Giyim Sektörü ve Moda Haberleri

Hazır Giyim Üretimi Artan Talebe Yetişemiyormuş

YAŞANAN pandemi hazır giyim üretiminde Türkiye’nin yıldızını parlattı. Uzakdoğu’dan alım yapmakta sıkıntı yaşayan Avrupalı ve ABD’li perakende grupları siparişlerini Türkiye’ye yönlendirdi. Hatta daha önce çalışmayan perakendeciler bile yüzlerini Türkiye’ye çevirdi. Hazır giyim sektöründeki üreticilerin çoğu gelen siparişlerden son derece memnun. Sektör temsilcileri gerek siparişlerdeki artışın, gerekse Türkiye’de üretim yaptıran perakendecilerin sayısının bundan sonra da artmaya devam edeceğini söylüyorlar. Bazı firmalar gelecek siparişlere yanıt verebilmek amacıyla kapasite artışına yönelik yatırım planları içinde.

“AVRUPA VE ABD GÜCÜMÜZÜ GÖRDÜ”

ÖZBEY MEN ; Yeşim Grup CEO’su Şenol Şankaya, mevcut müşterilerin son dönemde siparişlerini artırdıklarını, gelen siparişlere yanıt vermeye çalıştıklarını belirtiyor. Üretim yaptıkları firmaların Uzakdoğu’da da üretim yaptırdıklarını söyleyen Şankaya, bu firmaların pandemi koşulları nedeniyle Uzakdoğu yerine Türkiye’ye yöneldiklerini ifade ediyor. Şankaya, “Pandemide hazır giyim ve konfeksiyonda bizi şaşırtan güzel gelişmeler oldu, özellikle Çin ve Uzakdoğu’dan batıya doğru ciddi bir dönüş oldu.



Pandemi lojistikte ciddi sıkıntılar doğurdu. Bazı firmalar kumaşı Uzakdoğu’dan alıp Vietnam, Kamboçya gibi ülkelerde diktiriyordu. Bunun çok yanlış bir model olduğunu gördüler ve bize döndüler” diyor. Türkiye’nin hazır giyim ve tekstilde güçlü bir altyapıya sahip olduğunu hatırlatan Şankaya, pandemi sürecinde Avrupalı ve ABD’li perakende gruplarının Türkiye’nin bu gücünü gördüklerini ifade ediyor. Şankaya, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Geçen yıl Nisan ve Mayıs aylarında kapanma yaşanınca cirolar çok düştü.

Haziran ayınla açılınca da çok ciddi talep oldu. Uzakdoğu ülkeleri bu talebe cevap veremediği için biz devreye girdik. Özellikle Zara gibi modada hızlı rol alan firmalar ciddi miktarda mal aldı. Diğer markalar da aynı şekilde Türkiye’den hızlı şekilde mal teslim aldı. Türkiye’nin entegre yapısı gelecekte bu sektörün daha da parlak olduğunu gösteriyor. Bu sektörümüz adına bir beklenti ancak gelinen noktada bunun ciddi sinyallerini aldığımız önemli adımlar oldu, önümüzdeki süreçte bunu çok daha büyük ölçeklerle gözlemleme şansımızın olacağını düşünüyorum. Burada kritik konu, Türkiye’deki hazır giyim ve tekstil firmalarının bu talebe hazırlıklı olmaları. Hazırlıklı olmak için de gerekli yatırımları tamamlamış olmak şart.”

Hazır Giyim Üretimi
Hazır Giyim Üretimi

Şankaya, günlük üretim kapasitelerinin 115 ton örme, 125 ton boyama, 100 bin metre baskı ve 250 bin adet hazır giyim ile 100 bin adet ev tekstili ürünleri şeklinde olduğunu kaydediyor. Ağrı’da hayata geçirdikleri son yatırımla sadece bu şehrin değil, bölgenin çehresinin değişimine katkı yapmayı amaçladıklarını vurgulayan Şankaya, “Bu yolda ilerlerken söz konusu üretimimizi destekler nitelikte bölgedeki partnerlerle işbirliği geliştirme opsiyonunu da devrede tutuyoruz. Bu açıdan bakıldığında sadece Ağrı ile değil, bölgedeki diğer tedarikçileri düşününce çok daha büyük bir ekosistemle birlikte yol aldığımızı söyleyebilirim. Bölgedeki üretici partnerlerimizin imza attıkları kapasite artırıcı yatırımlar sayesinde bizim üretim gücümüz de her geçen gün gelişmekte” diye konuşuyor.

“MÜŞTERİLER ALIMLARINI ARTIRDI”

Tamara Textil Yönetim Kurulu Başkanı Salih Boz da pandemi döneminde Avrupalı müşterilerin alımlarını artırdıklarını söylüyor. Bu firmaların Uzakdoğu’ya verdikleri siparişleri Türkiye’ye kaydırdıklarını belirten Boz, şunları söylüyor:

“Terminden dolayı Uzakdoğu’ya güvenmiyorlar. Uzakdoğu katma değerli ürün üretimi konusunda bizden çok daha iyi durumda fakat Avrupalı alıcılar onlara güvenmiyor. Çin’in ekonomisi geliştiği için işçilik maliyetleri çok arttı. Bu yüzden Avrupa’dan daha fazla sipariş almaya devam edeceğiz. Çünkü terminleri kısaltmak istiyorlar. Bunu da ancak üretimi Türkiye’de yaptırarak gerçekleştirebilirler. Bize daha çok güveniyorlar. Ülke olarak örmede çok büyük adetleri üretecek kapasitemiz var. Ayrıca örmede Çin’in maliyetleri bize göre daha yüksek. Diğer taraftan Uzakdoğu’dan nakliye dört katma çıktı. Bu açıdan da bizim avantajımız var.”

Türk hazır giy imcilerin daha fazla agresif hareket etmeleri gerektiğinin altını çizen Boz, yıllardır uyguladığımız metotları artık terk etmeliyiz. Otomasyon sistemini uygulamak hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe zordur. Ama otomasyonu mutlaka kurmalıyız. Barkotlarla, dijitalleşmeyle sistemi en verimli hale getirmeliyiz. Firma olarak otomasyona yatırım yapacağız. Müşterilerimiz verdikleri siparişlerin hangi aşamada olduğunu sitemizden takip edebilecekler” diye konuşuyor.

“İKİ ABD’LI MÜŞTERİ EDİNDİK”

Nova Fashion Group CEO’su Umut Boz, son dönemde Avrupalı firmalardan gelen taleplerin attığını, yanı sıra Amerikalı büyük perakendecilerden ikisiyle de çalışmaya başladıklarını belirtiyor. Boz, “Uzakdoğu üretimleri genellikle Türkiye’ye kıyasla ucuz olsa da özellikle pandemi ve devamında tedarik zincirlerindeki aksama, markaların bu bölgedeki tedarik ağı yapılarında büyük bir değişime yol açtı. Bu değişimin önde gelen sebeplerinden biri markaların hızlı tedarik talebi; stok yükünü taşımak yerine yakın kaynak kullanımının çok daha önemli hale gelmesi” diyor.



Bu konuda Türkiye’nin coğrafi konumunun büyük avantajı olduğunu söyleyen Bouz, 2020’nin ortasından bu yana, siparişlerin giderek daha hızlı döngülerde geldiği bilgisini veriyor. Bu tür değişen siparişleri karşılamak için üreticilerin dijitalleştirme, 3D modelleme ve tasarım uzmanlığının çevikliği şart olduğunu vurgulayan Boz, Türk üreticilerin bu doğrultuda servis verebilecek güçte olduğunu belirtiyor. “ABD özelinde ise 2019’da Çin menşeli önemli bir grup ürüne uygulanan gümrük vergisi oranlarındaki yükselme, pamuktaki yasakların etkisiyle iki ülke arasındaki ticari gerilim, yeni ticaret anlaşması ve yeni Başkan Biden’ın yumuşak yaklaşımıyla azalsa da tamamen ortadan kalkacak gibi gözükmemekte” diyen Boz, bu açıdan Türkiye’nin ABD’ye ihracat payını yükseltmesi için çok doğru bir zaman olduğuna inanıyor.

“BİR NUMARALI TEDARİKÇİ OLABİLİRİZ”

Yıllık 5 milyon adetlik kapasitelerinin olduğunu hatırlatan Boz, trikodan dokumaya, denimden örme ve aksesuara kadar tüm ürün gruplarında üretim ve tedarik yaptıklarını kaydediyor. Son dönemlerde özellikle tişört ve triko kategorilerinde talep artışı olduğunu belirten Boz, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Pandemi sonrası küresel hazır giyim tedarik zincirinin yaşadıkları zorluklara rağmen hem Avrupalı hem de ABD’li markalara işbirlikçi bir partner olarak hizmetimiz hız kesmeden devam ediyor. Halihazırda Avrupa Birliği ve İngiltere pazarlarında güçlüyüz. Almanya, İsviçre, Fransa, İsveç, Norveç, Danimarka, İtalya ve İspanya gibi tüm Avrupa Birliği ülkeleri, İngiltere ve ABD ile Uzakdoğu’da Japonya ve Güney Kore’ye ihracat yapıyoruz. Türk üreticilerin Avrupa’da bir numaralı tedarikçi olmak için dikey yapılanma kapasitesi mevcut, bu kapasitemizi kullanmaya istekliyiz. ABD pazarında da güçlenmeyi hedefliyoruz.”

Kemal ŞAHİN / Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı
“Siparişler Türkiye’ye kaydı”

Bu sene ihracatımız daha fazla arttı. Çünkü geçen yıl iki ay üretim yapamamıştık. Bu yıl ise fabrikalarımız kapanmadı. Dokuma bölümü tam kapasiteye ulaştı. Mayıs’ta yüzde 100’ün üzerinde ihracat yaptık. Siparişlerin önümüzdeki aylarda daha fazla olacağını düşünüyoruz. Türkiye’nin ihracatı da artacak. Almanya ve Fransa’daki şirketlerimiz büyüyor. İnternet üzerinden satış yapan firmalara üretim yaptık. Ana pazarımız olan Avrupa’da ürün gamlarında değişiklikler oldu. İnsanlar evde kaldıkları için daha spor giyinmeye başladı.

Hafif ürünlere talep çok arttı. Gelen siparişleri iyi karşıladık. Siparişlerdeki artış nedeniyle boya ve örgü tesislerimizi de açtık. Tedarik zincirleri tam çalışmadığı için kısa vadeli siparişler Türkiye’ye kaydı. ABD’li ve AvrupalI firmalar Uzakdoğu’dan doğru dürüst mal alamadı. 0 siparişler de bize kaydı. ABD ile Çin arasındaki gerginlik de Türkiye’ye talep getirdi.

Bu dönemde yeni müşteriler kazandık. Genelde siparişlerde Türkiye’ye doğru kayma var. Çünkü AvrupalI firmalar tedariklerini yakın yerlerden yapmak istiyor. Müşterilerimiz sürdürülebilir doğayla iç içe yaşama konusunda duyarlı. Bu fırsatları kullanmalıyız.

ÖZBEY MEN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu