Anasayfa / Kültür Sanat / Birbirinden Yetenekli 10 Genç Ressam

Birbirinden Yetenekli 10 Genç Ressam



Hepsinin farklı üslubu, anlatım biçimi ve teması var. Fakat her birinin hedefleri aynı; daha çok eser üretip, geniş kitlelere ulaşarak kişisel sergilerini açmak. Onlar, birbirinden yetenekli 10 genç ressam…

Tarzları farklı, hedefleri aynı

DIŞAVURMA arzusu hemen her insanın tabiatında yer alır. İnsan hissettiklerini içinden geldiği gibi dışarıya aktarmak ister. Bu noktada sanatçıyı diğer insanlardan ayıran özellik onun kişiliği ve yeteneğidir. Tabii ki ayrıca, hayal gücü, duyarlılığı, çağrışım zenginliği, gerilim sürekliliği ve sabrı…

Onlar birbirinden yetenekli gelecek vaat eden 10 genç ressam. Küçük yaşlarda ailelerinin yeteneklerini keşfetmesiyle başlayan resim serüvenleri tanınmış akademilerden mezun olmalarını sağlamış; halen ressamlık yolunda devam ediyorlar. Birçoğu kamıa sergilerde yer aldı. Eserlerinin piyasa değeri 500 ile 5 bin TL arasında değişiyor. Her biri sanatın para ile ölçülemeyeceği görüşünde ve hedefleri aynı. Kişisel sergilerini açmak ve sanat eserlerini mümkün olduğunca çok insana ulaştırmak. Sanatla kalın…

Nihal kürbüz

NİHAL KÜRBÜZ
“Kendi kendimin sponsoruyum”

Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim-İş Öğretmenliği mezunu. Yaklaşık yedi yıldır profesyonel olarak resim yapıyor. Kürbüz, Çok küçük yaşlarda başlayan resim yapma isteğinin şu an meyvelerini döken köklü bir ağaca dönüştüğünü belirtiyor. Genellikle realizm ve soyut imgelerden ilham aldığını dile getirerek kendine örnek aldığı ressamların Jackson Pollock ve Rembrandt olduğunu söyleyen Kürbüz’ün eserlerinin ortalama fiyatları bin ile 4 bin TL arasında değişiyor. Malzemelerini bir eserini satarak karşıladığını, kendi kendinin sponsoru olduğunu söyleyen Kürbüz’ün geleceğe yönelik planları arasında, her katında ayrı bir sanat dalından insanların faaliyet gösterdiği 3-4 katlı bir sanat merkezi açmak ve burada maddi imkanı olmayan öğrencilere burslu eğitim verip ülkemize karakterli sanatçılar kazandırmak var.

NUR YILDIRIM
“Tercihi yapmacıklıktan uzak ifadeler”

Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü mezunu. Çok küçük yaşlarda her bulduğu kağıda bir şeyler çizerek başlayan resim serüveni ilkokul öğretmeninin yeteneğini keşfetmesiyle yeni sulara yelken açtı. İlk sergi deneyimini ortaokulda yaşayan Yıldırım, “Resim kendimi ifade etmemi, kendim olmamı sağlayan en önemli şey” diyor. Yıldırım sanatını şu sözlerle anlatıyor:

“İnsan yüz ifadeleri her zaman temamı oluşturur. İnsanlar iç dünyalarında yaşadıklarını ldmseye söylemeye gerek duymadan yüzlerine yansıtırlar. İşte yüzümüzün böyle zamanlarda yarattığı algıyı ve ifadeyi seviyorum. Bir portreye baktığınızda ruhsal bir algı bulmak, kendini görmek, orda bir yerlerde bana ait izler var demek, bunlar portrelerimin en sevdiğim yanıdır. Güzel, mutlu, sade, olağan hatta sahte diyebileceğim pozlar istemiyorum. Yapmacıklıktan uzak ifadeler arıyorum. Bunu çalışmalarıma yansıtıyorum. Işık-gölge tekniği, ton ve nüans üzerine yaptıklarıyla portrelerine hayranlık duyduğum Rembrandt benim en çok etkilendiğim ressamdır. Onun yanı sıra Caravaggio’nun eserleri, Salvador Dali’nin uçsuz bucaksız hisler uyandıran eserleri de var. Türk ressamlarımızdan İbrahim Balaban, Devrim Erbil, Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi sanatçıların çalışmalarını beğeniyorum.”

Yıldırım’ın hedefi daha çok eser üretip, sanatını mümkün olan en fazla sayıda insana ulaştırmak.

EMİRHAN CANDAN
“Hareket noktası mitolojisi”

2008 yılında Eskişehir Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’ni birincilikle kazandı. 2012 – 2016 yılları arasında Anadolu Üniversitesi Resim Iş Öğretmenliği Bölümü’nde Doç. Necla Coşkun’dan sanat eğitimi aldı ve ressam Serkan Şen’in atölyesinde çalıştı. Yurtiçi ve dışında çeşitli karma sergilerde ve yarışmalarda yer alan Candan, halen kendi atölyesinde çalışmalarına devam ediyor. Eserlerinde genel olarak hayvan figürleri kullandığını belirten Candan, “Resimlerimi çok eski ve halen yaşamakta olan kültürlerle harmanlıyorum. Kullandığım hayvanlar hem duygusal bir anlatımı hem de vurgulamak istediğim düşünceyi simgeliyor. Daha önce yaşamış toplumların kültürlerinden ve mitolojiden hareketle kompozisyonlar oluşturup, insanın doğayla olan uyumunu ele alıyorum. Özellikle Türk kültüründe yer edinmiş ve kutsanmış hayvanları resimlerimde kullanıyorum” diyor.

Çalışmalarında boyutlarına göre fiyatların farklılık gösterdiğini söyleyen Candan’ın, eserlerinin fiyatı 500 ile 10 bin TL arasında değişiyor. Candan, gelecek planlarını şöyle özetliyor: “Uzun vadeli planlar yapamıyorum. Hayat her zaman mutlu kelebekler ve renkli çiçeklerden ibaret olmadığı için nelerle karşılaşacağımız bilmiyoruz. İyi bir yerin neresi olduğunu kavrayamıyorum. Biz insanlar rahat yaşamayı seviyoruz, bizi resim yapmaya iten şey ise kaygılarımız. Rahat huzurlu bir yaşamın ortaya sansasyonel eserler koymak için uygun olmadığını düşünüyorum. Başladığım bir resmi bitirebiliyorsam ve izleyiciye bunu en iyi şekilde aktarabiliyorsam hedefime ulaşmışım demektir. Korktuğum şeyler de var elbette. Kısa ömrün resim yapmaya ve hayallerimi gerçekleştirmeye yetmemesinden daha çok korkuyorum.”

MELEK DEMET SAÇKAN
“Hedefim geniş kitlelere ulaşmak”

Marmara Üniversitesi Resim-İş Öğretmenliği Bölümü mezunu. Resim yapma serüveni kız kardeşinin ondaki yeteneğini keşfetmesi ile başlamış.




Önce resim kurslarına gitmiş; sonrasında özel yetenek sınavlarına girerek başarılı olmuş. Eserlerinde genellikle insanların psikoanalizini yapan Saçkan, Rembrandt’ın “İbrahim’in Fedakarlığı”, Rubbens’in “Çamıhtan İndiriliş” ve Diego Velazquez’in “Nedimeler” isimli eserlerinden etkilendiğini belirterek, Ekspresyonizm (Dışavurumculuk), Realizm (Gerçekçilik) akımlarını kendine örnek aldığını söylüyor. Bir sanat eserini ticaret yapma aracı olarak görmediğini sözlerine ekleyen Saçkan, “Resim benim için bir ticari kazanç olmasından öte tamamen kendi psikolojik ve ruhsal durumumu yansıtan bir araç. Bir eserin gerçek manada sanat sayılabilmesi için bugünü aşması ve yarınlarda da adından söz ettirebilmesi gerekir. Geleceğe yönelik planlarımdan biri kişisel sergi açmak. En büyük hedefim yaptığım eserleri geniş kitlelere ulaştırmak diyor.

SERDAR ORUÇ
“Kişisel sergisini kırsalda açacak”

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü mezunu. Ressam ve karikatürist bir ailede yetiştiği için sanata yönelmesinde bu faktörün etkisi büyük olmuş. Çalışmalarında konu olarak insan ve onun acınası yaşantısını işleyen Oruç, “Bu durum çıplak bir şekilde görülmez sadece duyumsanabilir. Derinliği olmayan ruhlar ise her zaman çıplak tasvirlerden hoşlanır. İnsanoğlunun renkler ve ışıklar içerisinde boğulmuş kendini ve çevresini yok eden yaşantısını, hayvanların korkunç hikayeleri üzerinden gösterdiğini söylüyor”.

  Denizli'nin Honaz İlçesinde Yapılan 41. Honaz Kiraz Festivali

Sanatı sadece para kazanma aracı olarak görmeyen Oruç, “Sanat para kazanma aracı olarak görüldüğünde insanın ruhunu satmasından başka bir şey değildir ve ne yazık ki ruhunu kendi türüne ucuza satmış olur. Hiç bir sanat disiplini para kazanma aracı değildir bu düşünülemez bile. Sanat ifade alanı bulabildiğim bir uzam açmaktır bana” diyor. Birçok karma sergiye katılan ve kişisel sergisini de önümüzdeki dönemde kırsal arazilerde açmayı düşündüğünü belirten Oruç, “En büyük hedefim, doğaya ihanet etmeden, insani değerlerimi kaybetmeden, şehir yaşantısına özgürlüğümü satmadan insanlardan uzakta hayvanlarla ve bitkilerle bir arada yaşayabileceğim doğal bir çevrede yaşam serüvenini tamamlamak” diyor.

SAMED ARDA SELİM
“Temasının konusu kent”

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü mezunu olan ve çalışmalarında genellikle kent temasını ele alan Selim, “Kent çok farklı disiplinlere ev sahipliği yapabilecek çok geniş ölçekli bir imge. Yalnızca bina resimleri olarak değerlendirilmemeli. Kent sokak sanatı, performans ve pek çok farklı sanat anlayışına da ev sahipliği yapıyor.

2010’dan beri kent resimleri yapıyorum ve hala daha inceleyemediğimi, resmedemediğimi düşündüğüm detayları var” diyor. 2013 ve 2015’de iki kişisel sergi açan, yurt içi ve dışında pek çok karma sergi ve çalıştaya katılan Se- lim, İstanbul’da bulunan atölyesinde resim yapmaya devam edeceğini ve kendisine çok şey kattığına inandığı yurtdışı planlarım hayata geçireceğini belirtiyor.

Resmin para kazanma aracı olup olmadığı sorusuna ise, “Bu çok göreceli ve tartışılan bir konu. Sanat ile zanaat arasındaki temel farka dayanan bir problem. Yaptığım resimlerden para kazanıyorum ancak hiçbir zaman resmi yaparken aklımdan onu satacağım, ondan para kazanacağım gibi düşünceler geçmiyor” diyor.

SİNAN ORAKÇI
“Atık malzemelerden yararlanıyor”

Orakçı halen Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü öğrencisi. Çalışmalarında Arte Povera (Yoksul Sanat) isimli sanat akımından etkilendiğini ve çalışmalarında bu akımın izlerini taşıdığını söyleyen Orakçı, temasında daha çok yaşadığı mekanlarla kurduğu ilişkilerden alıyor. Bu ilişkilerin simgesel halini alan çalışmalarında malzeme olarak daha çok atık malzemelerden yararlanırken eserlerinin fiziksel olarakda mekanla güçlü bir bağ kurmasını tercih ediyor. Resmi daha çok maddiyattan öte kendini ifade edebileceği bir alan olarak gören Orakçı, bu yoldaki en büyük hedefinin kişisel bir sergi açmak olduğunu dile getiriyor.

“Kendi alanımın hakiki insanı olmayı hedefliyorum” diyen Orakçı, akademik süreçte ilerleyip daha nitelikli sanatçıların yetişmesi için çalışacağını belirtiyor. Orakçı’nın eserlerinin ortalama fiyatı 1.500 ile 2.000 TL arasında değişiyor.

GÜLTAZE GÜNDÜZ
“Çocuklara imkan olmak istiyorum”

Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi mezunu olan Gültaze Gündüz, “Resim insanın kendisini ifade etme biçimidir” diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “İnsan kendini tanıdıktan sonra bir şeyler başlar hayata. Bende çocukluğumda yoğrulmaya başladım, hala da yoğrulmaya devam ediyorum. Her sanat eseri ve her sanat akımı bende farklı bir his ve etki uyandırıyor. Fakat realizm beni her zaman daha çok etkiliyor. Sunak resimleri ile portreler ve canlandırma öğeleri içeren tarzıyla Barok dönemi sanatçısı Paul Rubens’ten çok etkilendim.”

Resmin doğuştan gelen bir yetenek olduğunu belirten Gündüz, bu işi para kazanma dürtüsüyle yapmadığını söylüyor. Karma sergilerde yer aldığını ve hedefinin kişisel sergi açmak olduğunu sözlerine ekleyen Gündüz, “Ülkemizin neresi olursa olsun yetenekleriyle kendini keşfeden ve fakat bunu hayata geçirme imkanı olmayan çocuklara imkan olmak istiyorum. Ve bir mavi Vosvos ile il il gezip çocuklara kitap dağıtıp, okumak istiyorum” diyor. Eserlerinin fiyatlarını sorduğumuzda 1.500 ile 5.000 TL arasında değiştiğini söyleyen Gündüz, “Tablo yapmama katkıda bulunacak malzemesi olan her şeyden bir eser çıkartabilirim” diyor.

ENES EMİR YÜREK
“Kendi akımını çıkarmayı hedefliyor”

Resim serüvenine dört yaşındayken gittiği kreşte başladı. Arkadaşları fotokopi baskısı resmin içini boyarken O fotokopideki resmin kendisini çiziyordu. Yürek, “Sanat farklılık yaratmaktır. O zamanlar farklı olduğum için şu an resim çizebiliyorum” diyor. İlham aldığı tek ressam Leonardo Da Vinci, eseri ise Son Akşam Yemeği. Çalışmalarında hiperrealizm ve realizm temalarını işleyen Yürek, kendi akımını çıkarıp bunu dünya çapına sergilemeyi hedefliyor.

MELİHA ARAS
“Amacım sanatsal iz bırakmak”

Meliha Aras Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim-İş Öğretmenliği mezunu. Resim yapmaya küçük yaşlarda başlayan Aras, çocukluğundan beri Van Gogh hayranı olduğunu ve onun eserlerini seyretmekten kendini alamadığını söylüyor.

Resim alırken nelere dikkat etmeli?

Tablo alırken, baskı resim yerine orijinal yağlı boya tablolar tercih edilmeli. Alacağınız tablonun orijinal olup olmadığını sorgulamalısınız. Tablonuzu yapan kişinin adı ve soyadı eserin üzerinde bulunmalı. Çerçevede kullanırken tablonun içinde bulunan renklere dikkat ederek çerçevenizi yaptırmalısınız. Resimlerin uzun yıllar kalitesini koruması için malzeme faktörü çok önemli. Bir resmin kalitesini yüzde 50 sanatçı ve yüzde 50 malzeme belirler. Şasede kullandığı ağaç, tuvale gerdiği bez, boyalar, fırçalar hatta temizlik malzemeleri bile resim kalitesine etki eder. Örneğin; yağlıboya yaparken tiner kullanmak son derece tehlikelidir hem fırçalara zarar verir hem de tuvalde nüfuz ettiği renkli bölgeyi soldurur.

Şase kalınlığı ve kullanılan ağaçta çok önemli, ince ve kalitesiz şaseler zamanla eğilme ve çatlama yapabilir.

Merve YILMAZ




Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bunu da İnceledinizmi ?

En Güzel Babalar Günü Mesajları ve Babalar Günü Kartları

Etkileyici babalar günü mesajları, en güzel babalar günü mesajları, duygusal babalar günü mesajları, facebook babalar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir