Anasayfa / Ekonomi-Finans / Analistlerin gelecek gördüğü 26 hisse

Analistlerin gelecek gördüğü 26 hisse



Üçüncü çeyrek bilançoları bir bir açıklanıyor, öte yandan özellikle uluslararası gündem maddeleri çok yoğun. Uzmanlar, bu dönemde ucuz kaldığı düşünülen hisselerin fırsat sunabileceğine dikkat çekiyorlar…

ÖNÜMÜZDEKİ 15-20 günlük dönemde belli başh gündem maddelerinin (4 Kasım İran ambargoları, 5 Kasım Ekim ayı enflasyonu, 6 Kasım ABD seçimleri, 8 Kasım FED faiz kararı vb.) borsanın trendini belirlemesi bekleniyor. Bu süre içinde beklentilerin dışında olumsuz gelişmelerin olmaması durumunda genel olarak borsada yatay bir seyir bekleniyor. Uzmanlar Eylül ve Ekim ayının başında test edilmiş fakat aşılmakta zorlanılan 100.600 psikolojik seviyesinin önemli bir bariyer olarak güncelliğini korumaya devam ettiğini ifade ediyor. Bu seviye üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda ilk etapta 103-105 bin’1 aralığına doğru yükselişlerin denenebi-leceğini düşünüyorlar. Şimdilik zirve olarak 99.300’leri takip etmenin gerçekçi olduğunu ancak zaman zaman 100.750 direncine doğru atakların olağan kabul edilebileceğine dikkat çekiliyor.

Fiyat hareketlerinin yoğun olduğu dönemlerde doğru maliyetleme yapılabilmesi açısından piyasa çarpanlarının güçlü göstergeler olarak ön plana çıktığını hatırlatan uzmanlar, bu kapsamda özellikle Fiyat/Kazanç Oram ve Piyasa Değeri/Defter Değeri oranlarına dikkat çekiyor. Ancak mali çarpanların tek başına yeterli bir gösterge olmadığının da altını çiziyorlar. Üçüncü çeyrek bilançolarının açıklanmaya başlanmasıyla birlikte bu dönemde hisse seçiminin önemini hatırlatan uzmanlar ucuz hisseleri bulmak gerektiğini belirterek bu kapsamda 26 hisseye dikkat çekiyorlar.

“OYNAKLIK ARTABİLİR”

Ahlatcı Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Muammer Demir, 9 Ekim tarihinde Hazine ve Maliye Bakam Berat Albayrak tarafından açıklanan Enflasyon ile Topyekün Mücadele Programı ile atılan adımlar sonrasında Ekim ayı enflasyon verisinde sınırlı yükselişlerin yaşanabileceğini, yeni tepe seviyesine ulaşıldıktan sonra mücadele programı çerçevesinde baz etkisi ile enflasyonda kademeli düşüşlerin yaşanabileceğini tahmin ediyor. 20 Eylül’de açıklanan Yeni Ekonomi Programı’nda sene sonu enflasyon tahmininin yüzde 20.8 olarak açıklandığım hatırlatan Demir, gündeme ilişkin beklentilerini ise şöyle özetliyor:

“2018 yılsonu enflasyon beklentimiz yüzde 22-23 aralığında dengelenebileceği yönünde. 25 Ekim TCMB toplantısı sonrasında kısa ve orta vade de TL varlıklarda oynaklık artabilir. Küresel tarafta ise Kasım ayının ilk haftasında yoğun bir gündem takip edilecek. Ayrıca TCMB’nin 31 Ekim tarihinde açıklayacağı yılın son enflasyon raporu TL varlık fiyatlamaları açısından yakından takip edilmeye devam edilecek. Özellikle, ABD’nin 4 Kasım tarihinde yürürlüğe alması beklenen İran’a yönelik yaptırımlar ilk etapta küresel emtia pazarı ve petrol fiyatlamaları üzerinde volatilitenin artmasına neden olabilir. Ayrıca, 6 Kasım’da ABD’de yapılacak ara seçimler 2020’de yapılacak ana seçimler öncesinde Başkan Trump’ın siyasi geleceği açısından çok önemli. 7-8 Kasım tarihinde ABD Federal Rezerv Açık Piyasa İşlemler Komitesi (FOMC) toplantısı yapılacak. FOMC Kasım ayı toplantısında piyasa beklentisi faiz oranlarında değişikliğe gidilmeyeceği yönünde şekillenirken, toplantı sonrasında yayımlanacak karar metninde komite üyelerinin Aralık ayında faiz artırımına yönelik bir sinyal verip/vermeyeceği, ABD ve küresel ekonomiye yönelik görüş ve beklentileri yakından takip edilecek. Özellikle, ABD ara seçim ve FOMC toplantısı sonrasında dolar ve ABD varlıkları üzerinde oynaklık artabilir.”

“HALEN 100.600 GÜNCEL”

“Küresel arenada siyasi, politik, jeopolitik riskler ile ticaret savaşlarına yönelik gelişmelerin Kasım ayında gündemin ilk sıralarında yer almaya devam edeceğini ve başta ABD borsaları olmak üzere Asya ve gelişmekte olan ülke borsaları üzerinde etkilerinin görülmeye devam edebileceğini düşünüyoruz” diyen Demir, endeks için kısa vadede küresel gelişmelerin etkisi ile birlikte, risk iştahının seyrine bağlı olarak 90.600-89.500 aralığına doğru gerilmelerin devam edebileceğini tahmin ediyor. Yükseliş denemelerinde ise 50 günlük hareketli ortalamanın geçtiği 95 bin seviyesi üzerinde kapanışların yaşanması durumunda 95.600-96.300 direnç aralığının takip edilebileceğini söylüyor. Endeks fiyat-lamaları açısından orta-uzun vadede, Eylül ve Ekim ayının başında test edilmiş fakat aşılmakta zorlanılan 100.600 psikolojik seviyesinin önemli bir bariyer olarak güncelliğini korumaya devam ettiğini ifade eden Demir, bu seviye üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda ilk etapta 103-105 bin aralığına doğru yükselişlerin denenebileceğini düşünüyor.

“DOĞRU MALİYETLEME”

Demir, bu dönemde yatırımcıların doğru maliyetleme yapabilmek için şirket pay senedi rasyolarım yakından incelenmelerini, bunlar içerisinde sektördeki benzerlerine göre görece düşük fiyat/kazanç oranı (F/K), düşük piyasa değeri/defter değeri ile birlikte öz sermaye karlılığı yüksek hisseleri tercih etmelerini öneriyor.

Bunun yanında XU100’deki değişimlere ne kadar şiddette ve yönde tepki verdiğini gösteren hissenin betası ve diğer rasyolarım yakından izlemeleri gerektiğini ifade eden Demir, “Aynı zamanda şirketin yer aldığı sektörün bulunabiliyorsa yurtdışı benzer şirket rasyoları ile karşılaştırılması ilk etapta pay senedinin ucuz ya da pahalı olduğuna dair bir fikir üretebilir. Fakat sadece rasyolara bakıp alım kararı verilmesinin risk-yönetim ve maliyeti açısından yeterli olmayacağını düşünüyoruz. Hisseye yatırım kararı verirken genel piyasa koşulları ile sektörün konumu, yapısı, sektörde yer alan şirketlerin birbirleriyle olan rekabeti ve sektördeki konumları da değerlendirmeye alınmalı” diyor.

Demir, bu dönemde ucuz hisseleri bulabilmek için geleceğe yönelik yatırımları devam eden, hikayesi olan, düzenli iyileşme gösteren istikrarlı mali tablolara sahip, yurtiçi/ yurtdışı yer aldığı sektörde uygun finansal çarpan ve rasyoları bulunan, güçlü büyüme potansiyeline sahip hisselere ağırlık verilmesini öneriyor. Demir bu kapsamda Enerjisa, Yataş, Turkcell, Vakıfbank, Tat Gıda, Ülker, Pegasus, Aksa Akrilik, Sabancı Holding, Ec-zacıbaşı îlaç, Kordsa, Petkim ve Kardemir’in ön plana çıkacağını belirterek orta ve uzun vade için yatırımcılara izlemelerini öneriyor.

“100.750 DİRENCİNE ATAKLAR OLABİLİR”

Son dönemde yaşanan finansal volatiliteye rağmen küresel merkez bankalarından önemli bir adım değişikliği gelmediğini belirten Al Capital Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Vahap Taştan ise, “FED, tabii ki bir taraftan risklere ilişkin uyarılarını yinelerken, FED başkanları nezdinde yapılan açıklamalar da piyasaları etkisi altına alan ticaret savaşlarını gündemde tutuyor” diyor. Bu konunun, merkez bankalarının müdahale alanı dışında bulunduğunu fakat sonuçları itibariyle FED gibi faiz artırımını sürdüren, ECB gibi önümüzdeki yıl faiz artırmayı düşünen merkez bankaları için engelleyici bir husus olduğuna dikkat çekiyor. Yine de şimdilik ECB ya da FED’den, kendi patikalarından ayrılacak bir yola girmelerini beklemediklerini de kaydeden Taştan, “TCMB tarafına gelince yüksek enflasyonun ve yüksek enflasyon beklentilerinin yarattığı bir atalet var. Enflasyon artık geriden beslemeli bir şekilde devam ediyor. Buna karşın piyasadaki talep, hali hazırdaki konjonktür dahilinde zaten daralma durumunda. Bu nedenle önümüzdeki dönemde TCMB’nin de ekstra bir sıkılaştırmaya girmesini beklemiyoruz” diyor.

Bu kapsamda borsada BIST-100 endeksinin, kendi gündemini fiyatlasa da son dönemde küresel piyasalarda yaşadığımız ikinci türbülansın, 92.400’lere kadar devam eden bir geri çekilme hareketini beraberinde getirdiğini düşünüyor. Ancak hala bir önceki ana dibin oldukça üzerinde olduğumuzu belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor: “Kısa vadedeki bu aşağı yönde elbette yurtiçi dinamiklerin de katkısı mevcut. Yüksek faiz ortamının baskıladığı şirket değerleri, yılın üçüncü çeyreğine ilişkin ekonomik faaliyetin ivme kaybedeceği beklentisi endeksi baskılıyor. Şimdilik zirve olarak 99.300’leri takip etmek mümkün. Ancak zaman zaman 100.750 direncine doğru ataklan olağan kabul edebiliriz”

“NAKİTTE VE DÖVİZ FAZLASI OLAN ŞİRKETLER”

Taştan, bu dönemde yatırımcıların doğru maliyetleme yapabilmek için çarpanların yeterli bir gösterge olmadığını düşünüyor ve şirketlerin düşük F/K’lara rağmen düşüşte olduğunu hatırlatıyor. Benzer durumun PD/DD için de geçerli olduğunu ve defter değeri altında işlem gören şirketlerin bulunduğunu bunların da kar yaratan şirketler olduğunu söylüyor.

Taştan, bu nedenle çarpan analizinde FD/FAVÖK’ü de bu kriterlerin arasına dahil etmenin mümkün olduğunu belirtiyor. Bunlara ek olarak, FAVÖK net kar marjı farkı düşük olan şirketleri de ön plana çıkardıklarını dile getirerek, “Çünkü üçüncü çeyrekte özellikle döviz yükümlülüğü olan şirketlerde finansman giderinin, faaliyet giderlerini aşmasından dolayı zarar yazabilecek bir pozisyondalar. Biz şirket seçiminde nette nakitte olan, döviz fazlası olan şirketlere yönelmiş durumdayız” diyor.




Taştan bu kapsamda, Anadolu Cam, Aselsan, Çemtaş Çelik, Ege Endüstri, Demisaş Döküm, Ereğli, îsdemir, Goodyear, Ege Seramik, Soda Sanayi, TAV Havaalanları, Mondi Tire Kutsan ve Tuborg hisselerinin ön plana çıkacağını belirterek orta ve uzun vade için yatırımcılara bu hisseleri izlemelerini öneriyor.

Muammer DEMİR / Ahlatcı Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı

TRAKYA CAM: Şirketin 2018 üçüncü çeyrek konsolide fınansal tablolarını incelediğimizde, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre ana ortaklık payları net dönem karı yüzde 71.6 artışla 275.772 milyon TL ve 2018 dokuz aylık ana ortaklık paylan net dönem karı ise yüzde 84 artış ile 780.158 milyon TL’ye yükseldi. İlgili dönemde, satışlar yaklaşık yüzde 65 artışla 1.667 milyar TL ve satışların maliyeti yüzde 63.2 yükselişle 1.142 milyar TL olarak açıklandı.

Ticari faaliyetlerden brüt kar yüzde 69 artış ile 525.157 milyon TL’ye ulaştı. Genel yönetim ve pazarlama giderleri ile esas faaliyetlerden diğer gelir/gider grubunda yaşanan artışların azaltıcı etkisiyle birlikte esas faaliyet karı yüzde 53.1 artışla 289.134 milyon TL olarak gerçekleşti. Yatırım faaliyetleri gelir/gider grubunda yaşanan artışlarda gelir artışlarının ön plana çıkması ile birlikte finansman gelir öncesi faaliyet karı yüzde 180 artışla 585.952 milyon TL’ye yükselirken, finansman giderleri grubu içerisinde yer alan kambiyo zararları ve faiz giderleri kalemlerinde yaşanan artışın net dönem karını baskıladığı görülüyor. Diğer taraftan, operasyonel performansın zayıf kalması ve operasyonel karlılığın beklentilerin altında gerçeklemesi net kar rakamı üzerinde diğer baskı unsuru olarak görülebilir. 2018 yılı üçüncü çeyrekte FAVÖK bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 23 oranında artarak 292.5 milyon TL ve FAVÖK marjı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre 6.02 puan azalış ile yüzde 17.54 seviyesine gerilediği izleniyor. Şirketin yer aldığı sektörde önemli rol üstlenmesi, geniş ürün yelpazesi, yurtiçi/yurtdışı aynı sektörde yer alan şirketlere göre yüksek rekabet gücü ve birçok firmaya göre uygun rasyolara sahip olması orta ve uzun vadede önemli veriler. Şirket hisselerinde yüzde 17 yükseliş potansiyeli ile 4.16 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

SODA SANAYİİ: Şirketin 2018 üçüncü çeyrek konsolide fınansal tablolarını bir önceki yılın aynı dönemine göre incelediğimizde, satışlar yüzde 58.6 artışla 957.76 milyon TL ve satışların maliyeti yüzde 30.8 artışla 522.93 milyon TL’ye yükseldiği görülmekte. Ciroda yaşanan artışın olumlu etkisiyle birlikte ticari faaliyetlerden brüt Soda Sanayii A.ş. kar yüzde 113.1 artışla 434.83 milyon TL olarak gerçekleşti. İlgili çeyrekte, pazarlama giderleri ve esas faaliyetlerden diğer gelir/ giderler grubunda yaşanan artışın etkilerine rağmen esas faaliyet karı yüzde 229.1 artışla 391 milyon TL’ye yükseldi. Esas faaliyetlerden diğer gelirler grubu içerisinde yer alan esas faaliyetler ilgili kur farkı geliri kaleminde yaşanan artışın esas faaliyet karma pozitif katkı sağladığını düşünüyoruz. Yatırım faaliyetlerinden gelirler ve finansman gelir/ gider kalemlerinde yaşanan artışla birlikte dönem karının 818.304 milyon TL’ye ulaştığı görülmekte. Yılın üçüncü çeyreğinde FAVÖK bir önceki yılın aynı çeyreğine göre 183 puan artışla 333 milyon TL ve FAVÖK marjı ise 9.93 puan artışla yüzde 34.80 seviyesinde gerçekleştiği görülüyor. Şirketin yurtiçi/ yurtdışı sektörde güçlü rekabet gücü, uygun fınansal rasyolar ve çarpanlarla işlem görmesi, artan yatırım harcamaları, yer aldığı sektördeki öncü konumu cazibesini artırıyor. Şirket hisselerinde 12 aylık dönemde yüzde 8 artış potansiyeliyle birlikte 7.44 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

HEKTAŞ: Üçüncü çeyrekte bir önceki yılın eş dönemine göre, net dönem karını yüzde 287 artışla 16.3 milyon TL’ye, dokuz aylık dönem karını ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 91.7 artışla 90.6 milyon TL’ye yükseltti. İlgili çeyrekte, satışlar yüzde 186 artışla 118.991 milyon TL’ye ulaşırken satışların maliyeti yüzde 146 artış ile 69.2 milyon TL olarak gerçekleşti. Satışlarda yaşanan artışın pozitif katkısıyla brüt kar yüzde 269 artışla 49.8 milyon TL’ye yükseldi. Esas faaliyetlerden diğer giderler grubu içerisinde yer alan kur farkı giderinde yaşanan artışın esas faaliyet karı üzerinde baskı unsuru olarak görülürken ilgili çeyrekte esas faaliyet karı 27 milyon TL olarak gerçekleşti.

Finansman gelir/gider grubunda yaşanan artışta kur farkı giderlerinin ön plana çıkması net dönem karı üzerinde azaltıcı etkileriyle birlikte net dönem karı 16.3 milyon TL olarak açıklandı. Şirketin yer aldığı sektördeki pazar lideri konumu, artan kapasite kullanım oranları ve üretim miktarı, artan ürün çeşitliliği, güçlü operasyonel performansı Hektaş pay senedinin orta ve uzun vadede cazibesini artırıyor. Şirket hisselerinde yüzde 16 yükseliş potansiyeli ile 10.44 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Vahap TAŞTAN/ Al Capital Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı
“Çemtaş’ın kambiyo geliri artar”

ÇEMTAŞ: Model portföyümüzde uzun süredir tuttuğumuz, endeks üzeri getiri sağlayan şirketler arasında yer alıyor. Hem döviz fazlası yaratıyor hem de düzenli gelir elde etmesi nedeniyle modelimiz içerisinde yer alıyor. Şirket son dönemdeki kur hareketleri nedeniyle altı aylık karı kadar kambiyo geliri yazabilir. Çemtaş hisselerinde yüzde 11 yükseliş potansiyeli ile 7.94 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

ANADOLU CAM: Cam, model portföyümüz içerisindeki en iyi performans gösteren sektörler arasında. Son dönemde sektörde artan girdi maliyetleriyle birlikte karlılıkta baskılama görüyoruz. Ancak Anadolu Cam aynı zamanda döviz fazlası olan bir şirket ve üçüncü çeyrekte döviz kuru geliriyle de karlılığına katkı sağlayabilir.

Biz düzenli FAVÖK yaratan şirketlerden yana olmayı sürdürüyoruz. Şirket hisselerinde yüzde 34 yükseliş potansiyeli ile 3.92 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

EGE ENDÜSTRİ: İstikrarlı gelir yaratan şirketlerden biri. Ege Endüstri için önümüzdeki çeyrekleri geçmişe göre nispeten daha zor beklesek de ABD-Türkiye ilişkileri iyileşiyor, bu da şirket hisselerine olumlu yansıyabilir.

Elinde net nakit bulunması nedeniyle son dönemdeki nakit akışlarının yarattığı olası bir sıkışıklıktan kendini sıyırabilir. Döviz gelirlerinden dolayı kurdaki yukarı hareketin şirkete olumlu yansıdığı bir resim söz konusu. Endeks üstü getiri sağlayan şirket olarak model portföyümüz içerisinde yer alıyor. Şirket hisselerinde yüzde 12 yükseliş potansiyel ile 460 TL hedef fiyat öngörüyoruz.

Üçüncü çeyrek bilançoları açıklanıyor

Akbank: Bankanın üçüncü çeyrek 2018 döneminde net dönem karını bir önceki çeyreğe göre AKBAIMK yüzde 17.2 oranında azalarak 1.327 milyon TL’ye geriledi. Bankanın net karında piyasa beklentisi 1.354 milyon TL düzeyinde bulunuyordu.

Aksigorta: Şirketin 2018 üçüncü çeyrek net dönem karı 69.1 milyon TL olarak gerçekleşti. Net karı 2017 aynı dönemindeki 21.2 milyon TL’nin yüzde 225 üzerinde arttı.

Sasa Polyester: 2018 üçüncü çeyrek 143.9 milyon TL net dönem karı açıkladı. 2018/09 net dönem karı 412.3 milyon TL olarak gerçekleşmişti.

Turkcell: Şirket 2018 üçüncü çeyrek net dönem karını 241.4 milyon TL olarak açıkladı. Piyasa beklentisi 50 milyon TL zarar yönünde idi.

Tekfen Holding: Şirketin karı beklentileri aştı ve şirket yıl sonu tahminlerinde yukarı yönlü revizyon yaptı. 2018 üçüncü çeyrekte piyasa beklentilerinin üzerinde 448 milyon TL net kar açıkladı (Piyasa beklentisi: 369 milyon TL net kardı.) Şirket yönetimi sene sonu tahminlerinde yukarı yönlü revizyon yaparak, net kar ve FAVÖK tahminini sırasıyla yüzde 50 ve yüzde 30 yükseltti. Şirket yönetimi 12 aylık sonuçlarda 1.4 milyar TL net kar ve 1.5 milyar TL bekliyor.

Ford Otosan: 2018 üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2 artış ile 354 milyon TL net kâr açıkladı.  Şirketin satış gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 42 (yurtiçi yüzde 38, ihracat: yüzde 79) artarken, FAVÖK yıllık bazda yüzde 63 yükselerek 878 milyon TL’ye ulaştı. Şirketin net fınansal giderlerinin 64 milyon TL’den 239 milyon TL’ye yükseldiği görüldü.

Ereğli Demir Çelik: Şirket 2018 üçüncü çeyrek net dönem karını 1.337 milyon TL olarak açıkladı. Net karı yıllık bazda yüzde 68.9 oranında artış kaydetti. Net kar piyasa beklentisi olan 1.529 milyon TL’nin altında gerçekleşti.

Garanti Bankası: Bankanın 2018 üçüncü çeyreğindeki net dönem karı bir önceki çeyreğe göre yüzde 12.3 oranında azalarak 1.673 milyon TL’ye geriledi. Net kar piyasa beklentisi 1.627 milyon TL idi.

Anadolu Cam: Şirketin 2018 üçüncü çeyrek net dönem karı yıllık bazda yüzde 165 oranında artarak 147.3 milyon TL olarak gerçekleşti.

İskenderun Demir Çelik: Şirket 2018 üçüncü çeyrek ana ortaklık net dönem karını 1.040,8 milyon TL olarak açıkladı. Net karı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 107 oranında arttı.

Uzmanlardan bu dönemde hisse seçeceklere öneriler

■ Sektör içerisinde şirketi tarihsel olarak F/K ya da PD/DD ile sınıflandırmak mümkün.

■ Bir dip zirve analizi ile bu yıl içerisinde dibe ya da zirveye yakın olup olmadığı önemli. Eğer diplerde başarılı bir şirket bulunursa izlenebilir.

■ Yatırımlarını tamamlamaya yakın olan bir şirketin kısa vadede ucuz kalmaya devam edebileceği göz önünde bulundurulmalı.

■ Teknik analiz ve şirketlerin birbirlerine oranları (sektör içerisinde) bir tercih yapmada yatırımcıya yardım edebilir.

■ Geleceğe yönelik yatırımları devam eden ve hikayesi olan şirketler incelenmeli.

■ Mali tabloları düzenli iyileşme gösteren, istikrarlı hisseler takip edilmeli.

■ Yurtiçi/yurtdışı yer aldığı sektörde uygun fınansal çarpan ve rasyolara sahip şirketlere ağırlık verilmeli.

■ Güçlü büyüme potansiyeline ve öz sermaye karlılığına sahip şirketlere dikkat edilmeli.

■ Şirket mali tabloları ya da finansal rasyoların yorumlanması konusunda bir aracı kurumdan yardım alınmalı.

 

İdil Taraklı




Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir