Anasayfa / İş Fikirleri / Ortak çalışma alanı konsepti işi yapın

Ortak çalışma alanı konsepti işi yapın




Ortak çalışma alanı konsepti dünyada ve Türkiye’de hızla yaygınlaşıyor. Sıkıcı ofislerde çalışmayı sevmeyen Y kuşağından girişimciler, kreatif çalışanlar buraları tercih ediyor. Kafa avcıları da coworking mekanlarında kol geziyor…

Paylaşım ekonomisinin yeni çalışma trendi

GÎDEREK büyüyen paylaşım ekonomisi yaşama ve çalışma alışkanlıklarımızı kökten değiştiriyor. Coworking kavramının son birkaç yılda trend haline gelmesi, bu değişimin en belirgin göstergelerinden biri. Türkçeye ‘ortak çalışma’ diye çevirdiğimiz paylaşımlı ofis kavramı, her geçen gün bu alanda hizmet veren yeni şirketlerin açılmasıyla yaygınlaşıyor. Özellikle işe yeni başlamış ve bir ofis kirasını ödeyemeyecek durumda olan girişimcileri hedefleyen ortak çalışma alanlarında, kendinize bir masa kiralayıp o gün çalışmaya başlayabiliyorsunuz. Hem de şehrin en nezih semtlerinde. Dilerseniz merkezin adresini iş adresiniz olarak da kullanabiliyorsunuz. Toplantılarınızı bu merkezlerdeki özel toplantı odalarında yapabiliyor ve misafirlerinizi ağırlayabiliyorsunuz.

EV OFİS RÜYASI ÇÖKÜNCE

10 yıl önce insanlığın ortak rüyası olan ev ofisler, yani evden çalışma mantığı, teorikte ve pratikte çökmüş durumda. Kimse pijamalarını değiştirip evin içinde ofis havasına giremiyor. Bilgisayarını alıp bir kafede çalışmayı tercih ediyor. îşte coworking akımı tam bu noktada da imdada yetişiyor. Kafede içeceğiniz aylık çay kahve parasına, ortak çalışma alanına bireysel olarak üye olabiliyorsunuz. Üstelik buralarda çay kahve ücretsiz. Sosyalleşmek isteyenler için çeşitli sosyal aktiviteler, atölye çalışmaları ve söyleşiler de var.



Co-working, hazır ofis kavramından biraz daha farklı bir kavram. Bu alanlarda daha çok teknoloji firmalarının birimleri, girişimciler, teknoloji start-up’ları, bloggerlar, yazılımcılar, mimarlar, iş adamları, editörler ve çeşitli sektörlerde dışarıdan çalışan katma değeri yüksek akıllar yer alıyor. Haliyle bu alanlara sırf yeni kişilerle tanışıp çeşitli işbirlikleri yapmak için üye olanlar da var. Başlangıç seviyesindeki start-up ve girişimleri avlama niyetinde olan yatırımcılar ve yatırımcı ile girişimciyi bir araya getiren pitcher’lar da (çöpçatan) coworking alanlarda kol geziyor.

ABD VE ASYA’DA ÇOK YAYGIN

Bu sektörün öncü yayını DeskMag’a göre, 2015 yılında tüm dünyada 8 bin 700 ortak çalışma alanı varken, bu rakam 2016 sonunda 11 bin 300’e yükselmiş. Şu anda ise 13 bin 800 adet alan var. 2017 sonunda 15 bini bulacağı öngörülüyor. 2015’de bu alanlarda çalışan toplam üye sayısı 510 bin iken 2016’da bu rakam 835 bine yükselmiş. 2017 beklentisi ise 1 milyondan fazla üye. Basit bir hesap ile 2015 yılında her şubeye 38 kişi düşüyorken, bugün rakam 129 kişiye ulaşmış durumda. Özellikle ABD ve Asya ülkeleri başı çekiyor. Bu radikal büyüme ülkemizdeki girişimcileri de co-vvorking işletmeciliği alanına yönlendiriyor.

Türünün dünyadaki ilk örneği 10 yıl önce San Francisco’da kurulan Citizen Space idi. En bilineni ise yine Amerikalı olan WeWork zinciri. Yedi yıl önce kurulan WeWork, bir yıl önce 17 milyar dolar değerlemeyle 780 milyon dolar yatırım almıştı. Bugün New York’tan Şanghay’a, Berlin’den Londra’ya birçok şehirde 80’den fazla şubesi var.





Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir