Ekonomi Haberleri

Yılbaşı Öncesi 59 Hisse Önerisi

Noel Baba rallisi yaşanacak beklentisi

FAİZLERDEKİ düşüş ve gerek iç piyasada gerekse dışarıda olumlu haber akışlarının etkisiyle borsada yükseliş trendi etkili oluyor. Yılın son ayına girerken piyasaların olumlu bir hava içinde olduğunu görüyoruz. Uluslararası piyasalarda büyük merkez bankalarının faiz indirimleri devam ederken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da faiz indirimlerini sürdürüyor. Jeopolitik risklerdeki azalmanın da katkısıyla alternatif piyasaların daha sakin bir seyir izlediği dikkat çekiyor. Borsa İstanbul’da ise BIST-100 endeksi, Ekim’de gördüğü 93 binin ardından geçtiğimiz haftalarda 108 bin seviyelerine kadar yükseldi.



Ekonomide kademeli olarak bir iyileşme sürecine girildiğini ve bu sürecin 2020 yılında da devam edebileceğini belirten uzmanlar, Türk varlıklarının değerlemeler açısından cazip seviyelerde olduğuna dikkat çekiyor. Öte yandan enflasyon beklentilerindeki düşüşle birlikte büyüme ivmesinin başladığının da altı çiziliyor.

Hal böyle olunca gözler hemen her yıl olduğu gibi senenin son ayında borsalar-da yaşanan ve ‘Noel Baba rallisi’ olarak adlandırılan sürece çevrildi. Uzmanların önemli bir bölümü endeksin yükseliş trendine girdiği konusunda hem fikir.

Endeks için önümüzdeki bir yıllık süreçte 135 bin seviyelerini öngörenler var. Ancak uzmanlar her yıl Noel Baba rallisi yaşanacak beklentisi ile hisse senedi alınmaması konusunda yatırımcıları uyarıyor. Hisse senetlerinin bir aylık vadelerle ve beklentilerle değil orta ve uzun vade için alınması gerektiğini hatırlatıyorlar. Bu kapsamda orta ve uzun vade için 59 hissenin geri çekilmelerde portföylere dahil edilebileceğini söylüyorlar.

Hisse Öneri

“SAĞLIKLI BİR YÜKSELİŞ”

Özellikle Merkez Bankası’nın faizleri indirmesiyle ekonomide beklenen canlanmanın görülmeye başladığım belirten Global Menkul Değerler Araştırma Direktörü Burak Salman, güven endeksti Terindeki toparlanma ile yurtdışı borsacılardaki destekleyici fiyat hareketlerinin, BIST’i son dönemde desteklediğini belirtiyor. 93 bin düzeyinde dip oluşturan BIST-100 endeksinin, Kasım ayı ortalarında 108 bin düzeyini test ederek bir ay içerisinde yüzde 16’lık bir yükseliş kaydettiğini hatırlatıyor. Bu yükselişte üçüncü çeyrekte daha fazla ön plana çıkmaya başlayan makroekonomik göstergelerdeki toparlanmanın, şirketlerin dördüncü çeyrek ve sonrasına ilişkin bilançolarına pozitif yansıyacağı beklentisinin etkili olduğunu düşünüyor. Salman ayrıca bu yükselişin yılbaşından bu yana performansı yatay olan BIST-100 endeksi için sağlıklı ve beklenen bir yükseliş olduğunu söylüyor.

“YILSONUNA KADAR SÜRER”

Ekim ortası ile Kasım ortası arasında BIST-lOO’de görülen yüzde 16 oranındaki yükselişe rağmen borsanın hala ucuz olduğunu belirten Salman, gelişmekte olan ülkelerin medyan F/K’larına kıyasla borsamızm son beş yıllık ortalama iskonto-sunun yüzde 25’ler düzeyinde olduğunu hatırlatıyor. Ekim ayı ortasında 93 bin düzeyinde endeksin dip yaptığım dile getiren Salman, 100 binler seviyesi üzerinde kalarak yılsonuna doğru yükselişin sürmesini bekliyor. Yılsonuna doğru geride kalan hisselerin de hareketlenebileceğini öngören Salman, “Çünkü BIST-100 yılbaşından bu yana yüzde 15 yükseliş göstermiş iken BIST-30’un getiri düzeyi yüzde 13’ler seviyesinde seyrediyor.

Dolayısıyla yılbaşından bu yana geride kalan BIST-30 hisselerinin de katılmasıyla yükseliş eğiliminin devam etmesini bekleyebiliriz” diyor.

Yatırımcıların bu dönemde temel ve teknik analizin buluştuğu ve ikisinin de bu hisseye yatırım yapılmalı sonucunu çıkardığı hisseleri tercih etmesini öneren Salman, yatırım yapılırken stop seviyelerinin de belirlemesini ve bu seviyeye uyulmasını söylüyor. Haber akışlarının da iyi takip edilmesini tavsiye eden Salman, Garanti BBVA, Akbank, Migros, Yataş, THY, Şişecam, Trakya Cam, Ereğli Demir Çelik, Emlak Konut GYO, Aselsan, Arçelik, Türk Traktör, Turkcell, Tofaş Fabrika ve Tekfen Holding hisselerinin Noel Baba rallisine katılacağını düşünüyor. Salman, orta ve uzun vade için geri çekilmelerde alım öneriyor.

“YÜKSELİŞİN DEVAMI İÇİN SAĞLIKLI”

ABD-Çin arasında devam eden görüşmelerin birinci faz noktasında pozitif sonuçlanacağı beklentisi ile küresel ölçekte risk alma iştahında yükseliş olduğunu belirten Meksa Yatırım Pazarlama Müdürü Eren Can Umut, bu sayede ABD endekslerinin rekor seviyeleri test ediyor olmasının doğal olarak iç piyasayı da olumlu etkilediğini söylüyor.

Yurtiçi tarafta ise ABD ile olan ilişkilerin izlenmeye devam edeceğini hatırlatarak, S-400 konusunun hala gündemi meşgul ettiğinin altını çiziyor. Başkan Erdoğan’ın ABD ziyaretinin pozitif etki oluşturduğunun aşikar olduğunu dile getiren Umut, “Bu ziyaret ile S-400 alımı kaynaklı ABD yaptırımları ve Halkbank davasına yönelik pozitif yorumların etkisi ile 108 bin seviyesinin üzeri test edildi. 107 bin seviyesinin üzerinde ilk etapta kalıcılığın sağlanamaması kar satışlarını beraberinde getirdi. 103-102 bin bölgesine doğru gerilemenin, yükselişin devamı açısından sağlıklı olacağı düşüncesindeyim. Tabii olumlu haber akışının devam etmesi şartı ile” yorumunu yapıyor.

“114 BİN SEVİYESİ GÖRÜLEBİLİR”

ABD-Çin ticaret görüşmelerine ilişkin olumlu algının devam ettiğini ancak ABD Temsilciler Meclisi ile Senato’da görüşülen Türkiye’ye yaptırım uygulanmasına yönelik yasanın izlenmesi gerektiğini hatırlatan Umut, teknik olarak 107 binin üzerinde haftalık kapanış görmemiz gerektiğini düşünüyor; bu sayede 114 bin seviyesine kadar hareketin devam edebileceğini söylüyor. Umut, yılsonuna kadar endeks için maksimum 114 bin, minimum 98 bin 800 seviyelerini öngörüyor.

Öte yandan yılın son ayma girmemizle illa Noel Baba rallisi yaşanmasını gerektirecek bir durum olmadığını belirten Umut, kaldı ki BIST-100 endeksinin 93 bin seviyesinin test edilmesinden sonra ufak düzeltmelerle 108 bin seviyelerine yükseliş kaydettiğini hatırlatıyor. Umut şu yorumu yapıyor: “Küresel ölçekte risk alma iştahının güçlü kalmaya devam etmesi ve yurtiçi tarafta piyasaları bozucu bir gelişmenin yaşanmaması kaydı ile tabii ki yukarı yönde hareket devam edebilir. Ne var ki, ABD ve Çin’in birinci faz görüşmelerinde anlaşamadığına yönelik haberlerin gelmesi durumunda Noel Baba’nm piyasalara uğrayacağını pek sanmıyorum.”

Umut, yükseliş trendine paralel mevcut koşullarda yatırımcılara şu önerilerde bulunuyor: “Öncelikle kesin Noel Baba rallisi yaşanacak beklentisi ile hisse senedi alınmamalı. Mutlaka haber akışı ile yaşanan gelişmelerin piyasaya olan etkisi yorumlanarak hareket edilmeli. Bu noktada piyasalarda yaşanan gelişmeleri önemle takip etmek gerekiyor. Özellikle küresel ölçekte siyasi ve ekonomik haber akışları kaçırılmamalı. Yeni yıla bir aylık süre kaldı. Bu finans piyasaları açısından kısa vadeli bir süreçtir. Dolayısıyla hisse senedi alımı noktasında bir aylık süreci değil, doğru hisse senedi seçimi ile orta-uzun vadeli düşünmek gerekir. Öte yandan son açıklanan bilançolar iyi incelenmeli ve esas faaliyet karım artırmış, buna paralel net karlılık rakammı yükseltmiş, özvarlığını istikrarlı artıran, yabancı para pozisyonu dengeli, kaldıraç oranı düşük şirketlerin tercih edilmesi orta uzun vadede kayıp olasılığını azaltacaktır. Unutulmamalı ki bu tarz hisseler pozitif ortamda yükselişe ayak uydururken negatif ortamda defansif bir özelliğe sahiptir.” Umut, Şişecam, Soda Sanayi, Ereğli Demir Çelik, Kardemir, Migros, Vestel Beyaz Eşya, Arçelik, Akbank, Pegasus, Jantsa, Trakya Cam, Eneıjisa, Turkcell, Tekfen Holding, Karel Elektronik, Aksa Akrilik, Medikal Park, İş Bankası, Ecza-cıbaşı İlaç, Anadolu Cam ve Petkim hisselerinin olası bir Noel Baba rallisine katılacağını düşünüyor. Orta ve uzun vade için geri çekilmelerde alım öneriyor.

“İYİMSERLİK KORUNUYOR”

Küresel piyasalarda son dönemde, politik gelişmelerin ekonomik aktivitenin önüne geçtiğini belirten Vakıf Yatırım Yatırım Danışmanlığı ve Bireysel Portföy Yönetimi Müdürü Altan Aydın, Avrupa ve Asya’da yavaşlayan imalat sektörünün kısmen de olsa toparlanması, ABD’de hem istihdam, hem de imalat sektörünün güçlü seyri başta FED olmak üzere global merkez bankalarının ‘beklegör’ moduna geçmelerine sebep olduğunu söylüyor. Yıl içinde oluşan resesyon korkuları azalırken, ABD-Çin, ABD-Avrupa ilişkileri, ABD Başkanı Trump’m azil süreci ve 2020 seçimlerinde aday olacak isimlerin belirlenmesinin piyasalarda dalgalanma yarattığını hatırlatıyor.

Borsa İstanbul hisse senetlerinin yıl içi zirvesini yenilediğini, kar satışları görülse de ABD ile ilişkilerin daha fazla bozulmadığı ortamda iyimserliğini koruduğunu dile getiren Aydın, “Bu nedenle BIST-100 endeksinde 12 ay sonrası için 126 bin seviyesini hedefliyoruz. Bu yılsonuna kadar da 105-115 bin bandında yılı kapatabileceğimizi düşünüyoruz. Bu görüşümüz için kısa vadede 104 bin 500-102 bin 500 seviyelerini ise kritik buluyoruz.” diyor.

“HİSSELER BÜYÜME DÖNEMİNİ SEVER”

Bu nedenle yatırımcılara TL’de kalmalarını ve portföylerinde hisse senedi bulundurmalarını öneren Aydın, özellikle 2020-2021 dönemi için yüzde 5 büyüme hedefinin hisse senetleri için de uygun zemin hazırladığının altını çiziyor. Hisse senetlerinin büyüme dönemlerini sevdiğini, halihazırda zaten tarihi iskontolu seviyelerde işlem gören BIST hisse senetleri için bulunduğumuz seviyelerin alım fırsatı yarattığını düşünüyor. Hisse senedi dışında yatırımcıların düşük faiz ortamı sebebiyle portföylerinin bir bölümünü altın ve özel sektör tahvillerine de ayırabileceğini belirten Aydın, Garanti BBVA, Akbank, Yapı Kredi, TSKB, Bizim Toptan, Ereğli Demir Çelik, Kardemir, Torunlar GYO, Emlak Konut GYO, Anadolu Cam, TAV Havalimanları, Soda Sanayi, Otokar, THY, Sabancı Holding, Aselsan ve Migros hisselerinin Noel Baba rallisine katılacağını düşünüyor. Aydın, bu hisselerde orta ve uzun vade için geri çekilmelerde alım öneriyor.

“ENDEKS 135 BİNE ULAŞABİLİR”

Ata Yatırım Araştırma Müdürü Cemal Demirtaş da faiz indirimleri ve jeopolitik risklerdeki azalmayla birlikte borsada yükseliş yaşandığına dikkat çekiyor. Global faizler gerilerken TCMB’nin de faiz indirimlerini hızlandırmasının, ekonomide büyüme beklentilerini desteklediğini ve düşük € faizlerle getiri arayışında olan yatırımcıların hisse senedi ağırlıklarını artırdığıııı belirtiyor.

Yükseliş trendinin dönemsel dalgalanmalara rağmen 2020’nin ilk yansında da devam edeceğini düşünen Demirtaş, 2019’dan itibaren global faizlerin düşmesi ya da yatay seyretmesi beklenirken, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin varlıklarına ilginin artacağını söylüyor. Öte yandan, jeopolitik endişelerin azalması ve ABD ilişkilerinde başlayan normalleşme sürecinin de borsayı destekleyeceğini hatırlatıyor. Zayıf bir yılın ardından, ekonomide büyümenin yeniden ivme kazanmasının borsadaki yukarı hareketi destekleyeceğini kaydeden Demirtaş, “Makro ve şirket bazlı beklentilerimiz ışığında, 12 aylık dönemde BIST-100 endeksinin 135 bin seviyelerine ulaşabileceğini düşünüyoruz. Yılsonuna kadar ise BIST-100 endeksinin 103 bin-120 bin aralığında dalgalanabileceğim ve 110 115 bin seviyelerinde yılı kapatabileceğini öngörüyoruz’ diyor.

“HER YIL NOEL BABA RALLİSİ YAŞANMAZ”

Her yıl Noel Baba rallisi yaşanmadığını da hatırlatan Demirtaş, bu yıl faiz indirim sürecini ve 2020 ekonomik büyüme beklentilerindeki iyileşme sürecini göz önüne alarak, mevcut 104-105 bin seviyelerinin üzerine yüzde 5-10’luk bir yukarı hareketin yaşanabileceğini düşünüyor. Bu süreçte FED’in vc TCMB’nin faiz kararı, 3-4 Aralık’ta gerçekleşecek olan NATO zirvesi ile Suriye’ye ilişkin İngiltere, Fransa, Almanya ve Türkiye’nin yapacağı görüşmelerden çıkacak sonuçların finansal piyasaların ve borsanm yönünü bulmasında belirleyici olacağını söylüyor.

Mevcut seviyelerden hisse senedi yatırımlarını öneren Demirtaş, uzun vadeli pozisyon oluşturmada özellikle jeopolitik gelişmeler veya kısa vadeli politik dalgalanmaların yaşandığı günlerde borsada pozisyon alınabileceğini belirtiyor. Hisse senedi secimde titiz davranılmasını ve aracı kuramların süzgecinden geçmiş temeli kuvvetli kağıtlara yatırım yapılmasını öneriyor.

Demirtaş bu noktada, Ereğli Demir Çelik, Migros, Türk Te-lekom, Tofaş Fabrika, Petkim, Pegasus, Ülker, Migros, Doğuş Otomotiv ve Garanti BBVA hisselerinin Noel Baba rallisine katılacağını düşünüyor. Demirtaş, bu hisselerde orta ve uzun vade için geri çekilmelerde alım öneriyor.

“PİYASALAR DAHA SAKİN OLUR”

Borsadaki yükselişi iç ve dış faktörlerin aynı anda desteklediğini belirten TERA Yatırım Ekonomisti Enver Erkan, Aralık gündeminin yoğun olduğunu hatırlatıyor.

Bu kapsamda kritik Merkez Bankaları kararı (TCMB’den yine faiz indirim beklentileri öne çıkıyor) ve jeopolitik gündem (özellikle ABD ile ilişkiler) konularının önemli olacağını belirterek, “Eğer CDS tarafında yukarı yönlü hareketi tetikleyecek, özellikle ABD kaynaklı, bir piyasa olumsuzluğuna maruz kalmazsak Borsa İstanbul, yükseliş eğilimini sürdürebilir. Yalnız piyasaya bu seviyelerden yeni yatırımcı gelmesi için biraz kar realizasyonu gerekebilir” diyor.

Yılsonuna kadar endeksin 110-100 bin seviyelerini görebileceğini düşünen, yılın tamamlanmasına bir şey kalmadığını, Aralık’m ikinci haftası geçtikten sonra da küresel yatırımcının tatil moduna gireceğini hatırlatan Erkan, piyasaların daha sakin olacağını tahmin ediyor. Belli miktarda ralli yaptığımızı, bundan sonraki hareketin daha sınırlı olacağını ama pozitif trendin korunabileceğini öngörüyor. Endekste hisse bazında lokomotif hisselerde uzun vadede değer yatırımı için alımda kalınabile-ceğini, ancak maliyet noktasını optimal belirlemek gerektiğini kaydeden Erkan, yatırımcılara şu önerilerde bulunuyor: “Ekonomik riskler, faiz oranları, döviz ve emtia fiyatlarının seviyesi ve şirketin bu hikayedeki yeri iyi değerlendirilmeli. Sektörel veriler takip edilerek, makro bazda yapılan düzenleme ve değişikliklerin sektör verilerine olası etkileri öngörülmeli. Ayrıca faiz hassasiyeti yüksek olan hisse ve sektör hisselerinde alım yaparken bu değişkenle olan ilişki iyi analiz edilmeli. Son olarak endeksten daha mı hızlı gidecek, daha mı yavaş gidecek, bunun için beta katsayısına bakılmalı.” Erkan bu noktada, Akbank, Garanti BBVA, Tüpraş, Koç Holding, THY, îş Bankası, Sabancı Holding, Aselsan, TAV Havalimanları, Yapı Kredi, Şişecam, Petkim, Telden Holding, Koza Altın, Vakıfbank, Tofaş Fabrika, Pegasus, Soda Sanayi, Koza Madencilik ve Ülker Bisküvi hisselerinin Noel Baba rallisine katılacağını düşünüyor. Erkan, bu hisselerde orta ve uzun vade için geri çekilmelerde alım öneriyor.

Yılsonuna kadar yatırımcılara öneriler

■ Öncelikle her yıl kesin Noel Baba rallisi yaşanacak beklentisi ile hisse senedi alınmamalı.

■ Mutlaka haber akışı ile yaşanan gelişmelerin piyasaya olan etkisi yorumlanarak hareket edilmeli.

■ Özellikle küresel ölçekte siyasi ve ekonomik haber akışı dikkatle takip edilmeli.

■ Hisse senedi alımı noktasında doğru hisse senedi seçiminde orta-uzun vadeli düşünülmeli.

■ Son açıklanan bilançolar iyi incelemeli ve esas faaliyet karını artırmış, buna paralel net karlılık rakamını yükseltmiş, özvarlığını istikrarlı artıran, yabancı para pozisyonu dengeli, kaldıraç oranı düşük şirketler tercih edilmeli.

■ Son zamanlarda yaşanan yükselişlere rağmen diğerlerine göre daha ucuz kalmış hisseler potansiyel oluşturabilir. Fakat bu hisseler seçilirken neden ucuz kaldığı detaylı araştırılmalı varsa yükseliş potansiyelini oluşturabilecek haber ve beklentiler belirlenmeli.

■ Hisse senetlerine yatırım yaparken kulaktan dolma bilgilerle alım satım yapılmamalı.

■ Mutlaka grafik analizi konusunda bilgi sahibi olunmalı, ilgili şirketin mali verileri analiz edilmeli ve sektörel bazda konumu incelenmeli.

■ Parayı ilgilendiren diğer her alanda olduğu gibi sermaye piyasalarında da paranın yatırıldığı enstrüman her yönüyle iyi tanınmalı.




■ Yatırım sonuçta sermayeniz üzerinden gerçekleştiği için ve bu işte de diğer yatırım alanlarında olduğu gibi kazanç yanında kayıp ihtimali bulunduğu unutulmamalı.

Bu noktada en önemli husus kayıplarımızı nasıl en aza indirgeyebilir, kazancımızı nasıl en yüksek seviyeye çıkarmamız gerektiğidir. Bu da sermaye piyasalarında kendimizi yetkin konuma getirmek ve bu amaçla gerekli eğitimleri almak gerekliliğini ortaya koymaktadır.

■ Endekste hisse bazında lokomotif hisselerde uzun vadede değer yatırımı için alımda kalınabilir, ancak maliyet noktası optimal belirlenmeli.

■ Faiz hassasiyeti yüksek olan hisse ve sektör hisselerinde alım yaparken bu değişkenle olan ilişki iyi analiz edilmeli.

■ Endeksten daha mı hızlı gidecek, daha mı yavaş gidecek, bunun için beta katsayısına bakılmalı.

Eren Can UMUT / Meksa Yatırım Pazarlama Müdürü
“Aksa Akrilik’te bilanço sağlam”

AKSA AKRILİK: Yüzde 18 oranında küresel ölçekte pazar payı ile dünyanın en büyük akrilik elyaf üreticisi. Yılın üçüncü çeyreğinde piyasa beklentileri ile uyumlu olarak 84 milyon TL net kar rakamı açıkladığını görüyoruz. 2018 üçüncü çeyreğinde ise 66 milyon TL zarar açıklanmıştı.

İki yıl arasındaki bu farkın en önemli nedeni 2018 yılında yaşanan kur şokunun bilanço üzerindeki negatif etkisi. Bunun yanında şirketin satış gelirlerinde yıllık bazda yüzde 14 daralma yaşadığı dikkat çekiyor. Burada öne çıkan unsur elyaf üretiminde kullanılan hammadde olan akrilonitril tedariğinde yaşanan sıkıntı. Dolayısıyla şirketin satış gelirleri 874 milyon TL ile geçtiğimiz yılın aynı döneminin altında kaldı. FAVÖK rakamının ise 165 milyon TL ile beklenti üzerinde olduğunu görüyoruz. Kar rakamını destekleyen bir diğer unsur da şirketin net finansman giderinde yaşanan gerileme. Bu noktada geçen yılın aynı dönemine göre 302 milyon TL gerileme yaşanmış. Bu veriler ışığında şirketin bilanço yapısının sağlam olduğunu söylemek gerekiyor. Aksa Akrilik hisselerinde yüzde 33 yükseliş potansiyeli ile 16 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

TEKFEN HOLDİNG: 2019 üçüncü çeyreğinde geçen yılın eş dönemine göre yüzde 42 gerileme ile 258 milyon TL net kar açıkladı. Bu gerilemenin en önemli nedeni ise geçtiğimiz yılın üçüncü çeyreğinde kur farkı geliri sonucu oluşan yüksek kazanç. Yani baz etkisi kaynaklı bir düşüş yaşandığını söylemek gerekiyor. FAVÖK rakamı ise 401 milyon TL ile yüzde 4 artış kaydetti. Bu noktada özellikle güçlü seyreden taahhüt segmentinin FAVÖK rakamını desteklediğini belirtelim. Tabii bu sonuçla FAVÖK marjı yüzde 14.3 açıklanarak 1.5 puan yükseliş kaydetti. Şirketin 2019 beklentilerinde aşağı yönde revizyonlarda bulunması hisseler üzerinde baskı oluşturmaktaydı. Ancak yapılan bu revizyonların piyasa beklentileri ile uyumlu olduğunu yani sert satışların devamını getirecek bir sebep olarak görmediğimizi not edelim. Zaten şirket çarpanlarına baktığımız vakit bu gelişmenin fiyatların içerisinde olduğunu görmekteyiz. Özelikle F/K noktasında; 1.3 olması ve sektör ortalamasının (3.8) altında bulunması bunun göstergesi. Dolayısıyla şirket hisselerinin orta-uzun vade yatırım noktasında cazip olduğunu düşünüyoruz. Tekfen Holding hisselerinde yüzde 32 yükseliş potansiyeli ile 25 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

KAREL ELEKTRONİK: 2019 üçüncü çeyreğinde 33 milyon 700 bin TL net kar açıkladı. Geçtiğimiz yılın üçüncü çeyreğinde ise 66 milyon 300 bin TL zarar açıklamıştı. Net satışlar da 157 milyon TL olarak gerçekleşti ve geçtiğimiz yılın üçüncü çeyreğine göre yüzde 20 oranında daralma yaşandı. FAVÖK rakamına baktığımızda bu yılın üçüncü çeyreğinde 41 milyon TL FAVÖK rakamı açıklandı.

Bu rakam yıllık bazda yüzde 36 oranında daralmaya işaret ediyor. Buna paralel olarak FAVÖK marjı 627 puan azalma kaydederek yüzde 26.2 oranında gerçekleşti. Şirketin net borcunu incelediğimizde çeyreklik bazda yüzde 6 artarak 214 milyon TL olarak açıklandığını görüyoruz. Bu sayede net borç/özsermaye oranı 0.6 olarak gerçekleşmişti. Şirket değerlemelerine baktığımızda şirketin 5.1 F/K oranına sahip olduğunu görüyoruz. İletişim ve savunma sektöründe ise ortalamanın 8.8 F/K’ya sahip olduğu dikkat çekiyor. Bu sayede değerlemelerin makul olduğunu not edelim. FD/ FAVÖK oranı da 5.2. (sektör ortalaması 10.0) Bu kapsamda şirketin sağlam bir bilanço yapısı bulunuyor. Bunun yanında global ve yurtiçi ekonomilerde oluşması muhtemel toparlanmaya ve devlet teşviklerine paralel olarak pozitif performans görme ihtimalimiz yüksek. Bu sayede şirket hisselerinde orta ve uzun vadede yüzde 22 yükseliş potansiyeli ile 18.50 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Altan AYDIN / Vakıf Yatırım Yatırım Danışmanlığı ve Bireysel Portföy Yönetimi Müdürü
“Emlak Konut GYO yüzde 38 potansiyele sahip”

EMLAK KONUT GYO: 3Ç19 için hem bizim, hem de piyasa tahminlerinin üzerinde 153 milyon TL net zarar açıkladı. Böylece şirketin 2019 yılının ilk dokuz ayında net dönem karı 203 milyon TL düzeyine geriledi. Şirket 2019 yılının tamamı için 1.2 milyar TL net kar hedefliyor. Temel olarak üçüncü çeyrekte tahminlerimizin üzerinde gerçekleşen net finansman giderleri nedeniyle net kar beklentimizde sapmaya neden oldu. Üçüncü çeyrekte şirketin operasyonel karlılığının azalmasının yanı sıra diğer faaliyet gelirlerinde gözlenen gerileme net karı olumsuz etkiledi. Diğer yandan, anahtar teslimi projelerin teslimlerinden kaynaklı gerçekleşmelerin yoğun olması nedeniyle şirketin operasyonel karlılığında düşüş gerçekleştiğini düşünüyoruz. Şirketin üçüncü çeyrekte net satış gelirleri yıllık bazda yüzde 13.4 artarak 398 milyon TL ile beklentimize paralel gerçekleşti. Emlak Konut GYO’nun 2Ç19’da 3.85 milyar TL seviyesinde olan net borcu 3Ç19 itibariyle 4.07 milyar TL’ye ulaştı. Şirket ayrıca yaptığı diğer açıklamada, “İstanbul Başakşehir Kayabaşı 7. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi” ihalesine gelen en yüksek teklifi açıkladı. Buna göre, arsa satışı karşılığı satış toplam geliri 1.05 milyar TL, arsa satışı karşılığı şirket payı ‘toplam geliri ise 367.5 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Şirketin gerek borç yükü, gerekse sektörü sebebiyle, düşük faiz ortamında faydalanmaya başlamasını bekliyoruz.

2019 yılında BIST-100 endeksinin yüzde 14 altında performans gösteren hissenin yılsonunda öne çıkabileceğini düşünüyoruz. Şirket hisselerinde 12 aylık dönemde yüzde 38 yükseliş potansiyeli ile 2.05 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

ŞİŞE CAM: 3Ç19’da yıllık yüzde 58 gerilemeyle beklentilere paralel 431 milyon TL net kar açıkladı [piyasa beklentisi 420 milyon TL) FAVÖK tarafında piyasa beklentisinin [922 milyon TL] hafif üzerinde 1.02 milyar TL seviyesinde, yıllık bazda ise yatay bir gerçekleşme gördük. FAVÖK marjı yüzde 22.1 gerçekleşerek hem bizim (2.7 puan) hem de piyasa beklentisinin (2.4 puan) puan üzerinde oluştu.

Bu dönemde yıllık yüzde 7 artışla 4.6 milyar TL olarak gerçekleşen ciro tarafına en önemli katkıyı yüzde 35 pay ile düzcam segmenti sağlarken, toplam gelirler içinde uluslararası gelirlerin payı yüzde 61 oldu. FAVÖK tarafında da cam ambalaj segmetinin katkısı ön plana çıktı. Şirket hisseleri son dönemde hacim ve performans sebebiyle MSCI ülke endeksinden çıkarılması sebebiyle baskı altında kaldı ancak şirketin gerek değerlemesi, gerek son dönemki zayıf performansının alım fırsatı yarattığını düşünüyoruz. Şirket hisselerinde yüzde 35 yükseliş potansiyeli ile 6.00 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

SABANCI HOLDİNG: 3Ç19 için beklentimizin yüzde 18.0 üzerinde 953 milyon TL net kar açıkladı (Piyasa beklentisi 868 milyon TL). Temel olarak bankacılık ve sanayi sektöründe karlılığın tahminlerimizin üzerinde gerçekleşmesi net kar beklentimizde sapmaya neden oldu. 3Ç19’da konsolide bazda enerji segmentinde karlılık çeyreksel yüzde 34.2 düşüş gösterirken, sanayi ve bankacılık segmetinde görülen karlılık artışı, holdingin net karında çeyreksel yüzde 7.1 artış getirdi. Holdingin 3Ç19’da kombine net satış gelirleri çeyreksel yüzde 0.8 düşüş, yıllık bazda ise yüzde 8.4 artış göstererek 24.4 milyar TL olarak gerçekleşti. 3Ç’de enerji, perakende ve finans segmentleri, holdingin kombine gelirlerindeki yıllık artışa olumlu katkı sağladı. Üçüncü çeyrekte Holding’in kombine FAVÖK’ü ise yıllık bazda yüzde 3.9 artış göstererek 4.3 milyar TL’ye ulaştı. Aynı dönemde FAVÖK’te enerji segmentinde yıllık yüzde 7.1, perakende segmentinde ise yıllık yüzde 120.1 artış görülmesi, holdingin operasyonel karlılığını olumlu etkiledi. Sabancı Holding hisseleri net aktif değerine göre yüzde 44.8 iskontolu işlem görmekte. Şirket hisselerinde yüzde 16 yükseliş potansiyeli ile 10.60 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Cemal DEMİRTAŞ / Ata Yatırım Araştırma Müdürü
“Migros 2020’de daha görünür hale gelecek”

MİGROS: Güçlü operasyonel performansı, daha düşük borçluluğu ve bu iyileşmelerinin net kara yansımasıyla birlikte 2020 yılında daha görünür hale gelecektir. Migros’un üçüncü çeyrek sonuçlarında görüldüğü üzere, borçluluğunda azalma ve bilançosunda iyileşmenin ilk sinyalleri de alınmıştır. Faiz düşüşü ve istikrarlı TL’den en fazla olumlu etkilenecek şirketlerin başında geliyor. Geçen hafta BC Partners, Migros’taki yüzde 11.1’lik payını hisse başına 22.5 TL’den toplamda 80 milyon dolara yerli ve yabancı fonlara sattı. Satıştan sonra BC Partners’in Migros’taki payı yüzde 11.8’e geriledi ve halka açıklık oranı yüzde 37.5’e ulaştı. Bu hisse satışına ilk borsa tepkisi negatif olsa da önümüzdeki günlerde artan likiditeyle ve devam eden büyüme hikayesiyle birlikte hissenin yine yukarı hareketine devam edeceğini düşünüyoruz. Şirket hisselerinde yüzde 26 yükseliş potansiyeli ile 28 TL hedef fiyat öngörüyoruz ve ‘al’ önerisinde bulunuyoruz.

EREGLİ: 4.7x 2019T FD/FAVÖK çarpanı ile global benzerlerine ve kendi ortalamasına göre sırasıyla yüzde 15 ve yüzde 27 iskonto ile işlem görüyor. Son tahminlerimize .^göre, 2019 yılının tamamı için 117 dolar FAVÖK/ton, 4Ç19’de 68 dolar FAVÖK/ton gerçekleştireceğini tahmin ediyoruz.

Çelik fiyatlarının döngüsel doğasını da düşünerek Türkiye piyasasındaki güçlü pozisyonu ve yüksek KKO’su ile fiyatların 4Ç19’da dip yapacağını ve lY20’den itibaren toparlanmanın başlayacağına inanıyoruz. Kasım ayı başından itibaren yassı çelik fiyatlarındaki toparlanma, lÇ2020’de karlılıkta da toparlanmanın sağlanabileceğinin sinyallerini vermeye başladı. 2015-2016 yıllarında yaşadığımız küresel çelik fiyatlarındaki güçlü artışa benzer i bir durumun ve iç talepte beklenenden daha hızlı bir toparlanma olması durumunda 2020 yılı için 121 dolar FAVÖK/ton ve satış hacmi tahminimiz olan 8.8 milyon tona yukarı yönlü risk öngörüyoruz. Ereğli hisselerinde yüzde 46 (nakit temettü dahil) yükseliş potansiyeli ile 10.50 TL hedef fiyat öngörüyoruz ve ‘al’ önerisinde bulunuyoruz.

ÜLKER BİSKÜVİ: 2019T 6.9x FD/FAVÖK çarpanı ile küresel benzerlerine göre yüzde 42 iskontolu işlem görmekte. Dengeli yabancı para pozisyonu ve uluslararası operasyonları sayesinde şirket TL’deki olası zayıflığa karşı dayanıklı konumda. Hisse fiyatına baskı yapan ana ortağı hakkındaki endişeler ana ortağının borçlarını hayli makul seviyelerde yeniden yapılandırmasından ötürü yakında ortadan kalkacaktır. Bu sebeplerle Ülker’i beğenmeye ve en beğendiğimiz şirketler listemizde tutmaya devam ediyoruz. Godiva varlıklarının satışından gelecek olan nakit akışı ve temettü dağıtımı 2020 yılı için pozitif katalizörler olacaktır. Ülker Bisküvi hisselerinde 12 aylık dönemde yüzde 35 (nakit temettü dahil) yükseliş potansiyeli ile 28.00 TL hedef fiyat öngörüyoruz ve ‘al’ önerisinde bulunuyoruz.

Enver ERKAN/ TERA Yatırım Ekonomisti
“Tüpraş’ta hedef fiyat 156 TL”

TÜPRAŞ: Tüpraş’ın performansının, esas faaliyet bazında 3Ç19 döneminde beklentilerin üzerinde gerçekleştiği görülmekte. Akdeniz rafineri marjı ilk dokuz ayın sonunda 3.26 dolar/varil düzeyindeyken, Tüpraş net rafineri marjı Akdeniz marjının 0.75 dolar/varil üzerinde 4.01 dolar/varil seviyesinde gerçekleşmiştir.

Tüpraş’ın net rafineri marjı 3Ç18 döneminde 13.51 dolar/varil seviyesindeydi. Tüpraş’ın beklentilerin üzerinde gerçekleşen faaliyet karına rağmen; finansman giderlerinin beklenti üzerinde gerçekleşmiş olmasının etkisiyle dönem net zararı 3Ç19’da beklentilerden fazla gerçekleşmiştir. Şirketin 3Ç19 dönemi net zararı 155.5 milyon TL olmuştur. Operasyonel anlamda karlılığı azaltan faktörler ise Akdeniz rafineri marjındaki zayıf görüntü, petrol fiyatlarındaki düşüş kaynaklı oluşan stok zararı ve doğalgaz fiyatlarındaki artışın yaptığı maliyet baskısı oldu. Dönem içinde şirketin satış gelirleri artışı, satışlar ton bazında olarak geçen senenin aynı döneminin gerisinde kalmış, tutar bazında da yüzde 23 gerilemiş ve gelirler 23 milyar 309 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Tüpraş 2019 yılına ilişkin Akdeniz net rafineri marjını 2.75-3.25 dolar/ ..varil, net rafineri marjım ise 4-4,5 dolar/varil seviyesine düşürmüştür. Yatırım harcaması tutarı beklentisi ise 150 milyon dolar olarak aşağı yönlü revize etmiştir. Tüpraş hisselerinde yüzde 27 yükseliş potansiyel ile 156 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

GARANTİ BBVA: Aktif kalitesi olumlu bir görünüm sergileyen Garanti BBVA’nın sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 15.7 (bilançoda serbest karşılıklar ile düzeltilmiş yüzde 18.1) ile Türk bankacılık sektöründe referans alınan sınır olan yüzde 12’nin üzerinde kalmaya devam ediyor. Banka güçlü sermaye yapısı ile de sektör içerisinde ön plana çıkıyor. Öngörülen seviyede gerçekleşen yeni takipteki alacak girişleri aktif kalitesini destekliyor. Merkez Bankası’nın faiz indirimleri mevduat maliyetlerini düşürücü etki yaratırken, mevduata ödenen faizler yüzde 11, kredilerden alınan faizler ise yüzde 5 azalmıştır. Gerileyen enflasyon beklentileri nedeniyle düşen TÜFEX getirileri de hesaba katıldığında, net faiz gelirlerinin yatay kaldığı gözlenmiştir. Takipteki krediler oranı arttı; 3Ç19 döneminde yüzde 6.7’ye yükseldi. Çeyreksel bazda ise yeni takipteki alacak girişlerinde öngörülen artış gerçekleşti. Takipteki kredilerdeki artışın büyük kısmı BDDK’nın takibe düşürülmesini istediği kredilerden kaynaklanmakta. Artan takipteki krediler için ayrılan 2.9 milyar TL, net karın düşüş göstermesinde etkili olmuştur. Ortalama öz kaynak karlılığı yüzde 13.5 ve ortalama aktif karlılığı yüzde 1.6 olarak gerçekleşen bankanın karı 3Ç19 döneminde fazla değişim göstermeyerek dönemsel olarak 1 milyar 330 milyon TL olarak açıklanmıştır. Çekirdek net faiz marjı 2018 yılına göre artarak yüzde 4 olurken, TÜFE’nin azalan katkısı ile net faiz marjı ilgili dönemler arasında yüzde 5.3’ten yüzde 5’e gerilemiştir. Çekirdek net faiz marjındaki gelişmelerde yerli para mevduat maliyetlerindeki dönemsel düşüş destekleyici olmuştur. Garanti BBVA hisselerinde yüzde 22 yükseliş potansiyel ile 12.30 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

TÜRK HAVAYOLLARI: 3Ç19’da dolar bazında 655 milyon dolar, yerli para bazında ise 3 milyar 707 milyon TL net kar elde eden Türk Hava Yolları, yıllık bazda dolar bazında cirosunu geçen yıl ile aynı seviyelerde gerçekleştirmiş ve 3Ç19 döneminde 3 milyar 999 milyon dolar gelir açıklamıştır. Yolcu sayısının yıllık bazda azalmasına rağmen, kurlardaki artış ve kargo gelirlerindeki artış ciroyu desteklerken, maliyetler pazarlama giderlerinin artmaya devam etmesi, İstanbul Havalimanı’nın maliyet etkisi ve Boeing 737 tipi uçakların uçuşlarda kullanılamaması gibi nedenler itibariyle artmıştır. Havacılık sektöründe en yüksek döviz açığına sahip şirket olan THY tarafında 3Ç19 döneminde kur hareketlerinden kaynaklı fınansal gelir elde etmiştir.

Şirketin çoğu uzun vadeli fınansal kiralama işlemleri kaynaklı olarak değişik kurlardan oluşan bir döviz pozisyonu bulunmaktadır. THY, 2019 yılına ilişkin trafik gelişimi ve fınansal beklentilerine dair Eylül başında revizyona gitmiştir. Şirket 2019 yılında 31 milyon iç hat, 45 milyon dış hat olmak üzere 76 milyon yolcu beklerken, 13.4 milyar dolar gelir ve yüzde 22-23 bandında EBITDA artışı tahmin etmektedir. Doluluk oranını yüzde 81-82 bandında, AKK artışını ise yüzde 4 bandında hedeflenmektedir. Akaryakıt etkisi hariç birim giderlerde (CASK) artış da yüzde 7-9 bandında hesaplanmaktadır. THY hisselerinde yüzdel5 yükseliş potansiyeli ile 15.70 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Orkun GÖDEK / Deniz Yatırım Stratejisti
“Emlak Konut GYO ve Arçelik hisselerini ekledik”

Borsadaki yükselişi globalde gözlenen zayıf dolar teması, azalan ülke risk primi, artan risk iştahı ve iskonto değerleri ile gecikmeli ve doğru orantılı görüyoruz. Borsanm yılsonu işlemlerinin yabancı fonlar açısından muhasebeleşme zorunluluğu yaratacağı düşüncesiyle Aralık ayının ikinci yarısından sonra işlem hacminde düşüş ve gündemin boş olmasına paralel 2019 için kısa bir oyun alanına daha sahip olduğu kanaatindeyiz. Yıl içerisinde endeksin düzeltme, kar realizasyonu isteği 105-106 bin aralığı ile sınırlı kalırsa, bir sonraki yükselişin 110 bin seviyesine doğru gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. Bu noktada 105 bin ve 103 bin takip ettiğimiz önemli seviyeler konumunda. İçerisinde bulunduğumuz süreçte Noel Baba rallisinin büyük çoğunlukla gerçekleştiği düşüncesindeyiz. Öte yandan Aralık ayının veri takvimi iç ve dış akışta Kasım’a göre daha yoğun olacak. ABD-Çin görüşmeleri şu anda gündemin tek maddesi konumunda. Gelebilecek farklı akışların fiyatlamalarda sert geri çekilmelere neden olabileceği ihtimali göz ardı edilmemeli.

Deniz Yatırım olarak model portföyümüzü geçtiğimiz hafta içerisinde güncelledik. Bu kapsamda Emlak Konut GYO ve Arçelik hisselerini ekledik. Emlak Konut GYO’nun faizlerdeki gerilemeye oldukça duyarlı olduğunu düşünüyoruz ve faizlerdeki gerilemenin konut satış adetlerine olumlu yansımasını bekliyoruz. Yeni konut satışlarının yapı ruhsatı izin belge adedini geçmiş olması da yeni konut piyasasında dengelenmenin sürdüğünü gösteriyor. Son olarak şirketin borcunun tamamının TL cinsinden olması ve bunun da yüzde 60’lık bir kısmının daha düşük faiz ortamında yenilenecek olması fınansal giderleri azaltarak karlılığa olumlu katkı sağlayabilir. Emlak Konut GYO’nun hedef net aktif değerini 8.676 milyon TL olarak hesaplıyor ve hedef fiyatımızı 2.28 TL olarak belirliyoruz.

Arçelik ise pazarın çift haneli daralma kaydettiği iç piyasada dokuz aylık dönemde, beyaz eşya pazar payını artırarak yüzde 58’e çıkardı. Düşen hammadde fiyatları (yıllık bazda yüzde 12 metal-yüzde 17 plastik düşüş) şirketin brüt karlılığına olumlu etki yapmaya devam ediyor. Düşen faizlerin iç talebi canlandıracağını 2019 yılsonundan itibaren kredi faizi giderlerinde düşüşle bilançonun olumlu etkileneceğini düşünüyoruz.

Tuncay KARAHAN / Ahlatcı Yatırım Genel Müdürü
“Yükselişin devamı yeni yıla sarkabilir”

Borsada 93 binden başlayan yükseliş trendi geçen hafta yılbaşından bu yana üç kez denenen 106 bin seviyesinin aşılmasıyla gücünü korumaya devam ediyor. İç ve dış gelişmelerdeki iyimserlik yanında birçok kurumun da Türkiye için yılsonu büyüme hedeflerini önceki seviyelere göre yukarı yönde revize etmesi piyasaya olumlu yansıdı.

Fitch’in görünümü ‘durağan’a yükseltmesi yukarı yönlü hareketin bir diğer destekleyicisi oldu. Sonuç olarak hem iç hem de dış etkilerin tetiklediği 93-108 bin hareketinin gerçekleşmiş olduğunu görüyoruz. Yükseliş trendinin devam etmesi öncelikle hem bizim, hem de Çin’in ABD ile olan ilişkilerine bağlı.

Bunun kalıcı olabilmesi için 106 bin üzerinde kalıcı olunması gerekiyor. Bu seviye üzerinde kalıcı olunabilirse yükseliş trendi devam edebilir. Endeks halihazırda F/K oranı üzerinden baktığımızda son beş yıl ortalamasına göre iskontolu işlem görüyor. Aynı durum yurtdışı gösterge endeksleri (MSCI GOÜ, MSCI GOÜ Bankacılık Endeksi) için de geçerli.

Bu kapsamda endekste 106 bin eşik seviyesi üzerindeki kalıcılıkta önce 108 bin ardından 111 bin seviyelerinin yılsonuna kadar test edilebileceğini düşünüyoruz. Ancak 106 “bin altına geçiş ve bu seviye altında tutunmanın oluşması durumunda ise 102 bin 500 ve 101 bin 400 seviyeleri takibimizde olacak. Endeks için ana destek seviyesi ise 106 bin seviyesinde bulunuyor.

Öte yandan global anlamda bu yıl büyük ihtimalle Noel Baba rallisi biraz erken yaşanmış gibi görünse de yükselişin devamı yeni yıla da sarkabilir. FED’in Aralık ayında faiz oranlarını tekrar düşürmesi ya da artırması beklenmiyor. Bunun yanında ABD-Çin arasındaki ticari anlaşmazlık halen çözülmedi ancak ticaret anlaşması konusundaki iyimserliğin bu anlaşmanın olabileceğinin duyurulmasının üzerinden altı hafta geçmesine rağmen sürmesi yeni yıla yaklaşılırken hisse senetleri üzerinde yükselişlerin devamını getirebilir. Yılın kalanında bu süreçlere ilişkin olumlu gelişmelerin devam etmesi durumunda endekslerde yükseliş eğilimlerinin ciddi bir hızda olmasa da devam edebileceğini gösteriyor. Özellikle ticaret konusunda oluşabilecek olumsuz haber ve veri akışları ise bu yıl ciddi yükselişler yaşayan borsalarda satışları tetikleyebilir ve önceki yaşanan yükselişlerin dengelenmesini sağlayabilir.

Bu kapsamda Emlak Konut GYO, Aselsan, Şişecam, Karsan, Tekfen Holding, THY, Soda Sanayi, Petkim, Kardemir, Trakya Cam, Halkbank, İş Finansal Kiralama, Zorlu Enerji, Sasa, Odaş Elektrik, Şok Marketler, Anadolu Efes, Arçelik, Coca-Cola İçecek ve Ford Otosan hisselerinin Noel Baba rallisine katılacağını düşünüyoruz. Orta ve uzun vade için geri çekilmelerde de alım öneriyoruz.

İDİL TARAKLI



Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu