Kariyer ve İş

2019 İK Trendleri ve Öne Çıkacak Sektörler

DİJİTALLEŞME, yapay zeka, veri analizi ve otomasyon gibi kavramlar şirketlerin insan kaynakları (İK) departmanlarını da dönüştürüyor. Uzmanlara göre 2019, veri uzmanlığı, ‘herkes için’ metodolojisi, esnek çalışma, çalışan deneyimi, yeteneği elde tutmak, mobil mülakat ve paylaşım ekonomisi gibi kavramların ön plana çıkacağı bir yıl olacak. İstihdam beklentilerine bakarsak, turizm, hizmet, bilişim ve ihracata yönelik sektörler istihdamın artacağı alanlar olurken, inşaat ve otomotiv sektörlerinde daralma yaşanabileceği öngörülüyor. Ar-Ge mühendisliği gibi yeni nesil işlerde de başvuru artışları bekleniyor.

TURİZM VE BİLİŞİM YÜKSELİŞTE

2018’in son çeyreğinin ekonomik koşullar nedeniyle beklenilen şekilde geçmediğini belirten Eleman.net Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Duyarlar, “Yayınlanan iş ilanı sayılarına baktığımızda işe alımlarm önemli ölçüde azaldığını söyleyebiliriz. İstihdam sektörü de bu durumdan olumsuz etkilendi. Ekonominin daha stabil hale gelmesiyle birlikte 2019 yılının ilk çeyreğinde istihdam piyasasının hareketleneceğini ve ikinci çeyrekte daha iyi olacağını düşünüyoruz” diyor. 2019’da dijitalleşme ve yapay zeka desteklerinin artmasıyla beraber, performans, değerlendirme ve seçme, yerleştirme süreçlerinin otonom hale gelmeye başlayacağına da işaret eden Duyarlar, “Mobilite her alanda olduğu gibi İK alanında da önemli bir yere sahip. Mobil uygulamalar, mobil mülakat sistemleri, online görüşmeler ile birlikte tüm süreçler mobil cihazlardan da takip edilebilir veya kullanılabilir hale gelecek” diyor. 2018’de hizmet sektöründeki istihdam artışının, 2019 yılında da sürmesini beklediklerini ifade eden Duyarlar’a göre, gıda, tekstil, turizm ve bilişim sektörlerinde de istihdam artışı olacak. İnşaat sektörü ise daralmaya devam edecek. Sanayi, üretim ve otomotiv sektörleri de 2019 yılında istihdamda azalma beklenen sektörler.

girisimcilik trendleri
2019’da ik departmanları

İMALAT SEKTÖRÜNDE ARTIŞ BEKLENİYOR

Assessment Systems Kurucusu ve CEO’su Levent Sevinç, dijitalleşme, ileri veri analitiği ve yapay zeka konularının 2019’da İK’nın gündeminde olacağını belirtiyor. Yapay zeka merkezli değerlendirme araçlarının 2019 trendlerinin ilk sırasında yer alacağına işaret eden Sevinç’e göre, chatbot ve yapay zeka temelli rol oyunları, İK departmanlarının çalışan değerlendirmelerinde araçları olarak geleneksel yöntemlere rakip olacak. Özellikle genç adaylar için, uzun ve yorucu değerlendirmelerin yerine aday algısını önemseyen oyun temelli araçlar yaygınlaşacak. Yılda bir ya da iki Levent kez yapılan performans değerlendirme sistemlerinin yerini ise gerçek zamanlı performans ölçümleri alacak. İşe alımda da entegre ÎK platformları ile aday bulma, mülakat ve değerlendirme süreçleri tek bir dijital ortamdan yürütülecek.

Ekonomik dalgalanmadan olumsuz yönde etkilenen başlıca iki sektör olan inşaat ve otomotivde istihdamın 2019’da azalabileceğine vurgu yapan Sevinç, “iler sene büyüyerek devam eden finans, sigorta ve perakende ise bu sene frene basacak gibi görünüyor. İstihdam artışı beklediğimiz sektörler ise 2018 son çeyrekte büyüme gösteren turizm ve ihracat firmaları olacak. Cumhurbaşkanlığının yıllık kalkınma planı içerisinde yer alan istihdamı teşvik eden adımların tüm sektörlere olumlu etki edeceğini düşünüyoruz. Özellikle stratejik öncelik olarak belirlenen imalat ve bilişim sektörlerinde de artış olacağını söyleyebiliriz” diyor. Sevinç, Assessment Systems olarak 2019’da Online Değerlendirme Merkezi, Chatbot, Videolu Durumsal Yargı Testi, Oyun Bazlı Değerlendirme gibi araçları çeşitlendirmeyi ve yapay zekaya dayalı yeni alternatifler eklemeyi planladıklarını da ifade ediyor.

2019’UN MOTTOSU “HERKES İÇİN”

Great Place to Work Türkiye Ülke Müdürü Eyüp Toprak, 2019’da çalışmalarının odağında “For AU” (Herkes İçin) metodolojisinin olduğunu belirtiyor. For Ali metodolojisi, ‘eğer bir şirketi mükemmel bir işyeri olarak tanımlayacaksak, o işyeri herkes için mükemmel olmalı’ yaklaşımına dayanıyor. Çalışanın pozisyonuna, şirket için ne yaptığına ve kim olduğuna bakılmaksızın, herkes için mükemmel bir iş yeri kültürü oluşturulmasını 2019’un ana teması olacağına işaret eden Toprak, “Araştırmalarımızın sonuçlarında liderlerle diğer çalışanlar arasında, kadınlarla erkekler arasında, farklı kuşaklar arasında iş yerindeki deneyimlere ilişkin farklılıklar göze çarpıyor. For Ali yaklaşımına göre, çalışanların potansiyellerini artırmadaki en önemli üç unsur, etkin liderlik, şirket değerleri ve güven.

Bu unsurlar çalışanların potansiyellerini artırmak için çok önemli. Çalışan potansiyelinin artması ise şirket için iki çıktıyı meydana getiriyor, inovasyonda fark yaratma ve finansal performans artışı” diyor.

2019 İK trendleri konusunda da fikirlerini paylaşan Toprak’a göre, kapsam ve görevleri dönüşen İK, sadece çalışan deneyimini yönetmekle kalmayacak, orta vadede daha teknik bir departman olma yolunda evrilecek. İK geleneksel yapısından çıkarak, içinde bulunduğumuz bilgi çağına uyumlu hale gelecek. Analiz edilen verileri anlamak ve bunu ihtiyaçlar doğrultusunda kullanabilmek ön plana çıkacak. ÎK departmanlarında çalışan Y kuşağının ise bu noktada kolaylaştırıcı bir etkisi olacak. Mobilitenin de etkisiyle iş-yaşam dengesinde yaşanan zorluklar da görünür hale gelecek. Hafta sonu stmum hazırlamak ile Cuma öğleden sonra tatile başlamak gibi yeni dengeler söz konusu olacak. Bu süreci yönetme konusunda IK departmanlarına önemli görevler düşecek. ÎK departmanlarının dijital dönüşümün etkisiyle IT departmanı ile daha fazla dirsek teması yapmasının da 2019’da beklenenler arasında olduğunu ifade eden Toprak, “Proje bazlı işler, farklı yeteneklere farklı zamanlarda duyulan ihtiyaçlar hep vardı ama önümüzdeki dönemlerde esnek çalışma eğiliminin artacağım ve bunun İK’nın ajandasındaki gündem maddeleri arasında yer alacağını söyleyebilirim. Dünyadaki çalışma koşulları, yeni neslin iş hayatına girmesiyle değişiyor” diyor.

GÜNDEM, YETENEĞİ ELDE TUTMAK

Peryön Türkiye İnsan Yönetimi Demeği Yönetim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz’a göre, insan yönetimi alanındaki eğilim, tüm iş süreçlerine yansıyacak dijitalleşme çalışmaları üzerinde yoğunlaşıyor. İK yapılanmaları, aplikasyon bazlı teknolojiler, yenilikçi süreç tasarımları ve büyük veri kullanımı gibi pek çok konuya odaklanıyor. 2019 yılında da bu trendin artarak devam edeceğini belirten Öztınaz’a göre,

2025 yılında iş gücünün yüzde 60 ila 75’inin Y kuşağı olacağı öngörülü yor. Bu nedenle 2019’da yetenekleri elde tutma ve ölçme değerlendirme metotlarında özellikle genç kuşaklara yönelik çalışmaları konuşmaya devam edeceğiz. Rakamlarla ve niteliksel ölçüm teknikleriyle şekillenen performans ölçme modellerinden uzaklaşılacağım da değinen Öztınaz, “Bu metotlar yerini, kuruma, ekibe en önemlisi de topluma yarattığı katma değeri odağına alan modellere bırakacak” diyor.

İSTİHDAMI HAREKETLENDİREN DÖRT SEKTÖR

Online istihdam platformu Kariyer.net’in, istihdam piyasasının nabzını tutmak için dokuz yıldır aylık olarak yayınladığı İstihdam Endeksi’nin Kasım 2018 dönemine ait verilerine göre, Kasım ayında en çok iş ilanı yayınlanan sektör, geçtiğimiz yılın aynı ayma göre yüzde 6 artış gösteren bilişim sektörü oldu. İşe alımların hızlandığı diğer sektörler ise, hizmet, sigortacılık ve telekomünikasyon oldu. Kasım ayında iş arayanların en çok başvuruda bulunduğu ilk 10 mühendislik pozisyonu incelendiğinde makine, üretim ve inşaat mühendisliği pozisyonlarının ilk üç sırada yer aldığı görüldü. Geçtiğimiz sene ilk 10 arasında yer almayan Ar-Ge Mühendisliği ise yüzde 87 artış yakalayarak 2018 sonunda en çok iş başvurusu alan dokuzuncu mühendislik pozisyonu olarak öne çıktı. İş başvurularında en çok artış yaşanan ilk lO’daki diğer pozisyonlar şöyle; yüzde 84 artış ile elektrik-elektronik mühendisliği, yüzde 45 ile makine mühendisliği ve satın alma mühendisliği, yüzde 42 ile planlama mühendisliği, yüzde 40 ile elektrik mühendisliği ve proje mühendisliği, yüzde 35 ile kalite mühendisliği ve gıda mühendisliği, yüzde 27 ile de yazılım mühendisliği. Kariyer.net’in mavi yaka çalışan arayan işverenlerle, evinin yakınında iş arayan mavi yaka çalışanları buluşturan mobil uygulaması İşin Olsun’un verilerine göre ise, 2018 sonunda uygulama içerisinde mavi yaka pozisyonlarda en çok satış ve hizmet personellerinin arandığı görülüyor. Yeni iş ilanlarında eczane elemanı, sekreter, satış elemanı, çağrı merkezi elemanı ve kasiyer arayışı ağır basıyor, iş arayanların en çok başvuruda bulunduğu pozisyonlar ise sekreter, garson, temizlik görevlisi, çağrı merkezi elemanı ve kasiyer şeklinde sıralanıyor.

PAYLAŞIM EKONOMİSİNDE KADIN YILI

Kaynakların ortak kullanım prensibine dayanan ve büyüklüğünün 2025 yılında 335 milyar dolar seviyesine erişmesi beklenen paylaşım ekonomisi yani GIG ekonomi hızla yükseliyor. Tahminler, 2020 yılına kadar sadece ABD’de bu ekonomi modeli çerçevesinde işgücünün yüzde 43’ünün freelance çalışma sistemini benimseyeceğini ortaya koyuyor. Nitekim dünyadaki eğilim de bu yönde ilerliyor.

ILO verilerine göre, kadınların işgücüne katılımı yüzde 46 oranmdayken, erkeklerin katılımı yüzde 75’i buluyor. îki cinsiyet arasındaki puan farkı, bazı ülkelerde 50’ye kadar çıkıyor. Kadınların istihdama katılımı konusunda dünya genelinde yaşanan sıkıntılar, kadın çalışanları farklı modelleri benimsemeye itiyor. FreshBooks tarafından yayınlanan “2018 Kadını îşgücü Raporu”na göre, önümüzdeki beş yıl içinde 13 milyon kadının geleneksel işlerden ayrılıp serbest çalışan olabileceği öngörülüyor. Diğer bir araştırmaya göre ise, 2019’un başında Ingiltere’de 2 milyon kadının GIG ekonomi tabanlı işlerde çalışarak bağımsız çalışması, kendi işinin patronu olması bekleniyor.

Tablonun Türkiye için de pek farklı olmadığım anlatan online iş platformu SanalUzman.com Genel Müdürü Niyazi Bekiroğlu, paylaşım ekonomisinin hem kurumlar hem de çalışanlar tarafından benimsendiği görüşünde. Kadınların serbest çalışma sisteminde varlıklarını hızla artırdıklarına dikkat çeken Bekiroğlu, şu anda Sanaluzman.com üzerinde aktif olan üyelerin yaklaşık yüzde 46’sının kadın olduğunu, bu sayının 2019 yılında daha da artacağını öngördüklerini anlatıyor. Bekiroğlu, “Paylaşım ekonomisi krizlerin, finansal zorlukların, şehirleşmenin, kaynakların ve enerjinin giderek kısıtlanması nedeniyle tüm dünyada gün geçtikçe büyüyen bir ekosistem. Ana felsefesinde ise nitelikli kaynakların verimliliğini artırarak ekonomiye kazandırmak yer alıyor. Emek paylaşımını alışkanlık haline getirmiş ekonomilerin başarısı azımsanmayacak bir düzeyde. 2023 yılında Türkiye’de nüfusun yüzde 8’inin yani yaklaşık 8.5 milyon insanın bu yeni düzen dahilinde freelance çalışması bekleniyor. Bu alanda 2018 yılında yakalanan ivmenin 2019’da artarak devam edeceğine inanıyoruz” diyor.

2018’in serbest çalışma kavramının hem işveren hem de çalışan gözünde normalleştiği ve uygulamasının arttığı bir sene olduğunu, bu alandaki eğilimi Sanaluzman.com üzerinden ölçüm-leyebildiklerini anlatan Bekiroğlu, “Bir seneden kısa bir sürede Türkiye’nin 74 ilinden, 10 bini aşkın üyemiz oldu. Sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Kocaeli en çok üye aldığımız iller. Üye profilimizin yüzde 13’ü ise yurtdışmda yaşıyor. Bu veriler bize freelance çalışmanın kişilere ne kadar sınırsız bir serbestlik ve iş imkanı tanıdığını gösteriyor” diyor.

Serbest çalışanların yoğun olarak 25-34 yaş aralığında olduğunu ve uzmanlık alanlarının da grafik tasarım, web yazılım, SEO ve dijital pazarlama, yazılım ve yazı çeviri olarak sıralandığını anlatan Bekiroğlu, “Platformumuz üzerinde Türkiye’den yılda yaklaşık 225 binden fazla oturum açılıyor. Bunun 5 binden fazlası Avrupa ülkeleri ve ABD’den geliyor. Türkiye, GIG ekonominin hızla ilerlediği bir pazar. Serbest çalışma konusunda da Avrupa’da en hızlı büyüyen ülkelerden biri. Ülkemizde freelancer sayısı hızla artıyor ama yurt dışındaki freelancer’lar da Türkiye’deki kurumlarla iş yapma sıklığını artırıyor” diyor.

YÖNETİM KURULLARINDA İKİ KADIN

Özellikle Y ve Z kuşağının çalışma hayatına katılması ile birlikte yöneticilik ve liderlik anlayışı da yeniden tanımlanıyor. Yeni kuşak, iş hayatında güçlü ilişkiler kuran, hiyerarşi uygulamayan, esnek ve çalışma arkadaşlarını karar sürecine katan yöneticiler istiyor. Kadınlar, çok yönlü düşünmelerinin yanı sıra, bu özellikler bakımından da erkeklerden daha başarılı. Dolayısıyla yeni kuşakla verimli çalışmak ve sonuç almak için yönetim kurulları ve karar mercile-rindeki kadın sayısının artması gerekiyor. Tüm dünyada şirketler bu gerçeği görmüş ve aksiyon almaya başlamış durumda. Bankacılıktan otomotive, gıda sanayinden tüketici iletişimine kadar pek çok alanda şirketler yönetimlerini kadınlara emanet ediyor.

Ancak bu şirketlerin sayısı hala azınlıkta. Oysa, nüfusun yarısını oluşturan kadınların en üst karar noktası olan yönetim kurullarında var olması, kota sahibi ülkeler hariç tüm dünyada ancak yüzde 5 ile 15 arasında gerçekleşebiliyor. Bu nedenle Türkiye dahil pek çok ülke kadınların yönetim kurullarında daha fazla yer alması ve kararlara ortak olması için özel programlar geliştiriyor. Örneğin, Türkiye’de Sermaye Piyasası Kurulu, halka açık şirketlerde yönetim kurullarında yüzde 25 kadın üye oranını öneriyor. 2012 yılından bu yana yönetim kurullarındaki kadın oranını artırmak için çalışan

Yönetim Kurulu’nda Kadın Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Selen Kocabaş, “Türkiye’nin toplumsal cinsiyct eşitliğinde ilerleme sağlamasının ön koşulu, kadınların ekonomik hayatta güçlenmesi. Kadımn ekonomik hayata daha çok katılımı, ekonomik büyüme ve kalkınmaya sıçrama etkisi yaratacak bir güçtedir. Bu nedenle biz 2019 yılı hedefimizi ‘her yönetim kuruluna en az iki kadın üye yerleştirmek’ olarak belirledik” diyor.

Z KUŞAĞI TEKNOLOJİ İSTİYOR

Dell Technologies, dünya çapında yaptığı Z Kaşağı Araştırmasına göre, Türkiye’deki Z kuşağı dünya çapındaki akranlarına kıyasla teknoloji okuryazarlığında kendisini dünyanın zirvesinde görüyor ve en son teknolojilerle çalışmak istiyor. Araştırmanın Türkiye sonuçlarına bakıldığında çarpıcı sonuçlar ortaya çıktığım dile getiren Dell EMC Türkiye Genel Müdürü Sinan Dumlu, “Dünya çapındaki yaşıtlarına kıyasla çok daha özgüvenli ve teknolojiye meraklı bir nesil Türkiye’de ortaya çıkıyor. Onlar için en son teknolojilerle çalışmak çok önemli ve belirleyici rol üstleniyor. İnsanların makinelerle birlikte entegre çalışacağım düşünen bu nesil, kişisel veri güvenliğini de oldukça önemsiyor. Dijital dönüşüm ile birlikte yepyeni bir alanda rekabet edecek şirketlerin bu yeni çalışan nesline de uyum sağlaması rekabette ayakta kalmasının temellerinden birini oluşturuyor” diyor.

Dimensional Research tarafından Dell için Ağustos-Eylül 2018 arasında dünya çapında 17 ülkede 12 binden fazla lise ve lise sonrası okullara devam eden öğrencilerle yapılan çalışmanın Türkiye sonuçlarında şu detaylar dikkat çekiyor: Türkiye’deki Z kuşağının yüzde 57’si dünya ortalamasını aşarak araştırma ve geliştirme gibi teknolojinin geliştirildiği alanlarda çalışmak istiyor. Türkiye’deki öğrencilerin yüzde 86’sı en son teknolojilerle çalışma konusunda ilgi göstererek tüm dünyadaki akranlarını geride bırakırken ABD’deki akranlarına (yüzde 68) fark atıyor. Türkiye’deki Z jenerasyonunun yüzde 66’sı aynı koşulları sunan bir işyerinde sağlanan teknolojinin, iş tercihinde önemli yeri olduğunu belirtirken bu oran Amerika Birleşik Devletleri’nde yalnızca yüzde 37 oranında. Türkiye’deki Z jenerasyonunun yüzde 53’ü insan ve makinelerin entegre bir ekip olarak çalışmasını bekleyerek bu alanda dünyanın en iyimser kitlesini oluşturuyor. Dünya çapında Z jenerasyonu, ilk kez bir şey yapmaya ihtiyaç duyduklarında değişik gruplardan tavsiyeler almayı tercih ediyorlar. İngiltere’de ebeveynlere ya da daha yaşlı insanlara danışılırken, Fransa’da arkadaşlara güveniliyor. Türkiye’de ise Z jenerasyonu ilk kaynak olarak ve iş yerinde bir ihtiyacı olması durumunda YouTube videolarım tercih edeceğini belirtiyor.

Alp SEZGİNSOY / Expertera CEO’su
“İhracat, turizm ve teknoloji yılı”

Anında Yetenek Platformu (On-demand Expertise Platform) olarak dünyada ilklerden biriyiz. 2019’da Fortune 500 firmalarının yüzde 30’u ile çalışmayı ve uluslararası firmaları portföyümüzün yüzde 50’sinden fazlası yapmayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz senelere göre firmalar artık sadece proje yapmayı değil, çevik işgücünü dijital dönüşüm stratejilerinin bir parçayı haline getirmeyi istiyorlar. Biz de firmaların işgücü dönüşümü için çalışmaya başladık.

Ayrıca 2018’de olduğu gibi 2019 Mayıs ayında yine Avrupa’nın en büyük Future of Work Summit’lerinden birini yapacağız. İstihdam öngörülerine gelince, turizm, teknoloji ve ihracata yönelik olan sektörlerde istihdam artışı olacağını söyleyebiliriz. Diğer yandan otomasyonun etkisini bazı üretim sektörleri ile İK, finans gibi fonksiyonlarda hissetmeye başlayacağımız bir yıl olacak.

Canan DUMAN / İK Danışmanı, Yazar
“Veri ustalığı önem kazanıyor”

2019, değişim kaynaklı iyileştirme süreçlerine tanıklık edeceğimiz bir yıl olacak. Çalışanlar gittikçe artan bir şekilde kurumlanndan daha fazla şey bekliyor. Bu nedenle insan kaynakları departmanları çalışanlarla iletişimini geliştirerek geri bildirim almayı daha fazla önemseyecektîr. Çalışanlardan toplanan veriler stratejik insan kaynakları politikalarının belirlenmesinde ve çalışan deneyiminin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Karar vermeyi yönlendirecek çalışan profilinin oluşması sağlanarak, daha katılımcı ve memnun çalışanlar ile verimlilik artışı sağlamak mümkün olacaktır. Kuramlarda veriye dayalı karar vermek için, teknolojinin öneminin de artacağına inanıyorum. Veriyi analiz etmekten ziyade verinin nasıl kullanılacağı yani veri ustalığı önem kazanacaktır. Kurum kültürü oluşturmak, itibar yönetimi yapmak, işveren markası olmak ve bunu etkili bir şekilde pazarlamak da odak noktası haline gelecek. Ayrıca insan kaynaklan bir pozisyon açıp beklemek yerine, yeteneği bulmak ve daha proaktif olmak için yeni yollara daha çok yönelecek diye düşünüyorum. Yani Facebook, Twitter,  Linkedln, bloglar ve forumlar ile sosyal medya, işe alım sürecinde daha büyük bir rol oynayacak. Mobil başvuru taleplerinde de artış olacağını söyleyebiliriz. Mekana ve saate bağlı kalmadan esnek çalışma modeli yaygınlaşacak. Çalışma esneklikleri insan kaynakları politikalarına entegre edilecek. Yetenekli çalışana dünyanın her yerinden ulaşmak için yeni stratejiler geliştirileceğine inanıyorum. 2Q19’da istihdam artışı olacak sektörlerin yazılım, yeme-içme, tekstil, turizm, otomasyon ve tasarım olacağını öngörebiliriz. İstihdamda daralma yaşanacak sektörler ise; inşaat ve tüm alt grupları dahil genel olarak imalat sektörü, enerji, perakende, otomotiv, havacılık, medya-basın-yayın, hizmet, kimya ve tarım olacaktır.

ÜRÜN DİRİER

Hem indirmesi hemde kullanımı tamamen ücretsiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu