Turizm Sektöründen Haberler

Salgın Sonrasında İlk Toparlanacak Sektör Turizm Olacak

Seyahat engelleri kalkar kalkmaz tatil isteği kabaracaktır

KORONAVİRÜS (Covid-19) salgını krizinden olumsuz etkilenen ilk sektörlerden olan turizm, her şey normale dönmeye başladığında ilk toparlanacak sektör olacağını düşünüyor. Seyahatlerde dijitalleşmenin çok daha geniş bir alana yayılacağı öngörülürken, özellikle ulaşımı kolay, toplu taşıma sürelerinin nispeten kısa olduğu destinasyonların tercih edileceği tahmin ediliyor.



Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜRO-FED) Başkanı Sururi Çorabatır, koronavirüsten tüm dünyanın etkilendiğini vurgulayarak, “Şu anda herkes bu yağmurda ıslanıyor. Turizmciler ne kadar az ıslanıp, ne kadar çabuk kurursa Türkiye ekonomisine o kadar hızlı katkı yapacaktır” diyor. Normal şartlarda turistik tesislerin kapılarını bu ay başında açmaları ge- gurun vwı’ rektiğini söyleyen Çorabatır, salgının kontrol altına alınması halinde açılışların haziranda yapılabileceğini ifade ediyor ve “Eğer seyahat kısıtlamaları kalkar, salgının kontrol altına alındığına dair güzel haberler gelirse bizler de hızla harekete geçer, kaldığımız yerden devam ederiz” diyor. Turizmin bu süreçte zarar gören sektörler arasında en çabuk toparlanabilecek kapasiteye sahip olduğunu iddia eden Çorabatır, şöyle konuşuyor:

“Biz moral sektörüyüz. Tüm dünyanın evlerine kapandığı bu dönemde herkes açık hava ve bol güneşin hayalini kuruyor. Seyahat engelleri kalkar kalkmaz tatil isteği kabaracaktır. Moral için aranan her şey bizde var.”

DOĞU AVRUPA’DAN UMUTLU

Doğu Avrupa, Slovakya, Polonya ve Çek Cumhuıiyeti’nden gelen turistlerin sezonunun normal şartlarda 15 Haziran’da başladığı bilgisini veren Çorabatır, bu bölgenin 120 güne yayılan tatil periyodunun yakalanabileceğini umuyor. Rusya pazarından da umutlu olduklarını dile getiren Çorabatır, buradaki kozlarından birinin de Türk tur operatörlerinin varlığı olduğunu savunuyor. Her şey normale döndüğü zaman iç pazara yönelik özel kampanyalar yapacaklarını, ‘evinde-yurdunda kal’ temasıyla promosyonlar çıkaracaklarını ifade eden Çorabatır, zaten yerli turistin de yurtdışında tatil eğiliminin olmayacağını öngörüyor.

Turizm sektörünün daha önceki krizlerde olduğu gibi bunu da atlatabilecek güçlü deneyime sahip olduğunu söyleyen Çorabatır, “İnsanların önceliği elbette sağlık ve hijyen olacak ama tatil de bir ihtiyaç olmaya devam edecek. Turizm olarak ülke ekonomisine verdiğimiz katkı daha da büyüyecek, cari açığı kapatmada birinci olacağız” yorumunu yapıyor. Çorabatır, bu süreçte federasyon olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı ve diğer meslek örgütleri ile koordineli olarak mevcut durumun sektöre kısa, orta ve uzun vadede etkilerini görüşüp, çözüm önerilerini tartıştıklarım da sözlerine ekliyor.

“SEZONA HAZIRIZ”

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkam Erkan Yağcı ise, küresel ölçekte yaşanan bu süreçte, önceliklerinin başta çalışanları, misafirleri ve tedarikçileri olmak üzere tüm paydaşlarının sağlığı ve güvenliği olduğunun altını çiziyor. Başta Dünya Sağlık örgütü ve Sağlık Bakanlığı olmak üzere, tüm ilgili birimlerin hastalığın yayılımını kontrol altına almak üzere aldığı kararları yakından takip ettiklerini söyleyen Yağcı, salgın nedeni ile çoğu ülke ile hava trafiğinin kesilmesi, akabinde Antalya Valiliği ve ilgili paydaşlar ile koordineli çalışmalarla kentte bulunan misafirlerin tahliyesinin sorunsuz bir şekilde sağlandığını bildiriyor.

Yeni sezona zaten hazır olduklarını dile getiren Yağcı, turizm sektörünün deneyimleriyle bu süreci aşacağından emin. Salgın kontrol altına alınır alın-.. maz ve seyahat yasaklan kalktıktan sonra tur operatörleri ile iletişime geçeceklerini belirten Yağcı, “Dünya konjonktüründe en hızlı geri dönüş yaşanacağı ve yaşayacağımız pazar iç turizm olacaktır. Bu yönde çalışmalarımız, kamu ve sektörümüzün bileşenleri ile kesintisiz devam etmektedir” diyor. Stratejik bir sektör olan turizmin, ülke istihdamının ve ekonomisinin çok önemli bir payını oluşturduğunu hatırlatan Yağcı, sahip oldukları tecrübe, insan kaynağı ve birikimle geleceğe dair stratejiler geliştireceklerini kaydediyor.

“TATİL KREDİLERİ ÇIKAR”

Ege Turistik İşletmeler vc Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler ise, normal şartlarda haziran ayından itibaren turist ağırlamak üzere hazırlık yaptıklarını ama salgının kontrol altına alınma sürecinin mayıs sonuna kadar uzayacağının anlaşıldığını kaydediyor. Turizmin birinci şartının ‘güvenlik’ olduğunun altını çizen ve güvenli seyahat başlar başlamaz tatil özleminin kendini göstermesi için zaman gerekeceğini savunan İşler, insanların evlerinde kapalı kaldığı sü- recin acısını çıkarmak isteyeceğini öne sürüyor. Ekonomik olarak dara düşen tüketiciler için özellikle Avrupa ülkelerinde tatil kredilerinin devreye girmesi halinde hareketliliğin olabileceğini öngören İşler, “Avrupa ülkelerinde evinde kalan vatandaşlara ekonomik olarak yüksek destek veriliyor. Az güneş gören ülkeler yaz gelip seyahatler serbest bırakıldığında Türkiye’yi özleyecektir” yorumunu yapıyor.

Rusya’da koronavirüs sürecinin Avrupa’ya nazaran daha az hasarla atlatıldığının gözlendiğini ifade eden İşler, bu bölgeden daha umutlu olduklarını söylüyor. İşler, “Turizmin beslediği yaklaşık 54 sektörün de ayakta kalması için dileğimiz en iyimser senaryonun bir an önce gerçek olmasıdır” diye konuşuyor.

“HEDEFİMİZ İSTİHDAMI KORUMAK”

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Mü-berra Eresin de bu süreçte istihdama dikkat çekerek olağandışı bir dönemden geçildiğini, bu nedenle sektörün insan hayatını endişelerinin merkezine koyduğunu vurguluyor. Salgının turizm sektörüne etkilerinin azaltılması ile işletme ve istihdam yapısını ayakta tutabilmenin öncelikleri olduğunu belirtiyor. Bu amaçla sektördeki her işletmenin istihdamını, güçlükle sağladığı kalifiye işgücünü koruyabilmek için maksimum çabayı gösterdiğini söyleyen Eresin, işletmelerin ve istihdamın sürdürülebilirliğinin korunması amacıyla TÜROB olarak başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve diğer kurumlarla yoğun temaslarda bulundukları bilgisini veriyor. Eresin sözlerini şöyle sürdürüyor:



“Cumhurbaşkanımızın direktifleriyle kamu yönetiminin hayata geçirdiği ve geçireceği uygulamalar sayesinde, sektörün istikrarı ve istihdamın korunması yolunda, salgının etkileri giderildiğinde sektörümüzün en az zararla faaliyetlerine devam etmesi yönünde adımlar atılacaktır. Umudumuzu koruyoruz. İmkanlarımız dahilinde devletin, milletin, çalışanlarımızın yanında olmaya, elimizden gelen her türlü desteği sunmaya hazır olduğumuzu özellikle belirtmek isteriz.”

YEPYENİ BİR İVME

Avrupa Türk Acenteciler Birliği (COOP TRR Int. AG.) CEO’su Cumhur Sefer de, Almanya’da yaşayan sayısı 3 milyon 500 bine ulaşan gurbetçilerin altını çiziyor. Gurbetçilerin salgın kontrol altına alınıp seyahat kısıtlamalarının kalkmasını dört gözle beklediğini ifade eden Sefer, “Avrupa’da yaşayan Türkler turizm için büyük bir potansiyel” hatırlatmasını yaparak şöyle konuşuyor:

“Bu dönemde üye acente sayımız her geçen gün artmaya başladı. Her şey elbette bir gün bitecek, işte o zaman hem tecrübelerimizle hem de yeniliklerimizle Türkiye turizmine Almanya’dan verdiğimiz desteğe yeniden başlayacağız. Türk kökenli acentelerin kurduğu bir şirket olarak bünyemize kattığımız tur operatörü Happy Holiday ile Türkiye turizmine yepyeni bir ivme katacağız. Salgın kontrol altına alınıp hayat normale döndüğünde turizm iştahı tekrar kabaracaktır.”

 

Turizm için reçete yarışması

Covid-19 pandemisiyle mücadelede güçlerini birleştiren Dünya Turizm Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü, küresel salgının turizm üzerindeki etkisini azaltacak uygulanabilir reçetenin bulunması için bir yarışma başlattı. DTÖ sitesinden yapılan duyuruda, “Turizme Şifa Çözümleri Mücadelesi Yarışması” ile ilgili 150’yi aşkın hükümet temsilcilerine davet gönderildiği, yarışmaya katılımın 10 Nisan 2020’de sona ereceği belirtiliyor. Yarışma duyurusunda, turizmi içine düştüğü zor durumdan kurtaracak “şifa çözümleri” reçetesini hazırlayacak girişimcilerden, geliştirecekleri projelerin çeşitli ülkelerde uygulanabilme özelliğine sahip olması gerektiği hatırlatılıyor. Uygulanabilir bir iş planını içeren çözüm reçetelerinin başta halkın sağlığını korumak olmak üzere, destinasyonlar ve turizm şirketlerindeki kayıpları azaltacak şekilde olması bekleniyor. Reçete bulma yarışmasına katılacakların, bulacakları fikirlerin turizmin Covid-19’la mücadelesine nasıl yardımcı olacağını ortaya koyması gerekiyor. (Bilgi için, https://www.unwto.org/healing-solutions-tourism-challenge)

Firuz BAĞ LİKAYA / TÜRSAB Başkanı
“Seyahat acentelerinin önemi artacak”

Krizin kontrol altına alınmasının ardından insanlar ilk etapta bilmedikleri destinasyonlara gitmekte çekingen davranacaklar. İlk olarak iş ve diğer gereklilikler nedeniyle zorunlu seyahatlerde hareketlenme olacaktır. Ardından uzun süredir evde olan, seyahat etmeyen insanların sosyalleşme isteği artacağı için aile, eş dost ziyaretlerine yönelik seyahatlerin yanı sıra iç pazar ve yakın destinasyonlara yönelik tatil amaçlı seyahatlerde hareketlenme yaşanacaktır. Seyahat severlerin, bu süreç sonrasında, tercihlerinde bilinen ve bağlı oldukları markalara daha fazla yöneleceklerini, özellikle havalimanı bakımından ulaşımı kolay, toplu taşıma sürelerinin nispeten kısa olduğu destinasyonları tercih edeceklerini tahmin ediyoruz.

Bu süreç seyahat endüstrisinde de çeşitli değişimlere yol açacak. Online rezervasyonlar ve online sistemlerin ağırlığı artacaktır. Seyahatlerde djjitalleşme çok daha geniş bir alana yayılacak. Turizm alanındaki satış pazarlama yöntemleri de buna uygun olarak gelişecek. Videolu ve üç boyutlu tanıtım materyalleri öne çıkacak. Tüketici yorumları ve sosyal medyanın öneminin artacağını ve geleceğin turizmini şekillendireceğini söyleyebiliriz.

Bu noktada mobil teknolojilerin seyahat sektöründeki yeri ve önemi daha da artacaktır. Bundan sonra seyahat sektöründe teknolojik gelişmelerle ilgili süreç hızlanacak gibi görünüyor. Ancak, tüketicinin güven duygusu daha da ön planda olacak, bu noktada da seyahat acentelerinin önemi daha iyi anlaşılacaktır. Seyahat acentelerinin dijital ve teknolojik gelişmelere uyumu ve hizmet kalitesini geliştirmesi gelecek süreçte belirleyici rol oynayacaktır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu