Girişimcilik

Derin Teknoloji (deep-tech) Girişimciliği

Deep-tech Girişimciliği

Son yıllarda fonların ilgisini üzerinde toplamaya başlayan deep-tech girişimciliği, Türk yatırımcıların da radarına girdi. Deep-tech, teknolojiyi kullanarak bir iş modeli geliştiren ve kolaylıkla taklit edilebilen teknoloji girişimlerinden farklı olarak, taklit edilmesi zor olan ve altında bilimsel bir araştırma yatan girişimler için kullanılan bir kavram. Türkiye’nin ilk deep-tech fonu Diffusion Capital Partners (DCP) de katma değeri yüksek, globalde ..rekabet ederek Türkiye ekonomisine katkı sağlayabilecek girişimlere yatırım yapıyor. Şimdiye dek 24 şirkete yatırım yapan fonun en ilgi çeken kategorisi ise sağlık teknolojileri alanında ürün geliştiren firmalar.

Teknoloji odaklı yeni girişimlere, gelişimlerinin ilk aşamalarında yatırım sağlayan Türkiye’nin ilk ‘’Deep-Tech” fonu Diffusion Capital Partners (DCP) şu sıralar üçüncü fonunu kurmaya hazırlanıyor. Haluk Zontul, Alper Karagöz, Altan Küçükçınar ve Fırat Özpmar tarafından Diffusion Capital Partners (DCP), yeni geliştirilen ve pazarda hızlı büyüme potansiyeli gösteren teknolojilere, erken aşamada yatırım gerçekleştirerek bu teknolojilerin uluslararası pazarlara erişimi ile yüksek katma değerinin ülke ekonomisine kazandırılmasına katkı sağlıyor. DCP, Avrupa’nın lider kuruluşlarından Avrupa Yatırım Fonu başta olmak üzere, İTÜ Arı Teknokent, Tekno-park İstanbul, Bilkent Cyberpark, Sabancı Üniversitesi Tnovent A.Ş. ve İstanbul Şehir Üniversitesi, hali hazırda kurmakta olduğu yeni fonunda ise ODTÜ Teknokent ve Ege Teknopark gibi inovasyon ekosisteminin lider kurumlarından taahhüt alıyor. İlk iki fon kapsamında 44 milyon euro varlık yöneten ve bugüne kadar toplam 24 şirkete yatırım gerçekleştiren DCP, 60 milyon euro hedef büyüklüğü ile üçüncü fonunu kurmak için de hazırlıklara başladı.

deep-tech

Deep-tech nedir?

Teknolojiyi sadece kullanan girişimler ve iş modelleri yerine, tekrarlanması ve kopyalanması kolay olmayan, mutlaka daha derin bir araştırma geliştirme gereksinimi ve geçmişi olan, altında bilimsel araştırma temeli bulunan girişimlere denir. Deep-tech çalışmalar son zamanlarda özellikle makine öğrenmesi, yapay zeka, genetik, biyoteknoloji, nanoteknoloji, nanobiyoteknoloji ile 3D printer ve robotik teknolojiler alanındaki hızlı ilerlemeler ile gündeme geliyor. Bu yeni gündem, teknolojik sınırları genişletme potansiyeli sebebiyle sektörleri hızla dönüştürebilecek girişimleri arayan yatırım fonları için çekici fırsatlar sunuyor. Ülkemizde teknolojiyi bir meta olarak gören hizmet sektörünün aksine, teknoloji geliştirme ve üretim tecrübesi bulunan sanayi sektör firmaları tarafından yakın takibe alınan deep-tech kavramı, taklit edilemeyecek ve benzeri kolay kolay yapılamayacak geliştirmeleri kapsıyor. Bu anlamda özellikle sağlık ve malzeme teknolojileri ön plana çıkıyor.

ETKİ OLUŞTURACAK GİRİŞİMLER

Önceliklerinin deep-tech olarak adlandırılan, bireysel ve toplumsal yaşamda temel etkiler yaratacak bilimsel gelişmeler, mühendislik, fizik ve tıbba dayanan ileri ve yıkıcı teknolojiler geliştiren erken aşamadaki yatırımlar olduğunu ifade eden DCP kurucu ortağı Haluk Zontul, “Üçüncü fonumuzda da dünya çapında rekabet edebilecek Türk şirketlerini yatırımcılarımızın da desteğiyle dünyaya açmayı hedefliyoruz. Ülke düzeyinde sürdürülebilir kalkınma, şirket düzeyinde ise karlılıkların devamı teknoloji üretmeye ve teknoloji alanında yaşanan hızlı değişimi yakından izleme ile doğrudan ilişkili. Bunun bilincinde olan Hazine ve Maliye Bakanlığı ve TÜBİTAK birçok gelişmiş ülkede örnekleri görüldüğü üzere başlattıkları TechInvestTR programı kapsamında erken aşama fonlara yatırımcı olacaklar. Özellikle ekonomimizin itici gücü ihracat odaklı sanayiciler de bu dönüşümün çok farkında ve hem kendi kurumsal yatırım fonlarını kuruyor hem de bizim gibi bağımsız fonlara yatırımcı olarak pazarı izliyor” diyor.

DCP, inovasyon ve girişimcilik konusunda etkin rol oynayan yatırımcılarından sağlamış olduğu kaynağı, küresel pazara Türkiye’den rekabet edebilecek teknolojiler sunabilmek için değerlendiriyor. Rekabet avantajını teknolojiden alan ve günümüz teknoloji eğilimleri ile uyumlu bilgi ve iletişim, makine öğrenmesi, robotik, malzeme ve hayat bilimleri alanında faaliyet gösteren girişimlere ve üniversite temelli araştırma çıktılarına yatırım yapmayı misyon edinen DCP, bu şirketlerin uzun vadede Türkiye ekonomisine önemli katkı sağlayacaklarını ifade ediyor.

İşte, DCP’nin şimdiye kadar yatırım yaptığı, sağlık teknolojileri alanında her biri ihracat potansiyeli taşıyan, bir kısmı dünyaya açılmış 10 firma…

MİKRO BİYOSİSTEMLER
Kanser hücrelerini tespit ediyor

Prof. Dr. Haluk Külah öncülüğünde kurulan girişimin ana hedefi, mikro elektromekanik sistemler ve mikro akışkan teknolojilerini kullanarak kanda dolaşan kanser hücrelerini tespit etmek. MEMS teknolojisi, entegre devre üretimlerinde kullanılan mikro fabrikasyon tekniklerinden faydalanarak mikro boyutlu sensörler geliştirmeyi sağlıyor. Mikro akışkan teknolojisi ise litrenin milyonda biri düzeyindeki sıvıları kanallar içinde yönlcndirebilme ve kontrol etme imkanı sağlıyor. Bu iki teknolojinin sentezi ile vücut sıvılarını (kan, tükürük, idrar) hızlı, etkin ve ucuz biçimde analiz eden, bazı durumlarda hastaların kendilerinin de kullanabileceği sistemler geliştirilebiliyor. Mikro Biyosistemler’in kanser hastaları için doğru tedavi yönteminin belirlenmesi, tedavi süresinin kısalması, hatalı olabilecek kemoterapiden kaçınılması, kişiye özgü ilaç geliştirme ve Ar-Ge çalışmaları gibi alanlarda global düzeyde etkin rol oynaması bekleniyor. Firma, küresel pazarlara açılmak için İngiltere’de yeni ofisini kurma aşamasında çalışmalarını sürdürüyor.

BMT BAPS BIYOMALZEME
Kemiğe dönüşebilen implantlar

Mete Özgürbüz tarafından kurulan şirket ortopedi alanında artroskopik ve minimal invaziv cerrahi ile yumuşak doku, (bağ-tendon) kemik ve kıkırdak hasarlarının onarımında kullanılan, dünyada son 10 yılda önemli bir pazar potansiyeline sahip olan yeni nesil biyokompozit (kemiğe dönüşebilen) implantlar üretiyor. Geçmişte ve günümüzde hala kullanılmaya devam eden metal malzemelere göre biyokompozit implantlar hastane, hekim ve hasta açısından birçok avantaja sahip. Bu yeni nesil kemiğe dönüşebilen biyokompozit implantlar uygulandığı bölgede, metal ve benzeri malzemelerin uygulanması ve sonrasında o bölgede sürekli kalması sonucu oluşabilecek yabancı cisim reaksiyonu, enfeksiyon riski, metal implantın görevi bittikten sonra çıkarılması için gerekli ikinci bir ameliyat, bölgede daha sonra oluşabilecek yeni bir hasarın tamiri için gerekli kemik rezervinin azalması gibi sıkıntılara karşı tercih ediliyor. Firma sertifikasyon işlemlerini tamamlayarak yurtiçi satışına başladı. Uluslararası pazar araştırma faaliyetlerine ise hız vermiş bulunuyor.

MAVİLAB YAZILIM
Kıl köklerini hedef alıyor

Mustafa Kemal İşen tarafmdan kurulan şirket öncelikli olarak lazer epilasyon başta olmak üzere çeşitli sağlık uygulamalarında kullanılmak üzere ileri teknoloji cihazlar üretiyor. Piyasadaki muadil ürünler uygulama sırasında kıl köklerini hedef alırken cildin diğer bölümlerini de etkiliyor. Bu durum uygulama sırasında acı oluşmasına ve ciltte yanmalara yol açabiliyor. Mavilab, geliştirdiği görüntü işleme algoritması ile önce kılların yerlerini belirliyor, sonra elektronik hassasiyete sahip aynalar aracılığıyla lazer ışınını doğrudan kıl köklerine ileterek odaklı ve acısız bir işlem sağlıyor. Sağlık ve estetik sektörlerinde lazer epilasyon cihazlarının kullanım alanı gitgide büyüyor. Firmanın ürünleri çeşitli sağlık ve estetik merkezlerinde kullanılmakla beraber, ihracat için de çalışmaları devam ediyor.

VIRASOFT YAZILIM
Patalojik analiz yapıyor




Gökhan Hatipoğlu tarafından kurulan Virasoft, dijital patoloji alanında kabiliyetli tanı desteği, nicel görüntü analizi, vaka yönetimi uygulamaları, patoloji eğitim seti ve telepatoloji hizmetlerine yönelik teknolojiler geliştiren bir yazılım firması. Görüntü işleme ve yapay zeka uygulamalarıyla patoloji bölümünde tanı aşamasında mikroskobik analiz seviyesine kadar uzmanlara destek sağlıyor ve patolojik analiz alanında IHC Analiz, FISH Analiz, ve Rutin Analiz yazılımları geliştiriyor. Hastaların doğru ve kesin tanı alarak uygun tedavi görmesi için patolojik bulguları sayısal analizlerle destekleyen, özel analizleri sayısallaştıran, spesifik alanda uzmanlaşmış hekimlerden ikinci görüş alınabilmesini sağlayan ve tüm süreci hızlandırarak yüksek doğruluk oranı ile güvenilir ön teşhis analizleri sağlayan Virasoft, aynı zamanda hastanın doğru tedaviye gideceği süreci uzmanın yanındaki yardımcı pilot görevini üstlenerek yönetiyor. Virasoft’un web ve mobil uygulamaları dünyanın dört bir yanından vaka inceleme olanağı sunarken, hastanın doğru tedavi için hareket etmesi, şehir ya da ülke değiştirmesi gerekmeden hizmet almasını sağlıyor.

ENTEKNO ENDÜSTRİYEL
Gözeneklere nüfus etmeyen nano krem

Prof. Dr. Ender Suvacı tarafından kurulan şirket, çeşitli ileri teknoloji seramikleri ve toz esaslı inorganik malzemelerin üretimini gerçekleştiriyor. Şirket, kısa vadede geliştirmiş olduğu MicNo teknolojisi kapsamında çinko oksit üretimine odaklanıyor.

MicNo teknolojisi, güneş kremlerinde ve güneşten koruma içeren kozmetiklerde kullanılmak üzere, mineral bazlı bir koruyucu olarak, mikron ve nano boyutlardaki çinko oksit bileşenlerinin, bir arada yapılandırılması sonucu oluşuyor. Böylelikle, mikron boyut uygulamasında karşılaşılan cilt üzerindeki beyazlaşma ve nano boyut uygulamasında çinko oksidin cilt gözeneklerine nüfuz etmesi ile oluşabilecek sağlık problemlerinin önüne geçilmesi sağlanabiliyor. Tüketicilerin olası sağlık problemleri konusunda bilinçlenmesi sonucunda, güneş kremi üretiminde kimyasal olmayan koruyucu bileşenler büyük önem taşıyor. Şirket geliştirdiği teknoloji ile çinko oksitin güneş kremi uygulamalarında yaşanan çeşitli sorunların önüne geçerek sektörde özgün bir konuma ulaşmayı hedefliyor. Satışlar çoğunlukla global ölçekte faaliyet gösteren güneş kremi üreticilerine yapılıyor.

BURGEON BIYOTEKNOLOJI
Doğal duran dolgu malzemesi

Mete Özgürbüz’ün bir girişimi olan Burgeon ise başta enjekte edilebilir hyalüronik asit olmak üzere, kalsiyum fosfat ve polilaktik asit kompozitleri üretimi alanında faaliyet gösteriyor. Ürünlerin kullanım alanları arasında dermal dolgular, prp ürünleri, ortopedi için viskosüplenıantasyon ürünleri ve ürolojide kullanılan jeller yer alıyor.

Hyalüronik asit, hidrojel özelliğinin yüksek olması ve vücuttan çabuk atılabilmesi sebebiyle dermal dolgu uygulamalarında çok fazla tercih ediliyor. Şirket, malzeme bilimindeki uzmanlığı ve önde gelen akademisyenlerden oluşan danışma kurulunun katkısıyla, mevcut ürünlerin vücutta hızlı ve düzensiz özümsenmesiııin önüne geçerek, etkinlik süresinin uzatılmasını ve daha doğal bir görüntü oluşturulmasını hedefliyor. Şirket, satışlarını başta Türkiye pazarı olmak üzere zaman içinde Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinde gerçekleştirmeyi planlıyor.

SBS BİLİMSEL BIO ÇÖZÜMLER
Propolis takviye gıdalar

Türkiye’de BEEO Propolis yurtdışında BEE&YOU Propolis markalarıyla tanınan SBS Bilimsel Bio Çözümler, Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur, arıcılık uzmanı Ziraat Mühendisi Taylan Samancı ve İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu tarafından, Türkiye’de daha önce üretilmeyen propolisi  yine Türkiye’de ilk kez sözleşmeli arıcılık modeli ile üretmek amacıyla KOSGEB destekli Ar-Ge projesi ile kuruldu. BEE’O Propolis şu anda 150 bin kovam ve 500’den fazla sözleşmeli arıcı ile çalışmalarına devam ediyor. Propolis, arı sütü, bal, polen ve arı ürünleri içeren tablet, damla, boğaz spreyi, burun spreyi, öksürük şurubu gibi takviye edici gıdalar üretiyor. Kurulduğu günden bu yana ulusal ve uluslararası toplam 26 farklı ödüle layık görülen markanın ürünleri 3 bin 500 perakende satış noktasında ve 10 binden fazla eczanede satılıyor.

ABD’de de eczaneler dahil 3 binden fazla perakende noktasında satışa sunulan ürünler, İsveç, Avusturya, Dubai, Hollanda ve Almanya’ya da ihraç ediliyor.

MEDRICS SAĞLIK ÇÖZÜMLERİ
Hasta deneyimini iyileştiriyor

Kurucusu Altuğ Özdamar. Hastane operasyonlarının verimliliğini artırmayı ve hasta deneyimini iyileştirmeyi hedefe koyan şirket, geliştirdiği açık ve kapalı mekan konum tabanlı uygulama ile sağlık kampüs-lerinde hasta memnuniyetinin iyileştirilmesi, akıllı randevu hatırlatma özelliği ile bekleme sürelerini azaltmanın yanı sıra, özel hastane yöneticilerinin hastane kaynaklarının kullanımı hakkında detaylı raporlar oluşturarak hastanelerin daha verimli yönetilmesine yönelik çözümler sunuyor. Gelişen teknolojiler ve mobil telefonların yaygınlaşmasıyla dijital hasta sadakat kartı, akıllı ilaç takibi, oyunlaştırılmış sağlık testleri gibi hastalara daha kapsamlı entegre hizmetler sunulabiliyor. Şirket, hastaneler için hasta memnuniyetini .ve sağlık hizmetleri kalitesini artırmak için çeşitli çözümler sunuyor ve aynı zamanda operasyonlarını daha etkin yönetmelerine olanak sağlıyor. Türkiye’de halen birçok özel ve kamu hastanesinde kullanılan Medrics ürünleri öncelikle ABD olmak üzere uluslararası pazarlarda da test ediliyor.

ASSET MEDİKAL TASARIM
İğnesiz enjeksiyon

Füsun Ünal Tüysüz tarafından kurulan Asset Medikal Tasarım, iğnesiz enjeksiyon valfleri üretiyor. Şirket 2017’de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından yüzde 208 büyüme oranıyla “Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen 100 Şirketi”nden biri seçilmişti. Ürünlerini ABD, İngiltere, İspanya, Brezilya gibi beş kıtadaki 30’dan fazla ülkeye ihraç eden firmanın ürünleri, iğne ucu yaralanmaları ve kan, enfekte vücut sıvılarıyla temas yoluyla oluşan kontaminasyonlara çözüm geliştiriyor. İstatistiklere göre ABD’de her yıl 1 milyona yakın iğne kazası meydana geliyor ve bu tür kazalar ölümcül enfeksiyonlarla sonuçlanabiliyor. Bu anlamda Asset MedikaPin enjeksiyon valfleri tıbbi alanda devrimsel bir nitelik taşıyor.

EPISOME BİYOTEKNOLOJİ
Doğal seleksiyon teknolojisi

Bahadır Kılınç ve Murat Balaban tarafından kurulan Epi-some Biyoteknoloji, faydalı mikroorganizma ve enzim üretimi konularında uzmanlaşmış bir biyoteknoloji şirketi. Şirketin ana hedefi, insan sağlığını dolaylı olarak etkileyen, dünyanın altıncı büyük çevre kirleticisi olarak nitelenen kağıt sektörüne yönelik çözümler üretmek. Kağıt sektörü yüksek çapta kağıt çamuru atığına sebep oluyor, ayrıca kağıt çamuru atığının yakmaya elverişsiz atık kompozisyonu ve yüksek depolama ücretleri sebebiyle bertaraf problemi bulunuyor. Episome, kağıt çamurundaki selülozu parçalayabilen bakteriyel mik- roorganizmaları, hızlandırılmış doğal seleksiyon yöntemi ile çoğaltarak kendi teknolojisini geliştirmiş. Bu kapsamda, sektördeki kağıt atığı bertaraf problemini çözmekle birlikte selülozun parçalanmasından elde edilen organik atıklar ile biyogaz tesisleri için karbon oranı yüksek hammadde tedariki de sağlayabiliyor.

Teknolojinin getirdiği diğer fayda ise selülozun parçalanmasından elde edilen türev ürünlerin gübre yapımında kullanılabilmesi. Firma, öncelikli olarak kağıt sektörünün önemli bir yer tuttuğu Avrupa’da büyümeyi hedefliyor.

DCP’nin kurucuları

DCP ekibi 2007’den itibaren teknoloji yatırımları konusunda çalışan, üniversitelerle yakın işbirliği ve erken aşama girişimleri büyütme tecrübesi bulunan, araştırmacılar ve sanayicilerin beklentilerine hakim, uluslararası bağlantılara sahip, teknik uzmanlara ve diğer yatırımcılara erişebilen yatırım profesyonellerinden oluşuyor.

HALUK ZONTUL: Teknoloji geliştirme süreçlerinin yönetilmesi ve teknoloji ürünlerinin ticarileştirilmesi alanında geniş bir deneyime sahip. Öncesinde Teknoloji Yatırım A.Ş. bünyesinde genel müdürlük, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nda (TTGV) koordinatörlük, TÜBİTAK-BİLTEN’de grup koordinatörlüğü yapmış, çeşitli girişimlerde strateji oluşturma ve uygulama aşamalarında, finansmanında, ulusal ve uluslararası Ar-Ge projelerinde çalışmış. ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Lisans ve Yüksek Lisans derecelerine sahip.

ALPER KARAGÖZ: Kurumsal finansman ve operasyon alanlarında geniş bir deneyime sahip. DCP’den önce Teknoloji Yatırım A.Ş. bünyesinde yatırım direktörlüğü pozisyonunu üstlenmiş, çeşitli girişim ve kurumsal firmalarda finansal ve operasyonel alanlarda görev yapmış olan Karagöz, İTÜ.Makina Mühendisliği Lisans, ITÜ Executive MBA ve Bilgi Üniversitesi Ekonomi Hukuku Yüksek Lisans derecelerine sahip.

ALTAN KÜÇÜKÇINAR: Proje ve operasyon yönetimi konularındaki tecrübesiyle sürdürülebilir rekabet gücü ve büyüme hedeflerine ulaşmada girişimlere destek veriyor. DCP’den önce TÜBİTAK ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nda (TTGV) Ar-Ge ve inovasyon destek araçları tasarlanmasında ve uluslararası programların yürütülmesinde görev almış. ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden lisans ve yüksek lisans derecelerine sahip.

FIRAT ÖZPINAR: Fon yönetimi ve yatırım stratejisi konularında tecrübe sahibi, DCP öncesi Collective Spark, Avrupa Yatırım Fonu (EIF), Teknoloji Yatırım A.Ş. ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’nda (TTGV] teknoloji finansmanı, proje yönetimi ve iş geliştirme alanlarında çalışmış. ODTÜ Metalurji-Malzeme Mühendisliği Bölümü’nden Lisans ve Babson College MBA Yüksek Lisans derecelerine sahip.

Ürün Dîrîer


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu