İş Fikirleri

Aronya Meyve Yetiştiriciliği Kârlı Bir İş

Aronya Bahçesi Kurmak

Aronya bahçesi kurmak maliyeti düşük kazancı yüksek en yeni meyve olarak cazip fırsatlar sunuyor. Aronya yetiştiriciliği için geç kalmayın. Yılık 35 bin TL gelir imkanı sunan bu meyvenin maliyeti ise sadece 7 bin 500 TL.



TÜRKİYE meyvecilik konusunda oldukça şanslı bir ülke. Dünya genelinde yenilebilen 150 çeşit meyvenin 90’ı Anadolu topraklarında hayat buluyor. Neredeyse dört mevsim meyvecilik yapılıyor. Yaz için de kış için de meyvelerimiz var. Güney bölgelerimizde tropikal meyveler bile yetişiyor. Bunun ötesinde, neredeyse her yıl bu geniş yelpazeye yeni türler ilave ediliyor. Bunlardan biri de aronya. Bu meyvenin anavatanı Kanada olmakla birlikte dünya üretiminde Polonya söz sahibi. Türkiye’nin gündemine ise 2012 yılında girmiş.

Gündemine alan kurum ise meyve ve sebze alanında birçok başarılı projeye imza atmış olan, Yalova’da kurulu Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü. 1961’de bin 100 dönüm üzerinde kurulan Enstitü, bugün yaygın olarak tükettiğimiz bazı meyvelerin ilk yetiştiricisi. Örneğin Napolyon (0900 Ziraat) kiraz diye yediğimiz çeşit bu enstitü tarafından geliştirilmiş. Kurum Türkiye’nin kirazda dünyada söz sahibi olmasına vesile oldu desek abartmış olmayız. İşte bu önemli kurum şimdi aronya için önemli çalışmalar yapıyor. 2012’den bu yana çalışmalarına devam ediyor. Örnek bahçeler kurulmuş, fidanlar geliştirilmiş başarılı sonuçlar alınmış.

Aronya meyvesi

“GELECEĞİ OLAN BİR MEYVE”

Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yılmaz Boz, uzun yıllardır araştırma kadrolarında yer alan bir isim. Enstitülerin görevinin araştırma yaparak ülkeye yeni meyve sebze çeşitleri kazandırmak olduğunu belirten Boz, aronya için 2012’den bu yana çalıştıklarını söyledi. Aronyanın Türkiye’de geleceği olduğuna kanaat getirdiklerini belirten Boz, “Geçmişte kivi için de ilk araştırma çalışmalarını biz yaptık. Bugün Türkiye’de ciddi miktarda kivi üretimi yapılıyor. Aronya için de bir gelişim olacağını düşünüyoruz” diyor. Aronya ile ilgili önemli bir mesafe alındığını belirten Boz, yaptıkları çalışmalar hakkında şu bilgileri veriyor:

“Bu meyvenin anavatanı Kanada. Ama bugün Polonya dünya üretiminin yüzde 90’ını yapıyor. Sağlık meyvesi olarak biliniyor. Dünyada öne çıkınca Türkiye’de de yetiştirilebilir mi diye araştırmaya başladık. Önce fidanlar getirdik. Tohumdan değil, dokudan yani ağacın kendisinden fidan elde edilebiliyor. Üç yılda meyve vermeye başlıyor. Antioksidan oranı en yüksek meyve. İlk yaptığımız çalışmalarda fidanlarda bir zararlı, hastalık tespit edilmedi. Sonrasında çalışmaya değer bir meyve olarak değerlendirdik ve yol almaya başladık. Çok sıcak olan sahil bölgelerimiz dışında her bölgede yetişebilir. ilk etapta Yalova, Tokat, Edirne ve Malatya’da deneme bahçeleri kurduk.

Dört bölgede de birbirine yakın sonuçlar elde ettik. Bu sonuçlardan sonra ticari olarak bu meyvenin geleceği olduğuna karar verdik. Şimdi Tarım ve Orman Bakanlığı il ve ilçe müdürlükleri vasıtasıyla yaygınlaştırma dönemine geçildi. Şu anda Yalova, Edirne, Malatya, Tokat, Konya, Giresun, Trabzon, Amasya ve Manisa’nın da içinde bulunduğu 20 ilde bahçe kurma çalışmaları devam ediyor. Aronya meyvesinde gelecek var. Üreticilere tavsiye ediyoruz. Bu meyvenin hem bakımı hem de satımı kolay. Üretici için alternatif bir meyve olabilir. Sağlıkta, pastacılıkta yaygın olarak kullanılıyor. Ayrıca meyve suyu olarak tüketiliyor. Antioksidan oranının yüksekliği nedeniyle çok talep gören bir meyve. Fırsatı kaçırmayın.”

5 EURO’DAN ALIM GARANTİSİ

Aronya meyvesi ile faaliyette bulunan isimlerden biri de Dr. Aronia’nın kurucusu, girişimci Aylin Kalafatoğlu. Aronya konusunda 2016’dan bu yana çalışmalar yapan Kalafatoğlu, hem fidan satışı yapıyor hem de aronya üretenlerin meyvelerini alarak pazarlara ulaştırıyor. Kalafatoğlu şimdiye kadar 52 bin adet fidan satışı yaptıklarını belirterek yeni bahçelerle birlikte 100 bin adete ulaşacaklarını söylüyor.

Polonya’da aronya fidan yetiştiriciliği konusunda uzman Eggert Aronia firmasının Türkiye temsilciliğini de aldıklarını belirten Kalafatoğlu, “Aronya Polonya’da 60 yıldır yetiştiriliyor. Firmanın kurucusu, Polonya’da aronya fidan yetiştiriciliği konusundaki ilk araştırma çalışmalarında yer almış. Türkiye’de aronya konusunda eğitimler vereceğiz ve projeler geliştireceğiz” diyor.




Kırklareli’nde 100 dönüm arazide aronya fidan bahçesi kurduklarını belirten Kalafatoğlu, Türkiye’nin birçok bölgesine fidan gönderdiklerini söylüyor ve “Fidan gönderdiğimiz üreticilere 5 euro’dan alım garantisi veriyoruz. Üreticiler bu meyveyi üretmek için geç kalmamalı. Karlı bir iş” diyor.

“PAZAR SORUNU YOK”

Aronya konusunda yatırım yapan şirketlerden biri de Nanotecg Gıda. Şirket geçen yıl Vitaronia markasıyla meyve suyunu piyasaya sürdü. Henüz Türkiye’de üretim yapılmadığı için meyveleri ithalat yoluyla temin ettiklerini belirten firmanın Gıda Genel Müdürü îlyas Ercan, 2017’den bu yana aronya konusunda yatırımlar yaptıklarını söylüyor. Vitaronia’nın ülkemizdeki tek aronya ürün markası olduğunu söyleyen Ercan, sağlık konusunda bilinçlenmiş ülkelerde tüketilen aronya mevya suyuna tüketici ilgisinin yavaş yavaş arttığını, bu talebe yanıt vermek için üretimlerini kademeli olarak artırdıkları bilgisini veriyor. Ürün firmanın e-ticaret sitesi www.vitaronia.com.tr ve diğer bazı e-ticaret siteleri üzerinden satılıyor. Türkiye’de henüz üretilmediği için ürünleri Balkan coğrafyasından tedarik ettiklerini söyleyen Ercan sözlerine şöyle devam ediyor:

“Fideden başlayarak nihai ürüne kadar bir organizasyon kurma çalışmalarına başladık. Bahçeden tüketiciye bu işin içinde olacağız. Ayrıca sözleşmeli modellerle de üretim yaptırmayı hedefliyoruz. Çaydan, fındıktan, incir ve diğer değerli gıdalardan çok daha yüksek getirisi olan dünya pazarında çok aranan bir meyve. Çalı şeklinde yaklaşık 30 yıl yüksek verim veren çok yıllıklı bir bitki olup dönümünden elde edilen kar diğer ekimi yapılan ticari ürünlerden kat be kat fazla. Aronya meyvesinin pazar sorunu yok. AvrupalI alıcılar uzun dönem ön kontratlı anlaşmalarla ürün alımı yapıyor. Henüz ülkemizde meyve yetiştiriciliği yaygın olmamakla birlikte ABD, Avrupa, Japonya, Ortadoğu gibi gelişmiş ülkeler potansiyel ihracat pazarları, ileride ihracat da yapacağımıza inanıyoruz.”

Aronya bahçesi kurma maliyeti

Aronya meyvesi gündemimize yeni girdi ama geleceği çok parlak görünüyor. Aronya bahçesi kurmanın maliyeti oldukça düşük. Fidanlar 10 TL’den satılıyor. Bir dekara 250-300 adet fidan dikiliyor. Fidan maliyeti 3 bin TL’yi geçmiyor. Sulama ve diğer masraflarla birlikte 7-8 bin TL’lik bir maliyet var. Dikim dönemi kasım ile mart arasında, hasat ise eylül ayında yapılıyor. Fidanlar üçüncü yıldan itibaren meyve vermeye başlıyor. Fidanların ömrü ise minimum 25 yıl.

İyi bakımlı bahçelerde süre 30 yılın üzerine çıkıyor. 1 dekardan yaklaşık 1500 kilo ürün alınıyor. Bakım ve sulama iyi yapılırsa verim 2 tona kadar çıkabiliyor. Bugün tarladan çıkış fiyatı 20-35 TL arasında. 5 euro alım garantisi veren var. Meyvenizin verimi düşük olursa 1 dekardan en az 1 ton elde edebilirsiniz. Bu fiyatlarla bu minimum 20 bin TL gelir anlamına geliyor. 35 TL’den satarsanız da.35 bin TL ciroya ulaşıyorsunuz.

Maksimum 7 bin 500 TL masrafınız . oluyor. Gerisi kar. Üreticiler şu anda a hiçbir meyveden böyle bir kar elde edemiyor. Aronya bahçesi kurmakta geç kalmayın diyoruz.

Aronya meyvesi her derde deva

Mucizevi bir bitki ve meyve olarak adlandırılıyor. Meyvelerin kralı olarak biliniyor. Çalı benzeri, 3-4 metre kadar büyüyen, mor üzümsü meyveleri olan bir bitki. İlk olarak Amerika Kızılderilileri tarafından binlerce yıl öğünlerinde, ekmeğin içinde, etlerinin korunmasında ve çetin kış şartlarında hastalıklardan korunmak amacı ile kullanmış. Zamanla dünyaya yayılmış. Besin içeriği ve faydaları nedeni ile sağlık konularına önem verilen Avrupa’da popüler hale gelmiş. Aronyamn bir besin takviyesi değil, doğal bir içerik olduğunu da belirtelim. Aronya meyvesi stres, çevre kirliliği, röntgen ve günlük yaşam aktivitelerinin vücudumuzda yarattığı hücrelere zarar veren serbest radikallerle mücadele eden antioksidan polifenolik doğal karışımını içeriyor. Antioksidan oranı en yüksek meyve olarak biliniyor. Amerikan Milli Tıp Kütüphanesi tarafından yayınlanan çalışmaya göre, bu antioksidanlar arasında yer alan antosiyaninlerin bazı kanser türleri, kalp-damar hastalıkları, kronik inflamasyon ve karaciğer fonksiyon gibi oksidatif strese bağlı hastalıklarla mücadeleye yardımcı olduğunu göstermiş.

İDRİZ ÇOKAL



Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu