Giyim ve Moda

Hazır Giyimciler Siparişlere Yetişemiyor

Dünyanın Altıncı Büyük Hazır Giyim Tedarikçisiyiz

TÜRKİYE, dünyanın altıncı büyük hazır giyim tedarikçisi. Dokuma, örme, triko ve denim konfeksiyonda güçlü bir altyapıya sahip. Denim ve dokuma konfeksiyonda dünyada ilk üçte. Ayrıca tasarım gücü, üretimde marka ülke kimliği ve hızlı moda kapasitesiyle rakiplerinden ayrışıyor. Türkiye’nin hazır giyimdeki bu üstünlüğü dünyanın önde gelen alım gruplarının siparişlerini Türkiye’ye yönlendirmelerine yol açıyor. Nike’dan Marks&Spencer’a, Inditex Group’tan Best Seller’e dünyanın önde gelen perakende zincirlerinin İstanbul’da kendi alım ofisleri bulunuyor. Bunun yanı sıra mümessil firmalar aracılığıyla da alım yapan dünya perakende devleri, Adıyaman’dan Batman’a, Şanlıurfa’dan Konya’ya üretimlerinin önemli bir bölümünü Türkiye’de yaptırıyorlar.



Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Yönetim Kurulu Başkanı Hadi Karasu, sektörde kapasite kullanımında üst sınıra da yandıklarını belirtiyor. Son dönemde sektörde yüzde 83 kapasite ile çalışıldığını ifade eden Karasu, “Kapasite yetmediği için yurtdışından gelen siparişlerin yüzde 20’sini geri çevirmek zorunda kalıyoruz. Kapımıza gelen fırsatı kullanamıyoruz. Daha fazla ihracat gerçekleştirip ülkemize daha fazla döviz kazandırmak için çok hızlı bir şekilde Endüstri 4.0 uyumlu yatırım yapmalı, mevcut tesislerimizin teknolojisini yenilemeliyiz” diyor.

Ceket

HER KATEGORİDE ALIM VAR

Türkiye’den yıllık 900 milyon adet ürün alan ve 5 milyar euro ciroya sahip alım gruplarının öncelikli arayışlarının dokuma konfeksiyon, örme konfeksiyon, triko ve denim kumaş olarak öne çıktığını kaydeden Karasu, şöyle devam ediyor:

“Çocuk, çorap, örme ve dokuma kumaş, iç giyim, aksesuar ve büyük beden arayışında olan alım grupları da var. Bunlar genellikle İngiltere, Almanya, İspanya, Hollanda, Fransa, İsveç, Norveç, Danimarka gibi Avrupa’daki ülkelerin ünlü markaları adına alım yapıyor. Hedef pazar olarak belirlediğimiz ABD’deki markalar için alım yapan grupların da katılımı bizi umutlandırıyor. Fiyat baskısı nedeni ile kaybettiklerimizi son dönemde güncel kurların getirdiği avantaj ile geri almaya başladık. Çin ile ticaret savaşı nedeniyle yeni tedarikçi arayışındaki ABD’ye ihracatımızı artırıyoruz. İlerici bakış açımız, sürdürülebilirlik, Endüstri 4.0, dijitalleşme gibi gelecek 20 yıl gündemimizde olacak konularda dünyanın en ilerici hazır giyim sektörüyüz. Fiyat tutturmakta zorlandığımız bazı ürünler dışında alım grupları için hazır giyim ve konfeksiyonun hemen her alt kategorisinde ve her fiyat skalasmda üretim yapabilme kapasitesine sahibiz.”

AMERİKALILAR DA GELDİ

Spring Near East Manufacturing Com-pany İngiliz markalar için alım yapan bir şirket. Firmanın alım yaptığı markalar Sa-insburys, Arcadia, Top Shop, Top Man, DP, Burton, Wallis, Debenhams, Asos, Mothercare, Jack Wills, Peacocks, Pep and Co, Bon Marce. Bunun dışında Amerikalı Urban Outfitters, Polo Ralph Lauren için de mal yaptırıyor. Geçen yıl 75 milyon dolar tutarında ihracat yapan firmanın bu yılki hedefi 80 milyon dolar.

Firmanın kurucu ortağı Esra Ercan, Brexit nedeniyle İngiliz tüketicilerin tedirginlik yaşadıklarını belirtiyor. Bu yüzden tüketimde bir miktar gerilemenin yaşandığını ifade eden Ercan, bunun moda sektörüne de yansıdığını dile getiriyor. Ercan, “Brexit iş hacminde azalmaya sebep olabilir.

Süreç başlarsa Türkiye’den alınan ürünlere ödenecek vergileri ne alıcılar ne de satıcılar üstlenemez. İngiliz tüketiciler { harcamalarını kıstı. Moda ve hazır giyim ‘ piyasası çok sıkıştı. Siparişlerde duraksama var. Fakat biz yine de ihracatımızda artış hedefliyoruz” diyor. ABD ile Çin arasında yaşanan ticaret savaşlarma da değinen Ercan, bunun nihai müşteriyi de etkilediğini söylüyor ve devam ediyor:

“Bu gerginlik yüzünden satış fiyatlarında yükselme var. Çin’le yaşanan gerginlik yülar sonra Amerika’nın tekrar Türkiye’ye gözünü çevirmesine sevile oldu. Bu gelişme Türkiye’nin tekrar Amerikan firmalarının satın alma haritasına girmesine sebep olacaktır.”

“YÜZDE 18 ARTIRDIK”

Alman Hermes Otto Group 28 yıldır Türkiye’den alım yapıyor. Türkiye’deki en eski alım gruplarından biri. Grubun bünyesinde dokuz marka var. Bunlardan Otto, Bonprix, Hcine, Schvvab, Witt Grup-pe, Adler ve Venüs için Türkiye’den bayan dış giyim alımı yapıyor. Geri kalan iki markanın siparişlerini ise Uzakdoğu ve Bulgaristan’dan karşılıyor. Grubun Türkiye’den yaptığı alım miktarı 100 milyon euro’nun üzerinde. Şirket bu yıl Türkiye’den yaptığı alımları geçen yıla göre yüzde 18 artırmayı planlıyor. Şirket Adıyaman, Batman, Şanlıurfa, Adana, Konya, İzmir gibi Türkiye’nin farklı şehirlerindeki üreticilerinden alım yapıyor.




Hermes-Otto International İstanbul Tedarik ve Sistem Kontrol Müdürü Ömer Tayan, Avrupa’daki durgunluğa rağmen Otto Group’un bünyesindeki markaların satışlarının arttığını, bunun da siparişlere yansıdığını belirtiyor. Tayan, “Türkiye’de butik tarzı üretim yaptırıyoruz. Ancak bu tür firmaların sayısı azaldı. Daha çok büyük kapasiteli firmalar var. Oysa gelecek küçük adetli üretim yapan firmalarda. Kendi koleksiyonlarım yapıp, az adetli siparişleri karşılayacak firmaların daha fazla iş yapabileceklerini düşünüyorum. Fiyat konusunda Türkiye’de bir problem yaşanmıyor” diyor.

Norveç merkezli Varner açısından da Türkiye çok önemli bir tedarik merkezi. Şirket 17 yıldır Türkiye’den alım yapıyor. Türkiye’de kendi alım ofisi bulunan firma, alımlarmı tüm markaları için yapıyor.

Varner’in bünyesinde Dressmann, Cubus, Bik Bok, Carlings, Volt, Urban ve Wow olmak üzere 7 marka bulunuyor.

Firmanın Ülke Müdürü Cenk Yerlikaya, bünyelerindeki markaların büyüme planlarına bağlı olarak alımlarmı artırmayı planladıklarını söylüyor.

Türkiye’nin hemen her bölgesinden alım yaptıklarını belirten Yerlikaya, her türlü hazır giyim ürünü aldıklarını kaydediyor.

Hadi KARASU / TGSD Yönetim Kurulu Başkanı
“50 alım grubu katılacak”

TGSD’nin küresel bir marka haline getirdiği ve 2-3 Ekim tarihlerinde 12’incisini düzenleyeceğimiz İstanbul Moda Konferansı’nda bir günü ihracatçılarımız ile alım gruplarının buluşmasına ayırıyoruz. Her yıl 50 civarında alım grubunun katıldığı organizasyonda ihracatçılarımız ile alım gruplarının temsilcileri arasında yaklaşık bin 500 ikili iş görüşmesi gerçekleştiriliyor. İstanbul Moda Konferansı’nda geçen yıl temamızı ‘Responsible Fashion’ olarak belirlemiştik. Bu yıl geleceğin en önemli konularından olan ‘colloboration’ [işbirliği) konusunu işleyeceğiz. C nedenle temayı ‘Better Together’ olarak belirledik. Türkiye’den Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası (TTSİS) ile İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri’ni (İTKİB), Avrupa’dan ise Avrupa Hazırgiyim ve Tekstil Konfederasyonu’nu (EURATEX) yanımıza alarak birlikte daha iyi bir konferans gerçekleştireceğiz. İstanbul Moda Konferansı çerçevesinde bu yıl yapılacak ikili iş görüşmelerinde iç pazara 150, ihracata 250 milyon dolar ek ciro sağlamayı hedefliyoruz.

ÖZBEY MEN



Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu