. Pekiyi gençler ne durumda? Aşağıdaki SMS’leri çözebilir misiniz? Örneğimiz İngilizce ama basit. Okuyucularımızın İngilizce bildiğini varsayıyoruz. Alanımız da zaten dünya.

• Jack: I mu m8. Ltns. Hru?

• Linda: Fine. I mu 2. How is ur sis?

• Jack: Ok. She is on a d8 2day.

• Linda: Gr8. It’s getting 18. We should go b4 it gets dark. I hope I will cu I8r. Maybe 2morro.

• Jack: Ok. Cul.

Çevirisi

• Jack: I miss you mate. Long time no see. How are you? (Seni özledim arkadaşım. Uzun zamandır görüşemedik. Nasılsın?)



• Linda: Fine. I miss you too. How is your sister? (İyiyim. Ben de seni özledim. Kız kardeşin nasıl?)

• Jack: Ok. She is on a date today. (İyidir. Bugün randevusu var.)

• Linda: Great. It’s getting late. We should go before it gets dark. I hope I will see you later. Maybe tomorrovv. (Harika. Geç oluyor. Hava kararmadan önce gitmeliyiz. Umarım daha sonra seninle görüşürüm. Belki yarın.)

• Jack: Ok. See you later. (Okey. Görüşmek üzere.)

Alev Rigel / Para

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu