Makaleler

Zaman Tüneli ve Acı Tatlı Gerçekler

zaman tuneliZaman tüneli ve acı tatlı gerçekler

Facebook’taki zaman tünelinizle karşılaştığınızda siz ne hissettiniz bilmem ama bu yeni özellik çoğu kişiye garip duygular yaşattı.

ONLARCA YIL SONRA DÖNÜP FACEBOOK’TAKİ ZAMAN TÜNELİNİZE BAKTIĞINIZI DÜŞÜNÜN. ARTIK SİZİN HAYATINIZIN DA BİR BELGESELİ OLMUŞ OLACAK!

KİMİ şişmanlamış, kimi zayıflamış… Bebekler doğmuş, göçüp gidenler olmuş… Acı, tatlı, komik, düşündürücü birçok şey aşağılara doğru uzanıyor Facebook kullanıcılarının zaman tünellerinde. Hayattan damlayanlar Facebook’ta birikmiş. Ne kadar damladığı önemli elbette. Yani ne kadar damlattığınız! Fark etmeseniz de, damlaya damlaya göl olabiliyor Facebook’ta hayatınızdan kesitler, veya siz hayatınızı Facebook’un üzerinde akıtarak yaşıyor olabilirsiniz.

Birçok arkadaşımın zaman tüneli uygulaması devreye girdiğinde “Bunlar da nereden çıktı?” gibi şaşkın tepkiler verdiğine şahit oldum. Şahsen pek fazla şaşkınlık yaşamadım zaman tünelimi ilk gördüğümde. Çünkü en başından beri -belki de aşırı- kontrollü davranıyorum Facebook’u kullanırken. Kolay kolay medya paylaşmam; yazdığım durum güncellemelerini, yorumları göndermeden önce bir kez daha düşünürüm. Aslında pek yoğun kullandığım da söylenemez dünyanın en popüler sosyal ağını. Tabii bunu söyledikten sonra Facebook’lu dönemin fırtınalı gençlik zamanlarıma gelmediğinin altını çizmem gerek. 🙂 Şimdi gençlerin duvarlarında neler olup bitiyor…

Zaman tüneli, öncelikle çok güzel bir fikir. Yakın zamanda kullanıcıyı Facebook’a daha da bağlamak konusunda etkilerini göstereceğinden eminim. Özelliği etkinleştiren arkadaşlarımın zaman kaybetmeden geçmiş yıllardaki olayları zaman tünellerine eklemeye başladıklarını fark ettim: “Şu tarihte kolumu kırdım.” gibi.

Zaman tünelinin en güzel yanı, doğal birikimleri (geçmişteki aktiviteleri) kullanışlı şekilde sergiliyor olması. Tünelinizin şu anki görünümü çok da önemli değil bu açıdan bakınca. Altı üstü birkaç yıldır kullanıyor olmalısınız Facebook’u. Bir de onlarca yıl kullandıktan sonra dönüp zaman tünelinize baktığınızı düşünün. Artık sizin hayatınızın da bir belgeseli olmuş olacak!

Yaşı 30’u geçmiş olanların pek fazla çocukluk fotoğrafı bulunmaz. Anne baba sanatçı değilse, fotoğrafa özel bir merak yoksa, az sayıda sararmış fotoğraf kalmıştır çocukluk zamanlarından. Aileden bir hayırsever üşenmeyip çoğu siyah beyaz olan bu fotoğrafları bilgisayara aktarmamışsa, yok olup gitmeye mahkûmdur geçmiş belgeleri.

Bugünlerde arkadaşlarımın çocukları Facebook’a doğuyor sanki. Facebook 40-50 sene sonra ölmez sağ kalırsa, bu çocukların zaman tünelleri gerçek birer belgesel olacak. Böyle düşününce heyecan verici. Zaman tüneli meselesi, çevremdekilerin Facebook’u nasıl kullandıklarına bir kez daha dikkatimi çekti, ilginç bulduğum çıkarımları sizlerle paylaşmak isterim.

Facebook’ta yaşayanlar

Arkadaşlarımdan bazıları Facebook’u gün boyu açık tutuyor. Bunlar genellikle yoğun dikkat gerektirmeyen işlerde çalışanlar, emekliler, öğrenciler. Ne zaman uğrasam vaziyet belirten ikonları yemyeşil. Matrix tarzı bir yaşama geçişin kı-yısındalar ama farkında değiller! Hareketsizleşip kilo alıyor olma ihtimalleri çok yüksek. Sosyal anlamda tatmin olduklarından eminim; fakat eş-dostla gerçek dünyada karşı karşıya oturmanın, yüz yüze bakmanın tadını unutmalarından korkuyorum. Yine de bir avantajları var: Bu insanların zaman tünelleri hayli zengin olacak.

Oyunlara gömülenler

Eşi dostu yazmadan kendi itiraflarımı yapayım. Bejeweled Blitz hayatımdan toplamda bir iki günü çalmış olabilir. Bir de arada bir uğrayıp Poker oynuyor olabilirim. 🙂 Oyun işinin suyunu çıkaran çok arkadaşım var. Daha iyi oynayamazdım dediğim bir oyunda ben birkaç yüz puan alabilirken on binlerde gezenler… Yetenek mi? Güçlü refleksler mi? Tabii ki oyuna harcanan zaman konuşuyor burada. Bilgisayar oyunlarıyla büyüyen bendim sonuçta, emeklilik dönemlerini yaşayan akrabalarım değil! Reflekslerimin de daha iyi olduğuna bahse girerim. Oyun sektöründeki firmaların yaptığı açıklamalara bakılırsa Türkiye’deki Facebook kullanıcılarının %70’i sosyal ağda oyun oynuyor. Oyun oynamak Facebook’a girmek için hatırı sayılır bir sebep; fakat şimdiden uyarayım, sosyalleşmek yerine oyunlara gömülenlerin elması pek kızarmayacak. Zaman tünelleri cılız kalacak.

Arada bir uğrayanlar

işte kendimi en çok yakın hissettiğim grup. Hatta bu gruptayım diyebilirim, iş hayatım zaman zaman Facebook üzerinde bir şeyler yapmamı gerektirdiğinden ziyaretlerimi sıklaştırdığım oluyor ama bunları saymazsak ben de arada bir uğrayanlardanım. Benim uğrama sebebim genellikle aile özlemi oluyor. Tanıdıklardan birinin yeni doğan bebeğinin ilk fotoğraflarını görmek, gerçek dünyada yapılan buluşmadan Facebook’a yansıyan kareleri incelemek bence Facebook’a uğramak için iyi sebeplerden. Ne yazık ki, ben ve benim gibilerin de zaman tüneli pek renkli olmayacak. Zenginleştirmek için pek bir şey yapmıyoruz çünkü.

Zaman tünelinin bana hatırlattığı son şeyden, ama önemli bir şeyden bahsederek kapatayım bu konuyu. Yaşamın online ortamda bıraktığı izleri incelerken insan birazının da zaten o ortamda yaşandığını görüyor. Yukarıda bahsettiğim gibi herkes için değişiyor bunun oranı. Kimisi hareketsiz-leşip şişmanlamaya başladı bile. Teknolojiye mesafeli duranların korktuğu gibi, Matrix’in, Suretler’in (Surrogates) anlattığı öyküler geliyor akla. Sanki Facebook büyüyüp büyüyüp hepimizi, her şeyi yutacakmış gibi. Ama merak etmesinler; ne kadar iyi bir deneyim sunarsa sunsun, gözle görmenin elle dokunmanın hazzını veremeyecek hiçbir teknoloji, hiçbir zaman. Hem en kötüsü dahi olsa, içimizden birile-ri buna dur deyip gerçek dünyayı seçecek. Bir düşünün, şu dünyada yalnızca gerçek dünyayı seçenlerle yaşamak istemez miydiniz, sanal dünyacılar ayakaltından çekildikten sonra?

Yıllar sonra Twitter

2007 yılının Eylül sayısı için yazdığım köşe yazımın başlığı “Twitter benim neyime gerek?” şeklindeydi. O günlerde ülkemizde neredeyse kimsecikler tarafından kullanılmayan Tvvitter, monolog yapısıyla beni çekmeyi başaramamıştı. Aradan geçen yıllar Twitter’ı değiştirdi. Aslında aradan geçen yıllarda Tvvitter’ı kullanmaya başlayan değerli insanlar bu online servis konusundaki fikrimi değiştirdi. Bir şeyleri kaçırdığımdan emin olduğumda ben de açtım kendi hesabimi: twitter.com/kivancco

AĞA TAKILANLAR

HEM UÇAK HEM OTOBÜS
www.bavul.com
Yapmak istediğiniz seyahat için uçak bileti bulmanıza olanak tanıyan, hatta en uygun fiyatlı uçuşları görmenizi sağlayan web sitelerini çokça yazdık çizdik. Bavul, conr, uçağın yanında otobüs yolculuğu alternatiflerini de parmaklarınızın altına seren bir web sitesi.

BİLGİYE BAĞIŞ ZAMANI
tr.wikipedia.org
Yıllardır gönüllü yazarlarıyla dünyanın bilgisini bir araya toplamak için çalışan VVikipedia’nın bağışlarınıza ihtiyacı var. Milyonlarca internet kullanıcısının faydalandığı bir online servis olan VVikipedia’ya 5 dolar da olsa, gönlünüzden kopanı bağışlayabilirsiniz.

SANATINIZI PARAYA DÖNÜŞTÜRÜN
www.istockphoto.com
Dünyanın en popüler stok fotoğraf servislerinden biri olan iStockhoto sayesinde, çektiğiniz fotoğrafların kullanım hakkını satarak para kazanabileceğinizi biliyor muydunuz? iyi gelir elde etmek için en önemli püf noktası, sitede çokça yer almayan konularda fotoğraflar çekmek.

A. Kıvanç TANRI KULU
kivanc@PCnet.com.tr  / ocak sayısı 2012

Hem indirmesi hemde kullanımı tamamen ücretsiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu