Anasayfa / Makaleler / Doğru Düşünceler Üretebilmek İçin Zihnimizi Kontrol Etmek

Doğru Düşünceler Üretebilmek İçin Zihnimizi Kontrol Etmek




Arzu etliğimiz bir hayata ve kaliteli yaşam anlarına sahip olabilmek için amaç kendimizi harekete geçirmek ise atılması gereken ilk adım kendimize doğru soruyu sormaktır.

zihnimizi kontrol etmekBizleri arzu ettiğimiz kaliteli yarınlarımıza kavuşturacak olan düşünceleri oluşturabilmek için, zihnimizi kontrol altına almamız gerektiğini belirtmiştik. Çünkü “Beyin ve zihin” her şeydir. Zihin dünyamızı dahi şekillendirip, rakamlarla bile ifade edemeyeceğimiz kadar sayısızca düşünce ve fikri yaratır.

Bu nedenledir ki

Zihin gücünün bir formudur…

Kendimize soracağımız doğru soruların neticesinde üreteceğimiz doğru düşüncelerle, düşünce gücümüzü açığa çıkardığımızda, yaşamımızda harika değişimler oluşur.

Düşünce gücümüzü geliştirmek ve bilinç düzeyimizi artırmak, temel becerilerimizi geliştirdiğimiz ölçüde daha da yükselecektir.

Bu dununda kendi benliğimiz, çevremizin daha da farkında olacağından, düşünce gücümüzü geliştirmek için sürekli içsel bir arzu içerisinde olmamız gerekir.

Bu konuda öncelikle değinmek ve sizlerle paylaşmak istediğim bir husus da, insanlar buna pek inanmak ve bunu kabul etmek istemese de yaşamımızdaki olaylar ve etrafımızda oluşan deneyimler, hayatımıza tamamen bizim sokmayı seçtiğimiz eylemlerimizin sonucudur.

Bizler muhakkak ki kendi oluşturduğumuz deneyimlerimizin sonucunu yaşarız.

Hiç kimse zor duııımlara düşmek istemeyebilir ama herkes farkında olamadığı bir şekilde, içindeki gizli beklentileri ve arzularıyla yaşamak istemediği deneyimlerin oluşmasına olanak tanır.

Herkes kendi oluşturduğu deneyimlerin sonucunu yaşar ve hu durum kişinin kaçınılmaz gerçeğidir.

Fakat bazı insanlar, hayatlarındaki olayların ve yaşadıkları deneyimlerinin tamamen kendi düşüncelerin sonucunda oluştuğunu ve geliştiğini fark ettiklerinden, zihin gücünün günhik yaşamlarına nasıl yansıdığını ve yaşamlarını nasıl etkilediğini göıiirler.

Bu imanlar hayatlarındaki olayların ve yaşadıkları deneyimlerinin, aslında kendi düşüncelerinden kaynaklandığını bir şekilde fark edip keşfetmişler ve zihinlerini kontrol etmeyi öğrenmişlerdir.

Aynı zamanda mevcut bilinç düzeylerini, aldıkları eğitimler sonucunda daha da yükselterek, kendilerine her konuda somlar sormuşlar ve ürettikleri doğnı düşüncelerle hayatlarına istedikleri doğrultuda yön vermişlerdir.

Kişi, oluşturduğu düşünceleriyle, arzuladığı boyutta bilinçli olarak hayatını şekillendirmekte ustalaştıkça, her konuda kendine sürekli doğru sorular sormalıdır. Yapıcı ve yeni doğru düşünceler üreterek başarı çıtasını daha da yükseltmelidir.

Başarısını her deneyimlendiğinde ise arzu ettiği mutluluğu yakalayabilmeli ve yaydığı mutluluk eneıjisiyle çevresini mutlu edebilmelidir.

Eminim ki kendi dünyasında sıkışmış kişiler de kendilerine doğru sorulan sorabilirler ve zihinlerini kontrol altına alabilirler.

Ürettikleri düşüncelerin gücü ile hayatlannda istedikleri başanyı ve mutluluğu elde edebilirler.

Ama neyi ve nasıl istediğimizi çok iyi bilmeliyiz ve zaman sürecine saygılı olup gereken sabrı göstermeliyiz.



Hayatımızı etkileyecek olan zihin gücümüzün üzerinde kontrol kazandıkça, daha doğru düşünceler üretebiliriz. En doğnı zamanda harekete geçip bireysel .sorumluluğumuzu da üstlendiğimizde yeni durumlann ve yeni deneyimlerimizin şekillenmiş biçimlerini dahi önceden görebilir ve istediğimiz doğrultuda değiştirebiliriz.

Mesela, zaman zaman, çevremizde sağlığından hep şikâyetçi olan insanlar görmekteyiz. Bu insanlar ne yaparlarsa yapsınlar, nasıl tedavi olurlarsa olsunlar, sürekli hastadırlar.

Çünkü bu insanlar zihin gücünün farkında olmayan, tamamen içlerindeki etkin ve negatif dürtülerin etkisinde kaldıklarından ve iradelerine hâkim olamadıklarından, iyileşmek sürecinde pozitif bir adım dahi atamazlar.

iyileşmenin aslında bir başannak olduğunu göremeyen bu insanlar, yapıcı doğru düşünceler üretmeyen zaaflarına yenik kişilerdir.

Başka bir örnekle:

Yağmurlu bir havada ve çamurlu bir yolda araba kullanırken, arabasının bir çamura saplanıp kalacağı takıntılı düşünceleriyle, kendilerini ön yargılarla ve varsayımlı peşin fikirlerle strese sokan ve kendilerinde içseI gerginlikler oluşturan insanlarda vardır.

Bu insanların takıntılı düşünceleri hiçbir zaman gerçekleşmez veya gerçekleşme olasılığı kendi şoförlük bilgileriyle ve araçlarının teknik donanım koşularıyla bağlantılıdır. Ama bu insanlar hayatlarını önyargılı düşünceleriyle ve peşin fikirleriyle kendilerine hep zindan edip, kendilerini başarıdan ve mutluluktan hep ınahnım bırakırlar.

Yani beynimizin mevcut programları gereği ummak ve sanmak ile zihnimizin amaçlarını gerçekleştirebilmesi arasında önemli bir fark vardır.

Çünkü zihnimiz önemli derecede itaatkârdır…

Biz zihnimizden ne istersek, zihnimiz mutlak bizim isteğimizi yerine getirecektir.

Sahip olduğumuz bilinç düzeyimizle neyi, ne zaman ve nasıl isteyeceğimizi çok iyi bilmeliyiz. Ancak kendimize doğru somlan sorarak düşüncelerimizi doğru üretebildiğimiz takdirde, zihin gücüyle düşüncelerimizi arzu ettiğimiz yaşam modelimize entegre ederek, doğru düşüncelerimizin açığa çıkan gücünün farkına varabiliriz.

Hayatımızda ve yaşamımızdaki olayları, amaçlarımız doğrultusunda lehimize çevirebilmek için iç dünyamıza yönelerek kendimize en doğru somlan sorabilmeliyiz ki Zihin kontrolümüzle iç ve dış iletişimlerimizi dengeleyerek en doğru, yapıcı, yeni ve çözümcül düşünceler üretebilelim.

Çiinkii hedeflerimizin ne olduğunu zihnimizde tam ve net olarak canlandırdığımızda, zihnimizi hedeflerimize doğru yönlendirebilir ve hedeflerimize ulaşabiliriz.

Her şey zihnimizde başlar ve zihnimizde şekillenir.

Biz kendimize…

“Nasıl yapabilirim ? ”

“Nasıl başarabilirim?”

Gibi doğru somlan sorduğumuzda, zihnimizin gerekli bölümü devreye girer ve biz en doğru yapıcı ve çözümcül düşünceleri üretebiliriz.

Etrafımıza şöyle bir baktığımızda, gördüğümüz  her şey birilerinin düşüncelerinde başlamış ve o kişilerin  bireysel sommluluklannı üstlenerek ve en doğru zamanda eyleme geçmesiyle somut hale gelmiştir.

Bir gökdeleni düşünelim!

Önce bir mimarın, bir mühendisin, düşüncesinde oluşur.

Oluşan düşünceler projelendirilerek bir planlama yapılır.

Gerekli zaınan sürecinde de eylem planlamasındaki adımlar takip edilir.

O mimarın, o mühendisin, düşüncesinde soyut otan gökdelen düşüncesi, bireyseI sorumluluklar üstlenilerek ve en doğru zamanda eyleme geçilerek somut hale gelir.

Yani,

“Her şey önce zihnimizde başlar…

Kendimize sorduğumuz doğru sorularla ve ürettiğimiz doğru düşüncelerle, bireysel sorumluluğumuzu da üstlenip eyleme geçtiğimizde somut hale gelir. ”

Oğuzhan Dogani / Tayfun Aysa!





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir