Anasayfa / Ekonomi-Finans / Türk Tütünü Yeniden Kıymete Bindi

Türk Tütünü Yeniden Kıymete Bindi




Yıllarca hor görülen, yakılarak imha edilen ve son 10 yılda kota ile üretimi düşürülen Türk tütünü yeniden kıymete bindi. Üretim kota sistemi ile neredeyse 300 bin tonlardan 55 bin tona kadar gerileyen yerli tütünde sanayici ve ihracatçı, şimdilerde ürün bulmakta zorlanıyor. www.myfikirler.com Türk tütünü adeta yok satarken, üretimin artırılması için dört bir koldan çalışma yürütülüyor.

Türkiye kamuoyu, tütün tarımını 2000’li yılların başına kadar sanırız, depolarda çürüyen veya yakılarak imha edilen manzaralarla hatırlıyor. O tarihten itibaren getirilen kota sistemi tütün ekim sahalarının büyük oranda küçülmesine neden oldu. Rekolte büyük oranda düşerken bu kez de sanayici ve ihracatçı yerli tütün bulamaz hale geldi.

Bu nedenle son yıllarda yok satan, adeta karaborsaya düşen yerli tütün için tüccar da sanayici de sıraya girmiş durumda. Bir taraftan daha tarlada tütünü satın alan tüccar ve sanayici, diğer yandan üretimin artırılması için son dönemde büyük gayret ve destek içine girdi.

Üretici, bir taraftan şark tipi tütün ekim alanlarını artırırken, diğer yandan şark tipi tütünden daha kaliteli ürün yetiştirmek için çaba gösteriyor.

Son yıllarda kaliteli tütün üretimi üzerine Hatay ve Adıyaman başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir tarafında çok sayıda proje geliştiriliyor.

GEÇMİŞTE NE OLMUŞTU?

Hatırlanacağı gibi 1990’lı yıllarda hükümetin üreticiye açık destek vermesi, ardından Mesut Yılmaz başbakanlığındaki 55. hükümetin de benzer bir yolu izlemesi, tütünde üretim patlamalarına neden olmuştu.

Üretimin bir anda 300 bin tonlara çıktığı o dönemde Türkiye’nin ihtiyacı olan ise sadece 110 bin tondu. Tütün talebindeki düşüşe rağmen hükümetlerin yüksek teşvikleri nedeniyle çiftçi tütün üretmeyi sürdürmüştü. Bu durumda devlet de üretim fazlasını yakma yoluna gitmişti. 2001 yılına gelindiğinde ise Tekel’in özelleştirilmesi ile birlikte tütünde sözleşmeli tarıma geçildi. Tekel tamamen piyasadan çekildi, destekleme alımları sona erdi.

Son 10 yılda ekim alanları daralırken üretici sayısı da 583 binden 65 bine düştü. Yıllar itibariyle ülkemizdeki tütün üretimi ise 2000-2011 yılları arasında yüzde 76.9 oranında azalarak 55 bin tona geriledi.

Önemli bir ihraç ürünümüz olan tütün üretiminde yaşanan düşüşlerde son yıllarda maliyetlerdeki artışa paralel fiyat artışının olmaması etkili oldu. Ayrıca 2002 yılından sonra fiyatların her ne kadar tüccar ve üreticinin karşılıklı mutabakatıyla belirleneceği kanunla öngörülse de genellikle tüccarın verdiği fiyat şeklinde olması da üreticinin tütün üretimini bırakmasına sebep oldu. Öykü böyleyken, bugün tütün tarımında çok farklı bir noktaya geldik. www.myfikirler.com

KALİTELİ TÜTÜN ÜRETİLECEK

Şimdilerde sektör yeniden ayağa kaldırılmaya çalışılıyor, işe, üreticilerin durumunun iyileştirilmesinden başlanmış durumda. Ayrıca, Güney Doğu Anadolu’da Ege Tütün İhracatçıları Birliği’nin bazı üyeleri tarafından Hatay ve Adıyaman’da ihraç edilebilir, kaliteli tütün üretimi üzerine son dört yıldır denemeler yapıldığını belirten Türkiye ihracatçılar Meclisi Tütün ve Tütün Mamulleri Sektör Konseyi Üyesi Noyan Gürel; proje kapsamında, Türkiye’nin tütün üretiminde dünyadaki lider konumunun ve rekabet gücünün pekiştirileceğini söylüyor.

Yapılan üretim denemelerinin başarı ile sonuçlandığını ifade eden Gürel, “2011 yılı sonu itibarıyla toplamda 4 bin 257 çiftçi yaklaşık 3 bin ton tütün üretti. Projenin 2015 yılı hedefi yaklaşık 15 bin tütün çiftçisinin üreteceği yaklaşık 12 bin ton kaliteli oryantal tütün üretimi. Ülkemizde 700 milyon dolar döviz girdisi sağlayan bir sektörün yaşamını sürdürmesi isteniyorsa devlet, alıcı ve ihracatçıların ortak bir payda buluşması ve herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor” diye anlatıyor.

ÜRETİM ARTIRILMALI

Üreticilerin durumunun iyileştirilmesi ve sürdürülebilir bir üretimin sağlanması, sektörün gelişimi için büyük önem taşıyor. Tütün üretiminin ve buna paralel olarak ihracatının artırılması için Ege Tütün ihracatçıları Birliği (ETlB) ve tütün ve tütün mamulleri ihracatı gerçekleştiren firmalar tarafından çeşitli çalışmalar yapılıyor.

Yeknesak tütün tohumu üretimi ve ıslahı alanlarında önemli çalışmalarda son noktaya gelinmiş ve 2012 ürün yılı için yapılan çalışmalar sonucu belirlenen çeşitlerin üretimine Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile başlamış bulunuyor. Bu kapsamda, ülkemiz üretiminin büyük bölümünün sağlandığı İzmir çeşidine ait tohum temininde standartlaşma yaratmak ve dış alıcıların taleplerini karşılamak amacıyla ekonomik değeri yüksek çeşitlerin tescil ettirilmesi konusunda çalışılıyor. Tütünde en büyük maliyet işçilik olarak gösteriliyor, işçiliği hafifletmek ve verimi attırarak maliyetleri düşürmek adına sektör projeler üzerinde çalışıyor.

VERİMLİLİK ÇALIŞMALARI

Tütün fidelik üretiminde verimlilik ve daha dayanıklı fide yetiştirmek üzere uygulamalı eğitim verildiğini de söyleyen Ege Tütün ihracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı da olan Noyan Günel şunları ekliyor:



“Tütün fidesinin tarlaya dikilmesinde dikim makinesi kullanılıyor. Çapalama döneminde çapa makinesi kullanılıyor. Tütünde ilaç kalıntısının önlenmesine yönelik çalışmalar yapılıyor ve bu kapsamda satın alınan tütünlerin yüzde 100’ü laboraaıvar ilaç kalıntı kontrolünden geçiyor, iki üç yıldan beri tütün hasat makinesi projeleri devam ediyor. Tütün hasat makinesi ile eşzamanda tütün kurutması üzerinde maliyeti ve işgücünü azaltıcı çalışmalar da sürüyor.”

EN BÜYÜK ORYANTALCİYİZ

Farklı ekoloji ve mikro klimalara bağlı olarak ülkemizde çok çeşitli tip tütünlerin üretimi yapılıyor. Türkiye’de üretilen tütünlerin yüzde 95’ini güneşte kurutulmuş şark tipi ve yarı şark tipi tütünler oluşturuyor. Diğerleri ise; havada kurutulmuş, fırında kurutulmuş, ateşte kurutulmuş tütünler olarak sıralanıyor.

Türkiye’nin yılda yetiştirilen 60 bin tonun üzerindeki oryantal tütün üretimiyle dünyanın en büyük oryantal tütün üreticisi durumunda olduğumu belirten sektör temsilcileri, şu bilgileri veriyor: “Dünya oryantal üretiminin yüzde 30’u ülkemizde yapılıyor. Türk tütünü, sahip oldukları kalite ve kimyasal özellikleri nedeni ile gerek yurtiçinde gerekse de yurtdı-şmdaki mamul üreticisi firmalar tarafından satın alınarak, Amerikan harmanlı mamuller içerisinde hoş kokusu, yanmayı geciktirici özelliği, düşük nikotin oranı gibi nedenlerle kullanılmakta olup, bu özellikleri nedeniyle tütün alıcılarınca aranılan önemli bir ihraç ürünümüz.”

EKİM ALANI DARALDI

Ülkemizde tütün tarımı özellikle Ege, Karadeniz, Marmara Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde aile işletmeciliği şeklinde yapılıyor. Ancak 4733 Sayılı Yasa’mn yürürlüğe girmesi sonucunda tütünün destekleme kapsamından çıkarılması, TE-KEL’in özelleştirilmesi ve tütün fiyatlarında alıcının belirleyici olması sebebiyle üretimde çok büyük düşüşler yaşandığını belirten Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Tütün tüketimi-de mutlaka yurt içi tütün üretimiyle sağlanmalı. Bu yönde daha önce yapılan sigara harmanlarındaki şark tipi tütüne göre vergi uygulaması yeniden başlamalı” diyor.

Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) verilerine göre 2000’li yılların başlarında ortalama 150 hektar olan ekim alanları 2010 yılında 81 hektara kadar gerilemiş bulunuyor. 2011 yılında ise az miktar artışla 83 hektara ulaştığı gözleniyor. Özellikle Ege Bölgesi’nin bazı yörelerinde alternatif ürün elde etme olanağının olması, bu ürünlerin fiyatlarının tütüne göre daha fazla gelir getirmesi, genç neslin tütün üretiminden uzaklaşması gibi nedenlerden ötürü ekim alanlarında azalmalar meydana geldiği belirtiliyor.

Tütün üretiminin halihazırda talebi karşılayamadığına da değinen uzmanlar, “Bu yüzden son iki yıldan beri üretici tütün fiyatlarında yüzde 40 oranında bir artış olmuştur. Bu fiyat artışından dolayı üretimdeki azalma durmuş ve üretim yükselişe geçilmiştir. Bu üretim artışının talebe paralel olarak artacağını düşünüyoruz” öngörüsünde bulunuyor.

ABD’YE İHRACAT ARTTI

2011 yılında 68 bin ton ve 372 milyon dolarlık yaprak tütün ihracatı gerçekleştirilen Türkiye’nin 2012 yılının ilk 8 ayında ihracat miktarının ise 60 bin tona, değerde ise 342 milyon dolara ulaştığı belirtiliyor. 2012 yılı sonunda tütün ihracatının 400 milyon doları geçebileceği tahmin ediliyor. Tütün ihracatımızda yurtdışında bulunan alıcıların talepleri önemli rol oyuyor. Alıcılar stok durumlarına göre talep ettikleri miktarlarda azalmaya veya artışa gidebiliyor.

Bu çerçevede, 2012 yılının ilk 8 ayındaki ihracata bakıldığında özellikle ABD’ye yapılan tütün ihracatının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 65 oranında arttığı ve 106 milyon dolar olarak gerçekleştiği görülüyor.

Ayrıca, bu yıl tütün alımlarının geçmiş yıllara göre daha erken bir tarihe denk gelmesiyle beraber sezonda bir kayma meydana geldiği ve ihracatta geçtiğimiz yıllara göre ‘suni’ denilebilecek bir artışın oluştuğunu belirten sektörün ileri gelenleri, “Bununla birlikte ülkemizde son yıllarda tütün üretiminin artırılması için yapılan çalışmaların da ihracatımıza olumlu etkisinin görülmeye başlandığını söyleyebiliriz” diyor.

“GENÇ ÜRETİCİLERİ ÜRETİME ÖZENDİRECEĞİZ”
Noyan Gürel Ege Tütün ihracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı

Tütün ihracatımızda ABD’den sonra ikinci sırayı Endonezya, üçüncü sırayı ise Belçika alıyor. Bu ülkelerden Belçika’ya olan ihracatımızın bir önceki yıla oranla yüzde 30 azaldığını söyleyen Noyan Güler, şu değerlendirmede bulunuyor: ‘Tütün ihracatımızda ikinci sırayı Endonezya, üçüncü sırayı ise Belçika almaktadır. Bu ülkelerden Belçika’ya olan ihracatımızın bir önceki yıla oranla yüzde 30 azaldığını söyleyebiliriz. Belçika’da geniş kapasiteli tütün depoları mevcuttur bütün alıcı firmalar burada tütün depolamakta, bu yüzden ihtiyaca göre ihracat rakamlarında değişimler olmakta. Bunun dışında Arjantin’e 2011 yılında 480 bin dolar olan ihracatın 2012 yılının ilk 8 ayında 9 milyona ulaştığı görülüyor. Tütün mamulleri bakımından ise İran’a ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 77 oranında artış göstererek 75 milyona ulaştı. Suudi Arabistan, Lübnan, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelere olan ihracatımız da önceki yıla göre artış gösterdi. Üretim planlarımızı ve politikalarımızı düzgün yapabilirsek istikbalde ihracatımızda artış bekliyoruz. Önümüzdeki en büyük aşılması gereken engel üretici maliyetlerini ucuzlatmak, işçiliği hafifletmek ve genç üreticileri üretime özendirmek.”

Özlem Bay Yılmaz / Ekonomist





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir yorum

  1. Ülkemizdeki tütünün daha kaliteli olması yatırım yapılacak için ege bölgesi heralde en iyi bölge. Tabiki doğu anadoludaki bazı bölgelerde de kaliteli tütün yetiştirilebiliyor. Sonuçta bir tarım ürünü en önemlisi iklimdir ikincisi toprak yapısı. Tarımda iklimden sonra toprak o kadar önemlidir ki sırf toprak yapısının o bitkinin tamda istediği minerallerce zengin olması sonucu bi iklimde yetişmeyecek bitkiler bile yetişebiliyor. Bu gerçeğide sadece çalışkan zeki girişimciler uygulayıp, kamyon kamyon toprak taşıyolar tarlalarına, eğer çeşitli yoğun mineralli toprak yapıları bi araya getirilip kalın katman oluşturulursa gübreden daha uzun ömürlü sağlıklıda oluyor. Aslında markasız tütün firmaları bildiğimiz gibi ucuz fiyata kaliteli ürün satar. Bunun yüksek kitlelere ulaşması için en başta örnek tasarımda bi mağaza açılıp her türlü tütün ürünü satılmalı, kalitesine, özelliğine göre guruplandırılıp satış yapılmalı. Ege tütünü ve yabancı tütünler bulamıyoruz, tütünler yumuşak içimli ama aroma yoksunu ya da sert ve kötü kokulu. Yabancı firmalara yatırımdan ve bunlara servet ödeyip insanların kendini kimyasal katkılarla zehirlemesinin önüne geçilmeli, genetiği sadec daha iyi bir tat için değiştirilmeli o da sadece tütünler arası değişim olmalı. Aroma ve hafiflik en önemlisi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir