Anasayfa / Emlak Haberleri / Yatırımcının Yeni Gözdesi Sukuk Nedir?

Yatırımcının Yeni Gözdesi Sukuk Nedir?



Borçlanmak isteyen firmalar ve tasarruflarına adres arayanlar için sukuk (kira sertifikası) cazip bir alternatif oldu. Faize duyarlı kesimler için çıkarılan sukutlara bugün her kesim ilgi gösteriyor…

TÜRK yatırımcı yeni bir yatırım aracı ile tanışıyor, sukuk. Her ne kadar adı Türkçeye kira sertifikası olarak çevrilse de aslında sukuk ihraç etmek için bir firmanın her türlü nakit akış sağlayan varlığa sahip olması yeterli. Yani sadece gayrimenkulü olan firmalara özel bir yatırım enstrümanı değil. Buna göre bir inşaat şirketi, bir perakende zinciri, bir havayolu şirketi veya herhangi bir üretim yapan reel sektör kuruluşu varlıklarını teminat olarak gösterip sukuk çıkartabiliyor. Sukuk çıkartmanın en önemli temel şartı ise, sukuk ihraç edecek olan şirketin İslami açıdan uygun görünmeyen kumar, alkol, tütün, domuz ürünleri gibi konularda faaliyet göstermemesi.

Ama sakın yanlış bir algı oluşmasın, böyle bakıldığında İslam ülkelerinin çıkarttığı İslami bir yatırım aracı gibi görünse de aslında sukuka yatırım yapanların önemli bölümü Müslüman olmayanlardan oluşuyor. Dünyada 40’a yakın ülkede faaliyet gösteren Capital Intelligence İş Geliştirme Birimi Direktörü Dr. Ghassan Chammas’a göre, “İslami finansı kullananların yüzde 68’i Müslüman değil”. Hatta son yıllarda Müslüman olmayan ülkelerin hâzineleri de sukuk ihraç etmeye başladı. Örneğin, İngiltere Hazine’si 2014 yılında sukuk borçlanma yaptı. Bu ülkeyi Hong Kong, Lüksemburg, Nijerya gibi ülkeler takip etti.

10 soruda sukuk

Hangi şirketler sukuk çıkarabilir?

İslami açıdan uygun görünmeyen kumar, alkol, tütün, domuz ürünleri [silah ve finansmanı ile kumar tartışmalı) gibi konularda faaliyet göstermeyen tüm kurumlar sukuk ihraç edebiliyor.

Kira sertifikasının getirisi cazip mi?

Kira sertifikasının getirisi bugün Hazine’nin çıkarttığı tahvil ve bonodan yarım ile bir puan arasında daha düşük. Buna karşın katılım bankalarının müşterilerine sunduğu katılım hesaplarının getirisi ile karşılaştırıldığında oldukça yüksek bir getiri sunuyor. Bu arada sukuk’u ihraç eden kurum ve sukuk’un vadesi de getirisi üzerinde belirleyici oluyor. Bu arada getiriler tıpkı bono veya mevduat faizleri gibi günlük olarak da değişebiliyor. Edindiğimiz bilgiye göre şu anda sukuk getirileri yüzde 14-15’ler civarında.

Firmalar için bono mu çıkartmak cazip, sukuk mu?

Firmalar için şu anda sukuk ihraç etmek maliyet açısından daha cazip görünüyor. Şu anda sukuk’un firmaya maliyeti özel sektör tahviline göre 50-100 baz puan (0.50-1 puan] daha düşük seyrediyor. Buna karşın ihraç maliyetleri aynı.

Ayrıca sukuk kayıt ücreti ÖST’ye göre biraz daha düşük. Bu açıdan bakıldığında ihraççı firmalar için sukuk’un maliyeti ÖST’ye göre daha düşük görünüyor. Ancak unutmayın getiriler günlük olarak değişebiliyor.

Şirketler neden sukuk çıkartmalı?

Kira sertifikası ihraç ettiğinizde aslında faize hassasiyeti bulunan ve belki de bugüne kadar finansal sisteme hiç dahil olmamış yeni bir yatırımcı kitlesine ulaşıyorsunuz. Örneğin katılım prensibi ile yönetilen hiçbir BES fonu tahvil satın alamıyor. Buna karşın kira sertifikası alması gerekiyor. Bu sayede firma kendisine yeni bir borçlanma imkanı sağlıyor.

Kira sertifikası nasıl alınıyor?

Bugün Türkiye’de halka arz yapılmış bireylere satılmış kira sertifikası çok az. Ancak bu yıl içinde halka arza hazırlanan çok sayıda kuruluş olduğunu biliyoruz. Bunun dışında BES ve OKS’de katılım fonlarını tercih ederek veya nitelikli yatırımcı satışlarına katılarak sukuk’un getirisine ortak olabilirsiniz.

Vergisel avantajı var mı?

Mevzuatta yapılan son değişikliklerle konvensiyonel borçlanma yöntemleriyle sukuk arasında vergisel bir fark kalmadı. Buna göre siz bir bankanın bonosunu satın aldığınızda birey olarak nasıl yüzde 10 stopaj ödüyorsanız, sukuk’ta da stopaj yüzde 10 olarak uygulanıyor. Şayet yatırım fonu kanalıyla alırsanız bono ve sukuk’ta stopaj yüzde 0 olarak uygulanıyor. Sukuk’a tanınan tek ayrıcalık ise kurul kayıt ücretlerinde görülüyor. Hem tahvil bono, hem sukuk ihraçlarında firmalar önce işlemlerini SPK’ya kayıt yaptırmak zorundalar. Kira sertifikalarında bu kayıt sırasında alınan kayıt ücreti biraz daha düşük oluyor.

Sukuk güvenli mi?

2012 yılında çıkan SPK Kanunu ile sukuk deyim yerindeyse tam güvenceye kavuştu. Hükme göre, sukuk çıkartan firmanın mal varlığından ayrıdır. Bu nedenle herhangi bir şekilde haczedilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez hatta kamu alacakları için bile herhangi bir hüküm uygulanamaz.

Sukuk nasıl ihraç ediliyor?

Sukuk ihracının bono ihracından tek farkı arada VKŞ (Varlık Kiralama Şirketi) diye bir aracı kuruluş olması. VKŞ ise SPK hükmü ile kurulmuş, denetim altında yönetim kurulu belirlenen özel amaçlı bir kuruluş. Bu kuruluş sukuk’u ihraç ediyor. Satış sonrası toplanan parayı VKŞ önce kendi bilançosuna alıyor sonra fon kullanıcısı olan firmaya bu parayı aktarıyor. Kupon ödemesi olduğunda ise bu kez tersi bir işlem oluyor.

Sukuk’un neden farklı türleri var?

Çünkü her sukuk çeşidi farklı faaliyet alanındaki firmayı kapsıyor. Örneğin bir fintech kuruluşunun gayrimenkulü yok. Bu nedenle icare çıkartamaz. Ancak sonuçta bir nakit akışı yaratan patenti var. Bu mudabara kapsamına giriyor.

Alım için minimum sınırı var mı?

Hayır, sukuk’ta minimum meblağ sınırı yok. Her kurum yani ihraççı kendi alt sınırı belirleyebiliyor.

Hac fonu sukuk’u oluşturdu

Sukuk bu piyasanın en büyük oyuncusu durumunda olan Malezya’dan çıktı. Çünkü Malezya’da insanlar hacca gitmek için neredeyse doğdukları günden başlayarak tasarruf yapmaya başlıyor. Hatta bu amaçla ülkede “Hac Fonu” bile var. Kurulan fonda hatırı sayılır bir meblağ birikiyor.

Burada para birikmeye başladıkça katılımcılar “Biz bu parayı hacca gitmek için topluyoruz en azından İslami kurallara uygun araçlarda değerlendirelim” fikriyle harekete geçiyor. Bu ihtiyaç karşısında Malezya Hükümeti 2001 yılında ilk sukuk ihracını gerçekleştiriyor. Ancak sukuk piyasası asıl büyümesini 2008 yılında yaşanan global krizle yakalıyor. Kriz nedeniyle yatırımcıların finansal enstrümanlara olan güveninin azaldığı dönem, varlık ve nakit akışı bulunan başka deyişle arkasında nasıl bir teminat olduğu açıkça görülebilen sukuk’a olan talep artıyor. Global krizin ardından özellikle Müslüman olmayan kesimler etik yatırım enstrümanı olarak gördükleri sukuk’u emeklilik fonları ve yatırım fonları kanalıyla almaya başlıyor.

Beş çeşit sukuk var

Kira Sertif ikalan Tebliği ile tanımlanan beş tür kira sertifikası bulunuyor. Bunlar; sahipliğe, yönetim sözleşmesine, alım-satıma, ortaklığa ve eser sözleşmesine dayalı veya bu türlerin beraber kullanıldığı hibrit kira sertifikaları olarak adlandırılıyor. Ancak Albaraka Türk’e göre Türkiye’de genel olarak yönetim sözleşmesine dayalı ve alım-satıma dayalı olmak üzere iki tanesi aktif biçimde kullanılıyor.

1) Sahiplik – Bu sertifikalar kaynak kuruluşa veya üçüncü kişilere kiralanmak veya Varlık Kiralama Şirketi (VKŞ) adına yönetilmek üzere VKŞ tarafından kaynak kuruluştan devralınacak varlık ve hakların finansmanını sağlamak için ihraç edilir.

2) Yönetim sözleşmesi – Bunlar, kaynak kuruluşa ait varlık veya hakların vade boyunca kiralanması da dahil olmak üzere VKŞ lehine yönetilmesi neticesinde elde edilen gelirlerin imzalanan sözleşme hükümleri çerçevesinde VKŞ’ye aktarılması amacıyla ihraç edilen kira sertifikalarıdır.

3) Alım-satım – Bir varlık veya hakkın VKŞ tarafından satın alınarak
belirli şirketlere vadeli olarak satılması işleminde varlık veya hak aliminin finansmanını sağlamak için ihraç edilen kira sertifikalarıdır. Bu yöntem, İslami finansman modellerindeki murabaha’yı karşılıyor.

4) Ortaklık – VKŞ’nin bir ortak girişime ortak olmak amacıyla ihraç ettiği kira sertifikalarıdır. Bunlar, muşaraka sukuk olarak ortak girişimlerin finansmanında kullanılan bir araçtır.

5) Eser sözleşmesi – VKŞ’nin iş sahibi sıfatıyla taraf olduğu bir eser sözleşmesi kapsamında eserin meydana getirilmesini sağlamak amacıyla ihraç edilen kira sertifikalarıdır.

YÜZDE 10 PAY ALABİLİRİZ

Öte yandan sukuk piyasasının liderleri Müslüman ülkeler. Bugün sukuk piyasasında tek başına yüzde 50’lere varan payı ile Malezya ilk sırada. Bu ülkeyi büyüklük sırasıyla Dubai, Suudi Arabistan, Endonezya, Bahreyn ve Türkiye takip ediyor. Hali hazırda sukuk piyasasında Türkiye altıncı sırada yer alsa da Sabit Getirili İs-lami Menkul Kıymetler Çalıştayı’na katılmak için İstanbul’a gelen Dr. Chammas’a göre, aslında İstanbul’un sukuk piyasasında merkez olabilecek potansiyeli var. Hatta Chammas bugün dünyada 70 milyar dolara ulaşan sukuk piyasasında Türkiye’nin yüzde 8-10 pay alabileceği görüşünde. Türkiye’nin dünya sukuk piyasasındaki payı ise yüzde 3-4’lerde.

Sukuk yalnız Türkiye değil dünyada da yeni tanınmaya ve büyümeye başlayan bir finansal enstrüman. Önce Müslüman ülkelerden başlayan sukuk ihraçları gelişmiş Batı ülkelerinde de yaygınlaşırken, örneğin ABD veya İngiltere’deki bazı kendisine “etik fon” adı veren emeklilik fonları da son yıllarda portföylerine sukuk dahil etmeye başladı.

Dünyada genelde 70-80 milyar dolar civarında bir büyüklüğe ulaşan sukuk piyasasında ilk kez 2017 yılında toplam 98 milyar TL’lik ihraç gerçekleşti. Bu artışın en önemli nedeni ise Suudi Arabistan’ın tek kalemde 9 milyar dolarlık sukuk ihraç etmesi. Bu yıl ise beklentiler yine sürpriz bir ihraç olmazsa toplam 70-80 milyar dolar civarında ihraç olacağı yönünde.

Türkiye’de ise her yıl minik adımlarla da olsa büyüyen bir pazar var. 2016 yılında bankalar ve özel şirketler 6.1 milyar TL, Hazine ise 9.2 milyar TL olmak üzere toplam 15.3 milyar TL’lik sukuk ihracı gerçekleştirdi.

2017 yılında ise bankalar ve özel şirketler 7.7 milyar TL, Hazine 8.8 milyar TL olmak üzere toplam ihraç 16.5 milyar TL’ye ulaştı. Yılbaşından bugüne gerçekleşen toplam sukuk ihracı ise 9.2 milyar TL seviyesinde.

BES’LERLE BESLENDİ

Sukuk piyasasının Türkiye’deki büyümesi bireysel emeklilik fonları ve otomatik katılım sistemi (OKS) sayesinde ivme kazandı. Öncelikle şunu söylemek gerekir ki Türkiye sukuk piyasasına çok yeni girdi. 2011 yılında temel bir düzenleme yapılmasına karşın SPK yasası ancak 2012 sonunda yasalaşabildi. 2013 ilk yarısında ise SPK yeni kira sertifikası tebliği çıkarttı. Yine bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti Hazine’sine kira sertifikası ihraç yetkisi verildi. îşte, bu düzenlemelerden sonra sektör büyümeye başladı.

Sukuk’a asıl talep ise başta da belirttiğimiz gibi BES fonlarına dahil olması ile gerçekleşti. 2013 yılında katılım prensiplerine uygun fon tanımının getirilmesi “Katılım Fonları”na zemin oluşturdu. 2017 yılında başlatılan Otomatik Katılım Sistemi (OKS) sayesinde katılımcıların dolayısıyla fonların talebi de arttı. Bugün BES fonları kanalıyla yaklaşık 650 bin kişi, OKS kanalıyla yaklaşık 1.3 milyon olmak üzere toplam 2 milyon kişi katılım fonlarını tercih ederek aslında sukuk’a da yatırım yapmış oldu. Bugün Türkiye’de faizsiz BES fonlarının büyüklüğü 8.4 milyar TL’ye ulaştı.

Çıkış noktası îslami kurallara uygun yatırım aracı olan sukuk bugün güvenilir, iyi getiri sağlayan ve etik kurallara göre yönetilen enstrüman arayanlar için de aslında iyi bir alternatif. Tabii işin bir de firma tarafı var. Bu aynı zamanda firmalar için de yeni bir borçlanma enstrümanı. Özel sektör tahvilleri ve banka kredilerine göre daha ucuz olmasıyla öne çıkan sukuk aynı zamanda faize duyarlılığı olan kesimlere ulaşmanın da bir anahtarı.

AKTİFBANK

GREEN SUKUK YOLDA

Aktifbank Genel Müdür Yardımcısı Tevfik Kmık’a göre, sukuk yeni gelişen bir finansman modeli ama hem dünyada hem Türkiye’de hızla büyüyor. İslami açıdan uygun görünmeyen kumar, alkol, tütün, domuz ürünleri gibi konularda faaliyet göstermeyen tüm kurumlarm kira sertifikası ihracından kaynak sağlayabileceğini söyleyen Kınık, sukuk ihraçları hakkında şunları söyledi:

“Helal iş yapan ve bir nakit akışı doğuran varlığa ve ticarete sahip herkes sukuk ihraç edebilir. Yasal düzenleme 2011’de ilk çıktığında icare sukuk dediğimiz yapıda çıktı. İcar da kira sertifikası demek. Ancak 2013 yılında mevzuat değişti. Artık sukuk’u birçok sektör çıkartabiliyor hatta hibrit olabiliyor. Bir otomotiv şirketi de, buzdolabı şirketi de, matbaa da, katılım bankası da, leasing veya inşaat firması da hatta metro, otoyol, havayolu şirketleri, madencilik, telekom da çıkartabilir. Yasal düzenleme buna uygun.” Aktifbank sukuk piyasasında oldukça faal. Bu yıl altın cinsinden getiri sağlayan kira sertifikası ihracı gerçekleştiren bankanın bir önceki sukuk ihracı ise İstanbul Finans Merkezi projesi oldu. Banka bugün sukuk piyasasında çok az yapılan sukuk halka arzı içinde çalışmalarını sürdürüyor. Sermaye piyasalarındaki tüm kanallarda olma hedeflerini hatırlatan Kınık, bu alandaki projeleri hakkında ise şunları söyledi: “Rafımıza hem yatırımcılar için hem kendi bilançomuz için hem de müşterilerimiz için oldukça farklı alternatifler koymak istiyoruz. Bu alanda birçok ilke imza attık. 2012 yılında borsada katılım sertifikası adı altında ilk İslami borçlanma aracını biz ihraç ettik. Sonrasında İFM projesi için üç ihraç yaptık. İrlanda borsasmda ilk sukuk ihracını biz yaptık. GAP İnşaat için sukuk ihraç ettik. Kendi bilançomuz için murabaha sukuku gerçekleştiriyoruz. Yakın zamanda ilk azalan muşaraka sukuk yaptık. Altına dayalı getiri sağlayan Hazine’nin yaptığına benzer 100 milyon TL’lik satış gerçekleştirdik. Bu yıl ilk beş ayda 300 milyon TL’lik ihraç yaptık. Önümüzdeki dönemde ise Türkiye’nin ilk green sukuk ihracını gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki bir sene içinde green sukuk’la 500 milyon’luk finansman sağlayacağız. Ayrıca murabaha sukuk ihracına da devam edeceğiz.”




Aktifbank kendi VKŞ’sini kullandırarak özellikle reel sektördeki kuruluşların sukuk ihracına da aracılık ediyor. Bu konuda bazı firmalarla ilerleme sağladıklarını açıklayan Kınık, “Bu konuda 3-4 şirketle epey yol kat ettik. Yakında onlar adına da ihraçlar gerçekleştireceğiz” diyor. Sukuk’un faize hassasiyeti olan yeni bir yatırımcı kesimine dokunma imkanı sağladığına da dikkat çeken Kınık, şunları söyledi:

“Sukuk sayesinde bugüne kadar finans dünyasından faydalanamayan bir kesime de ulaşıyorsunuz. Şirketi beğenen ama faiz nedeniyle yatırım yapamayan kesim kira sertifikası ile artık ortak olabiliyor. Bir de hızla büyüyen BES tarafı var. Faizsiz emeklilik yatırım fonları var.”

HALK GYO

YÜZDE 13.25LİK GETİRİ

Halk GYO Türkiye’nin ilk GYO sukuk ihracını gerçekleştirdi. 2017 Aralık ayında nitelikli yatırımcılara satış yöntemiyle ihraç edilen sukuk özellikle kısa vadeli ürün talebinde olan yatırımcıları hedefleyerek 87 gün vadeli oldu. Kira sertifikasının basit getirisi vade sonunda yüzde 13.25 seviyesinde oluştu. Halk GYO’nun fon kullanıcısı olarak yer aldığı yönetim sözleşmesine dayalı işlemin ihraççısı ise ilk işlemini yapan Halk Varlık Kiralama A.Ş. (VKŞ) oldu. Gayrimenkul yatırım fonları, gayrimenkul sertifikaları ve sukuk (kira sertifikası) gibi fon sağlamaya yönelik yeni ürünlerin sektörün gelişimine büyük katkı sağlayacağım söyleyen Halk GYO Genel Müdürü Dr. Feyzullah Yetgin, sukuk’un diğer avantajlarıyla ilgili şunları söylüyor: “Sukuk sayesinde varlığa ve haklara dayalı ya da varlık temelli bu yeni ürün yapısıyla yatırımcılar temerrüt riski düşük yatırım araçlarına ulaştı. Şirketler ise bu yöntemle daha düşük maliyetlerle kaynak taraflarını farklılaştırma imkanına kavuştu. Türkiye’nin en etkin sektörlerinden gayrimenkulde, üreten sermayenin tabana yayümasını sağlayan bu yeni ürün yapısının aynı zamanda, faizsiz getiri tercih eden yerli ve yabancı yatırımcıları olumlu etkileyecektir.”

Halk GYO 2018 Mart ayında ilk sukuk ihracının itfasını ve aynı zamanda 125 milyar TL büyüklükteki yeni bir sukuk ihracını birlikte gerçekleştirdi. Yeni ihraçlarla yollarına devam edecekleri bilgisi veren Yetgin, “Reel ekonomiye dayalı sukuk ihracıyla gayrimenkul sektörünün de gelişmesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Ayrıca bu amaçla alternatif finansman yöntemleri konusunda projeler geliştirmeye de devam edeceğiz. Giderek daha fazla yatırımcının ilgisini çeken bu ürünlerle global piyasalarda da daha etkin rol oynamayı hedefliyoruz.”

TÜRKİYE FİNANS

AĞIRLIK ALTI AY VADEDE

Türkiye Finans Katılım Bankası 2017 yılında iştiraki olan TF Varlık Kiralama A.Ş. aracılığıyla dokuz tanesi halka arz, beş tanesi ise nitelikli yatırımcılara olmak üzere toplam 1.258 milyar TL tutarında 14 kira sertifikası ihraç etti. İhraçların tamamı yönetim sözleşmesine dayalı türden gerçekleşti. 2018 Nisan sonu itibariyle kurumun ihraç ettiği toplam kira Sertifikası tutarı ise 198 milyon TL’ye ulaştı. Yılın geri kalanında piyasa şartlarının uygun olması halinde yurtiçinde 1.082 milyar TL ve yurtdışmda 350 milyon dolar civarında yeni ihraç planladıklarını söyleyen Türkiye Finans Hâzineden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Uzun, “Kira sertifikasının getirileri piyasa şartlarına göre sabit oranlı belirleniyor. Ağırlıklı olarak altı ay vadeli ihraç edilen kira sertifikalarında aylık, üç aylık veya altı ay sonunda bir sefer sıklığında getiri ödemeleri var. Bankamız, ihraç ettiği sukuk-ları aynı zamanda aracı kurum acentesi olduğundan şubeleri ve internet şubesi üzerinden yatırımcılara satıyor” dedi.

Türkiye Finans hali hazırda, sukuk ihraçlarını halka arz, nitelikli yatırımcılara satış ve tahsisli satış yöntemlerini kullanarak gerçekleştiriyor. Uzun’un verdiği bilgiye göre, kira sertifikaları ilk ihraçlarda 1 TL arz fiyatıyla minimum 1.000 adet olarak alınabiliyor. Ancak borsaya kote ihraçların mininimum 10 bin TL ve katları ile maksimum 10 milyon TL nominal emir büyüklükleriyle işlem görüyor. Bu tutarların dışındakilerin ancak tezgah üstü piyasa şartlarının gerçekleşmesi halinde işlem görebileceğini söyleyen Uzun, sukuk’un birey ve şirketlere sunduğu avantajlar hakkında ise şunları söylüyor:

“Kira sertifikalarının en önemli avantajını tüm yatırımcıların fon kullanıcı ile ihraççı arasındaki sözleşmelerle düzenlenen belli bir dayanak varlıktan elde edilen getiriyi tahsil etmesi yoluyla faizden uzak kalması olarak niteleyebiliriz. Buna ek olarak bireysel yatırımcılar için katılma hesaplarına göre stopaj avantajı da var. TL ihraçlar için stopaj oranı yüzde 10 iken katılma hesaplarında yüzde 15’tir. Şirketler açısından stopaj oranı yüzde 0 iken, getirinin muhasebeleştirilmesi esnasında başka vergiler gündeme gelse de bu anlamda klasik tahvil ile kira sertifikası arasında vergi uygulaması aynıdır. Yurtiçi ihraçlarımızda genelde bireysel yatırımcılar ön plana çıkıyor.”

QNB FİNANSLEASING

800 MİLYON TL’LİK SUKUK YOLDA

QNB Finansleasing, Türkiye’de lea-sing sektöründe ilk kira ihracı yapan firma oldu. Bir milyar TL limit alan firma ilk ihracını 14 Şubat 2018’de gerçekleştirdi. İhraç kapsamında iki yıl vadeli 200 milyon TL’lik fon sağladıklarını söyleyen QNB Finansleasing Genel Müdürü Metin Karabiber, “Kira sertifikası ihracı, hem şirket olarak bugüne kadar yarattığımız borçlanmalardan farklı bir enstrüman olması açısından hem de farklı yatırım ürünlerinde parasını değerlendirmek isteyen yatırımcılar için piyasada bir alternatif oluşturdu. Bu ihraç sayesinde leasing ile yatırımlarını finanse etmek isteyen müşterilerimize daha uygun maliyet sunmayı da hedefliyoruz” dedi.

QNB Finansleasing, halen 200 milyon TL’lik kısmını kullandığı 1 milyar TL’lik izin kapsamında bir yıl boyunca sukuk ihracını sürdürecek.

KUVEYT TÜRK

AĞIRLIKLI GETİRİSİ YÜZDE 11.80

Kuveyt Türk 2017 yılında yurtiçinde bir önceki yıla kıyasla yüzde 35’lik bir artışla toplam 2.3 milyar TL tutarında 15 kira sertifikası ihracı gerçekleştirdi. Bu rakamın, katılım bankacılığı sektörünün yıllık bazda TL cinsinden en yüksek tutarlı kira sertifikası ihracı olduğunu söyleyen Kuveyt Türk Hazine ve Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ruşen Ahmet Albayrak, 2018 yılında bankanın sukuk ihraç hacmini 2017 yılına oranla yüzde 50 artırmayı planladıkları bilgisini verdi. Bu doğrultuda Aralık 2017’de Sermaye Piyasası Kurulu’ndan alınan 5 milyar TL’lik limit dâhilinde 2018 yılının ilk dört ayında toplam 1 milyar 535 milyon TL tutarında sukuk ihracı gerçekleştirdiklerini de söyleyen Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Konvansiyonel borçlanma araçlarının aksine sukuk’un temelinde mutlaka bir dayanak bulunur. Yatırımcılar da söz konusu dayanak varlıklar ve bu varlıklardan elde edilecek gelirler üzerinde payları oranında hak sahibi olur. Yerel ve uluslararası olarak ihraç ettiğimiz sukuk’ları, öncelikle sukuk’a dayanak teşkil eden varlıkların getirisini baz alarak piyasa koşulları ve dinamikleri çerçevesinde fiyatlandırıyoruz. 2017 yılında ihraç ettiğimiz sukuk’larm ağırlıklı ortalama getirisi yüzde 11.80 oldu. Son olarak 17 Nisan 2018’de ihracını gerçekleştirdiğimiz 285 milyon TL tutarındaki sukuk ihracımızın getiri oranı ise yüzde 13 olarak gerçekleşti. İhraç maliyetlerimizin benzer vadeli sukuk ihraçlarının yanı sıra konvansiyonel bonolardan da daha düşük maliyetli olması ve yoğun bir taleple karşılaşması yatırımcıların güveninin bir göstergesi.” Kuveyt Türk’ün sukuk ihraçlarının önemli bölümü nitelikli yatırımcılara satış yoluyla gerçekleştiriliyor. İhraçlara katılmak isteyen bireysel ve kurumsal yatırımcıların herhangi bir Kuveyt Türk şubesine gidip yatırım hesabı açarak sukuk talep edebiliyor. Ayrıca yatırımcılar bankanın internet şubesinden de istediği zaman sukuk’unu alıp satabiliyor. Nitelikli yatırımcılara ihraç edilen sukuk’larda ise banka minimum katılım tutarım 10 bin TL olarak belirledi. Farklı gelir düzeyindeki tasarruf sahiplerinin de kira sertifikasına rahatlıkla erişebilmesi için zaman zaman halka arz yaptıklarını da söyleyen Albayrak. son arzla ilgili şu bilgiyi veriyor;

“Nitekim bu yıl 7-9 Mayıs tarihleri arasında talep toplayarak 250 milyon TL tutarında kira sertifikası halka arzı gerçekleştirdik. Önceki sukuk ihraçlarından farklı olarak bu kez kira sertifikası halka
arzına asgari 1.000 TL ile küçük yatırımcılar da katıldı. İhracın vadesi 385 gün oldu. Sukuk sahiplerine her 35 günde bir aylık kira ödemesi yapacağız.”

Sukuk’un yatırımcılar açısından vadeli hesaplara kıyasla birçok avantajı bulunduğuna vurgu yapan Albayrak, söz konusu avantajları şöyle sıralıyor:

“Bu avantajların başında vergi geliyor. Mevduat hesaplarında bir yıl vadede yüzde 12, altı ay vadede ise yüzde 15 olarak kesilen stopaj; TL cinsinden kira sertifikalarında vadeye bakılmaksızın bireysel yatırımcılara yüzde 10 olarak uygulanıyor. Kurumsal yatırımcılardan ise stopaj kesilmiyor. Ayrıca yatırımcılar her ay düzenli olarak alabileceği sabit getiriyi biliyor. Yatırımcılar ayrıca satın aldığı kira sertifikalarının tamamını ya da bir kısmını vadesinden önce diledikleri zamanda satıp nakde çevirebiliyor.”

SUPERONLİNE’A SUKUK ÇIKARDI

Albayrak şirketler açısından da sukuk’un birçok avantajı olduğu görüşünde. Sukuk’un öncelikle şirketler için yeni bir kaynak yolu olduğunu vurgulayan Albayrak, Kuveyt Türk’ün şirketler için yaptığı arzları ise şöyle sıralıyor:

“Şirketler ayrıca sukuk ihracı yoluyla yatırımcı tabanını genişletip, riski dağıtabiliyor. Bunun yanı sıra konvansiyonel bono ihraçlarındaki kurul kayıt ve kotasyon ücretleri sukuk piyasasında yüzde 50 daha düşük bu da maliyet avantajları sağlıyor. Sektördeki tüm bu gelişmeler ışığında 2017 yılında, yüzde 100 iştirakimiz KT Sukuk Varlık Kiralama A.Ş. aracılığıyla, firmaların sukuk ihraçlarına aracılık ettik. Örneğin DRD Filo Kiralama, Toprak Mahsulleri Ofisi, Superonline’m kira sertifikası ihracını gerçekleştirdik.”

ALBARAKA TÜRK

GETİRİSİ KATILIM HESABINDAN YÜKSEK

Albaraka Türk hem yurtiçi kira sertifikası, hem de yurtdışı sukuk ihraçları yapan bir kuruluş. 2017 yılında yurtiçin-de toplam 900 milyon TL tutarında yedi adet kira sertifikası ihracı gerçekleştiren Albaraka Türk, 2018 yılında her ay bir ihraç olmak üzere toplam 2 milyar TL civarında kira sertifikası ihraç etmeyi planlıyor. Buna ilaveten 2018 yılı başında İrlanda Borsası’na kote olan, 205 milyon dolar tutarında îlave Ana Sermaye Sukuk işlemi gerçekleştirdikleri bilgisini veren Albaraka Türk Genel Müdür Yardımcısı Malek Khodr Temsah, “Bugün sukuk ihraçlarının getirileri katılım hesaplarına oranla yüksek olmakla beraber mevduat faizlerinin altında kalıyor” dedi.

Albaraka Türk şimdiye kadar gerçekleştirdiği ihraçların tamamını nitelikli yatırımcıya yönelik çıkarttı. Ancak banka halka arz şeklinde ihraç yapmak üzere de çalışmalar yapıyor. Sukuk almak isteyenlere şubeleri kanalıyla satış yapan bankanın söz konusu, ihraçlarda uyguladığı minimum katılım tutarı ise 100 bin TL ve üzeri. Sukuk getirilerinin oldukça tatminkar olduğu bilgisi veren Temsah, şu değerlendirmede bulunuyor:

“Kira sertifikası ihraçları getiri açısından katılım hesapları ile kıyaslandığı zaman müşteriye daha fazla getiri imkanı sunuyor. Ayrıca müşteriler likidite ihtiyacı duyduğu zaman hak etmiş oldukları kira gelirini alarak kira sertifikalarını ikinci elden satabiliyorlar. Bireysel müşteriler için altı aya kadar vadeli katılım hesaplarına uygulanan stopaj oranı yüzde 15 iken kira sertifikası işlemlerinde stopaj oranı yüzde 10 olarak uygulanıyor. Katılım bankaları ile çalışmak isteyen ancak getiriden memnun olmayan müşterilerin kira sertifikası ihraçlarına ilgi gösterdiğini görüyoruz. İhraçlara îslami fonları bulunan portföy yönetim şirketleri ve emeklilik şirketleri ile sigorta şirketlerinden de yoğun talep geliyor.”

Sukuk’un şirketler içinde çok sayıda avantajı bulunduğuna dikkat çeken Temsah, bu konuda da şunları söylüyor:

“Türk bankalarının en önemli problemlerinden bir tanesi vade uyumsuzluğudur. Sukuk ihraçları bankalara bir miktar da olsa mevduatın vadesini uzatma imkanı sağlıyor. Sukuk işlemlerine yatırım yapan şirketler açısından bakıldığı zaman ise; kira sertifikası ihraçlarında şirketler için yüzde 10 stopaj muafiyeti bulunuyor. Ayrıca kira sertifikası işlemleri iki taraf için de etkin bir likidite yönetimi aracı olarak kullanılabiliyor.”

VAKIF KATILIM

3 MİLYARLIK İHRAÇ YAPACAK

Vakıf Katılım 2017 yılında gerçekleştirdiği yedi işlemle toplam 1.6 milyar TL tutarında kira sertifikası ihracı gerçekleştirdi. 2018 yılı için Sermaye Piyasası Kurulu’ndan 5 milyar TL’lik tavan ihraç izni alman kuruluş minimum 3 milyar TL tutarında kira sertifikası ihracı hedefliyor. Faizsiz bankacılık prensiplerine uygun sermaye piyasasının gelişiminin katılım bankacılığının pazar payının artırılmasında büyük öneme sahip olduğunu söyleyen Vakıf Katılım Genel Müdürü İkram Göktaş, “Yılın kalan kısmında da yeni ihraçlara devam ederek kira sertifikası piyasasının büyümesine ve faizsiz sermaye piyasası ürünlerinin derinleşmesine katkı sağlayacağız” diyor. Kira sertifikalarının, ih raç türüne göre, yatırımcılarına dayanak varlık portföyünün getirisinden pay alma hakkı sağladığım hatırlatan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“İhraç getirileri piyasa şartlarına göre belirleniyor, buna karşın son yapılan kira sertifikası ihracında yatırımcılara yüzde 13 getiri sunuldu. Şu ana kadarki tüm kira sertifikası ihraçlarını nitelikli yatırımcılara yönelik yaptık. Kira sertifikası almak isteyen müşterilerimiz, şubelerimiz aracılığı ile taleplerini iletiyor. Minimum alım tutarı şartı bulunmuyor. Nitelikli yatırımcı olma şartını taşıyan her müşterimiz ihraçlarımızdan alım yapabilir.”

Göktaş, Sukuk’ların bir varlık portföyü üzerinden ihraç edilmesi yüzünden bonolara kıyasla yatırımcı açısından daha güvenli bir yatırım enstrümanı olduğunu hatırlatıyor. Ayrıca sermaye piyasası ürünü olduğu için vergisel avantajı bulunduğunu da hatırlatan Göktaş, sukuk ihraç eden şirketlere de çok sayıda avantaj sağladığını belirtip şunları söylüyor:

“Bu sadece faize duyarlı müşteriler değil her türlü yatırımcı profili sukuk ihraçlarına ilgi gösteriyor. Örneğin son dönemde faizsiz emeklilik ve yatırım fonlarındaki büyüme ile birlikte reel sektör şirketleri ve banka dışı finansal kuruluşlar da bu fonlara erişebilmek için kira sertifikası ihraçlarına ilgi göstermeye başladı. Kira sertifikası ihraçları şirketler için daha geniş bir yatırımcı tabanına erişim ve böylelikle fonlama kaynaklarının çeşitlendirilmesi imkânı sunuyor. Ayrıca sahipliğe dayalı yöntemle kira sertifikası ihracı yapılması durumunda, dayanak varlığın yeniden değerlemesi sonucu şirketin finansal pozisyonu da olumlu etkileniyor.”

İsim tartışması sürüyor

Yalnız Türkiye’de değil dünyada da sukuk ismi üzerinde tartışmalar sürüyor. Türkiye’de 2011 yılında SPK’nın ilk yasal düzenlemesi “icare sukuk” dediğimiz yapıda çıktı. İcare ise kira sertifikasıydı. Bu nedenle Türkiye’de sukuk’a verilen isim kira sertifikası olarak kaldı. Ancak 2013 yılında değişen mevzuat ile kapsam genişletildi. Bu sayede firmalar sadece kira gelirleri değil diğer her türlü nakit akış sağlayan varlıklarını da kullanarak sukuk ihraç etmeye başladılar. Bu nedenle profesyonellere göre kira sertifikası ismi sukuk’u eksik ve yanlış tanıtıyor.

Benzer tartışma dünyada da tüm hızıyla sürüyor. Dünyada akademik kesim sukuk’a İslami finans denmesine karşı çıkıyor.

Başka deyişle global finans piyasalarında bu enstrümanın İslam ile doğrudan ilişkilendirilmemesi görüşü hakim. Bu nedenle birçok ülkede sukuk “katılım finans”, “varlık bazlı finansman” ve “etik finansman” isimleri ile anılıyor.

Haşan BAYHAN / Re-Pie Genel Müdürü

İlk gayrimenkul sukuku

Türkiye’nin ilk gayrimenkul fonu yönetimi şirketi Re-Pie, bir ilke imza atarak fonu için özel tahsisli sukuk ihraç ettirdi. 30 milyon TL’lik büyüklüğe sahip Türkiye’nin ilk gayrimenkul sukuk’unun ihracını Vakıf Katılım gerçekleştirdi. İhraç yaklaşık net yüzde 12.5 getiri sağladı. Sukuk hesaplarının katılım hesabına göre en büyük avantajı sukuk yatırımlarından yüzde 15 stopaj kesintisi alınmaması. Bu kar da doğrudan fon pay değerine ve yatırımcılarımıza yansıyor.

Sukuk ihracını borsadaki ikinci el sukuk pazarında yeterince likidite yok diye tercih ettik. Eğer yatırım yapılacak olan tutar büyük ise yatırımcılara tahsisli sukuk ihraçlarını öneriyoruz. Küçük rakamlar içinse T+l’de (takas bir gün) dönüş alınabilen sukuk fonlarından almak daha avantajlı gibi görünüyor. Şu an şirket olarak planladığımız bir özel ihraç yok. Ancak fonlarımız büyüdükçe ve nakit pozisyonlar arttıkça sukuk ihraçları gündemimizde olmaya devam edecek.

ESÎN ÇETİNEL





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.