Anasayfa / Giyim ve Moda / Hazır giyim sektörü çok hareketli

Hazır giyim sektörü çok hareketli



Sipariş üstüne sipariş

Hazır giyim sektöründe irili ufaklı tüm üreticilerin kapasiteleri tamamen doldu. Avrupa’dan sonra ABD’deki ithalatçılar da siparişlerini Türkiye’ye kaydırıyor. Sektörde yeni yatırımlar gündemde…

DÜNYANIN önde gelen hazır giyim üreticilerinden olan Türkiye, Avrupa pazarına en fazla ihracat yapan üçüncü ülke konumunda. Son yıllarda Vietnam, Kamboçya gibi Uzakdoğu ülkeleriyle Portekiz, Bulgaristan gibi Avrupa ülkelerinin gerçekleştirdiği yatırımlara rağmen bu konumunu korumayı başaran Türk hazır giyim çiler, önümüzdeki döneme daha da umutla bakıyor. Çünkü bu sıralar Avrupa’daki birçok perakende grubundan Türk hazır giyim üreticilerine resmen sipariş yağıyor. Öyle ki irili ufaklı tüm firmaların kapasiteleri ağzına kadar dolmuş vaziyette.

Sektör yetkililerinden aldığımız bilgilere göre, AvrupalIlardan sonra Amerikalılar da yüzlerini Türkiye’ye dönmüş durumda. Bunun en önemli nedeniyse Amerika’yla Çin arasında yaşanan ticaret savaşları. ABD Başkanı Donald Trump’ın birçok sektörden sonra hazır giyimde de Çinli firmalara karşı gümrük vergilerini artıracağından tedirgin olan ABD’li ithalatçıların son günlerde Türkiye’de üretici arayışına girdikleri söyleniyor.

“KAPASİTE ARTIRIYORUZ”

Bursa’nın hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının dörtte birini tek başına karşılayan Yeşim Tekstil, geçen yıl 280 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirmişti. Hazır giyimde Nike, ev tekstilinde ise Matheis-Schlafgut gibi firmalarla stratejik ortaklığı olan firma, Zara, Pull&Bear, Bershka, Esprit, Calzedonia, Converse, Tommy Ililfiger ve Under Armour – gibi ünlü markalara da üretim yapıyor.

Ev tekstilinde ise Aidi ve Tchibo gibi dünya markalarının üreticisi. Yeşim Tekstil CEO’su Şenol Şankaya, geçen yıla göre yüzde 10’luk artışla bu yılı 300 milyon dolarlık ihracatla kapatacaklarım söylüyor. Şankaya, “Siparişlerde dövize bağlı olarak özel bir artış olmadı. Çünkü müşterilerimizin birçoğu sezonsal takvimlerle ürün satın alıyorlar. Dolayısıyla bu dönemin siparişleri zaten önceden belliydi. Fakat yakın zamanda kapasite ve istihdam artışına gitmeye hazırlanıyoruz” diyor.

İHRACAT HEDEFİ 600 MİLYON $

2017 yılında bir önceki yıla göre üretim kapasitesini yüzde 15 artırdıklarını hatırlatan Şankaya, 2022 yılsonuna kadar 600 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaşmayı hedeflediklerini açıklıyor. Şankaya, şöyle devam ediyor:

“Beş yıl içinde yüzde 15-20 arasında bir büyüme hedefi daha koyduk. Geleceğe dönük planlamalarımız çerçevesinde öncelikle bu yıl sonuna kadar, sonrasında da önümüzdeki yılsonuna kadar ciddi sayıda ek istihdam sağlayacağız. Ekonomi dünyasında genel anlamda olumsuz bir hava yaşanırken ve hassas bir dönemden geçilirken planlı bir şekilde gelişimimizi sürdüreceğiz. İstihdam artışı dışında yeni makine alımı da gerçekleştireceğiz. Müşterilerimizin kalite beklentilerine cevap verecek şekilde gerekli adımları atacağız. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de dünya markalarının en güvendiği ana tedarikçi olma misyonumuzu sürdüreceğiz.” Bursa’da 144 bin metrekaresi kapalı, 181 bin metrekaresi açık olmak üzere toplam 325 bin metrekare alan üzerinde yaklaşık 2 bin 500 çalışanla üretim yaptıklarını kaydeden Şankaya, bu üretimin yanı sıra gerek Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerekse yurtdışında birçok firmaya da üretim yaptırdıklarını ifade ediyor. Toplamda 300’den fazla tedarikçiyle çalıştıklarını belirten Şankaya, “Firmamızın günlük üretim kapasitesi 50 ton örme, 60 ton boyama, 100 bin metre baskı ve 150 bin adet hazır giyim ile 100 bin adet ev tekstilidir. Dünyada hazır giyim sektöründe aynı çatı altında iplikten mamul ürüne kadar tüm işlemleri kendi bünyesinde yapabilen en büyük dört entegre tesisten biri konumundayız” diye konuşuyor.

RAKİPLERE RAĞMEN ARTIŞ VAR

H&M, Gant, Maerz, Emporio Ar-mani, Paul Smith gibi Avrupalı firmalara kadın ve erkek örme penye dış giyim üretimi yapan ve aylık kapasitesi 130 bini bulan Pameks Giyimin kapasitesi de ağzına kadar dolu, ihracatta bu yılı geçen yıla göre yüzde 10 oranında artışla kapatmayı öngördüklerini belirten Yönetim Kurulu Başkanı Cevdet Karahasanoğlu, ihracatlarını yüzde 30 gibi önemli oranda artıran firmaların da olduğunu belirtiyor. Aynı zamanda Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkan Yardımcısı olan Karahasanoğlu, “Hazır giyimde rakibimiz olan ülkelerin sayısı arttı. Son yıllarda Uzakdoğu’nun yanı sıra Portekiz ve Bulgaristan’ın da üretiminde artış var. Bu yüzden ihracatta bu yıl gerileme bekliyorduk fakat artış oldu. Geçen yılı 17 milyar dolarla kapatmıştık. Bu yıl 18 milyar doları geçeriz. Şu anda tüm üreticiler tam kapasiteyle çalışıyor” diyor.




ABD’LİLER ÜRETİCİ ARIYOR

Bu sıralar ABD’li perakende zincirlerinin Türkiye’ye ilgilerinin arttığına işaret eden Karahasanoğlu, dünyaca ünlü birçok firmanın Türkiye’de üretici arayışına girdiğini gözlemlediklerini vurguluyor.

Karahasanoğlu, şöyle devam ediyor: “Bu sıralar özellikle ABD’li firmalardan talepler gelmeye başladı. ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları hazır giyimde bize yarayabilir. vŞu anda ABD Çin’le bize aynı gümrük vergisini uyguluyor. Bu oran pamuklu ürünlerde yüzde 16, sentetik ürünlerde yüzde 32. Trump bu oranı Çin’e karşı artırmayı düşünüyor. ABD’li ithalatçılar da ürün alabilecekleri tedarikçiler bulmak için şimdiden arayışa girmiş durumda. Türkiye’deki üreticilerle görüşmeye başlayanlar, hatta siparişlerini Türkiye’ye kaydıranlar var. Firma olarak biz de ABD pazarına girmek istiyoruz. Fakat ABD’li firmalar yüksek adetlerde sipariş veriyor. Türkiye’nin mevcut kapasitesi Avrupa pazarına ancak yetiyor. Bu yüzden ya yeni yatırımlar yapılacak ya da Avrupa’da bazı müşteriler elenip ABD’li firmalara üretim yapılacak.”

Döviz kurlarındaki hareketlilikten sonra iplikten kumaşa, fermuardan astara hazır giyimin tedarikçisi olan tüm alt sektörlerin döviz cinsinden fiyat vermeye başladıklarını da anlatan Karahasanoğlu, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi nedeniyle ödemelerin döviz cinsinden yapılmasının yasak olduğunu ancak fiyat verirken o günkü kur üzerinden hesaplama yapıldığını aktarıyor. Karahasanoğlu, “Vade sonunda eğer kur daha düşük ise kur farkını da alıyorlar. Çünkü onların da neredeyse tüm girdileri dolarla. Piyasa bir şekilde kendi sistemini kurmuş durumda” diyor.

“KAYIPLARI TELAFİ EDİYORUZ”

Örme, dokuma, denim, spor ve iç giyim ürün gruplarında Avrupa ve Amerika’daki birçok firmaya üretim gerçekleştiren Tureks Tekstil, bu ürünleri Türkiye’deki çeşitli üreticilere ürettiriyor. Tureks Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Ruşen Çetin de son dönemde alman siparişlerle geçmiş yıllarda yaşanan kayıpların telafi edildiğini belirtiyor. Gerek bir takım pazarlardaki durgunluk gerekse maliyetlerdeki artışa rağmen şirketlerin özel çabalarıyla ihracatta artış gözlemlendiğini kaydeden Çetin, “İhracatımız adet bazında artıyor fakat birim fiyatlarında düşüş var. TL’deki aşırı değer kaybından dolayı özellikle Avrupalı ithalatçıların baskılarıyla fiyatlar daha da düşük seviyelere geldi. Önemli olan ih-racattaki artışın sürdürülebilir olması” diyor.

Türkiye’nin değişik şehirlerinde yaklaşık 10 tedarikçi ile çalıştıklarını belirten Çetin, bu firmaların kapasitelerinin gelen siparişleri üretmeye yeterli olduğunu söylüyor. Dövizdeki hareketlilikten dolayı siparişlerde gözle görülür bir artış olmadığını belirten Çetin, portföylerine yeni alıcı şirketler eklemek için çalıştıklarının da altını çiziyor. Çetin, bu yılki ihracat rakamının geçen yılın üzerinde olmasını öngördüklerini de sözlerine ekliyor.

Mustafa GÜLTEPE / İHKİB Başkanı

“Yeni yatırım zamanı”

Hazır giyim ihracatımız Eylül avında, aylık bazda yüzde 13.8, yılın ilk dokuz ayı itibariyle ise yüzde 5 oranında arttı. Geçen yılı 17 milyar dolar ihracatla kapatmıştık. Bu yıl 18 milyar doları geçeceğiz. Özellikle ABD pazarından Türkiye’ye büyük bir ilginin olduğunu görüyoruz.

Amerikalılar Çin’e uygulanması beklenen ek gümrük vergileri nedeniyle Türkiye’den alım yapmayı planlıyor. Biz de İHKİB olarak New York’taki Türk Ticaret Merkezi’ndeki firmalarımızla ABD’nin önde gelen ithalatçılarını geçen ay bir araya getirdik. Dolayısıyla ABD’den Türkiye’ye ciddi miktarlarda siparişlerin geleceğini düşünüyoruz. Şu anda hazır giyim üreten firmalarımızın tümünün kapasiteleri dolu. Türk hazır giyim markalarımızın da iç piyasada üretim yaptırdıklarını düşünürsek bundan sonra gelecek ilave siparişleri karşılamakta zorlanabiliriz. Bu nedenle acil olarak kapasite artışına yönelik tevsi yatırımlarına, hatta sıfırdan yeni yatırımlara ihtiyaç var. Hazır giyim sektörü cari fazla veren bir sektör. Tekstille birlikte en hızlı ve en kolay ihracat yapabilen iki sektörden biriyiz. Biz Talu Tekstil olarak Sakarya l’inci Organize Sanayi Bölgesi’nde 15 bin metrekare kapalı alanı olan ikinci bir tesis daha kuruyoruz.

İlker ÖZTAŞ / Çorap Sanayicileri Derneği Başkanı

“Modernizasyon yatırımları arttı”

Çorap sektörü olarak geçen yıl 1.1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu yıl yüzde 10 civarında artış bekliyoruz. En büyük iki pazarımız Almanya ve İngiltere. Son birkaç yıldır Amerika pazarına da ağırlık vermeye başladık. Hatta şu anda en öncelikli pazarımız Amerika diyebilirim.

İki hafta önce orada çeşitli firmalarla birebir görüşmeler yaptık. Ancak Amerika polyester çorap tercih ediyor. Oysa biz daha çok pamuklu çoraplarda güçlüyüz. O yüzden organik olan, bir takım özel çoraplarla bu pazarda yer almaya çalışıyoruz. Sektörde şu anda üretim yoğun. Firmalar verimliliği artırmak amacıyla modernizasyon yatırımlarına yönelmiş dürümdalar. Yeni makine alımlarıyla kapasitelerini artıranlar da var.

Mustafa BALKUV / Türkiye Triko Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

“Eleman ihtiyacımız had safhada”

Şu anda sezon olarak en dolu dönemimizdeyiz. Gerek eleman, gerekse bize hizmet verecek tedarikçi ihtiyacımız had safhada. Triko sektörü her yıl büyüyor. Çünkü dünyadan talep var. Bu talebi karşılamak için yılda en az yüzde 15 büyümemiz lazım. Fakat bu büyüme borçla yapıldığı için zaman zaman sıkıntılar da yaşanmıyor değil. Bu büyüme öz sermayeyle yapılabilse sektörümüz daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. 350 bin kişiye doğrudan istihdam sağlayan bir sektörüz. Geçen yıl 1 milyar 930 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu yıl yüzde 12 artış bekliyoruz. Yılda 300 milyon adet üretim yapıyoruz. Bunun 250 milyonunu ihraç ediyoruz. Geri kalan 50 milyon iç piyasaya gidiyor. İç piyasaya çalışan firmalarımızda bu sıralar bir miktar sıkıntı var. Umarım bu da aşılır. Çünkü iç piyasadaki müşterilerimiz sektörün boş kaldığı dönemlerde siparişleriyle sektöre iş yaratıyorlar.

ÖZ BEY MEN





Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir