Anasayfa / Ekonomi-Finans / Philip Fisher Büyüme Filtresi

Philip Fisher Büyüme Filtresi



1929 yılında Büyük Buhran’da parasının büyük bölümünü kaybettikten sonra yeni bir strateji geliştirdi. Philip Fisher, düşük F/K değerli hisseler yerine satışları büyüyen şirketlere odaklandı…

HER hafta köşemizde sürekli değişen piyasa koşullarında uygulanabilecek farklı bakış açılarım tanıtmaya çalışıyoruz. Amacımız, hem finansal okuryazarlığa naçizane katkı sağlayabilmek hem de çok sayıdaki hisse arasında tercih yapılmasına yönelik farklı perspektifler sunabilmek. Bu. doğrultuda, ağırlıklı olarak, kabaca şirketlerin operasyonel ve finansal performansına odaklanan temel analiz ile hisse fiyat hareketlerine odaklanan teknik analize dayalı kriterleri dayanan teorik bir çerçeve oluşturmaya çalışıp bunların pratikte bizim piyasamızda olan karşılıklarını aktarmaya çabalıyoruz.

SİHİRLİ BİR FORMÜL YOK

Kullanılan kriterleri, şirketlerin bilançolarından ve/veya gelir tablolarından elde edilen rakamlar ve oranlar ile hisse fiyat hareketlerine bağlı olan göstergeler oluşturuyor. Bu rakam/oran/göstergeler oldukça fazla ve farklı türde olduğu gibi farklı yaklaşımlarla türetilmeye de açık. Genellikle, bunların içinden bazı göstergeleri bir araya getirerek oluşturdukları stratejilerle dönem dönem başarılı sonuçlar elde eden ve bu sayede uluslararası üne kavuşan yatırım uzmanlarının yaklaşımlarını ele almaya çalışıyoruz. Bu sayede, yüzlerce hisse içinden ilgili stratejilerle uyumlu olan çok daha sınırlı sayıdaki hisseleri belirleyebiliyoruz.

Daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi sürekli kazandıracak sihirli bir formül bulunmamakta. Ayrıca, yatırım yapılacak hisselere karar verirken, sağlıklı bir seçim yapabilmek adına her bir hissenin çok detaylı bir şekilde incelenmesi gerekmekte. Köşemizin amacı ve sınırları kapsamında her hafta mümkün olduğunca kapsamlı ve açık bir şekilde farklı stratejiler ile bunlara uyan hisseleri analiz etmeye çalışıyoruz.

Bu hafta, “Sıradan Hisseler, Sıradışı Kârlar” kitabının yazarı ve büyüme yatırımı stratejisinin öncülerinden biri olan Philip Arthur Fisher’m stratejisini inceleyeceğiz. 1907-2004 yılları arasında hayatta olan Fisher 91 yaşında emekli olana kadar 1931’de kurduğu kendi yatırım yönetim şirketinin başında yer aldı. Fisher’dan en çok etkilenenler arasında yer alan ünlü yatırımcı Warren Buffet, kendini yüzde 85 Benjamin Graham ve yüzde 15 Fisher olarak tanımlamaktadır. Düşük fiyat/kazanç (F/K) oranını dikkate alarak ucuz olduğunu düşündüğü hisselere yaptığı yatırımlarla 1929 Buhram’nda parasının önemli bir bölümünü kaybeden Fisher, bundan sonra düşük F/K değerli hisselerden ziyade satış büyümesini ilişkin faktörlere daha fazla ağırlık vermeye başlar.

NİTELİKSEL KRİTERLER ÖN PLANDA

Fisher, uzun vadede daha yüksek kâr elde edebilmek için, ucuz kalmış hisselerden ziyade satış ve kâr büyümesi açısından piyasanın geneline göre daha güçlü görünüme sahip olan hisseleri bulma arayışına girer. Faaliyet yapısı kolay anlaşılır şirketlere odaklanan Fisher, aynı zamanda daha verimli bir yönetim yapısına sahip olunduğunun göstergesi olarak değerlendirdiği için elinde yüksek nakit tutan-lardansa nakdini büyüme için değerlendiren şirketleri tercih eder. Fisher, çok satanlar arasında yer alan kitabında, yatırım yapılacak şirketler için hem niceliksel hem de niteliksel kriterlere değinir. Hisse seçimi için çoğunluğu niteliksel özelliklere odaklanan 15 kriter belirleyen Fisher’m yaklaşımını yansıtacak ve niceliksel olarak filtre yapılmasını sağlayacak şekilde baz alman kriterler şöyledir:

• Beş yıllık bileşik net satış büyümesi tüm hisselerin medyanmdan (ortanca, orta değer) yüksek

• 2013, 2014, 2015, 2016 ile 2017/09 dönemine ait yıllık (son dört çeyrek) rakamlarını baz aldığımızda tüm BIST-TÜM’deki şirketlerin satış büyüme medyanı yüzde 9.0 olarak hesaplanmakta.

• Son beş yıllık dönemde en az dört defa satışlarını büyütmüş olsun

• Yıllıklandırılmış net kâr marjı tüm hisselerin medyanmdan yüksek olsun

• 2017/09 dönemi itibariyle yıllıklandırılmış veriler üzerinden BIST-TÜM’de yer alan şirketlerin medyan net kâr marjı yüzde 4.9 olarak hesaplanmaktadır.




BIST-TÜM hisselerini yukarıdaki kriterlere göre filtrelediğimizde, 52 hissenin bu kriterlerle uyumlu olduğunu gördük. Yazının devamında, 52 hisse içinden belirlediğimiz beş hisseye odaklanacağız.

BOLU ÇİMENTO (BOLUC):

Şirketin beş yıllık bileşik satış büyümesi yüzde 14.0 seviyesinde olup son beş dönemin tamamında satışlarını büyütmüştür ve yılhklandınl-mış rakamlar üzerinden net kâr marjı yüzde 21.3’tür. Hisse fiyatları yakın dönemde gözlenen toparlanma eğilimi ile birlikte 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamalarına karşılık gelen 5.23-5.26 TL üzerinde tutunma çabasına girmiştir. Aşırı ahm-satım göstergesi olan RSI’daki toparlanma eğilimi de dikkat çekicidir. Olası yukarı yönlü hareketlerin devam etmesi durumunda, kısa-orta vadede, 5.35-5.43 TL direnç bölgesi ile devamında 5.52 TL ve 5.63 TL dirençleri teknik hedef olarak takip edilebilir. Bu doğrultuda alınacak olası yatırım kararlarında, katlanılabilecek azami zarar dikkate alınmak şartıyla, 5.23 TL, 5.16 TL veya 5.04 TL desteklerinden uygun görülenin zarar kesme (stop loss) seviyesi olarak izlenmesi sağlıklı olacaktır.

BORUSAN MANNESMAN BORU (BRSAN):

Şirketin beş yıllık bileşik satış büyümesi yüzde 16.3 seviyesinde olup son beş dönemin tamamında satışlarını büyütmüştür ve yıllıklandırıl-mış rakamlar üzerinden net kâr marjı yüzde 7.7’dir. Kasım ayı ortalarından bu yana yaklaşık olarak 200 günlük üssel hareketli ortalamasından gelen destekle v hisse fiyatlarının toparlanma eğilimine girdiği görülmektedir. Kısa vadeli en önemli direnç konumunda olan 11.33 TL üzerinde tutunulması durumunda, kısa-orta vadede 11.59 TL ve 12.08 TL dirençlerinin yeniden test edilmesi beklenebilir. Bu doğrultuda verilecek olası yatırım kararlarında katlanılabilecek azami zarar ölçüsünde 10.90 TL veya yaklaşık olarak 21 ve 50 günlük üssel hareketli ortalamalara karşılık gelen 10.64 TL’nin zarar kesme seviyesi olarak izlenmesi yerinde olacaktır.

ALKİM KİMYA (ALKIM):

Şirketin beş yıllık bileşik satış büyümesi yüzde 9.9 seviyesinde olup son beş dönemin dördünde satışla- C9UKİMİ rını büyütmüştür ve yıllıklandırılmış rakamlar üzerinden net kâr marjı yüzde 17.7’dir. ALKIM hisselerinin yakın dönemde oluşan kısa vadeli yükselen trend ile birlikte 21, 50 ve 200 günlük üssel hareketli ortalamaları üzerinde tutunma eğilimine girdiği görülmektedir. Mevcut yükseliş eğiliminin korunması durumunda, kısa-orta vadede, 24.90 TL, 25.50 TL ve 26.40 TL dirençlerini test etmesi beklenebilir. Olası yukarı yönlü hareketlerin devamlılığı açısından 21 ve 50 günlük üssel hareketli ortalamaya karşılık gelen 24.02 TL üzerinde tutunulmaya devam etmesi önem arz etmektedir.Katlanılabilecek azami zarar ölçüsünde 23.50 TL veya 22.90 TL seviyesindeki desteklerin zarar kesme seviyesi olarak izlenmesi sağlıklı olacaktır.

TRAKYA CAM (TRKCM):

Şirketin beş yıllık bileşik satış büyümesi yüzde 21,9 seviyesinde olup son beş dönemin dördünde satışlarını büyütmüştür ve yıllıklandırılmış rakamlar üzerinden net kâr marjı yüzde 12.9’dir. Kasım ayında tarihi zirvesini 4.45 TL’ye taşıyan ve devamında gelen düzeltmeyle birlikte 3.91 TL kadar gerileyen TRKCM hisselerinin, bu seviyeden gelen destekle birlikte 4.00-4.05 TL civarlarında dip çalışması yaptığı görülmektedir. Son günlerde hacim ve momentumda gözlenen toparlanma eğilimi dikkat çekicidir. 4.00-4.05 TL destek bölgesi üzerinde tutunulmaya devam edilmesiyle görülebilecek olası yukarı yönlü hareketlerde, kısa-orta vadede 4.25 TL, 4.38 TL ve 4.45 TL dirençlerinin yeniden test edilmesi beklenebilir. Olası yatırım kararlarında, zarar kesme seviyesi olarak 4.02 TL veya 3.91 TL’den uygun görüleni zarar kesme seviyesi olarak izlenmelidir.

YATAŞ YATAK (YATAS):

Şirketin beş yıllık bileşik satış büyümesi yüzde 27,9 seviyesinde olup son beş dönemin dördünde satışlarını büyütmüştür ve yıllıklandırılmış rakamlar üzerinden net kâr marjı yüzde 7.7’dir. 2017 yılının genelinde ağırlıklı olarak yukarı yönlü bir seyir izleyerek tarihi zirvesini 28.46 TL seviyesine taşıyan YATAS hisselerinin, bu seviyeden gelen düzeltme hareketiyle birlikte 50 günlük üssel hareketli ortalamasına karşılık gelen 23.56 TL seviyesine kadar gerilediği görülmektedir. 50 günlük üssel hareketli ortalamanın genellikle destek olarak çalışması ve son dönemde gözlenen düzeltme hareketinin görece zayıf hacimle gerçekleşiyor olması dikkat çekicidir.

Bu hareketli ortalamanın yine destek olarak çalışması, tepki alım-larını da beraberinde getirecektir. Ağustos-Kasım 2017 döneminde gözlenen hareketinin dip-tepe seviyelerini referans alarak çizilen Fibonacci Düzelme seviyelerinden yüzde 23.6’ya karşılık gelen 24.64 TL kısa vadeli en kritik direnç konumundadır. Bu seviyenin güçlü bir hacimle kırılması durumunda, kısa-orta vadede, 25.50 TL ve 26.44 TL dirençleri ile 27.70-28.46 TL direnç bölgesinin yeniden test edilmesi beklenebilir. Olası yatırım kararlarında, Kısa vadeli en kritik destek konumunda olan ve 50 günlük üssel hareketli ortalamaya karşılık gelen 23.56 TL veya yüzde 38.2 seviyesine karşılık gelen 22.24 TL zarar kesme seviyesi olarak takip edilmelidir.

EROL GÜRCAN




Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bunu da İnceledinizmi ?

Kimler konkordato komiseri olabilir?

Son günlerde konkordato komiserliği meselesi çok gündemde. Konkordato talebinin mahkemece kabulü kadar, komiser olarak atanacak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir