Anasayfa / Sağlık / Sahte ilaçlar dünyayı tehdit ediyor

Sahte ilaçlar dünyayı tehdit ediyor




Bütün dünyada sahte ilaç kullanımı giderek artıyor.

Büyüklüğü 100 milyar dolara ulaşan sahte ilaç piyasası, her yıl 900 bin kişinin hayatına mal oluyor. Uluslararası Polis Teşkilatı (Interpol) sahte ilaçlarla mücadele kararı aldı.

sahte ilacAVRUPA şu sıralar oldukça sıkı çalışıyor. Pek çok ülke, ekonomik önlemler paketi, işsizliği azaltacak uygulamalar, hileli gıdaların önlenmesi, bankacılık sistemlerinin düzenlenmesi gibi konular üzerinde çalışırken, kısaca Interpol olarak bilinen Uluslararası Polis Ajansı da hayati bir konuya el attı ve sahte ilaçları engellemek için harekete geçti.

Piyasadaki ilaçların yüzde 10’unun sahte olduğu ve bu yüzden her yıl 900 bin kişinin öldüğü tahmin ediliyor. Sahte ilaçlarla mücadele çerçevesinde dünyanın en büyük 29 ilaç üreticisinin, önümüzdeki üç yıl için toplam 4.5 milyon euro katkıda bulunacağı bildiriliyor. 2010 yılında 94 milyar doları bulan sahte ilaç piyasasıyla mücadele için pek de önemli olmayan bir miktar ama hiç yoktan iyidir.

Interpol’den yapılan açıklamada, “Bu tehditle küresel olarak savaşma ihtiyacı doğmuştur. Yüz milyonlarca insan her gün, kaynağını bilmediği ilaçlardan alarak hayatını tehlikeye atmaktadır, ilaçta sahtekarlık söz konusu olduğunda bu bir hasta için ölüm kalım meselesi haline geliyor” ifadesine yer verildi.

HEDEF İNTERNET

Dünya genelinde yüzde 10 olan sahte ilaç kullanımı, geri kalmış ülkelerde ve özellikle Afrika’da yüzde 50’lere kadar çıkabiliyor. Sanayileşmiş ülkelerde bile sahte ilaç kullanımı çok yaygın. Sebebi, internetten satılıyor olması… Geçen yıl Pakistan’da, internet üzerinden ilaç alan yüzden fazla kalp hastası hayatını kaybetti. Sahte ilaç krizinden sonra hükümet, ilaç sektöründe düzenlemeye gitme gereği duydu.

Internet ortamında şirketlerin adı ve adresleri de sahte olduğundan takip edilmeleri zor oluyor. Interpol’ün de öncelikli hedefi, hastaları internet ortamında bilinçlendirmek. Sanal ortamda, sahte ilaç kullanımına karşı uyanlarda bulunan siteler zaten mevcut. Ama bu sitelerin varlığı bilinmezken, reklamla kendini duyuran sahte ilaç pazarlamacıları, pek çok hastanın “sık kullanılan adresler” listesinde yerini kolaylıkla alabiliyor. Evinizde bilgisayar üzerinden, bilmediğiniz şirketlerden ilaç alıyor, kredi kartıyla ödüyorsanız, kapınıza gelen ürünün, sizi iyileştirecek gerçek ilaç olma ihtimali çok düşük.

CEZALAR İŞE YARAMIYOR

Dünya Sağlık Teşkilatı’nın (WHO) raporuna göre, sahte verem ve sıtma ilaçlarından her yıl 700 bin kişi ölüyor. Bu, her gün, dört jum-bo jet kazasında bütün yolcuların ölmesi anlamına geliyor. Bu hastalıkların daha çok görüldüğü Afrika ülkeleri için tablo hayli karanlık. Angola, Burundi ve Kongo’da satılan ilaçların neredeyse tamamı, standart dışı. Nijerya’da eczanelerde satılan sıtma ilaçlarının yüzde 64’ü sahte. Laos, Myanmar, Kamboçya ve Vietnam’da sıtma ilaçlarının üçte ikisi etkisiz içeriğe sahip. Çin, Mısır ve Hindistan ise sahte ilaçların kaynağı ülkelerin başında geliyor.

Sahte ilaç pazarlaması konusunda son derece sıkı yönetmelikler ve ağır cezalar halen uygulanıyor. Ancak ülkelerin adalet mekanizmalarında boşluk bulmak, sahte ilaç üreticileri için hiç de zor bir iş değil. Üstelik işin trajikomik yanı, bazı ülkelerin daha çok önlem almasıyla, ilaç sahtekarlarının daha fazla cesaret bulması. Hükümetler de yasal ilaçlar üzerinde vergiyi artırarak tüketicinin ucuz ilaçlara yönelmesine neden oluyor. Sahte ilaçlar öldürmese de vücudun daha sonra alınacak gerçek ilaçlara cevap vermesini önlüyor.



AVRUPA İSTİLA ALTINDA

Dünya Sağlık Teşkilatı’nın raporunu kaleme alan Julian Har-ris’in nihai görüşü şöyle: “Pek çok ülkede ticaret kanunları o kadar zayıf ki, sahtekarlığın gelişmesi sürpriz bir sonuç değil. Doğru yasaların merceği altındaki hür ticaret, hür mahkemeler ve hür bir basın, ilaçların kalitesinin artmasını sağlayabilir.”

Tehlike, Afrika ile sınırlı değil. Almanya’nın Avrupa Birliği temsilciliğini yapmış olan Guenter Verheugcn, üç yıl önce Alman Die Welt gazetesine yaptığı açıklamada, birlik üyesi ülkeleri, sahte ilaçların istila ettiğini söylemişti. Verheugen, “Avrupa Birliği ülkeleri içinde sadece iki ayda, 34 milyon sahte ilaç tableti gümrüklerde ele geçirildi. Bu rakam, bizim en büyük korkularımızı bile aşıyor. Bu ticareti yapanları cinayet işleyenlerle bir tutmalı ve mümkün olan en ağır cezayı vermeliyiz. Çünkü her sahte ilaç, potansiyel bir katliam silahından farksız” sözlerine yer vermişti. En çok sahtesi yapılan ilaçların, antibiyotikler, ağrı kesiciler, kolesterol düşürücüler, kanser ilaçları ve Viagra olduğu kaydediliyor. Ele geçirilen ilaçların yüzde 75’i Hindistan kaynaklı. Sahte ilaç piyasasında Mısır yüzde 7, Çin ise yüzde 6’lık paya sahip.

ABD’DE BİLE YAYGIN

Amerika Birleşik Devletleri’nde de durum farklı değil. Kısaca FDA olarak bilinen Gıda ve ilaç Dairesi (Food and Drug Administration), sahte reçetelerle ilaç satıldığının belirlendiğini, iğne ile enjekte edilecek ilaçlarda bile sahtekarlığa rastlandığını ortaya çıkarmıştı. New York Times gazetesinin haberine göre, sahte ilaçların bir ya da ikisi, dağıtıcılarının kesin adreslerinin bilinmemesi nedeniyle eczane raflarında yerini alıyor.

FDA, yabancı şirketlerin kimyasal madde ve ilaç hammaddesi ithal etmesinden ya da ihraç etmesinden sorumlu değil. Bu yasal boşluk, ilaç sahtekarları tarafından dolduruluyor.

ABD’de 2005’te, Missouri eyaletinde üç işyeri, 42 milyon dolarlık sahte ilaç satmakla suçlanmıştı. 2008 yılında, yasal olarak ithal edilen, kan inceltici bir ilaç olan Heparin kullanan 149 kişi hayatını kaybetmişti. Geçen yıl da Boston’da 11 kişi, sahte steroid kullandığı için öldü. FDA yetkilisi Susan Winckler şöyle söylüyor: “Bazı sahte ilaçların kutusu, pazarlaması o kadar gerçeğe yakın ki, sahtekarların iyi çalıştığı kesin.” New York Medical Examiner’ın ise daha vurucu bir tespiti var: “Günümüzde ilaç almak, Rus ruleti oynamaktan farksız hale geldi.”

Ne yapmalı?

• Internet üzerinden kesinlikle ilaç satın almayın. Özellikle hayati öneme sahip ilaçlan, ucuz diye kaynağı belirsiz yerlerden temin etmeye çalışmayın.

• ilacı eczaneden bile alsanız, eczacınızı sorgulayın. Ürünü elinize alıp bakın.

Görüntüsünün, daha önce kullandığınız kutudan farklı olup olmadığını kontrol edin.

• Kutunun üzerinde, barkod, mühür, hologram, parti numarası gibi ilacın gerçekliğini gösterebilecek işaretler arayın.

• Enerji veren, güç sağlayan, vitamin deposu gösterilen ilaçlara itibar etmeyin. Bunlar sahte olmasalar bile plasebo etkisi yaratan ilaçlardır. Aldığınızda psikolojik olarak kendinizi iyi hissedersiniz. Bu tür takviye ilaçlarının içinde ensülin bile bulunabilir. Şeker hastası olmayan bir kişinin ensülin alması hayati tehlike demektir.

• İlacın faydasını görmüyorsanız ya da vücudunuzda başka semptomlar hissediyorsanız, doktorunuza başvurun.

• Mümkünse hastalığınızı ilaç kullanmadan, doğal yollarla geçirmeye çalışın.

Alev Rigel / Para





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir