İş Fikirleri

Keçiboynuzu bahçesi kurmak istiyorum

Harnup Bahçesi Kurmak Çok Kazançlı

HALK arasında harnup olarak da bilinen keçiboynuzu, geçmişte sadece kuruyemişçilerde satılırdı. Şimdilerde ise pekmezi, özü, unu, yemi gibi birçok ürünü var. Kozmetik ve ilaç sektörünün yanı sıra yem sektöründe de kullanıldığı oluyor. Koronavirüs salgını sonrasında ise en çok tercih edilen bağışıklık sistemini güçlendirici ürünlerin başında geliyor. Haliyle piyasası oldukça hareketli. Tarlada kilosu 7-8 TL’den satılan keçiboynuzu perakendede 30 TL’ye kadar alıcı buluyor. Pekmezi ve özünün kilo fiyatı 100 TL’yi zorlarken, unu ve tozunun fiyatı da 50 TL seviyesinde seyrediyor.



Tüketicinin ilgisi üretim sahalarına da yansımış. Ormanlık alanda yetiştirilen keçiboynuzu için modern bahçeler de kurulmaya başlanmış, özellikle Mersin’in Erdemli ilçesinde kurulan modern bahçeler dikkat çekiyor. 450-500 rakımlarda kırsal ve çorak alanlarda hayat bulabilen harnup, çitçi için alternatif bir meyve haline gelmiş. Görüştüğümüz üreticiler keçiboynuzunu masrafı az, kazancı iyi bir ürün olarak tanımlıyor. Biz de keçiboynuzunun nerelerde üretildiğini, nerelerde kullanıldığını ve faydalarını araştırdık.

KANAATKÂR BİR BİTKİ

Türkiye’de keçiboynuzu üretimi her geçen yıl artıyor. 2015’te 5 bin 244 dekar olan keçiboynuzu bahçe tesisi 2019 sonu itibariyle 7 bin 652 dekar alana ulaştı. TÜÎK 2019 verilerine göre ülke genelinde 7 bin 652 dekar alanda 16 bin 256 ton keçiboynuzu üretildi. Yine TÜlK 2019 verilerine göre Mersin, Antalya, Adana, Osmaniye, Muğla illerinde bahçe tesisleri var. Üstelik bu bahçelere her yıl yenileri ekleniyor. Keçiboynuzu kayalık, kıraç, kuru ve en verimsiz topraklarda, hatta kumullarda bile yetişebilen kanaatkâr bir bitki türü. Keçiboynuzu ağaçları erozyon kontrol sahalarında ve yangın koruma alanlarında yoğun olarak kullanılıyor. Orman Genel Müdürlüğü bu özelliği nedeniyle keçiboynuzu dikimini destekliyor.

YENİ BAHÇELER KURULUYOR

Keçiboynuzu üretiminin en öne çıktığı yörelerden biri Mersin’in Erdemli ilçesi. Doğal ortamlarda yetişen keçiboynuzu Erdemli’de plantasyon bahçelerinde yetiştirilmeye başlandı. Erdemli Ziraat Odası Başkanı Rasim Şahin, ilçede 10-20 dekarlık keçiboynuzu bahçesi kuru-lumları yapıldığını söylüyor. Keçiboynuzunun zahmetsiz ve karlı bir meyve olduğunu vurgulayan Şahin, şu değerlendirmeyi yapıyor: “İlçemizde ağırlıklı mandalina ve diğer narenciye türleri üretiliyor. Ancak son yıllarda keçiboynuzuna da yönelim var. Henüz mandalina bahçesi sökülüp keçiboynuzu bahçesine dönüşmedi ama buraya doğru gidiş var. Ürün zahmetsiz. Su ve ilaç istemez, bakımı kolay. Fiyatı da çok iyi. Tarlada 7-8 TL’ye satılıyor. 450-500 rakımda kurak alanlarda yetişebiliyor. Keçiboynuzu bahçesi kuranların hepsinin yüzleri gülüyor. Kazançları gayet iyi. Ziraat Odası olarak geçen yıl 10 bin, bu yıl ise 5 bin adet keçiboynuzu fidanı dağıttık. Erdemli’de üretim giderek artıyor.” Erdemli Tarım ve Orman Müdürü Mesut Yıldız ise yaptığı değerlendirmede, keçiboynuzunun, bakımının kolay ve getirisinin yüksek olması nedeniyle üreticilerin ilgisini çektiğini belirterek, taşlık arazilerde, suya ihtiyaç duyulmadan üretim yapılabildiğini söylüyor. Yıldız, temmuz ayında yetişen ürünlerin bozulmadan eylüle kadar hasat edilebildiğini vurgulayarak, “Keçiboynuzunun ilaç, sulama ve gübreleme maliyeti düşük. Pazar ve satış sorunu yok. Limondan sonra en çok gelir getiren ürün olarak düşünülebilir” diyor.

BİRÇOK FAYDASI VAR

Erdemli’de 35 dekarda keçiboynuzu üretimi yapan Mehmet Türker, elde ettikleri gelirin kendilerini mutlu ettiğini belirterek, “Bitki, dikiminden bir yıl sonra aşılanıyor ve ürün alınabiliyor. Kilogramı 10 TL’den satılıyor. Haraç dediğimiz yabanileri ise 5 TL’ye alıcı buluyor. Hem verimden hem gelirden memnunum. 200 dekar arazi satın aldım, orada da keçiboynuzu üretmeye devam edeceğim” diyor.

Keçiboynuzunun faydalarından biri ise oldukça dikkat çekici. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Emre Pabuçcu, keçiboynuzunu sperm artırıcı sekiz besin arasında gösteriyor. Pabuçcu, “Erkek üreme sağlığı için gereken en önemli minerallerden bir tanesi çinkodur. Bol miktarda çinko içeren keçiboynuzu, antioksidan özelliği sayesinde kansere karşı koruyucu etki sağlarken aynı zamanda sperm üretiminin sağlıklı bir şekilde devam etmesini ve sperm sayısının yeteri miktarda olmasını sağlar. Ayrıca keçiboynuzu içerisinde bulunan enzimler sperm ile yumurtanın etkileşimini kolaylaştırıyor” diyor.

“PANDEMİDE TALEP İKİYE KATLANDI”

Pandemi bağışıklık sistemini güçlendiren ürünlere yönelik ilgiyi adeta patlattı. Keçiboynuzu ürünleri bu yöndeki etkileri nedeniyle özellikle talep görüyor. Seyidoğlu Gıda Genel Müdürü Mehmet Göksu, keçiboynuzu pekmezi ve özüne olan talepte pandemi nedeniyle ciddi artışlar yaşandığını belirtiyor. Türkiye’de üretilen ke-çiboynuzunun zaman zaman yetersiz kaldığını söyleyen Göksu, üretim alanlarının genişlemesi gerektiğini vurguluyor. Göksu, “Oluşan talep doğrultusunda iç pazardaki üretim son dönemlerde talebi karşılamamaya başladı. Bu alanda keçiboynuzu meyvesi ithalatı çalışmaları da var. Tarım Bakanlığı’nın keçiboynuzu ekim alanlarını genişletme noktasında çalışmalar yapması faydalı olacaktır” diyor.

Son yıllarda keçiboynuzu pekmezi büyük talep görüyor. Seyidoğlu altı farklı çeşitte keçiboynuzu pekmezi ve keçiboynuzu özü üretimi yapıyor. Üretimde Antalya ve Muğla bölgesinde yetişen keçiboynuzu meyvelerini tercih ettiklerini söyleyen Göksu, pandemi döneminde ürünlerine yönelik talebin iki katma çıktığını vurguluyor. Ürünün tüketimini yaygınlaştırmak için pratik ambalajlar geliştirdiklerini söyleyen Göksu, ketçap gibi sıkılarak kullanılan inovatif ambalajları sayesinde kullanım alanının çok arttığını ifade ediyor. 2019’da 250 ton keçiboynuzu pekmezi ve özü ürettiklerini, 2020’de ise üretimlerinin iki katma çıktığını söyleyen Göksu, sözlerini şöyle tamamlıyor: “En yoğun talebi Mart-Kasım ayları arasında yaşadık. Bu dönemde ek üretim planlaması yapmak zorunda kaldık. Talebi karşılamak için yeni bir üretim bandını devreye soktuk. Yeni tesisimizin devreye girmesiyle birlikte pekmez çeşitlerini artırmayı planlıyoruz. Almanya, Rusya, Irak, Fransa başta olmak üzere 10 ülkeye ihracat da yapıyoruz.”

1 dekar keçiboynuzu bahçesi kurmanın maliyeti

Keçiboynuzu bahçesi kurmanın ortalama dekar maliyeti 10 bin TL seviyesinde. 1 dekara 20 fidan dikiliyor. Keçiboynuzu diğer meyve türlerinde olduğu gibi beşinci yıldan sonra ürün vermeye başlıyor. Verimli çağında ağaç başına en az 250 kilo alınabiliyor. İyi ağaçlarda 500 (kilograma kadar verim almak mümkün. İyi bir bahçede dekarda 10 bin TL gelir elde ediliyor.

Başlangıçtaki dikim maliyetini ağaç meyve vermeye başladığı ilk yılda çıkarıyor. Sonraki yıllar ise ilaç, sulama vb. bakımları olmadığı için net kar edebileceğiniz bir meyve. İklimi uygun bölgelerdeki üreticiler için iyi bir alternatif. Mersin’in Erdemli ilçesinde limondan sonra en iyi gelir getiren ürün olarak kabul ediliyor.

Harnup adı Roma döneminden kalma

Çekirdekleri ayıklanmış keçiboynuzu meyvesinden soğuk sıkım yöntem ile yüksek sıcaklık ve ısı kullanılmadan elde edilen sıvı gıdaya keçiboynuzu pekmezi (harnup pekmezi] deniyor. Akdeniz ülkelerinin doğal bitki örtüsü olan keçiboynuzu ağaçları her mevsim yeşil kalan dayanıklı bir ağaç türü. Ağacın meyvesi keçinin boynuzuna benzediği için bu adı almış. Roma döneminden günümüze gelmiş harnup (keçiboynuzu] çiçeklerinden ötürü Anadolu’da harnup olarak da bilinir. Ağacın meyvesi hem insanların tüketebileceği gıda türlerinde hem de hayvan yeminde kullanılır. Uzun ömürlü bir ağaç türü olan keçiboynuzundan, en çok keçiboynuzu pekmezi yapılarak yararlanılıyor. Ülkemizde de yaygın kullanımı olan bu pekmez türü besin değerleri bakımından adeta eneıji deposu. Az kalorili, yüksek proteinli, vitamin, demir, potasyum, kalsiyum ve magnezyum zengini olan keçiboynuzu meyveleri, Mayıs ayının başlarında büyümeye başlayarak, Haziran-Temmuz aylarında olgunlaşıyor. İlk olarak yeşil renk olan meyveler olgunlaştıktan sonra kahverengiye dönüyor. Meyvelerin hasat işlemleri ise Ağustos-Eylül ayında tam olgunluğa ermesi ile başlayıp Kasım-Aralık ayına kadar devam ediyor.

Keçiboynuzunun faydaları saymakla bitmiyor

■ Keçiboynuzu doğal bir antioksidan kaynağı. Bu özelliği ile vücut direncini artırıyor, hastalıklardan koruyor. Özellikle astım ve bronşite karşı çok etkili.




■ Zengin mineral ve vitamin içeriği ile enfeksiyonlara karşı koruma sağlıyor.

■ Lifli yapısı nedeniyle kalp ve damar sağlığı için faydalı. Kötü kolesterol seviyelerini düşürüyor, tansiyon, felç, damar tıkanıklığı gibi hastalıkları önlemede rol oynuyor.

■ Yerken şekerli bir tat verse de aslında şeker oranı düşük. Bu özelliği ile kan şekerinin yükselmesini önlüyor. Diyabet hastaları için güvenli bir besin olarak kabul ediliyor.

■ Bağırsak hareketlerini destekliyor, sindirime yardımcı oluyor.

■ Hasarlı hücreleri yeniliyor, yaşlılık belirtilerini geciktiriyor.

■ Zengin mineralli yapısıyla ağız sağlığında da etkili. Dişleri ve diş etlerini koruyor.

Keçiboynuzu pekmezi ile özü arasındaki fark

■ Keçiboynuzu özü, keçiboynuzu pekmezinden daha yoğun kıvamlıdır.

■ Her iki gıda ürünü de soğuk s sıkım dediğimiz presleme elde çekirdekleri ile birlikte sıkılır.

■ Keçiboynuzu özü su ile seyreltilerek tüketilirken, keçiboynuzu pekmezi sulu bir yapıda olduğu için su ile karıştırılmadan doğrudan tüketilebilir.

■ Her ikisi de soğuk sıkım (presleme) yöntemiyle elde edildiği için kimyasal değişime uğramazlar ve besin değerlerinde kayıp yaşanmaz. Klasik pekmez yapımında açığa çıkan HMF gibi zararlı bileşenler oluşmaz.

■ Her ikisinin besin değerleri ve kalori miktarları birbirinden farklıdır.

■ 100 gram keçiboynuzu özünün enerji ve besin değerleri: Enerji 278 kcal, protein 1.4 g, karbonhidrat 63.9 g, yağ 0 g’dır.

■ 100 gram keçiboynuzu pekmezinin enerji ve besin değerleri: Enerji 304 kcal, protein 0.3 g, yağ 0 g, karbonhidrat 82.3 g, lif 0.2 g, sodyum 4 mg’dır.

Keçiboynuzu Eylem Planı İncelemek İçin Tıklayınız

İDRİZ ÇOKAL



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu