Sağlık Haberleri

Türkiye’nin Geliştirdiği Covid-19 Aşısı 2021 Yılında Hazır Olacak

Koronavirüs Aşı Geliştirme Çalışmaları

TÜRKİYE, Covid-19’a karşı aşı geliştirme çalışmalarında dünya ile yarışıyor, iki aşı adayında hayvan deneyleri başarılı bir şekilde tamamlanırken, aşı adaylarından ilkinde insanlar üzerinde klinik çalışma safhasına en geç Ekim’de geçilmesi planlanıyor, ikinci aşı adayının faz çalışmalarına da hemen sonrasında başlanması öngörülüyor. Covid-19 aşısının ise 2021’nin ilk çeyreğinde toplum yararına kullanılabilir hale gelmesi hedefleniyor.



Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof. Dr. Haşan Mandal, dünya üzerinde çalışılan farklı aşı teknolojilerinin hepsinin Covid-19 Türkiye Platformu’nun aşı geliştirme projeleri kapsamında çalışıldığını vurguladı. Türkiye’nin aşı adayları geliştirme konusunda dünya ile yarıştığını dile getiren Mandal, Türkiye’nin aşı adaylarının Dünya Sağlık örgütü’nün (DSÖ) “aşı adayları” listesinde temsil edildiğini vurguladı. Mandal, yerli aşı adayı geliştirme oranlarına göre Türkiye’nin ABD ve Çin’den sonra üçüncü ülke olarak yer aldığının altını çizdi. Covid-19 Türkiye Platformu sayesinde Türkiye’nin artık etken malzemeye ihtiyaç olmadan ilaç sürecini yönetebilen bir ülke olduğunu dile getiren Mandal, aşı adaylarında bağışıklık düzeyinde korunma sağlanması hedefine odaklanırken, ilaç çalışmalarında da Covid-19 enfeksiyonu belirtileri sonrasında tedavi sağlamanın hedeflendiğini kaydetti. Mandal, sağlık alanında son beş yılda TÜBİTAK’ın 2.3 milyar TL ile desteklediği 2 bin 960 Ar-Ge projesi bulunduğunu söyledi. Prof. Mandal, Türkiye’nin aşı ve ilaç çalışmalarında gelinen son durumu Para Dergisi’ne anlattı.

TOPLAM 18 PROJE

TÜBİTAK’ın yeni stratejik yaklaşımına göre “ulusal birlikte geliştirme” modellerini hayata geçirdiklerini söyleyen Mandal, sağlık alanında elde ettikleri Ar-Ge ve yenilik birikimlerinin de bu fırsatların önünü açtığını vurguladı. Mandal, birlikte geliştirme stratejisiyle salgın daha Türkiye’ye girmeden Co-vid-19 Türkiye Platformu’nun oluşturulması için çalışmaları başlattıklarını aktardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayelerinde ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü’nün koordinatörlüğünde aşı ve ilaç geliştirme süreçlerine yönelik kapsamlı bir yaklaşım içeren Covid-19 Türkiye Platformu’nu oluşturduklarını söyleyen Mandal, ”Plat-formumuzda 18 projemiz bulunuyor. Tedavi odaklı 10 ilaç projesi ve bağışıklık kazanılmasına yönelik sekiz aşı projesi üzerinde çalışılıyor. Aşı ve ilaç odağında toplam 49 farklı kurum ve kuruluş yer alıyor. 32 farklı üniversiteden 118 araştırmacı, sekiz farklı özel sektör kuruluşundan 38 araştırmacı, dokuz farklı kamu Ar-Ge biriminden 67 araştırmacı ve 167’si de STAR bursiyeri olmak üzere 213 bursiyerimiz yer alıyor. Toplam 436 araştırmacı katkı sağlıyor” dedi.

“ÖNEMLİ KAZANIMLAR ELDE EDİLDİ”

Prof. Mandal, Platform araştırmacılarının aşı ve ilaç geliştirme süreçlerinde çok önemli kazanımlar elde ettiğini açıkladı. İki aşı adayında hayvan deneylerini başarıyla tamamladıklarını söyleyen Mandal, adaylardan birinin Etik Kurul onayını da alarak insanlar üzerinde klinik çalışma safhasına geçebilecek duruma geldiğini söyledi.

Aşı adayının klinik araştırması için TÜSEB (Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı) başvurusunun yapıldığını ve başvurunun desteklenmesine karar verildiğini dile getiren Mandal, “Aşı adayımızın üretimi ve onaylı klinik merkezlerde gönüllüler üzerinde yapılacak olan faz çalışmaları Sağlık Bakanlığı’ndan çıkacak onaylar sonrasında başlayacak. İlk aşı adayımızın faz çalışmalarının en geç Ekim ayında başlamasını, ikinci aşı adayımızın faz çalışmalarının da hemen başlamasını ve 2021 ilk çeyreğinde aşı adayımızın toplumun yararına kullanılabilir hale gelmesini öngörüyoruz” dedi.

İlaç projelerine de değinen Mandal, ilaç moleküler modelleme, yerli sentetik ilaç sentez ve üretimi, rekombinat nötralizan antikor ve konvalesan plazma projelerinin başarılı bir şekilde devam ettiğini kaydetti. Mandal, “Hekimlerimiz tarafından kullanılan Favipiravir etken maddesini baştan sona sekiz basamağı içerecek şekilde sentezleyerek ruhsatlı ve ticari bir ürüne dönüştürdük. Hidrok-siklorokin dahil diğer etken maddeler için de benzer süreçlerimiz var. Platform sayesinde ülkemiz artık etken malzemeye ihtiyaç olmadan ilaç sürecini yönetebilen bir ülke oldu” dedi.

ÇAĞRILAR AÇILDI

TÜBİTAK, Covid-19 Türkiye Platformu’nun çalışmalarına ek olarak, aşı ve ilaç çalışmaları çeşitli destek programları altında açılan hızlı çağrılar aracılığıyla da güçlendirdi. Bu çağrıların kapsamı tanı kitleri ve sistemleri ile sosyal ve beşeri bilimler alanına kadar uzandı. Prof. Mandal’ın verdiği bilgiye göre, “Covid-19 ile Mücadeleye Yönelik Çağrı” adlı KOBİ odaklı çağrıya bir haftada 444 firma tarafından 446 başvuru geldi. 35 projenin 13.4 milyon TL bütçeyle desteklenmesine karar verildi. Projelerde hızlı ve güvenilir tanı kitleri, yoğun bakım öncesi veya yoğun bakım sırasında yardımcı olabilecek cihazlar için yenilikçi tasarımlar, çeşitli özellikleri olan kameralar ile erken teşhis ve takip aşamaları için yapay zeka tabanlı çözümler, akıllı sağlık, teletıp uygulamaları ve destek sistemleri geliştiriliyor. Dezenfektan sentezi ve üretimi, yenilikçi maskeler, malzemeler ve koruyucu elbiseler de yine diğer ürün odaklı proje alanları.

Mandal, Stajyer Araştırmacı Burs Programı (STAR) çağrısını genç insan kaynağını sürece dahil etme amacıyla açtıklarını söyledi. 12 günde 70 farklı projede görev almak için başvuruda bulunan 340 bursiyer adayından yüzde 88’inin desteğe hak kazandığını dile getiren Mandal, STAR bursiyerlerinin aşı, ilaç, tanı kitleri, tedavi yöntemleri, dezenfektan üretimi, biyomedikal, tıbbi maske, biyoinformatik ve tıbbi tekstil alanlarında görev aldıklarını kaydetti.



Sistemik güçlük içeren salgın dönemi ve sonrasında sosyal ve beşeri bilimlerin katkısının artırılması için “Covid-19 ve Toplum: Salgının Sosyal, Beşeri ve Ekonomik Etkileri, Sorunlar ve Çözümler” olarak hızlı bir çağrılarının olduğunu belirten Mandal, çağrının açık olduğu 15 günde Türkiye’den 680 ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden iki başvuru alındığını vurguladı. Mandal, “102 proje için destek kararı verildi. TÜBİTAK 1512 Bireysel Genç Girişim (BiGG) Programı’nda üç uygulayıcı kuruluşun hızlandırıcı programına ek bütçe tahsis edilerek 30 iş fikri desteklendi” dedi.

BAĞIMLILIK SIFIRA İNDİRİLECEK

Prof. Mandal, Covid-19 salgınına karşı oluşturdukları kapsamlı ekosistem seferberliğinin çözüm gerektiren diğer stratejik alanlarda da yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini söyledi. Salgın döneminde önem kazanan aşı, ilaç ve tıbbi cihaz alanlarının dışında gıda arz güvenliği, biyogüvenlik ile siber güvenlik ve iletişim altyapısı alanlarının da önem kazandığını dile getiren Mandal, “Salgın sonrasında gerekli teknolojilerin geliştirilmesi yoluyla stratejik konularda dışa bağımlılığın sıfıra indirilmesi için çalışıyoruz. Ayrıca, nitelikli bilgi üretimi, nitelikli insan ve birlikte geliştirme odağında güçlüklere çözüm oluşturma kapsamında hayata geçirdiğimiz yaklaşımımız Avrupa tarafından 2021’de izlenmeye başlanacak olan Ufuk Avrupa stratejik yaklaşımına da örnek olan önemli özellikler taşıyor” dedi.

1 MİLYAR EURO BÜTÇELİ ÇAĞRI

Uluslararası çağrılar kapsamında Ufuk Avrupa öncesinde Ufuk 2020 Çerçeve Programı’nın son çağrıları olarak yer alan Yeşil Mutabakat Çağrıları Eylül 2020’de açılıyor. Prof. Mandal’ın verdiği bilgiye göre, toplam 11 alanda 20 konu başlığı için toplam 1 milyar euro bütçe sağlanması planlanıyor. Çağrıların her birinde sistemik güçlük içeren diğer bir alan olarak kaynak verimli bir ekonomiye dönüşüm için Ar-Ge ve yenilik tabanlı çözümler bekleniyor. Bu çağrılar Ar-Ge ve yenilik ekosistemimiz için önemli fırsatlar içeriyor. Sonuçları açıklanan Ufuk 2020 çağrılarında Türkiye’nin kurum ve kuruluşlarının koordinatör olduğu altı yeni proje kazandıklarını söyleyen Mandal, “Programın başladığı 2014’ten 2019’a kadar Türk araştırmacılarımızın koordinatör olarak yürüttüğü proje sayısı yedi iken son dönemde açıklanan güncel çağrılardaki başarılarımızla toplam sayımız 21 ’e yükseldi” diye konuştu.

Sekiz farklı aşı teknolojisine odaklandı

Prof. Dr. Haşan Mandal’ın açıklamalarına göre aşı geliştirme süreçlerinde inaktif aşı, adenovirüs aşısı, rekombinant Spike proteini aşısı, peptid aşısı, virüs benzeri parçacıklara dayalı aşı, DNA aşısı, mRNA aşısı ve ayrıca dünyada ilk kez geliştirilen ASC zerrecik teknolojisine dayalı aşı adayı olacak şekilde sekiz farklı aşı teknolojisine odaklanma sağlandı. Mandal, her bir aşı teknolojisinin farklı yöntemlere dayalı olarak SARS-CoV-2 virüsüne karşı bağışıklık kazanılmasını hedeflediğini dile getirdi. Mandal, ilaç geliştirme projelerinde de farklı yöntemlerin sunduğu avantajların üst düzeyde değerlendirildiğini kaydetti. Kimyasallardan ve sentetik işlemlere dayalı olarak oluşturulan ilaçların ötesinde biyoteknolojik ilaç yöntemlerinin ele alındığını dile getiren Mandal, Rekombinant DNA teknolojisi olan gen klonlanması yöntemini içeren tedavi odaklı ilaç geliştirme süreçlerinde de önemli gelişmeler olduğunu kaydetti. Mandal, nötralizan rekombinant antikorların geliştirilmesi projesinde hayvan deneylerinde yüksek antikor üretimi yanıtının elde edildiği örneğini verdi.

Gebze’de ileri seviye bir merkez kuruluyor

Mandal, aşı ve ilaç araştırmaları başta olmak üzere sağlığın stratejik bir alanı temsil ettiğini söyledi. “Teknolojik bağımsızlık için verilen mücadelenin insanımızın sağlığının korunması için yerli ve milli çözümlerde kendi kendimize yetiyor olmamız önemli ve stratejik bir hedeftir” diyen Mandal, Covid-19 Türkiye Platformu’nun devam eden başarılarından görüleceği üzere sağlık ekosisteminin bu hedefi gerçekleştirebilecek düzeyde olduğunu kaydetti. Mandal, “Covid-19 Türkiye Platformunu koordine eden TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü’nün bulunduğu Gebze yerleşkesinde de ‘uçtan uca’ bir yaklaşımla aşı ve ilaç geliştirilebilmesine imkan veren, büyük deney hayvanları laboratuvarı da dahil olmak üzere ileri seviye bir merkez kuruyoruz” dedi.

HÜLYA GENÇ SERTKAYA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu