Turizm ve Tatil

Serin Sonbahar Günlerinde Gidilebilecek En Cazip Rotalar

HAVALAR hala sıcak gidiyor ama önümüzdeki günlerde doğanın renklerini değiştirdiğine, sarı ve kırmızının en sıcak tonlarına büründüğüne tanıklık etmeye az kaldı. Pandeminin en başından bu yana doğaya dönme özlemi herkesi sardı; hele ki sıcakların azaldığı şimdilerde bu özlem daha da kabarıyor. Gelecek ayın sonuna kadar devam edecek sarı yaz günlerinde hâlâ şortla ve tişörtle gezmek mümkünken doğayla bütünleşmeye, serin ama içinizi ısıtan bir geziye ne dersiniz?



Doğanın ve tarihin içinde, kalabalıkların olmadığı, dolayısıyla sosyal mesafenin rahatlıkla korunabileceği ‘güvenli sarı yaz’ rotalarını turizmcilerin önerileriyle sizler için derledik. Rotalarımız arasında bilinen durakların yanı sıra henüz çok keşfedilmemiş birkaç güzergah önerisi de bulacaksınız…

KOCAELİ’DE YAKIN YAYLALAR

Profesyonel turist rehberi Nükhet Everi, özellikle doğa kaçamakları yapmak isteyenler için Kocaeli’nin değişik köşelerinin güzel seçenekler sunduğunu söylüyor. Everi, “Öncelikle yürüyüş ve kamp düşünenler için Kocaeli yaylaları ideal. Pek çok seçeneğin içinden İnönü ve Kuzu Yaylaları ilginç olabilir” diyor. Buralara toplu taşıma yoluyla gitmenin mümkün olmadığının altını çizen Everi, kendi aracınızla gidebileceğiniz gibi, acentelerin yaptığı turlara da katılabileceğinizi belirtiyor. Yaylaların serin, hatta akşamları soğuk olduğunu unutmamak gerektiğini vurgulayan Everi, konak lamak için çevrede dağ evleri ve küçük işlet meler olduğunu bildiriyor.

Kocaeli Ballıkayalar Tabiat Parkı’nın günübirlik geziler için bu aralar revaçta olduğunu ekleyen Everi, “Gebze’de Tavşanlı köyüne bağlı ve inanılmaz güzellikteki bu kanyon, uzun doğa yürüyüşleri ve kaya tırmanışı için en güzel yerlerden “ diyor.

ASSOS’TA ANTİK TARİH

Assos her mevsim güzel ama sonbaharda bir başka güzel. İstanbul’a yakın olması, havası ve denizinin güzelliğinin yanı sıra butik konaklama seçenekleri ile özellikle pandemi döneminde büyük ilgi gördü. Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Assos Antik Kenti civarındaki turizm işletmelerinin, koronavirüs tedbirleri kapsamında gerekli önlemleri alarak sezonu çok iyi geçirdiğini söyleyen, bölge de dört otelleri bulunan Assos Eden Group Hotels sahibi Dilara Selimoğlu Özürün, tesislerinde, dezenfeksiyon çalışmalarıyla beraber sosyal mesafe kurallarına göre düzenlemeler yapıldığını, Güvenli Turizm Sertikası alarak da bunu belgelediklerini aktarıyor. Özürün, “Sonbahar, Assos’un tarihinin tadını çıkarmak için en uygun zaman. Nazlıhan Otelimiz 12 ay açık” diyor.

Bir hafta sonunuzu Assos’ta geçirmek isterseniz hem yol güzergahında hem de Assos civarında gezebileceğiniz pek çok nokta var. Efsanelerin yurdu, oksijen deposu Kazdağları eteklerinde Zeytinliköy, Tahtakuşlar köyündeki Etnografya Müzesi bunlardan bazıları. Antandros Antik Kenti ve çok bilinmeyen antik kentin gün ışığına çıkmış kalıntılarını ve yer mozaiklerini görebilir, restore edilmiş evleri ve camisi ile görülmeye değer Yeşilyurt ve Adatepe köylerini, Zeytinyağı Müzesi’ni ziyaret edebilirisiniz. Muhteşem gün batımı manzarasını için Assos Antik Kenti’ne giderek Athena Tapınağı’na çıkmak, Ege Denizi ve Midilli Adası manzarası eşliğinde güneşi uğurlamak olmazsa olmazlardan. Kadırga, Sivrice ve Sokakağzı koyları da denize girmek için ideal. Ancak özürün, uyarıyor: “Denizimiz yazın bile serindir. Bugünlerde denize hala girilebilir ama gelecek ay iyice serinler.”

BAĞLARDA SANAT

Bağ bozumu zamanındayız. Sonbaharı doğada karşılarken hem de damaklarını çeşit çeşit üzümle şenlendirmek isteyenler için pek çok rota var. Çanakkale’nin Eceabat ilçesine bağlı Kumköy’de yer alan Hotel Caeli, Türkiye’nin ilk lüks bağ ve sanat oteli olarak dikkat çekiyor. Güvenli Turizm Sertifikası’na sahip otelin bağlı olduğu Toksöz Grup’un İş Geliştirme Müdürü Yiğit Özalpay, 17 Ekim’e kadar devam eden bağ bozumu boyunca modern sanat eserleri turuyla sanatın doğayla buluşmasına şahit olmaya davet ediyor.

Özalpay, “Uzmanlarımızın anlatımıyla misafirlerimize bağ bozumunun nasıl yapıldığını aşama aşama anlatıp, deneyimleme şansı veriyoruz. Otel içerisinde ve sanat bahçemizdeki yerli ve yabancı sanatçıların eserlerini sergiliyoruz” diyerek şunları ekliyor: “Misafirlerimiz 170 dönümlük, dünyanın en büyük 1×1 metre dikim sıklığındaki uçsuz bucaksız bağlar içinde unutulmaz anlar yaşıyorlar. Bu özel yolculuk boyunca, Caeli Çiftliği ve Caeli Ekolojik Bahçesi’nden gelen tamamı organik ürünlerle, profesyonel şefler tarafından hazırlanan gurme lezzetlerle, bağ ve gölet manzarası eşliğinde keyifli bir gastronomi deneyimi sunuyoruz.”

TRAKYA BAĞ GEZİLERİ

Bağ bozumundan söz edip de Trakya’yı pas geçmek olmaz. Tekirdağ, Şarköy, KIrklareli, Gelibolu ve Edirne ayrı ayrı olmak üzere tüm Trakya’da bağ bozumu turları yapılıyor. Tekirdağ merkezli Oba Tur’un sahibi ve Trakya Turizm işletmecileri Derneği Başkanı Orhan Çebi, İstanbul çıkışlı turlarla gelenlerin Dağlarda gezip tadım yaparken üreticilerden bu lezzetli meyvenin işlenişi hakkında bilgi aldıklarını kaydediyor. Çebi, hem yöresel mutfağı deneyimlettiklerini hem de bölgedeki müzeleri ve tarihi yerleri gezdirdiklerini kaydediyor. Çebi’nin verdiği bilgiye göre günübirlik turlarda üç, tüm Trakya’yı kapsayan iki gece konaklamalı turlarda ise beş bağ geziliyor. Bölgedeki bağ bozumları 15 Ekim’e kadar sürüyor.

KARACABEY LONGOZ ORMANLARI

Bursa merkezli Karagöz Travel’dan Uğur Çelikkol’un az bilinen bir doğa harikası olan önerisi var: Karacabey Longoz Ormanları. Çelikkol, “Boğazköy, Bayramdere köyleri sınırında bulunan Karacabey longoz bölgesine gitmek için Bursa’dan bir süre İzmir yolunu takip edip daha sonra Bayramdere-Boğaz tabelasını takip etmeniz gerekiyor. Yol üzerinde içinden geçeceğiniz köylerde çay molası verip, taze yumurta alabilirsiniz” diye konuşuyor. Çelikkol Karacabey Longoz Ormanları hakkında şu bilgileri veriyor:

“2 bin hektarlık alana sahip Kocaçay Deltası, ana hatlarıyla Kuş Gölü’nden gelen Karadere, Uluabat Gölü’nden gelen Uluabat Deresi, Bursa’dan gelen Nilüfer Çayı ve diğer derelerin toplanarak birleşmesi sonucu oluşmuş bir alan olan Karacabey Longozu’nda özellikle ilkbahar ve sonbaharda güzel manzaralar sizi bekliyor. Longozun ev sahipliği yaptığı 217 farklı kuş türü arasında yalıçapkını, ak pelikanlar, sürmeli kum kuşu, kıyı çamurculuğu, yılan kartalları gibi türler bulunuyor. Bölge dişbudak, kızılağaç, söğüt gibi belli türdeki ağaçlar ile göl soğanı, su menekşesi, nilüfer gibi özel bir bitki örtüsünü de içinde barındırıyor. Karacabey Longozuna giden bir kişinin ortalama 12-13 km bir yürüyüşü göze alması, bölgeyi yürüyerek keşfetmesi, birleşen akarsuların denize döküldüğü noktaya kadar yürüyerek Gemlik Körfezi girişi, Armutlu Burnu ve İmralı Adası’m görmesi gerekir. Yürüyüşünü tamamlayan ziyaretçilerin, akşam yemeğinde uzun kumsala sahip Yeniköy’de bölgedeki balıkçıların tuttuğu taze balıklarla uygun fiyata mütevazı bir balık menüsü almaları mümkün.”

ORTA TOROSLARIN “DÜĞMELİ EVLERİ”

Antalya’da kalabalıklardan uzak doğa turizmi için çok özel bir rota var: Düğmeli Evler Orta Toroslar Gezisi. Tamzara Tur’dan profesyonel turist rehberi Nezihe Güçlü, Toros Dağlan’nın binlerce farkı kültürü içinde barındırdığını vurgulayarak, “Kadim zamanların izlerini taşıyan Orta Toros Dağları’nın yamaçlarında kurulu ve tarihi Antik Çağa kadar uzanan Ibradi ilçesindeki Ormana’ya gitmeyi öneriyoruz” diyor.




Düğmeli evler tamamen yöredeki malzemeler kullanılarak (ağaç ve taş) yapılan yapılar. Bu evlerin en büyük özelliği harç veya çimento gibi malzemeler kullanılmadan yapılmış olması. Geleneksel düğmeli evlerin, görkemli konakların ve özgün dokunun bulunduğu Batı Akdeniz’in dikkat çeken özel bölgelerden biri olduğunu anlatan Güçlü, şunları kaydediyor: “Ormana-tbradi ayrıca zengin doğal mirası, Gidengelmez Dağları, endemik çeşitliliği, yerel ürünleri ve Altın Beşik Mağarası gibi güzellikleriyle, doğa ve kültürün uyumla birleştiği bir coğrafyada bulunma şansına da sahip.”

Tamzara Tur’un otobüsle yüzde 50 kapasiteyle yaptığı bu turda tüm sosyal mesafe ve hijyen kuralları üst düzeyde uygulanıyor.

“HİÇ BÖYLE OLMAMIŞTI”

Kapadokya, sonbaharla birlikte ayrı bir güzelliğe bürünüyor. Kapadokya Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (KAP-TID) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Yakup Dinler, çok sessiz ve sakin günler geçirdiklerini ifade ederek, “Kapadokya’yı bir daha hiç bu kadar sakin bulamazsınız.

Şimdi tam zamanı” diyor. Her yıl bu aylarda bölgenin yerli ve yabancı turistlerin akı-mna uğradığını, ama şimdilerde pandemi nedeniyle alışkın olmadıkları derecede boş olduğunu aktaran Dinler, bölgedeki otellerin yarısının açık olduğunu, açık olanların bir çoğunun da Güvenli Turizm Sertifikası aldığını aktararak, Peribacalarının sarı ve kızıl tonlarının görsel şölenini izlemeye davet ediyor.

Kapadokya’nın olmazsa olmazı balon uçuşları, Covid-19 tedbirleriyle Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından yeniden başlatılmış durumda. Balon yolculuğu yapacakların uçuş başlamadan önce ateşleri ölçülüyor ve maske takmaları isteniyor. Balonlar olabildiğince birbirinden ayrı konuşlanıyor, bulundukları arazide sosyal mesafe kuralları uygulanıyor, yolcular toplu halde bekletilmiyor. Sepetlerde dört kişilik bölmeye sosyal mesafe kuralına uymak amacıyla bir kişi eksik bindiriliyor. Uçuş esnasında yolculardan sepetin dışına doğru bakmaları, olabildiğince birbirlerine doğru dönmemeleri rica ediliyor. Uçuş öncesi ve sonrasında sepetlerin tamamı dezenfekte ediliyor.

OLMAZSA OLMAZ YEDİGÖLLER

Sonbaharın aşkıdır Yedigöller bölgesi. Prontotour Genel Müdür Yardımcısı Hakan öksel, Yedigöller Milli Parkı’nın özellikle sonbaharda, yeşil ve sarının bütün tonlarının harmanlandığı doğasıyla büyülediğini söylüyor. Buraya günü birlik veya konaklamalı turlar yaptıklarını belirten öksel, yedi tane doğal, altı tane de yapay göl görülebileceğini dile getiriyor. Yaklaşık 900 metre rakımda bulunan Yedigöller Milli Parkı içerisinde yürüyüş yolları, konaklamak için bungalovlar, kamp ve karavan alanları bulunuyor.

Büyükgöl, Seringöl, Sazlıgöl, Küçükgöl, Deringöl, Nazlıgöl ve încegöl’ün çevresini dolaşan bir trekking rotası ile yedi gölü de kısa sürede gezmek mümkün.

ANKARA’DA DOĞU KARADENİZ YEŞİLİ

Turist Rehberleri Birliği ve Ankara Rehberler Odası Başkanı Suat Tural, başkentin çevresinde doğayla baş başa kalınacak bir güzergah olarak Çamlıdere’yi öneriyor.

“Aluçdağı ve Çamkoru Milli Parkları tam bir cennettir” diyen Tural, Ankara’da Doğu Karadeniz yeşili görmek isteyenleri yaylalara ve yürüyüş yollarına davet ediyor. Tural, yazdan kalan bu sıcak günlerde serin yürüyüşler yapmanın mümkün olduğuna dikkat çekiyor.

Çamlıdere’de 17 farklı yürüyüş rotası mevcut. Zümrüt gibi bir yeşilliğin hâkim olduğu Aluçdağı, Çamkoru, Benli, Bakırlı, Yediören, Yağlıcaaluç, Kirazlı, Kapaklı, Buğralar, Avşarlar, Meşeler yaylaları, bozulmaya yüz tutmuş tabii zenginlikler içinde orijinal yapısı ile ender güzellikleri saklayan ve her mevsim farklı görüntüler sunan özelliklere sahip.

Tural’ın başkentin kalabalığından uzak, kamp da yapılabilecek alternatif bir önerisi de Beypazarı ilçesi sınırları içindeki Eğriova Tabiat Parkı. Ankara’ya 150 km. uzaklıktaki bölgede doğa sporları, yürüyüşler, göl gezintileri ve fotoğraf çekimleri mümkün. Birçok bitki ve hayvan çeşidini de barındıran tabiat parkının etrafı sarıçam ormanları ile çevrili, birçok farklı ağaç türüne de ev sahipliği yapıyor. Pandemi dönemi için burasının çok bilinmemesinin bir avantaj olduğunu savunan Tural, kamp yapılabilecek alanlar da olduğunu aktarıyor.

Sedat BORNOVALI / İstanbul Rehberler Odası Başkanı
“Zeytinburnu: Keşfedilmemiş hazine”

İstanbul içinde eğer kalabalıklardan uzak ve sakin birkaç alışılmadık yer görmek isterseniz, kentten çıkmadan, kalabalıklara karışmadan gezilebilecek bir önerim var: Zeytinburnu. Bugüne değin turistik güzergahlara dahil edilmediği için şaşırtıcı bir öneri gibi gelse de Kazlıçeşme istasyonu ile çok rahat ulaşılabilen Zeytinburnu’nda görmeye değer noktalar var. Semtte otomobil park sorunu olmaması da büyük bir avantaj. Zeytinburnu İstanbul’un görkemli surlarının önemli bir hattının izlenebildiği bir ilçe. Uzun süredir ziyaret edilemeyen Yedikule’nin Avrupa’ya açılan kapısı Altın Kapı’dan hatta biraz daha denize yakın olup eskiden Marmara Denizi’ne sıfır bulunan Mermer Kule’den itibaren surları izleyerek bir yürüyüş yapmak, bu olağanüstü yapının görkemini izlemek ve fotoğraflamak mümkün. Çok sayıda daracık kapıdan araç ve yayaların giriş çıkışını izlemek, kapıların mimarisini gözlemlemek etkileyici.

Zeytinburnu’nun bir diğer etkileyici ziyaret noktası ise tıbbi bitkiler bahçesi. 14 dönüm üzerine kurulu Zeytinburnu Tıbbî Bitkiler Bahçesi’nde 700 civarında tıbbî ve kokulu/aromatik bitki yetişiyor. Sıcak ve nemli iklimin oluşturduğu sera bölümü sayesinde normalde yetişmemesi gereken çok sayıda egzotik bitkiye de ev sahipliği yapılıyor. QR kodları sayesinde bitkilerin büyük bölümünü tanımak veya uzmanlardan bilgi almak mümkün.

“Balıklı” adıyla anılan Meryem Ana Kilisesi ise özellikle mezarlığıyla dikkat çekiyor. Avlusunun neredeyse tamamının yer döşemesi mezar taşlarından oluştuğu, İstanbul’un çok sayıda Patriğinin defnedildiği sanatsal mezarların bulunduğu bir müzeyi ziyaret ediyor gibi hissedeceksiniz. Eski belediye binasında yeni keşfedilen ve koruma altına alınan Roma mozaikleri, Merkezefendi ve Yenikapı Mevlevihanesi de Zeytinburnu ziyaretinin önemli duraklarından.

ÖZLEM KAPAR BAYBURS



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu