İş Fikirleri

Katı Şampuan Üretimi Girişimcileri Cezbediyor

Doğal Sabun Üretimi Kazançlı İş

Üç şişe sıvı şampuana eşdeğer katı şampuanlar yeni bir ürün kolu oldu. Fiyatları cazip, içerikleri doğal, atık bırakmayan saç ürünlerinin pazarlama ağı oldukça güçlü. Girişimciler yurtdışına da açılıyorlar…


İÇİNDE bulunduğumuz bahar aylarında insan metabolizmasında oluşan değişikliklerden biri de saçlarda kendini gösteriyor. Mevsim geçişlerinde saç dökülmesi veya formunun bozulması şikayetine daha sık rastlanıyor. Saçlarımıza daha özenli bakmamız, yazın kuru sıcağına ve güneşine teslim etmeden önce biraz daha ilgi göstermemiz gereken bir dönemdeyiz. Doğal ürünler trendine her gün bir yenisi eklenirken, güzelliğimizin/yakışıklılığımızın simgesi saçlarımız için piyasada yepyeni bir seçenek karşımıza çıkmaya başladı: Katı şampuan.

Katı şampuanlar aslında birer sabun. Normal şampuanlardan farklı olarak su içermiyor ve plastik şişelerde satılmıyorlar. Fiyatları gramajına da bağlı olarak 25-60 TL arasında değişiyor. Konsantre yapıdalar ve iki-üç şişe şampuana denk kullanım süresine sahipler. İçeriklerinde sentetik koku, sentetik renklendirici, zararlı kimyasallar, paraben, silikon, SLS, SLES, alkol ve hayvansal ürün içermiyorlar. Saf uçucu yağlardan gelen canlandırıcı bir kokuya sahipler. Taşınmaları çok kolay, dökülme, akma dertleri yok seyahat sırasında, uçakların kabin bagajına konulabiliyorlar.

Katı şampuan üretimi işi ülkemizde şimdilik butik olarak yapılıyor. Doğal ürünler imal eden, genellikle önce kendileri için yapmaya başlayıp sonra istek üzerine satışa yönelen bir üretici profili söz konusu. Satışı çoğunlukla internet üzerinden yaparken, işleri iyi gidip de mağaza açanlar da var.

DOĞAYA VE İNSANA ZARARSIZ

Mediflora, katı şampuan üreten Bodrum merkezli bir firma. Sahibi Hazal Yanar, Sinoloji yani Çin’i konu edinen bilim dalında öğrenim gördükten sonra iki yıl burslu olarak Çin’de okumuş ve Türkiye’ye, memleketi Bodrum’a geri dönmüş genç bir kadın girişimci. Çocukluğundan beri doğaya, bitkilere karşı büyük bir sevgisi ve merakı olduğunu vurgulayan Yanar, “Hayatımı bitkilere ve onlardan elde edilen ürünlere adamam, annemin hastalanması dolayısıyla oldu” diyor. Annesinin şu anda sağlığına kavuştuğunu söyleyen Yanar, Mediflora şirketinin doğuş hikayesini şöyle anlatıyor: “Annemin hastalığı döneminde ailecek bir farkındalık sürecine girdik ve yediğimiz, içtiğimiz, cildimize sürdüğümüz çoğu ürünün bizi hasta edebileceğini öğrendik. Öncelikle sevdiklerim için üretmeye başladım; kendimi şifalı bitkilerin yetiştirilmesi ve ürünleri formülleştirmek konusunda yetiştirdim. Ürünlerimi tasarlarken ‘Ben bilinçli bir tüketici olarak nasıl ürünler almak tiyorum ve bulamıyorum?’ sorusunu sordum. Zaman içinde bu tutku tam zamanlı mesleğe dönüştü ve Mediflora doğdu. Ürünler üç yıllık bir Ar-Ge sürecinin sonucunda geliştirildi. Mediflora adını, Akdeniz iklimi bitki örtüsünden alıyor, ürünlerimizde yerel iklimde yetişebilen şifalı bitkilere öncelik veriyoruz. Çevreye duyarlı bir şekilde üretim yapmak, doğaya ve insana zarar yermeyen ürünler üretmek çıkış noktamız.”

HAMMADDESİNİ KENDİ ÜRETİYOR

2018 Mayıs ayında kurulan Mediflora’nın imalathanesinin konumlandığı zeytinlik arazisi Bodrum’un Ka-raova Tepecik köyünde. Yanar, ilk yatırımlarını KOSGEB yeni girişimci desteği ile gerçekleştirdiğini belirtiyor. Buradaki çiftlik evini kozmetik imalathanesine dönüştürdüklerini kaydeden Yanar, permakültür ilkeleri ile tarım yaptıklarının altını çiziyor. Yanar, “Kendi gıdamızın dışında, lavanta, civanperçemi, ıtır, biberiye, mercanköşk, nane, fesleğen, kekik gibi şifalı bitkilerin üretimine başladık, amacımız kendi hammaddemizi mümkün olduğunca kendimiz yetiştirmek” diye konuşuyor. Firma, doğanın içinde, doğayı düşünerek üretim yapıyor ve yalın üretim felsefesini benimsiyor. Sürekli iyileştirmelerle en iyi verimliliği elde etmeye çalışıyor. Kadın istihdamına öncelik veriyor, mümkün oldukça civar köylerdeki kadınları istihdam ediyor. Yanar, hedeflerinin tüm ürünlerinde sıfır atık olduğunu vurgulayarak şöyle devam ediyor:

“Denizlerimiz o kadar hızla plastik kirliliğine boğuluyor ki, 2050 yılında denizlerde balıktan çok plastik olacağı söyleniyor. Biz de buna karşılık, plastik şişe kullanımına ihtiyaç duymayan saç bakım ürünleri üretiyoruz. Şampuan ve saç kremi kutularımızı toprağa gömerseniz, gübre oluyorlar. Palm yağı gibi su kirliliğine sebep olabilecek hammaddeler kullanmıyoruz. Geleneksel bir şampuan veya saç kremi ortalama yüzde 80-90 sudan oluşuyor. Bizim ürünlerimiz ise yüzde 100 hammaddeden oluşuyor, su içermiyorlar. Ekonomik olarak en karlı olanın en doğru kabul edildiği bir çağda yaşıyoruz. Bu hiç bilimsel ve sürdürülebilir değil. Bizim önceliğimiz ise sürdürülebilirlik. Ülke olarak çöpümüzle henüz yeni yeni yüzleşmeye başladık, çöp ve atık bilincinin, çevre bilincinin artacağını umuyorum.”

ÇİN’E ÜRÜN GÖNDERİYOR

Bodrum’dan tüm Türkiye’ye, çok çeşitli mesleklerden insanlara ürün gönderdiklerini söyleyen Yanar, katı şampu anlar başta olmak üzere ürünlerinin şimdilik yurtdışından, yurtiçine göre daha çok talep gördüğünü bildiriyor. Yanar, “Şanghay’da çalıştığım dönemde, bir gün ülkemde üretilen ürünleri Çin’e göndereceğim demiştim, bu hayalim şirket henüz ilk yılını doldurmadan gerçekleşti, tik gönderimi bu ay yapıyoruz. Arap ülkelerinden de yoğun talep görüyoruz. Türkiye’de ürünlerimizi sosyal medya aracılığı ile tanıtıyor, sitemiz Mediflorafarm.com üzerinden satış yapıyoruz. Bodrum’daki yerel işletmelerle birlikte çalışıyoruz. Ürünlerimiz neredeyse eşit popülerlikte ancak yağlı saç derisine yönelik ürünlerimiz diğerlerine nazaran daha fazla talep görüyor.”

ANTALYA’DAN BİR MARKA

Antalya Kemer’de yaşayan Cool Barn Soaps markasının sahibi Urçun Yılmaz da, butik bir sabun üreticisi. Katı şampuan ürünlerini internette ve anlaşmalı mağazalarda satışa sunuyor. Şahıs şirketi olarak tek başına çalışan Yılmaz, markasına Cool Barn (havalı baraka) ismini Kemer’de yaşadığı yer nedeniyle koyduğunu söylüyor.

Yılmaz, çok ilgisini çeken ve sevdiği, kullandığı doğal sabunların üretiminde gördüğü yanlışlar üzerine bu işe giriştiği bilgisini veriyor. Hemen her sabun markasının doğal olduğunu iddia etmesine tepki gösteren Yılmaz, beynimize en yakın noktadan temas eden bir ürünün yüzde 100 doğal olması gerektiğini düşünüyor.

İstanbul’da antikacı dükkanı işletirken bunu kardeşine devredip, memleketi Kemer’deki evini bir sabun imalathanesine çeviren Yılmaz, gerçekten iyi ve doğal bir ürün almak isteyenlere hitap ettiğini kaydediyor. İşletme eğitimi aldığını ama bu işe girdikten sonra bir kimyager kadar sabun imalatı hakkında bilgi sahibi olduğunu ifade eden Yılmaz, öncelikle yurtdışında bu işin nasıl yapıldığını incelediğini, Amerika’daki 30 bin kişilik sabun imalatçısı grubuna dahil olduğunu kaydediyor. Yılmaz, “Sıvı şampuanlar kimyasal olmadan olmuyor. Bunları kullandığınız zaman direkt beyninize en yakın noktadan vücudunuza emilim yaptırıyorsunuz. Bu da çok zararlı” diyor. Katı şampuanın güzelliğinin kuru ve katı bir formda olduğunu vurgulayan Yılmaz şunları anlatıyor:

“Ürünlerimizi tamamen doğal ürünlerden yapıyoruz. Tatlı badem, ısırgan, ardıç katranı, üzüm çekirdeği, menengiç-bittim çeşitlerimiz arasında. Saç diplerinde egzama, sedef gibi sorunlar yaşayan ve bu ürünlerimizi alan çok müşterimiz var. Asla boya kullanmıyoruz, koyduğumuz bitkilerin rengi çıkıyor. Normal doğal sabun fazla kokmaz, içine konulan bitkilerin tozları, baharatlar ve bitki yağları belli bir koku verir, bizimkiler de öyle. Seyahat sırasında kolayca taşıyabilmek büyük avantaj.”

Şu günlerde doğal tıraş sabunu üretimi için çalışma yaptığını, dünyadaki tıraş sabunu ekolleri arasında İngiliz ve Fransız ekollerinin yanı sıra “Bu da Türk ekolü” denebilecek bir sabun peşinde olduğunu belirten Yılmaz, ürünü yakında satışa sunacağını açıklıyor. Yurtdışından çok talep aldığını, mesela Japonya’dan bir müşterisine düzenli sabun yolladığını belirten Yılmaz, el yapımı ürünlerini internetin yanı sıra eczanelerde ve anlaşmalı mağazalarda satıldığı bilgisini veriyor.

İNGİLİZ MARKANIN DİSTRİBÜTÖRÜ

Katı şampuan ürünleri arasında ithal bir marka da var. Lolabomb Kozmetik, 70’den fazla ülkede satılan İngiliz “Bomb Cosmetics” markasının Türkiye distribütörü. Ülkemizde satışa 2015 ortasında başladıklarını söyleyen firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Taha Evren Özdaş, katı şampuanların normal şampuanlardan farkının su içermemesi ve gereksiz plastik ambalaja ihtiyaç duymaması olduğunun altını çiziyor. Satış temsilcileri ile toptan satış yaptıklarını söyleyen Özdaş, müşteri profillerinin çoğunluğunun kadınlardan oluştuğunu, yaş aralığının 10-50 yaş gibi geniş bir yelpaze olduğunu bildiriyor. Özdaş, “Müşteriler bilinçlendikçe ürünlerin el yapımı, doğal içerikli, vegan, cruelty-free (hayvanlar üzerinde test edilmemesi) olmasına daha çok ilgi gösteriyor” diyor. Geçtiğimiz yıl yüzde 80 büyüme gösterdiklerini, katı şampuanlarının satışının gitgide arttığını söyleyen Özdaş ürünlerin online değil mağaza satışına uygun olduğunu belirtiyor ve “Müşteriye ürünü detaylı anlatmak gerekiyor. Saçını geleneksel kalıp sabunla yıkamayı tercih eden bir müşteri kitlesi mevcut. Bu müşteriler özellikle tercih ediyor” diyor. Lolabomb Kozmetik’in gelecek hedefleri arasında tüm ürünlerinin sergileneceği, müşterilerin ürünleri deneyerek alabileceği kendi mağazalarını açma planları var.

Doğal Bir Sabun Nasıl Olur?

Cool Barn Soaps kurucusu Urçun Yılmaz doğal bir sabunun özelliklerini şöyle anlatıyor:



“Gerçek manada doğal olan bir sabun, cilde faydalı sıvı ve katı yağların kostikle birleştirilmesinden sonra ortaya çıkan üründür. Bir sabunun doğal yollarla yapılmış olması demek, faydalı olduğu anlamına gelmez. Neden mi? Belli yağların belli özellikleri vardır.

Bazı yağlar köpük yapar, bazı yağlar cilde bakım yapar, bazı yağlarda bazı vitaminler vardır. Her yağı gereğinden fazla kullanmak mamul üründe başka sıkıntılara yol açar. Mesela sabununuzun fazla temizleyici özelliği kulağa hoş gelse de, cildinizdeki bulunması gereken faydalı cilt yağını da söker ve cildiniz kurur. Doğal sabun yaparken içerisine bazı kimyasallar karıştırılıyor. Adı doğal olsa da kendisi doğal olmaktan uzaklaşan kimyasal katkılı sözde doğal sabunlara dikkat edilmeli.

Benim anlayışıma göre doğal sabunda boyar madde kullanılmamalı. Sabuna hangi bitkiyi ekliyorsanız, o bitkinin kendi verdiği renk yetmeli. Ama maalesef üreticiler çoğunlukla doğal diye yaptıkları sabunlara boya katıyorlar. Koku başka bir hadise. Normal doğal sabun fazla kokmaz. İçine konulan bitkilerin tozları, baharatlar ve bitki yağları belli bir koku verir ama çoğu müşteri buram buram kokan sabunlar tercih ediyor. Bu da üreticileri ürünlere kimyasal koku eklemeye itiyor.

Bir başka konu da, sabuna gerekli sertliği vermek için doğal katı yağların sabun karışımındaki oranlan ile ilgili bir formülasyon geliştirmek yerine, sabunu sertleştiren kimyasalların eklenmesi. Buna fazla köpürmesi için köpük üreten kimyasalları eklerseniz, alın size adı doğal gerisi kimyasal sabun. Oysa doğal sabun çok köpürmez.”

Fermente Şampuan Üreticisi

Sabun şeklindeki katı şampuanın yanı sıra doğal şişelenmiş sıvı şampuanlardan da söz etmeden olmaz. Sosyal medya aracılığıyla isim yapmış bir isim olan Fermente Mutfağım‘ın sahibi Ferda Uslu, fermantasyonu ve probitikleri öne çıkaran bir üretici. Geçtiğimiz günlerde Kadıköy’ün Moda semtinde satış mağazası açan firmanın saç ürünü ‘Fermente Şampuan’ın Türkiye’de bir ilk ve hala tek olduğunu savunuyor. Uslu, “Benzer birkaç örneği Avrupa’da var. İçeriği doğal sabunlarımızı ürettiğimiz teknikle oluşturulmakta, ayrıca probiyotik içecek olarak sattığımız kombueha çayımızı içermekte. Pek yakında kuru şampuanımızı da satışa sunacağız” diyor.

Üç işçi ile başlayan şirketinin şimdi otuz kişiyi aşkın profesyonel bir kadro ile yönetildiğini, ayrıca birkaç ajanstan da hizmet aldığını söyleyen Uslu’nun hikayesi şöyle: “Başta alerji olmak üzere kendi sağlık sorunlarımı çözmek için araştırmalar yapmaya ve kendi evimin mutfağında öğrendiklerimi uygulamaya başladım. İlk önce fermantasyonu ve probitikleri keşfettim. Yoğurt, kefir derken sirkelerimi, turşularımı, hatta peynir ve sucuklarımı kendim yapar oldum. Sonra fark ettim ki bir yandan probiyotikleri vücudumuza alıyoruz, bir yandan kimyasal içerikli kozmetikler, temizlik ürünleri nedeniyle öldürüyoruz. Bu nedenle kendi doğal sabunlarımı, kozmetiklerimi, kremlerimi, temizlik ürünlerimi yapmaya başladım.

Sonra bu deneyimlerimi ve tariflerimi paylaşmak için Fermentemutfagim.com blog sitemi açtım. Takipçilerimden gelen istek üzerine kendim için yaptığım ürünleri birazcık daha fazla üretip, gönderir oldum. Gelen tepkiler beni cesaretlendirdi. Çok küçük bir sermaye ile Sancaktepe’de bir dükkan tuttum. Gerekli izinleri alarak imalata başladım. E- Ticaret sitesi ve sosyal medya hesaplarımla tüm Türkiye’ye dağıtıma başladım.” Saç besleyici onarıcı yağ karışımlarının çok favori olduğunu vurgulayan Uslu, Moda’daki mağazalarının sağladığı deneyim ile yeni mağazalar açmayı hedeflediklerini, Avrupa’ya açılmanın da hedefleri arasında olduğunu aktarıyor.

Kişiye Özel Ürün

Kimyager Emine Koçer medya aracılığıyla isim yapmış, başarılı bir iş kadını. On yıllık bir geçmişe sahip Nerolinn diye bir markası olan Koçer’in doğal bitkilerden ürettiği aromatik ve şifalı yağları bulabileceğiniz Levent’te bir butiği var. Nerolinn’de saçlar için de özel bir kür olduğunu ifade eden Koçer, bütün ürünlerinin hammaddelerinin yenilebilir olduğunu vurguluyor. Koçer, “Öncelikli olarak saç serumumuzu önerebilirim. Pratik bir kullanımı var ve çok etkin bir karışım. Saçlar için bir de maskemiz var; vitaminler, ekstratlar ve sabit yağlarla zenginleştirilmiş bir ürün. Ayrıca sabunlarımız da var. Bu arada Nerolinn marka şampuan üretimine başladık ama henüz satışta değil. İki-üç haftaya kadar raflarda olacak. Otellere ve spa’lara da ürün veriyoruz ama mağazamızı daha çok yenilebilir içeriklerle donatıyorum” diye konuşuyor. Saçlarıyla ilgili sorun yaşayıp kendisine danışan kişilere önce dahili bir problemi olup olmadığını sorduğunu söyleyen Koçer, “Herkes özeldir. Birine iyi gelen, diğerine gelmeyebilir. Biz kişiye özel ürünler yapabiliyoruz. Sorunuyla bana gelen kişinin hikayesini dinleyip, ona uygun ürünleri bir araya getirip özel bir kür verebiliyorum” diyor.

ÖZLEM KAPAR BAYBURS


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu