Kariyer ve İş

En Gözde Bölümler, Yeni Nesil Meslekler Neler?

Rektörlerden tercih tavsiyeleri

ÜNİVERSİTE kontenjanları, YKS sonuçlarına az bir zaman kala belli oldu. Sınav sonuçlarının 28 Temmuz Salı günü açıklanması bekleniyor. Bu hafta ise YÖK (Yüksek Öğrenim Kurumu), üniversitelerin örgün eğitim programları için 835 bin 383 kontenjan belirlendiğini açıkladı. Tıp programında belirlenen kontenjan 16 bin 448, mühendislikte 71 bin 244, hukuk programlarında ise 16 bin 327 oldu. Mimarlık programlarının kontenjanı 7 bin 985 olarak açıklandı. Temel Bilimlerde kontenjan 10 bin 622, îlahiyat-îslami İlimler Fakültelerinde kontenjan ise 19 bin 353 olarak belirlendi.

KONTENJANLAR BELLİ OLDU

ÖSYM Başkanı Halis Aygün, 2020-YKS tercihlerinin 6 Ağustos tarihinde başlayacağını belirtti. YKS kontenjanları kılavuzu da ön bilgi verme amaçlı yayımlandı. YÖK’ten yapılan açıklamaya göre, ülkenin ihtiyacı, istihdam imkanları, yükseköğretim kumullarının kapasitesi, öğrenci temayülleri ve yükseköğretimde niteliği artırma önceliği ve benzeri dikkate alman çok sayıda parametre doğrultusunda (uzaktan öğretim dahil, olmak üzere), önlisans ve lisans düzeyinde örgün öğretim programları için 2019 yılında 834 bin 509 kontenjan belirlenmişti. Bu yıl ise örgün programlar için (uzaktan öğretim dahil, okul birincisi kontenjanları hariç o.lmak üzere) belirlenen toplam kontenjan 845 bin 909-oldu.



Devlet üniversitelerinde okul birincisi kontenjanları hariç 282 bin 402 ön lisans, 345 bin 997 lisans, 23 bin 486 özel yetenek olmak üzere toplam 651 bin 885 kontenjan ayrıldı.

Vakıf yükseköğretim kurumlarında 76 bin 268 ön lisans, 87 bin 838 lisans, 4 bin 44 özel yetenek olmak üzere toplam 168 bin 150, KKTC ve diğer üniversitelerde 3 bin 643 ön lisans, 11 bin 211 lisans, 294 özel yetenek olmak üzere toplam 15 bin 148 kontenjan verildi. Devlet Üniversitelerinde örgün programların kontenjanları geçen seneye göre aynı düzeyde kalırken, vakıf üniversitelerinde kontenjanlar kayda değer bir oranda artırıldı.

Açıköğretim fakültelerindeki programlara ise 2020 yılında 151.350 kontenjan verildi. 2019 yılındaki açıköğretim kontenjanları 172.125, 2018 yılında ise 193.250 idi. YÖK’ün açık öğretim programlarında tedrici bir şekilde azaltmaya gittiği görülüyor. Bunda istihdam ve taleplerin dikkate alınması kadar YÖK’ün açıköğretim ile ilgili başlatmış olduğu ve son dört senedir sürdürülen nitelik artırıcı politikası da rol oynuyor. Açıköğretim kontenjanları dahil olmak üzere tüm kontenjanların toplamı 997.259 olarak açıklandı.

28 Temmuz Salı günü açıklanması beklenen sınav sonuçlarıyla beraber öğrenci adayları yeni bir heyecan sürecine girecek. Tercih heyecanı, sınav sonuçlarına göre şekillenecek olan hayaller ve hayatlar ikilemiyle perçinlenecek. Peki, popüler bölümler hangileri? Hangi alanlarda iş var? En çok hangi mesleklere, hangi bölüm mezunlarına ihtiyaç var? Yeni nesil meslekler neler? Rektörler ve hocalar yorumladı…

Üniversite

YAPAY ZEKA VE VERİ MÜHENDİSLİĞİ

Pandemi sürecinde yaşadığımız yeni normal döneminin, geçmişten gelen birçok alışkanlığımızın da değişmesine neden olduğunu ifade eden İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, “Hayatımıza online dersler girdi, öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz sürece çok hızlı adapte oldular. Teorik derslerin bir kısmının uzaktan devam edebileceğinde hemfikiriz. Ancak uygulamalı dersler için alternatif yöntemler oluşturuyoruz. Online dersler örgün eğitimin bir parçası olmalı” diyor. Pandemi sürecinin biyoteknolojinin önemini vurguladığını belirten Karaca’ya göre, biyoloji ve biyoteknoloji sektöründe ülkemizin mevcut insan kaynağından dolayı önemli bir potansiyeli var.

Teknik ve mühendislik alamnda dünyanın en iyi üniversiteleri arasında yer aldıklarını ifade eden Karaca, “Türkiye’nin en büyük girişimcilik ekosistemlerinden birine sahibiz. ITÜ Arıteknokent ile öğrencilerimiz daha lisans eğitimindeyken dünyanın ilk beşteki kuluçka merkezlerinden biri olan ÎTÜ Çekirdek’te projelerini gelişti-rebiliyorlar. Finansın başkenti olan İstanbul, girişimcilik açısından birçok fırsatı içerisinde barındırıyor. Tüm dünyanın gözünün kulağının burada olması, yeni girişimlerin hızlı bir şekilde yükselmesine de imkan veriyor. Öğrencilerimiz üniversitemizi tercih ederken, Türkiye’nin en önemli girişimcilik ekosisteminin bir parçası olacaklarının bilinciyle tercih yapıyorlar” diyor. 2020-2021 akademik yılına Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği bölümüyle merhaba diyeceklerini de ekleyen Karaca şu bilgileri veriyor:

“Tüm bilim dallarına ve sektörlere etkili çözümler sunan yapay zekanın 2030 yılına kadar küresel ekonomiye 15.7 trilyon dolar katkı yaparak küresel gayri safı yurtiçi hasılatı yüzde 14 artırması bekleniyor. Bu nedenle üniversitemizin Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi altında Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği bölümü kuruldu. Türkiye’nin yapay zeka ile veri bilimi ve mühendisliğini birleştiren ilk bölüm. Biliyorsunuz yapay zeka ve veri bilimi ayrılmaz bir bütündür. Bütün mühendislikleri ilgilendiriyor. Bu bölüme girecek 40 öğrenci, ülkemizin ilk yapay zeka ve veri mühendisleri olarak Türkiye ekonomisinin ilgili sektörlerine yön verecekler.”

AVRUPA ÜNİVERSİTESİ PROJESİ

Geleceğin meslekleri arasında, Endüstriyel Veri Bilimciliği, Siber Fiziksel Güvenlik ve Kriptografik Mühendisliği, Robot Koordinatörlüğü, IT/IoT Çözüm Mimarlığı, Endüstriyel Bilgisayar Mühendisliği, Bulut Hesaplama Uzmanlığı, Veri Güvenliği Uzmanlığı, Şebeke Geliştirme Mühendisliği, 3D Yazıcı Mühendisliği, Giyilebilir Teknoloji Tasarımcılığı gibi işler olduğunun altını çizen Karaca, “öğrenciler tercihlerini bu konuları kapsayan bölümlerden yana kullanabilir” diyor.

Avrupa’nın önde gelen sekiz partner üniversitesi ile Türkiye’den tek ortağı ÎTÜ’nün yer aldığı Avrupa Mühendislik, öğrenimde Yenilikçilik ve Bilim îttifakı’nın (EELISA) hazırladığı Avrupa Üniversitesi Projesi’nin AB Komisyonu tarafından onaylandığı bilgisini de paylaşan Karaca şunları aktarıyor:

“Avrupa Komisyonu tarafından açıklanan 24 Avrupa Üniversitesi projesi arasında yer alan EELISA Avrupa Üniversitesi, paydaş üniversitelerin stratejilerini sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu hale getirmeyi hedefliyor. ÎTÜ küresel bir markaydı ama dahil olduğumuz EELISA Projesi ile özellikle bir Avrupa üniversitesi olduğumuzu tescillemiş olduk. İnovasyon, girişimcilik ve araştırma konusunda modülü biz yöneteceğiz.”

HANGİ BÖLÜMLER POPÜLER?

Pandemi süreciyle beraber moleküler biyoloji, genetik ve dijital teknolojilerin ön plana çıktığını belirten Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin, “Son yıllarda ortaya çıkan Endüstri 4.0 süreci de yazılım, nesnelerin interneti, siber güvenlik, akıllı teknolojiler, büyük veri ve otonom araçlar ile ilgili çalışmaların ön plana çıkmasını sağladı. Tıp, mühendislik gibi ana başlıklar altında toplanan tüm bölümlerin bu çalışma konularına yönelik olarak güncellenmesi gerekliliği aşikar. Teknolojinin geliştirilebilmesindeki en önemli yapıtaşlarından birinin temel bilimler olduğu düşünüldüğünde matematik, fizik gibi temel bilim alanlarının da önemi unutulmamalıdır” diyor.

Endüstri 4.0 diye de adlandırılan yeni dünya düzeninin teknolojinin egemen olduğu bir dönem olacağını ifade eden Şahin’e göre, önümüzdeki süreçte teknoloji ağırlıklı işlerin yanı sıra sağlık, psikoloji, mimarlık ve mühendislik de popülerliğini koruyacak. Biyokimya, nanoteknoloji, genetik, robotik ve malzeme gibi alanlarda uzmanlaşmış mühendislere gelecekte daha da çok ihtiyaç duyulacak. Yıldız Teknopark’ın, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın hazırladığı son Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Performans Endeksi çalışmasında genel sıralamada tüm teknoloji geliştirme bölgeleri arasında Türkiye’nin en başarılı teknoparkı seçildiğini de hatırlatan Şahin, “Yıldız Teknik, ülkemizin 15 Ar-Ge üniversitesinden biri olarak, mühendislikten iktisada, sanattan temel bilimlere geniş bir yelpazede sunduğu eğitim imkanları ve fiziksel altyapısı ile en prestijli devlet üniversiteleri arasında” diyor.

ÖNEMLİ OLAN TEMEL BİLİMLER

Üniversitede seçilen alanda derinleşebilmek için öncelikle temel bilimleri çok iyi öğrenmek, ardından da alanın köklü birikimiyle donanmak gerektiğine vurgu yapan Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmed Özkan’a göre, Boğaziçi’nin başarısının temelinde, güçlü temel bilimler ve doğa bilimleri yapısı yatıyor. Günümüzde, bilgi teknolojilerinin mühendislik, tıp, fen bilimleri, sosyal bilimler, ekonomi, hukuk gibi birçok disiplinin araştırma ve çalışma koşullarım değiştirmiş olduğuna değinen Özkan, “Koşullar değişmiş olsa da, büyük veri, yapay zeka, siber sistemler gibi alanlar ön planda gözükse de, yükseköğretimde öğrencilerin ilk talep etmeleri gereken bilginin dilini, gramerini yani temelini öğrenmek olmalıdır. Yani çok güçlü bir temel bilimler bilgisini ve bilgiyi kullanacakları yetiyi kazanmaları gerekiyor. Aksi halde ortaya çıkan ‘ileri akıllı toplum’ sadece konuşan ya da bilimi teknolojiyi sadece kullanan bir toplum olur. Söz konusu baş döndüren tüm yeniliklerin arkasında köklü bilgi birikimine sahip, çeşitliliği özümsemiş ekiplerin olduğunu göreceksiniz” diyor.




Yeni dünyada herhangi bir mesleki alanda iyi olmanın ötesinde, yenilikçi, esnek, yaratıcı, analitik, çözüm odaklı, değişimi okuyabilen, sürekli kendini geliştiren ve teknolojiyi hem en iyi şekilde kullanan hem de teknoloji ile diğer bütün alanları yan yana getirebilen bireyler olmak gerektiğinin altını çizen Özkan, “Öğrencilerin üniversitedeyken bu yönlerini geliştirebilecek seçmeli dersler almalarını, öğrenci faaliyetlerinde aktif olmalannı öneririm” diyor.

PANDEMİ TERCİHLERİ ETKİLEYECEK

Pandeminin bu yıl adayların meslek tercihlerinde de etkili olacağına işaret eden İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kübra Doğan Yenisey’e göre, tıp ve sağlık bilimleri alanındaki tüm bölümlere olan ilgide artış var. Aşı ve ilaç geliştirme konusunun gündemde olması ise genetik ve biyomühendislik alanını ön plana çıkardı. Psikoloji de pandeminin insan psikolojine etkileri nedeniyle öne çıkıyor. Pandemi kaynaklı sosyal izolasyon koşullarında, dijitalleşmenin gündelik alışkanlıklarımızı, çalışma biçimlerimizi, iş modellerini ve endüstrileri ciddi ölçüde dönüştürdüğünü vurgulayan Yenisey, “Bu noktada başta bilgisayar mühendisliği ve bilgisayar bilimleri olmak üzere dijital teknolojilerin geliştirilmesinde rol oynayan mühendislik bölümlerinin, yönetim bilişim sistemlerinin ve veri ile uğraşan her mesleğin önümüzdeki dönemde önem kazanacağını düşünüyorum. Dünya Ekonomik Forumu’nun geleceğin mesleklerine ilişkin bu yıl yayınladığı raporda, yeni teknolojilerin benimsenmesiyle veri ve yapay zeka ekonomisi, mühendislik, bulut bilişim ve ürün geliştirme ile ilişkili mesleklere talebin arttığı belirtiliyor. Pandemi sürecinin küresel olarak ekonomik ve politik sistemleri derinden etkilemesi, yeni çalışma biçimleriyle yaşam biçimimizi, devlet toplum ilişkilerindeki dengeleri değiştirmesi, ekonomi, hukuk, sosyoloji, felsefe, siyaset bilimi gibi disiplinlere ihtiyacımızı artıracak gibi görünüyor” diyor.

YAPARAK ÖĞRENME MODELİ

Öğrencilere yalnızca meslek odaklı beceriler kazandıran bir üniversite öğretiminin geleceğin çalışma dünyası için yeterli olmayacağına da vurgu yapan Yenisey, “Bizim yaparak öğrenmeye dayalı bir eğitim modelimiz var. Bu model sayesinde öğrencilerimiz öğrenim süreçlerinde mesleki deneyim kazanabiliyor, sektörle ortak projelerde yer alabiliyor, kendi girişimlerini hayata geçirebiliyorlar. Yeni teknolojilerle donammlı stüdyo, laboratuvar ve atölyelerimizde teorik bilgiyi pratiğe dökerken geleceğin iş dünyası için oldukça önemli olan dijital yetkinliklerini de geliştirebiliyorlar. Güçlü uluslararası bağlantılarımızla öğrencilerimize dünyaya açılabilecekle ri olanaklar da sunuyoruz. 40’m üzerinde ülkede 250’yi aşkın önde gelen üniversiteyle çok farklı disiplinlerde ve geniş bir yelpazede işbirliklerimiz var” diyor.

BÖLÜM SEÇİMİNDE KRİTERLER

Bölüm tercihi yaparken en önemli kriterin ise, adayın kendini ve yeteneklerini tanıması ve hayallerini tanımlaması olduğunu belirten Yenisey şu bilgileri aktarıyor:

“Tüm fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarımızda öğrencilerimizin var olan potansiyellerini açığa çıkarabilecekleri, ezberleyerek değil keşfederek öğrenebilecekleri bir eğitim anlayışını benimsiyoruz. Mesela Hukuk Fakültemiz Türkiye’de ilk kez Hukuk Kliniği derslerini hayata geçirerek ülkemizde hukuk öğrencilerinin öğrenim sürecinde gerçek vakalar üzerine çalışmasında öncü olmuştur. Göç, insan hakları ve sivil toplum gibi alanlarda faaliyet gösteren çok güçlü araştırma merkezlerine sahibiz. İletişim Fakültemizde öğrencilerin tamamen gerçek medya ortamlarında üretebileceği, mesleki deneyimle biçimlenmiş bir öğretim veriyoruz. Mimarlık Fakültemizde öğrencilerimiz yeni teknolojilerle donatılmış atölyelerde kendi projelerini hayata geçirebiliyor ve bu projelerde Venedik Bienali gibi dünyanın önde gelen tasarım sergilerinde yer alabiliyor. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültemizin beş programı MÜDEK akreditasyo-nuna sahip. Pek çok mühendislik öğrencimiz öğrenim süreçlerinde hayata geçirdikleri projelerde edindikleri deneyimle mezun olduktan sonra kendi girişimini ; kuruyor. İşletme Fakültemizde dünyanın önde gelen üniversite-l lerinden Univcrsity of London’a bağlı London School of Econo-mics and Political Science (LSE) ile işbirliğimiz doğrultusunda üstün başarı programları yürütüyoruz. Dünyanın saygın yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS’in 2020 yılı Gelişmekte Olan Avrupa Ülkeleri ve Orta Asya Üniversiteleri Sıralaması’nda ilk 130 üniversite arasında yer aldık.”

ÖNCELİK SAĞLIK

Bu zor günler, hepimizi önceliğin insan sağlığı olduğu gerçeğiyle yüz yüze getirdi. Gecesini gündüzüne katarak, günlerce evinden ve ailesinden uzak kalarak, başka insanların hayatta kalması için mücadele eden sağlık profesyonelleri ve çalışanlarının değeri de herkes tarafından kabul edildi. Bu dönemi sağlık temalı bir üniversite olarak çok yakından takip ederek sürece katkı sağlamak için çalıştıklarını ifade eden Sanko Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, “inovasyon hayatımızın her alanında kendine yer bulurken, uluslararası sınırların artık sorun teşkil etmediği, karşılıklı bilgi alışverişinin günlük yapıldığı günümüz koşullarında, bu düzeni yönetebilecek ve daha da ileriye taşıyacak gençlerin ve genç liderlerin temel bilimler ve sağlıkla ilgili bölümlerde önlerinin daha açık olduğu düşüncesindeyim. Geleceğin sağlık dünyasında kişiselleştirilmiş tıp, kişisel mikrobiyoloji, epidemiyoloji, uzaktan sağhlcyöneticiliği, geriatri, moleküler biyoloji ve genetik, yapay organ üretimi, biyomiihendislik ile yapay zekanın tıpta desteği ve kullanımı daha da ön plana çıkacaktır” diyor.

Tıp Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon ile Hemşirelik bölümleri ile Moleküler Tıp, Biyolojik ve Biyomedikal Bilimler gibi lisansüstü bölümlerin en çok tercih edilen bölümleri olduğunu aktaran Dağlı, “Bu yıl ilk öğrencilerimizi almaya hazırlandığımız Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulumuzda, Ameliyathane Hizmetleri, Ajıestezi, İlk ve Acil Yardım ile Tıbbi Görüntüleme Teknikleri Bölümlerinde, sağlık ekibinin içinde yer alan diğer personeli de yetiştirmek hedefindeyiz” diyor.

SAĞLIK BÖLÜMLERİNE İLGİ ARTACAK

Sağlık bölümlerine olan yoğun ilginin artmaya devam edeceğine işaret eden İstinye Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erdal Karaöz, “Bu süreçte bilimselliğin, bilimsel düşüncenin araştırma ve geliştirmenin önemini ve değerini gördük. En güzel örnek aşı konusu. Aşı çalışmaları ciddi bilimsel ve teknik alt yapının gerekliliğinin yanında bir Ar-Ge kültürünün de gerekliliğini ortaya koydu” diyor. Dijitalleşen dünyanın ihtiyaçlarını karşılayacak insan kaynağını yetiştiren bölümlere olan talebin de artacağına vurgu yapan Karaöz şunları aktarıyor: “İçinde yaşadığımız bu dünyanın dinamiklerini düşününce, üniversitenin öğrencisine katacağı değer daha da önem kazanıyor. Gençlere inovatif vizyona sahip üniversiteleri tercih etmelerini öneririm, aksi durumda bugünün şartlarında meslek sahibi olsalar bile gelecekte mesleki becerileri yetersiz kalabilir. Çünkü gelecek sadece bir meslek diplomasına sahip bireylerin değil eş zamanlı olarak veri okuryazarlığı, yapay zeka ve yazılım konusunda bilgi ve deneyim sahibi olan kişilerin baskın olduğu bir dünyaya doğru evriliyor. Istinye Üniversitesi, sürdürülebilir ve inovatif bir üniversite olarak yapay zeka temellidir ve dijital dönüşüm merkezidir. Başta tıp ve yaşam bilimleri olmak üzere tüm bölümlerimizle ilgili çok güçlü akademik kadro, dünyanın sayılı üniversiteleriyle aynı standartlara sahip laboratuvar ve teknik altyapıya sahibiz.”



1 2 3Sonraki sayfa

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu