Anasayfa / Ekonomi-Finans / Uzun vadeli yatırım için alınabilecek 42 hisse

Uzun vadeli yatırım için alınabilecek 42 hisse




Piyasaların volatilitesi arttı. Siyasi ve jeopolitik risklerin etkisiyle TL varlıklar negatif ayrıştı. Bu durum muhtemelen yılsonuna kadar devam edecek. Analistler, orta vadede gelirleri döviz bazlı olan ve döviz fazlasına sahip hisselerin cazip olacağını söylüyor…

BIST-100 endeksinin yılbaşından bu yana dolar bazında yaklaşık yüzde 19 değer kazandığı ve 6 Kasım 2017 tarihinde 115.093 seviyelerini test ettiğini gördük. Son dönemde ise Almanya ve ABD ile diplomatik ilişkilerde yaşanan gerginlikler, ABD’de devam eden dava süreci, sınırımızda süregelen jeopolitik riskler, döviz kuru, tahvil faizleri ve CDS priminde yaşanan artışların endeks fiyatlamaları üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği görülüyor. Analistler ise yakın dönemde ağırlıklı olarak artan siyasi-jeopolitik risklerin etkisiyle TL varlıkların negatif ayrışan tarafta kaldığını ve bu durumun bir süre daha, muhtemelen yılsonuna kadar devam edebileceğini söylüyor. Genel olarak ise orta vadede yukarı yönlü trendin devam edeceği düşünülüyor. (Döviz kurlarına ilişkin beklentileri finans sayfalarımızdaki haberde okuyabilirsiniz.)

Bilanço döneminin daha çok gerçekleşen beklentilerin satılması şeklinde yaşandığını söyleyen analistler, bu dönemden sonra piyasayı bu kadar yukarı çekenlerin satmaya başladığının altını çizerek düşüşte de yükselişte de fırsat olduğuna dikkat çekiyor. Bu kapsamda satış gelirleri içinde ihracatın ağırlıklı paya sahip olduğu sektör ve şirketlerin daha olumlu ayrışan tarafta olabileceğini, özellikle de maliyetlerin TL, gelirlerin döviz cinsinden olduğu sektör ve şirketlerin ön plana çıkmasının muhtemel olduğunu kaydediyorlar. Mevcut koşullarda ise uzun vadeli yatırımlar için 42 hisse öneriliyor.

“YATIRIMCILAR SEÇİCİ OLMALI”

Borsa İstanbul’da orta vadede yukarı yönlü potansiyelin korunacağım düşünen Ahlatcı Yatırım Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Muammer Demir’e göre, yurtiçinde artan büyüme beklentisi, endeksin diğer gelişmekte olan ülke borsalarma göre düşük F/K’sı ve iskontolu işlem görmesi diğer taraftan küresel likidite bolluğunun (BOJ, BOE ve ECB varlık alımla-rına devam etmesi) ve yabancı ilgisinin devam etmesinin orta vadede endekste yukarı yönlü hareketleri desteklemeye devam edebileceğini gösteriyor. Orta vadede, yaşanan gelişmelere paralel olarak 100.000-110.000 aralığında bir endeks hareketinin önümüzdeki günlerde oluşabileceğini öngören Demir, öncelikli olarak yatırımcılar portföylerinde yeni hisse yatırımlarına yer verirken, seçici davranmalarım tavsiye ediyor. Yurtiçi, yurtdışı gelişmelere ve haber akışına karşı panik satışlardan kaçınılması gerektiğini ifade eden Demir, “Alınabilecek risk düzeyi iyi belirlenmeli. Yaşanabilecek gelişmelerin süresi göz önüne alınarak yatırımlarda sabırlı davra-nılması gerektiğinden kademeli çıkışlar tercih edilmeli” diyor.



Bankacılık, otomotiv, büyük ölçekli holding ve savunma sanayi sektörü hisselerinin önümüzdeki dönemde ön plana çıkacağım dile getiren Demir, “Yurtiçinde, yaşanan gelişmelerin etkisi ile birlikte artan volatilitenin TL varlıklar üzerinde etkili olduğu görülüyor. Orta vadede gelirleri döviz bazlı olan ve döviz fazlasına sahip sektör hisseleri cazip olacaktır” yorumunu yapıyor.

Mevcut koşullarda ise uzun vadeli yatırımlar için Akbank, Garanti Bankası, TSKB, Tüpraş, Petkim, Ereğli, Arçelik, Ford Oto-san, Coca-Cola İçecek, Trakya Cam, Soda Sanayii, Pegasus, THY, Enka İnşaat, Aksa Akrilik ve BİM hisselerini öneriyor.

“RİSK İŞTAHI YİNE ARTABİLİR”

Borsa İstanbul’un yılın genelinde küresel hisse senedi piyasalarında gözlenen rallide ağırlıklı olarak daha olumlu ayrışan borsalar arasında yer aldığını belirten Gedik Yatırım Araştırma Müdürü Ali Kerim Akkoyunlu, yakın dönemde ağırlıklı olarak artan siyasi-jeopolitik risklerin etkisiyle TL varlıkların negatif ayrışan tarafta kaldığını ve bu durumun bir süre daha, muhtemelen yılsonuna kadar devam edebileceğini söylüyor.

Enflasyon tarafındaki baz etkisinin Aralık ayma ait verilerle birlikte olumluya dönmesi ve bu durumun ağırlıklı olarak 2018 yılının ilk çeyreğinde devam etmesini bekleyen Akkoyunlu’ya göre, Ocak ayı başında karşılaşacağımız Aralık enflasyon verileri ile (enflasyon tarafında beklenen düzelmenin görülmesi) özellikle faiz ve kur tarafındaki olumsuz baskıların azalmasını sağlayabilir. Bu durum borsa tarafındaki risk iştahının yeniden artmasını destekleyebilir. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in, yakın dönemde yaptığı konuşmalarda 2018’in ilk çeyreğinde kapsamlı bir reform paketiyle iş ortamım iyileştirecek önemli bir adım atılacağını belirtmesine de dikkat çeken Akkoyunlu, “Dolayısıyla, enflasyonda beklenen düzelme eğilimine ek olarak söz konusu reform paketinin piyasaları ikna etmesi senaryosu da 2018 yılının ilk çeyreğinde BIST tarafında oldukça olumlu etkilere yol açabilir. Ana beklentimiz, yılsonuna kadar borsadaki stresli ve kararsız seyrin genel olarak devam etmesi; 2018 yılı ilk çeyreğinde ise daha olumlu bir seyrin görülmesi yönünde” diyor.

“GETİRİYİ KORUMAK ÖNEMLİ”

Belirsizlik ve stresin ön plana çıktığı dönemlerde daha fazla risk alarak getiri arayışına girmektense mevcut getiriyi koruyabilmenin daha önemli ve daha sağlıklı bir strateji olacağını düşünen Akkoyunlu, özellikle kısa vadeli al-sata odaklanan yatırımcıların bu tarz dönemlerde portföylerdeki likit enstrümanların ağırlığını artırmasının sağlıklı olacağını hatırlatıyor. Diğer taraftan, endeks genelinde düşüş görüldüğü dönemlerde de pozitif getiri sağlayabilen hisseler de olduğuna dikkat çekerek, özellikle orta-uzun vadeli yatırımlar açısından seçici olmak kaydıyla borsadaki her seviyeden hisse senedi yatırımı yapılabileceğini söylüyor. Ayrıca, uzun vadeli taşman pozisyonlar-da kısa vadeli oynaklıklara göre sık pozisyon değiştirilmemesini, bunun yerine kumbaraya para atar gibi az az ancak sürekli alım yapılmasının daha sağlıklı bir strateji olacağının altını çiziyor.

Bu dönemde satış gelirleri içinde ihracatın ağırlıklı paya sahip olduğu sektör ve şirketlerin daha olumlu ayrışan tarafta olabileceğini, özellikle de maliyetlerin TL, gelirlerin döviz cinsinden olduğu sektör ve şirketlerin ön plana çıkmasının muhtemel olduğunu düşünüyor.

Mevcut koşullarda ise uzun vadeli yatırımlar için Koç Holding, Enka İnşaat, Yapı Kredi, Türk Hava Yolları, Arçelik, TAV Havalimanları, Soda Sanayii, Zorlu Enerji, Sasa Polyester, Kardemir (D), Net Holding, Ulusoy Elektrik, Ege Seramik, Akdeniz Güvenlik ve Lokman Hekim hisselerini öneriyor.





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir