İş Fikirleri

Yemek Kiti Abonelikleri Girişimi Çok Rağbet Görüyor

Yemek Abonelikleri

EVLERE yemek servisinde yeni bir trend oluştu. Hazır yemekten hoşlanmayan, mutfaklarında yemek pişirmeyi deneyimlemek isteyen insanlar çoğalıyor. Bu olguları gözlemleyip, mutfakta eksik malzeme ve internette tarif arama gibi iki önemli sorunu vakit kaybı olarak görüp bundan iş fikri çıkaranlar var. Kendi deneyimleriyle bu boşluğu gören ve bunu yeni bir girişim alanına dönüştürenler son yıllarda Türkiye’de de artmaya başladı. Alışverişle ve tarif bulmakla vakit kaybetmek istemeyen kimselerin adreslerine yemek hazırlama kitleri gönderiliyor. Yapacağınız yemeklerin porsiyon olarak malzemeleri ve tarifleri ayağınıza kadar geliyor. Bu yeni girişimle tüketiciler kendilerine uygun seçtikleri menüleri evlerinde pişiriyor. Et, sebze ve diyet menüleri her hafta güncelleniyor. Böylece her hafta farklı mutfaklardan yemek deneyimlenebiliyor. Yemek servislerindeki bu yeni trendi mercek altına aldık ve bu alandaki girişimleri inceledik.

YARIM SAATTE SAĞLIKLI YEMEK

2002’de New York’ta aşçılık okuyan Didem Şenol Tiryakioğlu sonrasında değişik lokantalarda çalışmış. 2010’ da ilk lokantası Maya’yı, 2012 ‘de ise Gram’ı Beyoğlu’nda açmış. Şu anda Kanyon ve Maslak Orjin’de iki lokanta ile Kanyon ve Bebek’te iki corner’da servis veriyor. Gram Evde fikrini kendi ihtiyaçlarından yola çıkarak geliştirdiğini anlatan Tiryakioğlu, “Aşçı ve lokantacı olmama rağmen bu kadar yoğun çalıştığım bir düzende akşamları keyifli yemek yapmaya zaman ayıramadığımı fark ettim. Markete gidiyorum, sonra eve geliyorum tam köfte yapacağım maydanoz yok. Uzakdoğu yemeği yapmaya hevesleniyorum bir şişe susam yağı alıyorum bir yemek kaşığı kullanıyorum tüm sene dolapta bekliyor. Hepimiz hem haddinden fazla israf ediyoruz hem ne yemek yapacağımızı düşündüğümüz dar zamanlarda çözüm üretmeye çalışıyoruz. Bu noktada adrese teslim porsiyonlanmış ve tartılmış malzemelerin, tarifiyle beraber eve gelmesi fikri çok hoşuma gitti” ifadelerini kullanıyor.

Didem Şenol Tiryakioğlu

Bu girişimle amacının insanların hayatını kolaylaştırmak, iyi malzemeye ulaşmalarım sağlamak, alışverişe harcanan zamanı azaltmak, israfı önlemek, yemek yapmanın ne kadar keyifli bir şey olduğunu hatırlamalarını sağlamak olduğunu vurguluyor. Gram Evde kutuları ile yarım saatte lezzetli ve sağlıklı yemek pişirmenin mümkün olduğunu belirtiyor. Bu fikrin insanlara anlatılmasının biraz zaman aldığını ifade eden Tiryakioğlu sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Çok yeni bir pazar. Herkes pişmiş hazır yemeğin eve gelmesine alışık. 1000 abonemiz var, bir kere sipariş veren genelde vermeye devam ediyor. Kültürel olarak bize uzak gibi gözükse de deneyimi bir kez yaşayanların sık sık kullanmak isteyecekleri bir servis olacağını düşünüyorum.”



Tiryakioğlu, Gram Evde’ye ek olarak bir de ‘Buzdolabını Doldur’ adında bir yarı mamul ve hazır yemek kısmı ekleyip bu ürünlerle buzdolabını dolduran kişinin tüm hafta boyunca tüketeceği bir sipariş sistemi kurmak istediklerini belirtiyor.

“44 DAKİKA KAZANDIRIYORUZ”

Taze Şef, mutfakta geçirilecek zamanı keyifli bir hale getirmeyi ve hedefledikleri beyaz yaka çalışanların hayatlarını kolaylaştırmayı amaçlıyor. Ahmet Akkaya ve Doruk Doğan’ın kurucuları olduğu bu girişim fikri de Akkaya’nın yemek yaparken karşılaştığı alışveriş sorunundan çıkmış. Akkaya yemek kiti konseptini hayata geçirmek için 1100 kişinin katıldığı anket ile hedef kitle ve pazarı doğrulayıp kolları sıvamış. Akkaya girişim amaçlarını şu şekilde anlatıyor: “Dünya genelinde bir kişininne yemek yiyeceğim diye her gün 44 dakika harcadığım düşünürsek, sağladığımız hizmet ile bu süreyi sıfıra indiriyoruz. Buna ek olarak mutfak alışverişi ve yapılacak yemek için tarif arama süresini de ortadan kaldırarak kullanıcılarımıza rahatlık sağlıyoruz. Kısacası ‘Ne yemek yapacağım?’ stresine giren kişilere ‘Malzemeler bizden, lezzet sizden’ diyoruz.”

Taze Şef

Taze Şef de haftalık abonelik sistemiyle çalışan yemek kiti teslimatı yapıyor. Girişimciler her hafta üç farklı yemeğin malzemelerini tam kullanılacak ölçülerle paketliyor ve pratik tarif kartları ile birlikte izolasyonlu özel paketlerle gönderiyor. Akkaya, “Konuştuğumuz, sistemi anlattığımız herkesten çok olumlu dönüşler alıyoruz. Genelde aldığımız tepki Tam bana göre bir şey yapmışsınız’ şeklinde oluyor. Şu anda mevcut 72 abonemiz var. Yaz dönemi hedef kitlemizin genellikle İstanbul dışında olmasına rağmen haftalık yüzde 9 büyüme kaydettik. Ekim ayı itibariyle büyüme oranımızı yüzde 14-15’lere çıkarmayı hedefliyoruz. Bugüne kadar 104 eve Taze Şef paketi girdi. Bu paket bir kez mutfağa girdiğinde, kullanıcı kişisel programı elverdiği sürece aboneliğe devam ediyor” diyor. Öncelikli hedeflerinin Türkiye’de yeni olan yemek kiti abonelik sistemini daha geniş kitlelere duyurmak olduğunu aktaran Akkaya “Tarla ile mutfak arasındaki süreyi minimuma indirmeyi, kendi tedarik sistemimizi kurarak yerel üreticileri desteklemeyi ve sürdürülebilir tarım politikalarına katkıda bulunmayı da amaçlıyoruz” diyor.

Dünyada oldukça yaygın bir sistem

Yemek kiti abonelikleri (meal kit subscription) Avrupa ve Amerika’da oldukça yaygın bir model. 2008 yılında İsveç’te doğan bir iş modeli. Halen ABD’de 150’ye yakın marka bulunuyor. Her ay farklı üreticilerden elde edilen reçel, pişirme sosu, yağ, sirke, tuz ve çeşni gibi ürünleri kutular halinde gönderen girişimler de var. Türkiye’deki abonelik sistemlerinde porsiyonlar 2 veya 3 kişiye uygun gelirken, yurtdışında bu seçenekler daha geniş olabiliyor. Çocuk, aile veya daha kalabalık kişiler için menü seçimleri yapılabiliyor.




Yurtdışında bu konuda öne çıkan firmalardan bazıları şunlar: HelloFresh, Blue Apron, Marley Spoon, Freshly, Green Chef, Dinnerly, Plated, Home Chef.

Esra DÜZDAG ATEŞ / Sofra Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
“Cazip bir alternatif”

Yöntemi, kaynağı ne olursa olsun, bir evin mutfağından yemek kokuları yükseliyorsa, orası gerçek bir yuva sıcaklığını yaşatır. Tek başına ya da kalabalık sofralar için evde yemek pişirilmesini elbette destekliyorum. Şu anda bu sistem çok sınırlı bir kitleye hitap ediyor. Ancak büyüme potansiyeli var. Market alışverişine dahi vakti olmayan ancak mutfağın terapi etkisinden faydalanmak isteyen, atım gücü yüksek, çalışan ve genç kitle için cazip bir alternatif.

Özel diyetleri uygulayabilmek ve dengeli beslenmek için de imkan sunuyor. Yeme-içmenin bir trend gibi algılanıp yorumlandığı günümüzde, belii bir kitlenin ihtiyaçlarına cevap veriyor.

Prof. Dr. Aziz AKGÜL / Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı
“İsrafı önler”

Dünyada yaklaşık 2 milyar insan açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Buna rağmen dünyada üretilen gıdanın 1.3 milyar tonu her yit İsraf ediliyor. Türkiye’de ise her gün bir İzmir nüfusu (4.5 milyon) kadar ekmek israf ediliyor.

Dünyada yeni bir âkım haline gelmiş olan evlere servis kitleri ve evlerinde yemek yapanların gıda malzemelerini israf ermeden porsiyonlanmtş malzemeler yöntemi kullanılması ihtiyaç fazlası gıdanın alınması ve israfının önlenmesine katkı sağlar.

EDA GEZMEK



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu