Kariyer ve İş

İnsan Kaynakları Uzmanlarının 2020’ye Dair Öngörüleri

2020’nin İK Trendleri

BİR yıl daha geride kaldı. Bir yandan yeni dünyaya uyum sağlayan şirketler ve onlara dolaylı olarak bağlı bazı sektörlerde büyüme sürerken, bazı geleneksel sektörlerde istihdam hacmi gitgide daralıyor. Fakat öte yanda aradığı nitelikte personel bulamayan işveren sayısı da oldukça fazla.



Dijitalleşmenin tetiklediği yetenek devrimi şirketleri hızla dönüştürürken, bu şirketlerin ihtiyaç duydukları yetenekler de hızla değişiyor ve artık aranılan yeteneği bulmak gittikçe zorlaşıyor. Global İK firması Manpower’m son Yetenek Açığı Raporu’na göre, Türkiye yetenek açığında dünyada altıncı sırada yer alıyor. Yani işveren çalışacak insan arıyor ama aradığını bulamıyor. Tüm bu çelişkiler ışığında uzmanlar 2019’u yorumladı. 2020’ye dair öngörülerini paylaştı.

2019 TEMKİNLİ GEÇTİ

ManpovverGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, üç ayda bir yaptıkları İstihdama Genel Bakış araştırmalarının sonuçlarına göre 2019 istihdam oranlarında ilk çeyrekte yüzde 0, ikinci çeyrekte yüzde 1, üçüncü çeyrekte yüzde 8 ve dördüncü çeyrekte yüzde 6 artış gözlendiğini belirterek, “Genci tabloya baktığımızda

2019 istihdam piyasasının temkinli olduğunu söyleyebiliriz. Kredi notlarının azalması, döviz kurlarının değişkenliği, gerçekleşen seçim süreci ve diğer ekonomik, politik sebepler nedeniyle firmaların istihdam yatırımları konusunda daha hassas ve temkinli olduklarını söyleyebiliriz” dedi. 2019’da yeni iş fırsatları bakımından en yüksek istihdam artışının bilişim, perakende, hizmet, tekstil ve sanayide görüldüğünü ifade eden Narlı’ya göre, işverenler tarafından en çok aranılan pozisyonlar ise şunlar oldu; dijital pazarlama uzmanları, test mühendisleri, ihracat satış uzmanları, sosyal medya uzmanları, Java yazılım uzmanları, e-ticaret uzmanları, Ar-Ge mühendisleri ve bilgisayar mühendisleri.

İnsan kaynakları alanında 2020’de en popüler konuların bilişsel teknolojiler, şeffaf ödül yönetimi ve yetenek yönetimi olacağım dile getiren Narlı, “Milenyum Kariyer 2020 Vizyon araştırmamızda 19 bin Y kuşağı mensubunu kapsayacak şekilde 25 ülkede niceliksel araştırmalar gerçekleştirdik. Araştırmamıza katılan Y kuşağı mensuplarının yüzde 80’i iş tanımlarında aradıkları en önemli özelliğin esnek çalışabilmek olduğunu belirtti” dedi. Bilişim teknolojileri, üretim, savunma sanayii, ihracat, perakende ve müşteri servisleri sektörlerinin 2020’de öne çıkacağını öngördüklerini ifade eden Narlı şunları aktardı:

“Mobil uygulama geliştirici, veri mimarı, iş zekası uzmanı, kullanıcı deneyim tasarımcısı, sistem analisti, dijital pazarlama uzmanı, dijital stratejist, iş analisti, bilgi güvenliği alanındaki rollerin yanı sıra müşteri hizmetleri yöneticisi gibi rollere olan talebin de giderek artacağını düşünüyoruz. Tüm bunların yanında müşteri hizmetleri, satış vc pazarlama gibi alanlardaki rollere olan talep de artıyor.”

İK Trendleri

REKOR BİLİŞİM VE HAVACILIKTA

Kariyer.net Genel Müdürü Fatih Uysal ise, her ay düzenli olarak raporladıkları İstihdam Endeksi sonuçlarına göre, 2019 yılının istihdam rekortmeninin yaklaşık 16 bin yeni iş ilanıyla bilişim sektörü olduğunu belirtti. Uysal’m aktardıklarına göre bilişim sektörünün ardından tekstil sektörü (15.312 yeni iş ilanı) ile üretim ve endüstriyel ürünler sektörü (12.233 yeni iş ilanı) istihdam piyasasına en fazla hareket getiren sektörler oldu.

Şirketlerin en çok ihtiyaç duyduğu pozisyonların ise, çağrı merkezi müşteri temsilcisi, yazılım mühendisi, kabin memuru, sistem mühendisi, kalite mühendisi, satış danışmanı, mağaza müdürü, kasiyer, optisyen, sigorta teknik personeli, sigorta satış temsilcisi, birikim güvence uzmanı ve finansal danışman olduğunu ifade eden Uysal, “Geçtiğimiz seneye oranla 201’9’un ilk 11 ayında yeni ilan sayısında artış yaşayan pozisyonlar arasında misafir ilişkileri elemanı (yüzde 78 artış), müşteri hizmetleri temsilcisi (yüzde 76 artış), arayüz yazılım uzmanı (yüzde 63 artış) ve ihracat satış uzmanı (yüzde 56 artış) pozisyonları öne çıktı. Ayrıca uzun dönem stajyer özelinde yayınlanan yeni ilan sayısında da yüzde 68 gibi önemli bir artış yaşandı” dedi. 2019 yılında, yeni ilan sayısında bir önceki üç yılın ortalamasına göre yüzde 55 oranında önemli bir oranda artış yaşayan havacılık sektörünün, yılın en hızlı yükselişine imza attığını dile getiren Uysal şu bilgileri verdi:

“Havacılık sektörünü yüzde 30 artış ile perakende, yüzde 12 artış ile sigortacılık, yüzde 11 artış ile turizm, yüzde 8 artış ile bilişim takip etti. Söz konusu veriler ışığında 2020 yılında da bu sektörlerin istihdam piyasasında dikkat çekeceğini öngörüyoruz. 2020’ye yaklaşırken, şirketlerin sundukları hizmetin kalitesini artırmak ve dijital dünyaya uyum sağlayabilmek için farklı yeteneklere daha da fazla ihtiyaç duyacağını söyleyebiliriz. The Network’ün 197 ülkeden 366 bin çalışanın katılımıyla gerçekleştirdiği küresel yetenekler üzerinde şu ana kadar yapılan en kapsamlı araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’de çalışanların yüzde 70’e yakını, teknolojik değişimlerden veya küreselleşmeden büyük ölçüde etkileneceğini düşünüyor. Katılımcıların yüzde 78’i var olan becerilerini geliştirmek için öğrenmeye önemli miktarda zaman harcadıklarını bildiriyor.”

“LİDERLİK İHTİYACI ARTIYOR”

BCC Turkey Kurucu Ortağı, Genos Duygusal Zeka Mentoru Cem Atat’a göre, 2019 senesine birçok belirsizlikle başladık. Bu da kurumlan ve kurum çalışanlarını bir hayli etkiledi. İşten çıkarmaların yoğun olduğu bu yılda, insan kaynakları öncelikle çalışan bağlılığı, işten ayrılmalar ve çalışanları işte tutmak için birçok farklı stratejiler izlemek durumunda kaldı. 2019 yılında müşteri ve çalışan deneyiminin daha da önem kazandığına işaret eden Atat, “Bununla paralel olarak sağlık, hizmet, e-ticaret ve bilişim sektörleri bu senenin öne çıkanları oldu. Özellikle firmaların satış ve bilişim teknoloji alanlarında yetkin eleman arayışları da dikkat çekiciydi. Yapılan araştırmalar çalışanların giderek artan bir şekilde maaş ve sunulan hakların yanında güçlü işveren markasına ve esnek çalışma saatlerine önem verdiklerini gösteriyor. Bu bağlamda da 2020 yılında insan kaynaklan uygulamalarında değişimin son hızla devam ettiğine tanıklık edeceğimizi düşünüyorum” dedi.

Dijitalleşme ile beraber insan kaynakları departmanlarının bilgi teknolojileri departmanlarıyla daha iç içe bir çalışma benimsediklerini vurgulayan Atat’a göre, 2020 ve sonrasında, elde edilen verilerin doğru analiz edilmesi ve sentezlenip anlaşılır, uygulanabilir bir hale gelmesi daha da önem kazanacak. Bu gelişmeler sayesinde performans değerlendirmelerinden işe alımlara kadar birçok farklı alanda önyargıların önüne geçilip, dinamik bir iş ortamı sağlanmış olacak. Dijitalleşmenin sunduğu olanakları esnek çalışma ortamlarına, dinamik performans değerlendirme süreçlerine, yetkinlik kazandırma çalışmalarına dahil ederken, insan odağını göz ardı etmeyenlerin kazanacağı bir döneme girdiğimize işaret eden Atat şunları aktardı: “Yeteneği elde tutmanın ve yeni yetenekleri kuruma çekmenin en önemli unsurları güven ortamı, liderlik yaklaşımları ve kişiselleştirilmiş gelişim çalışmaları olduğuna daha fazla tanıklık edeceğimizden hiç şüphem yok. Özellikle çalışan gelişimi konusunda geleneksel ölçme, değerlendirme ve geliştirme sistemlerinden ziyade iş başında, oyunlaştırarak ve öğrenmeyi deneyim-lemeyle harmanlayarak uyarlanan yaklaşımlar önem kazanacak. 2020 yılında kişiselleştirilmiş hizmetlerin, hizmet ve teknoloji şirketlerinin yanında sağlık, enerji, teknoloji, hizmet ve perakende sektörlerinin ön planda olacağını düşünüyorum. Üretim ve gayrimenkul sektörlerinde 2019 yılında yaşanan daralmaların 2020 senesinde daha olumlu bir hal alacağını ve istihdama katkı sağlayacağını ön görüyorum. Özellikle satış, müşteri deneyimi ve bilgi teknolojileri pozisyonları istihdam konusunda gözde alanlar olacaktır. En kritik konulardan biri de ekiplerini üst seviyede motive edebilen, güçlendiren, yaratıcılığı ve kritik düşünmeyi, sorgulamayı ve sorgulatmayı ön planda tutan liderlere duyulan ihtiyacın artması.”

“İLETİŞİMİ İYİ OLAN KIYMETLİ”

24 Saatte İş Kurucu Ortağı Gizem Yasa ise değişen jenerasyonla beraber iş yaşamından beklentilerin de dönüştüğünü belirterek, “Eskiden şirketler çalışanlarını seçerken, artık iş hayatına yeni karışan genç nüfus işlerini seçiyor ve mutsuz oldukları yerde durmuyorlar. Bu durumu fark eden ve dönüşen şirketler insan kaynaklarını doğru yönetirken bakış açısını sabit tutan ve eski yöntemlerde direnen şirketlerin kan kaybettiğini gözlemliyoruz” dedi. Dönüşüm, diji-talleşme, mobile kayan alışkanlıklar ile beraber en fazla değerlenen sektörün bilişim olduğuna vurgu yapan Yasa’nın aktardıklarına göre, yazılımcı, tasarımcı, yazılım mimarı gibi pozisyonlarda kendini geliştiren adaylar sürekli olarak değer kazanıyor.

Dijitali eşen dünyada robotların, yazılımların ele geçiremediği ve geçirmesi zor görünen alanın ise iletişim olduğunu ifade eden Yasa, “Sektörden bağımsız olarak iletişimi, öngörü ve insan ilişkileri kuvvetli olan bireyler her zamankinden de değerli. Müşteri beklentisini iyi anlayan garsondan çağrı merkezi çalışanına kadar her pozisyon için iletişim altın değerinde” dedi. 2020 yılında pek çok şirketin gündeminde esnek çalışma modellerinin yer alacağına işaret eden Yasa, istihdam artışı beklenen sektörlerle ilgili olarak da şunları aktardı:

“Sektörel olarak yeme içme ve çağrı merkezi tarafındaki ihtiyaçların son derece ön planda olacağını görüyoruz. Buradaki talebin çok olması bu iki sektörü canlı tutuyor ve çalışma koşulları zor olduğundan sirkülasyon da oldukça fazla. Mağazacılık anlamında perakende ekonomik koşullar dolayısıyla daha sakin olacaktır. Buradaki sirkülasyon eskiye göre çok daha az. Fakat sanal mağazacılık tarafına bakarsak burada doğan ihtiyaçlar dolayısıyla depo ve lojistik pozisyonları önem kazanıyor. Aynı şekilde hareketlenen kurye sektörü dolayısıyla kurye pozisyonları oldukça popüler ve yükselişte olacak.”

OPERASYONEL GÖREVDE AZALMA

Kartezyen Danışmanlık Kurucusu Meltem Turhan Yöndem, işten çıkarmaların fazla olduğu bir yıl yaşadığımızı hatırlatarak, “Bu duruma rağmen dijital pazarlama, sosyal medya uzmanlığı, veteriner hekimlik, mühendislik, sağlık, hukuk, güvenlik, ormancılık, balıkçılık, organik tarım, psikoloji, kişisel spor eğitmenliği, mimarlık, înşaat, bilişim ve iletişim teknolojileri, ulaştırma hizmetleri ile profesyonel yöneticilik bu yıl şanslıydı. İşsizlik oranlarina bakıldığında en şanssız sektörler ise sosyal hizmetler, gazetecilik, sanat, pozitif bilimler ve sosyal bilimler oldu diyebiliriz” dedi. Yöndem’e göre 2019’da işten çıkarmalar nedeniyle, mevcut personelin gerginliği ile baş etmek, az kaynakla motive olmalarını sağlamak kolay olmadı. Otomasyon, siber güvenlik, yapay zeka ve veri işleme alanında çalışanlar ise bu yıl revaçtaydı. 2020’de yeni nesil girişimcilerin daha da artacağım ifade eden Yöndem sözlerini şöyle tamamladı: “Yurtdışı pazarlara bu anlamda açılım beklenmekte. Kurumsal şirketler arasında yetenek savaşları da devam edecek. Operasyonel görevlerde azalmalar görülecek. Bankacılık gibi operasyonu yüksek ve otomasyona açık sektörler insan kaynağı anlamında küçülmeye devam edecek. Enflasyondaki dalgalanmalar nedeniyle toplam kazanç politikalarının gözden geçirildiği, yan hakların düzenlendiği, bütçe verimliliği yönetimi yapılan bir yıl olmaya devam edecektir.”

KUŞAĞINA YÖNELİK SİSTEMLER

Türkiye İnsan Yönetimi Derneği PER-1 YÖN Yönetim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz, 2019’da kurumların büyük bir bölümünün tüm iş süreçlerine yansıyacak dijitalleşme çalışmalarmı tamamladığını belirtti. 2019’un yenilikçi süreç tasarımları ve büyük veri kullanımı gibi pek çok konuya odaklanan kurumların kendilerini geliştirdikleri, verimli bir yıl olduğunu ifade eden öztınaz, “Dolayısıyla teknoloji tabanlı, bu alanda uzmanlık gerektiren pozisyonların yıldızı parladı. Dijital IK artık hayatımızın büyük bir parçası. 2020’de çalışma hayatının içinde yer edinen kuşağı ile he-nüz staj dönemlerini geçiren Z kuşağına yönelik sistemler öne çıkacak. Yetenekleri kazanma, elde tutma ve ölçme değerlendirme metotlarında özellikle genç kuşaklara hitap edecek dijital İK çalışmaları artacak” dedi.

Rüzgar artık teknoloji tabanlı pozisyonlar için esecek gibi gözükse de, insan faktörünün her zaman en önemli gündem maddesi olacağına vurgu yapan Öztınaz şunları aktardı: “Uzaktan ve esnek çalışma modellerindeki büyüme, 20200nin en önemli eğilimleri arasında olacak. Dolayısıyla belki meslekler için keskin bir değişim yaşanmayacak ama istihdam modellerindeki farklılaşmayı konuşacağız. Sanayi 4.0’m getirdiği dijitalleşme nedeniyle dijital tabanlı meslekler, siber güvenlik çözümlerine yönelik pozisyonlar, dünyanın içinde bulunduğu küresel iklim krizi nedeniyle yenilenebilir enerji alanındaki uzmanlıklara yönelik talebin artacağını öngörüyoruz.”

“DİJİTAL PROFİL ARANIYOR”

Schneider Electric Türkiye, Orta Asya ve Pakistan Bölgesi İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Neslihan Oğan Gümrükçü, 2019 yılının tüm şirketler açısından temkinli bir yıl olduğunu belirterek, “Daha çok ihracat yapan şirketlerde istihdam artışı görülürken, şirketler mevcut kadrolarıyla ilerlemeye çalıştılar. 2019’da veri uzmanlığı, mobil mülakat ve paylaşım ekonomisi gibi kavramlar ön plana çıktı.

Bilişim ve ihracata dayalı sektörlerde istihdam artış olurken, inşaat ve otomotiv istihdamında daralma oldu. Çoğu şirket mevcut kadrolarıyla hayatına devam etti. İşten ayrılan çalışanların yerini doldurmak yerine çoğu şirket iç kaynakları tekrar gözden geçirerek daha yalın yapılara yöneldiler. Tabi şirketlerin olmazsa olmazı satış ekiplerinin saha gücünü arttırmak için bu dönemde satış kadrolarının çoğunlukla işe alım süreçlerine devam ettiğini gözlemledik” dedi.




İş hacimlerinde bir düşüş yaşamayan, ihracata ağırlık vermiş şirketlerin mevcut yapılarını koruduğuna da işaret eden Gümrükçü’ye göre 2020, işe alımlarda iş yapış biçimlerinin yapısının değişeceği, tüm işe alım süreçlerinde cinsiyet eşitliği, etnik köken, kültür, yaş ve bunun gibi noktalarda bireyleri ayrıştırmayan şirketlerin ön plana çıkacağı bir yıl olacak, işe alım süreçlerinde dijitalleşmenin daha çok rol alacağını ifade eden Gümrükçü şunları aktardı:

“Biz de Hirevue dediğimiz, online erişim sağladığımız, zamanı verimli kullandıran mülakat araçları kullanıyoruz. Artık dijital profiller aramaya başladığımız bir dönemdeyiz. Global iş değerleme ve yetenek yönetimi şirketleri yetkinlik kılavuzlarında bu yetkinlik, birçok pozisyonun kritik, kilit yetkinliği olarak tanımlandı ve bu durum artarak devem edecek. Bu kapsamda önemli bir adım atarak Dijital Yetenek Rehberi’ni yayınladık. Böylece yöneticilerin işe alım stratejilerinde, yetenekleri değerlendirme süreçlerinde ve geliştirme adımlarında öncelikli bir yetkinlik olarak kullanmalarına sağlayacak inisiyatifler almaya gayret gösteriyoruz. Bununla birlikte geleneksel çalışma modelleri yerine esnek çalışma şekli de kültürümüzün büyük bir parçası haline geldi. Yılda iki hafta uzaktan çalışma imkanı, 15 gün babalık izni, iki haftada bir kullanılabilir evden çalışma izni gibi uygulamalarımız bulunuyor.”

Ayşe Sinem YALÇIN / Aon Türkiye Sağlık ve Yan Haklardan Sorumlu Gn. Md. Yard.
“Finansal refah verimi etkiliyor”

Aon’un Global Finansal Refah Anketi’ne göre, çalışanların çoğu yeterince birikim yapamamaktan ve kredi kartı borçlarından şikayetçi. Şirketler de çalışan verimliliğini düşürebilecek finansal endişelere karşı yeni stratejiler geliştirme arayışında. Anket verilerine göre, işverenlerin yüzde 77’si şirketler için finansal refahın önümüzdeki üç yıl içerisinde daha önemli bir konu haline geleceğini düşünüyor. Anketimize göre çalışanların finansal refahını etkileyen zorlukların başında borçlar geliyor. Her üç çalışandan birinin her ay ödeyemediği bir kredi kartı borcu bulunuyor. Çalışanların yarısı ise yeterince birikim yapamadıklarından şikayet ediyor. Dünya genelinde ev almanın zorlaşması, gençleri uzun süre etkileyen öğrenim kredisi borçları gibi etkenler, çalışanların verimliliğini etkiliyor. Çalışanların, finansal refahı sağlamak için daha fazla yardım ve tavsiyeye ihtiyaç duyduğu görülüyor.

Levent SEVİNÇ / Assessment Systems Kurucusu
“Hiyerarşi ve liderlik becerileri değişiyor”

2019, insan kaynakları için dijitalleşmenin hız kazandığı bir yıl oldu. İşe alım ve yetenek yönetiminde kullanılan değerlendirmelerde, kısa sürede uygulanan ve yapay zekaya dayalı araçlar tercih edilmeye başlandı. Envanter, test gibi geleneksel yöntemlerin yerini sanal gerçekliğe dayalı simülasyonlar, oyunlar, casebot tarzında yapay zekaya dayalı vaka uygulamaları almaya başladı. Sadece işe alım, terfi gibi önemli süreçlerde kullanılan araçların djjitalleşmesi değil, bu değerlendirmelerde aranılan yetkinliklerde de önemli farklılıklar oldu. 2020’de İK birimleri, insana dair verdikleri çoğu kritik kararda dijital değerlendirme araçlarına yönelecek. Çünkü bu sayede kısa sürede, tahmin gücü yüksek sonuçlar elde edebilecek. Örneğin, yapay zekaya dayalı değerlendirme araçları ile mülakatlarda önyargılar, sorulmaması gereken sorular, adayı tanıyamama gibi yaygın sorunlar rafa kalkacak. Adayın deneyimine, başvurduğu pozisyona ve değerlendirmenin amacına göre çeşitlenen, gerçeğe yakın online simülasyonlarla adayı kısa sürede, doğru tanımamızı sağlayan çözümler trend olacak. Diğer taraftan, şirketlerin çalışma modellerinde hiyerarşinin azalması ve büyük organizasyonlarda çevik ekiplerin yaygınlaşması ile beraber, yöneticilerden beklenen liderlik becerileri de değişiyor. Yöneticilerin bu yeni çalışma modeline ne oranda adapte olabileceklerini test etmek ve buna uygun kişiselleştirilmiş gelişim planlarını hayata geçirmek, önümüzdeki yıl insan kaynaklarının sıcak gündemlerinden olacak.

Canan DUMAN / ‘İşin Geleceği Şimdi!’ kitabının yazarı, Danışman
“Yakasız ekonomi büyüyecek”

2020 yılında insan kaynaklarının odaklanacağı konular, daha geniş iş stratejisine göre uyarlanmış bir kültür sağlamak, gelişmiş işgücü analitiğinden ve içgörüden yararlanmak, çalışan bağlılığını sağlamak, kurumda değer yaratmanın yeni yollarını belirlemek, yerleşik insan kaynakları süreçlerini otomatikleştirmek ve iyi bir çalışan deneyimi oluşturmak olacaktır.

Yeteneği bulmak, yönetmek, elde tutmak ve işyeri demokrasisini sağlamak önemini koruyacaktır. Serbest çalışanların, dijital dönüşüm sayesinde maddi kazanç sağlamasına olanak tanıyan gig ekonomisi (bağımsız çalışma) büyümeye devam edecek. ABD, 2019’un ikinci çeyreğinde serbest gelir artışında büyük artış yaşadı. 2018’nin aynı çeyreğinden bu yana yüzde 78’lik bir artış gerçekleşti. Pakistan, Filipinler, Hindistan ve Bangladeş gibi ülkelerde de serbest çalışan ağının her geçen gün büyüdüğü görülmekte. Regus’a göre, 2030 yılına kadar en gelişmiş ekonomilerde tüm istihdamın yüzde 8 ile 13’ü esnek çalışma kategorisine girecek. 2020 yakasız çalışanların daha fazla konuşulacağı bir yıl olacak. Yakasız çalışan, çok nitelikli olan, yakalardan tamamen sıyrılan, kurumsal sadakate farklı bakan, mekansız çalışan, mesai kavramına tabi olmadıklarında daha yaratıcı olan, kişisel tatmin arayan, makinelerle iş birliği yaparak çalışmanın yeni yolunu yaratanlardır. 2020’de yakasız ekonomi trendi yükselmeye devam edecek. 2019 yılında turizm, ilaç, sağlık, kozmetik ve tekstil sektörlerinin şanslı olduğunu söyleyebiliriz. 2020’de istihdam artışı beklenen sektörler sağlık, yönetim danışmanlığı, veri uzmanlığı, turizm, bilişim, tekstil, sinema, yayımcılık ve kurye faaliyetleri. İstihdamda azalma olacak sektörler ise inşaat, enerji, mobilya imalatı, otomotiv ve römork imalatı, kiralama ve leasing.

Eyüp TOPRAK / Great Place to Work Türkiye Ülke Müdürü
“İnsana dokunan yönetici”

Kapsam ve görevleri dönüşen İK, sadece çalışan deneyimini yönetmekle kalmayacak, orta vadede daha teknik ve stratejik bir departman olma yolunda evrilecek. İK geleneksel yapısından çıkarak, içinde bulunduğumuz bilgi çağına uyumlu hale gelecek.

Bu dönüşümün veri odaklı olacağını düşünüyorum. Performans değerlendirmesi, anketler, araştırmalar, mevcut verilere eklenen veriler ve hızla gelişen teknoloji bizi aynı noktaya götürüyor; Büyük veriyi anlamlı hale getirebilme yetisi. Analiz edilen verileri anlamak ve bunu ihtiyaçlar doğrultusunda kullanabilmek, İK stratejilerinde kullanabilmek için verinin nasıl işleneceğini bilmek gerekiyor. İK departmanlarında çalışan Y kuşağının burada kolaylaştırıcı bir etkisi olacağını düşünüyorum. Şirketlerin çalışanlarını daha iyi tanıyan İK bölümlerine ve yöneticilere olan ihtiyaçları artacak.

İK fonksiyonuna sahip, insana dokunan, onları anlayan, duygusal bağ kurabilen ve önemseyen yönetici yetkinlikleri değer kazanacak ve ön plana çıkacak.

Mobilitenin de etkisiyle yeni iletişim kanalları arttı. Bu gelişmenin İK’yı etkileyen taraflarından biri, iş-özel yaşam dengesinde yaşanan zorluklar olarak karşımıza çıkacak. Burada çift taraflı bir etkileşim olacağını öngörüyorum. Mail, SMS, VVhatsapp, telefon trafiğinin özel hayatı etkilemesi ile iş saatlerinde esnek çalışma eğilimiyle birlikte özel işlerin yapılabilmesi gibi birbirinin içine girmiş süreçler yaşayacağız. Hafta sonu sunum hazırlamak ile cuma öğleden sonra tatile başlamak gibi yeni dengeler söz konusu olacak. Bu süreci yönetme konusunda İK’ya ve tabii ki üst yönetime önemli bir görev düşecek.

Sibel YÜCESAN / Size Bütünsel Yaklaşım Kurucu Ortağı
“Kurumsal zindelik yılı”

İşveren yüksek değişken rekabet alanında hızla koştururken, dijital yeni dünya rüzgarında savrulup belirsizliklerle baş etmeye çalışırken, en önemli varlıkları hala insan gücü, zihni, beyni, ruhu ve duygusu. Çalışanların bu bütünsel gücünün iyi olması ve bunu sürdürmesi şirketler açısından 2020’de daha da önem kazanacak. Şirketler, uyguladıkları zindelik yaklaşımı sayesinde çalışanların işe gelmeme, ilaç kullanımı ve hasta olma oranlarında önemli bir düşüş elde ederken, üretkenliği ise yüzde 25 civarında artırdıkları gözlemlendi. Önümüzdeki on sene içinde çok daha önemli bir konu olarak büyüyecek bir etken olarak karşımıza çıkacak olan Kurumsal zindelik ve uygulamaları artık lüks değil. Belirsizlik, karmaşıklık, muğlaklık ve süreklilik arzeden değişim dünyasında hepimizin yüksek seviyeli stres altında olduğumuz bir sır değil. İş dünyasının ajandasını yüksek gerilim hattında tutan bu yeni dünya gerçeklikleri çalışandan beklentileri de farklılaştırdı. Daha hızlı, daha üretken, daha yaratıcı ve yüksek performans seviyelerinde olmak ve bunu sürdürmek zorunda hissetmek, çalışan için stres yaratan faktörlerin başında yer alıyor. Çalışanlar üzerinde stresi oluşturan pek çok etmen var. Çalışanların bu etmenleri yönetme becerilerinin zayıflaması, tüm bunların sonucunda hastalık, depresyon, işe gelmeme, iş kazaları gibi ölçümlenebilecek sonuçlardaki artışların yaşanmasını kaçınılmaz kılıyor. Kurumsal zindelik çalışmalarında en önemli vurgu çalışanın stresini yönetmesine yardımcı olmak. Dünyada özellikle Fortune 500 arasında kurumsal zindelik çalışmaları bu yüzden ön planda. Ülkemizde daha yeni yeni kurumsal zindelik konuları şirketlerde konuşulmaya başladı. Önümüzdeki 5 sene içinde bunun bolca konuşulup, programlarının yaratılacağını öngörüyorum.

Murat ERGENE / Ergene Consulting, HGA Group Türkiye Başkanı
“Kadınların üst düzey yönetimde ağırlığı artacak”

Bütçe ve performans yönetimi, organizasyonel verimlilik, çalışan bağlılığı, yetenekleri şirkete çekmenin yanı sıra, iç iletişim, süreç optimizasonu ve inovasyon kültürü 2019’da İK’nın vazgeçilmez konuları oldu.

Bazı şirketlerin gündeminde ‘performans değerlendirme’ konusu, ‘hedefler bazlı’ olarak yeniden kurgulandı. Ekonomideki dalgalanmaların da etkisiyle yine bazı şirketler sahada daha objektif hedefler koydu ve 2020 yılı performans yönetimini de bu hedefler doğrultusunda güçlendirme yönünde çalışmalarına başladı. E-ticaret, ihracata dayalı iş yapanlar, kısmen perakende ve teknoloji şirketleri, yine kısmen finans sektörü 2019’un şanslı sektörleri oldu. 2020’de İK’da süreçlerin dijitalleştirilmesi çalışmaları sürdürülürken, ‘gizlilik ve güvenlik’ kaygılarıyla başa çıkacak çalışmalar devam edecek.

Şirketler büyüdükçe çeviklik ve hızlılık fonksiyonlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyorlar, dolayısıyla birçok şirket yetenek, hız ve sonuç olmak üzere üç konuya odaklanmış durumda. Önceden fonksiyonel organizasyonlar varken, şimdi o hıza ekiplerin yetişebilmesi için şirketler hedefe yönelik ‘proje fonksiyonel ekipler’ oluşturuyorlar. 2020’de kadınlara üst yönetimde ağırlık veren şirketlerin artacağını düşünüyorum. E-ticaret ve yeni nesil girişim şirketlerinin sayısı artıyor. İnşaat ve kısmen otomotiv sektörü istihdamında azalma bekliyorum. Diğer sektörlerin mevcut durumlarını koruyacaklarını düşünüyorum.

Candan ÇİLİNGİROGLU / TAİDER Aile İşletmeleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
“Geleceğin ihtiyaçlarına bugünden hazırlanmalıyız”

KPMG tarafından yayınlanan ve aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 27 Avrupa ülkesinden bin 613 aile şirketi temsilcisinin görüşlerine yer veren Avrupa Aile İşletmeleri Barometresi 2019’un sonuçlarına göre, aile şirketleri açısından insan kaynağının yönetimi ve çalışan mutluluğunu artırmak başlıca öncelikler arasında. Araştırmaya katılan aile işletmelerinin yüzde 64’ünün, mevcut iş güçlerinin eğitimi ve gelişimini önümüzdeki iki yıl için en önemli öncelikler arasında olduğunu belirtmesi bunun bir göstergesi. 2019 aile işletmelerinin inovasyona güç verecek insan kaynağı ihtiyacının arttığını gözlemlediğimiz bir yıl oldu.

Sanayiden turizme, hizmet sektöründen inşaat sektörüne kadar oldukça geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Türkiye’deki aile işletmelerinin de bu trendin önemli takipçileri arasında olduğunu söyleyebiliriz. Dördüncü Sanayi Devrimi’ne ülkemizin katılımı ve hatta bu devrimi yönlendirmesinin yolu geleceğin ihtiyaçlarına bugünden hazırlanmaktan geçiyor. Dünya Ekonomik Forumu tarafından paylaşılan Mesleklerin Geleceği raporuna göre karmaşık problem çözme, eleştirel düşünce, yaratıcılık, insan yönetimi, duygusal zekâ ve bilişsel esneklik geleceğin mesleklerine giden yolda geliştirilmesi elzem olan en önemli beceriler arasında yer alıyor. Bu becerilerin sunduğu altyapıyla veri, tasarım, dijital dönüşüm, yeni teknolojiler, otomasyon ve e-ticaret gibi alanlarda yeni nesil uzmanlıklara dayalı mesleklerin ortaya çıkacağını öngörebiliyoruz.

ÜRÜN DİRİER



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu