Kariyer ve İş

Yatırım yapmak istiyorum bürokrasi izin vermiyor

Oflu Koksal Holoğlu, Türkiye’nin ilk fizik tedavi merkezi Romatem’in kurucusu. Samsun, Kocaeli, İstanbul ve Bursa’da hastaneleri var. Bürokrasiyi aşabilirse yenilerini açacak. Holoğlu “Fizik tedavide Avrupa’dan ilerideyiz” diyecek kadar iddialı…

TÜRKİYE sağlık sektöründe çok önemli gelişmelerin yaşandığı bir ülke. Son 15 yılda çok ciddi reformlar yapıldı, birçok alanda iyileşmeler oldu. Ancak sektörde bazı branşlar var ki Türkiye’nin ihtiyacına yetmiyor. Kamunun verdiği hizmet yetersiz kalıyor. Bu alanlardan biri de fizik tedavi merkezleri. Özel sektörün de çok yatırım yapmadığı bir alan. Devlet hastanelerinde ise bu bölümler ihtiyaca cevap veremiyor. Aylar sonraya gün veriliyor. Iştç, bu açığı görüp, bu alanda girişim örneği sergileyen bir isim var. Romatem’in (Romatizma Tedavi Merkezi) sahibi Koksal Holoğlu’ndan bahsediyoruz.

Romatem’in İstanbul’daki merkezi Beşiktaş Yıldız’da. Fizik Tedavi Uzmanı Holoğlu ile burada buluştuk. Avrupa’daki kliniklerden fazlası var, eksiği yok. Birçok ünlü burada tedavi olmuş. İbrahim Tatlıses bunlardan birisi. CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Türkiye’ye gelecek olursa Romatem’in Bursa’daki en büyük hastanesinde tedavisine devam edilecekmiş. Holoğu ile hem gelecek hedeflerini hem de başarı hikayesinin kilometre taşlarını konuştuk…

Romatem

Köksoi Koloğlu kimdir? Sizi tanıyalım…

1968 yılında Trabzon’un Of ilçesinin Hayratlı Köyü’nde doğdum. İlkokul, ortaokul ve liseyi Ofta okudum. Hatta üniversiteyi bile Of ta okudum sayılır. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nü bitirdim. Trabzon’a Of tan gelip gittim.

Romotem fikri okulda mı başladı?

Okulu bitirince çalışmaya başladık. İhtisasımı da fizik tedavi ve rehabilitasyon üzerine yaptım. Ankara Keçiören’deki devlete ait Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nin kuruluşunu yaptım ve bir süre orada çalıştım. Üç arkadaş ihtisas yaparken bu fikir doğdu. Türkiye’de fizik tedavi ve rehabilitasyon ile ilgili büyük bir eksiklik olduğunu gördük. Beraber bu işe girelim dedik. Özellikle felçli hastaların neler çektiğini görüyorduk. Bu alanda klinik kuralım diye hayal ettik. 2005 yılında Dr. Orhan Akdeniz, Fizyoterapist Turgay Şahin ve ben kamudan istifa ederek ilk adımı attık. Halen üç ortağız.

İlk kliniğinizi nerede açtınız?

Samsun iklim nedeniyle romatizmal hastalıkların yoğun olduğu bir il. İhtisasımızı da Samsun’da yapmıştık. O dönem devlet de kliniklerden hizmet almaya başlamıştı. Bu nedenle Samsun’da açmaya karar verdik. Samsun’un en kalabalık caddesinde 650 metrekarelik bir alanda ilk kliniğimizi açtık. 11 Eylül 2005 yılında ilk hasta kabulüne başladık. Çok güzel bir model oluşturduk. Klinikte ilk defa taşıma sistemi kurduk. Felçli hastaları evinden alıp kliniğe taşıyacak bir sistem oluşturduk. Bu ilktir Türkiye’de. Ekibimize diyetisyen, doktor ve fizik tedavi uzmanları aldık.

ilk sermayeniz neydi?

Evlerimizi sattık sermaye yaptık. Ben beş çocuk babası, işçi emeklisi bir babanın oğluyum. Bir arkadaşım öğretmen emeklisinin oğlu, diğerinin babası da memur emeklisi. Babadan sermayemiz yok yani. Çalıştığımız dönemde aldığımız küçük evlerimizi satarak sermaye yaptık.

İş tutmazsa diye düşünmediniz mi?

îlk Miniği açtığımızda elbette heye- r canlıydık. Biz fizibilite çalışmalarında günlük 10 yatarak hasta, ayakta tedaviye 50 hasta gelir hesabı yaptık. Çok kısa sürede klinik merkezimiz yetmemeye başladı. Yan binanın altını da kiralayarak kliniğimizi büyüttük. Günde 500 hastayı ayakta tedavi eder hale geldik. Samsun’da her eve şifa götürdük. Çok da iyi reklam yaptık. Billboardlarda tanıtım yaptık. İnsanlara fizik tedaviyi öğrettik. Düzgün bir iş yapınca vatandaşın teveccühü de iyi oluyor.

Samsun’dan sonra hedef neresi oldu?

İstanbul’a gelelim diye düşünüyorduk ama bir doktor arkadaşımızın Kocaeli önerisi oldu. Burası endüstri bölgesi, ergonomik sorunlar had safhada, fizik tedavi merkezine ihtiyaç büyük diye bizi yönlendirdi. îyi ki yönlendirmiş. İkinci kliniğimizi de Kocaeli’ne açtık. Samsun’un birebir aynı ama biraz büyüğünü açtık. İstanbul’a gelmekte geç kaldık. Sağlık markaları genelde İstanbul’da büyüyüp Anadolu’ya yayılıyor. Biz suyun akışının tersine iş yaptık. Kocaeli hamlesi de doğruydu.

Klinikten hastaneye geçiş nasıl oldu?

2010 yılında kliniklerimizi hastaneye çevirelim dedik. Bizim için çıkış yılı 2010 oldu. İla büyük yatırım yaptık. Samsun ve Kocaeli’nde iki hastane birden açtık. Klinikten hastaneye dönüştük. Bursa’nm da ilk başvurusunu yaptık. Yatırımımızı Çekirge’de kaplıca bölgesinde yaptık. İstanbul’da Bağdat Caddesi’nde ilk kliniğimizi kurduk. Türkiye’nin ilk robotik rehabilitasyon merkezi diye tanıttık. Bu yatırımları yaparken 2013 yılında Amerikalı bir fon şirketi geldi. Pime Bridge, Hong-Kong merkezli bir liman şirketi aynı zamanda. Türkiye’ye yatırım yapmak istediler. Romatem’i büyütüp, kurumsallaştırıp Arabistan’a açalım, global marka yapalım dediler. 2013 yılı 17 Aralık gecesi son anlaşmayı yapacağız. Malum şu hükümete dönük kumpas operasyonlarının yapıldığı ilk gün…

Samsun’da Anemon Otel’de son görüşmeleri yapıyoruz. Türkiye’de kıyamet kopuyor. Ortalık toz duman. Türkiye’de ne oluyor diye kafaları karıştı. Biz de durumu anlatmaya çalıştık. Endişe edilecek bir durum yok diyerek ikna ettik ve o akşam ortaklık anlaşmasını imzaladık. 14 milyon dolar para girdi bir gün sonra. Yüzde 50-50 ortak olduk. Sonrasında 8 milyon dolar daha verecekleri üzerine anlaşmayı imzaladık.

Bu fonla birlikte yatırım yapmaya başladık. Kocaeli’deki hastaneyi büyüttük. Etiler’de yatırım yaptık. Yurtdışında Azerbaycan’da iki klinik kurduk. Fakat biz ortaklığı kurduktan beş ay sonra SGK felçli hastalarla ilgili bir karar aldı.

Özel hastanelerin felçli hasta kapasitesini yarı yarıya düşürdü.

Skandal bir karar verdi. Zaten tedavi olabilecekleri bir klinik yok Türkiye’de. Sıra veriyorlar kaç ay sonraya. Panik halinde fonu aradık. Onlar yönetimi bize bırakmıştı zaten. Arada gelip gidiyorlardı.

Fon bu karar sonrasında yatırımdan vaz mı geçti?

SGK’nın aldığı karar moral bozdu.

Hastanelerimizin gelirlerinin yüzde 60’ı SGK’lı hastalardan geliyordu. Gelirler yarı yarıya düşünce yatırımcının morali bozuldu. Paniklediler, böyle bir şey olur mu dediler. Üç ay hiç gelmediler. Etiler yatırımı bitti, Bursa açıldı, Kocaeli yatırımı devam ediyor bu arada… Yatırılan paranın bir kısmı Bursa’daki ortağa gitti.

Yatırım için yeni paranın gelmesi gerekiyor. Bunlar 2014 yılında oluyor. 2014 Haziran’dan sonra şirketi tamamen kilitlediler. Söz verdikleri parayı vermediler.

Bakanlık tarafına neden böyle bir karar almdı diye soruyoruz. Sonradan öğrendik. Bakanlık bütçe dengesi içinde bizden alıp diyalizcilere vermek istemiş. Bakanlıktaki ortopedist iki daire başkanmm işi olduğunu öğrendik. Ortopedistler fizik tedavicileri sevmez. Böyle bir fırsat geçince de bizden alıp onlara vermişler kaynağı.

Peki, fon şirketi ile nasıl anlaştınız?

Pime Bridge önemli bir ortak. 72 milyar dolarlık bir değeri yöneten bir grup. Başka ortaklık görüşmeleri de yapıyorlardı. O dönem önemli bir turizm grubunun otellerini almak için de görüşüyorlardı. Kaçırılmasaydı birçok yatırımları olacaktı.

Paniklediler ama üç yıldan önce çıkamazsınız diye bir madde var. Biz de panikledik. Şirket batacak diye endişelendik. Hukuki yollara başvurduk. Biz ikinci dilim parayı vermeyelim, koyduğumuz para da sizde kalsın dediler. 2014 sonunda ayrıldılar. Bu ülkede yabancı sermaye genel müdürlüğü var. Bu kadar büyük bir grupla ortaklık kuruyoruz bizi arayıp soran bile olmadı. Türkiye bu fonu kaçırmamalıydı.

Tek nedeni SGK’nm hatalı kararıdır. Fon ile 2014 sonunda anlaşarak ayrıldık. 14 milyon dolar bizde kaldı, 8 milyon doları alamadık.

Şu anda kaç hastaneniz var?

Bu alana 2005’ten bu yana 70 milyon TL yatırım yaptık. Toplam altı hastanemiz var. İkisi Azerbaycan’da dördü Türkiye’de Samsun, Kocaeli, İstanbul ve Bursa’da. 2017 yılını 48 milyon TL ciro ile kapattık. Günlük ortalama 2 bin hastayı ayakta tedavi ediyoruz. Yüzde 85 kapasite ile çalışıyoruz. Yatak kapasitemiz ise tamamen dolu. Hastalarımızın yüzde 30’u yurtdışmdan. Ortadoğu ağırlıklı ama Almanya, İngiltere başta olmak üzere Avrupa ülkelerinden gelen hastalarımız da var.

Hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz?

Bizim odaklandığımız alan felç tedavisi. Bunun dışında omurga tedavisi, boyun ağrısı hizmet verdiğimiz alanlar. Bilimsel tıptan ayrılmıyoruz. Beyin ve omurilik kaynaklı felç vakalarını tedavi ediyoruz. Romatizma ağrıları da bizim ilgi alanımızda. Romatem ismi de romatizmal ağrılardan gelir. Bu alanda iyi bir ekibimiz var. Ama felç odaklandığımız asıl alan. Spor yaralanmaları önem verdiğimiz bir diğer alan. Romatem Sport diye bir markamız var. Veteran grup hastalarımız var.

Sizce sağlık turizminin potansiyeli nedir?

Sağlık turizmi Türkiye’nin ıskalanmış, yönetilemeyen bir potansiyeli. Türkiye’nin potansiyeli Hindistan’dan büyük. Güney Kore, Malezya, Tayland’dan daha büyük potansiyelimiz var. Avrupa’da sağlık çok pahalı. Erişim zor. Türkiye bu alanı ıskalıyor. Yaz turizminden daha çok gelir elde edebiliriz. 35 milyar dolar sadece sağlık turizminden kazanılabilir. Tanıtım fonumuz yok. Sağlıkta iyiyiz, sağlık turizminde kötüyüz. Yurtdışmdan hastaları kendimiz getiriyoruz. Hasta getirenler kim belli değil. Yüksek komisyonlar istiyorlar. Hastaları kandırıyorlar. 100 bin dolarım alıp bizimle 10 bin dolar üzerinden pazarlık yapıyorlar. Devlet bu işi yönetemiyor. Hindistan, Güney Kore bu işlerle ayakta kalıyor. Bu ülkelere gittiğiniz zaman şehrin merkezi noktalarında devletin danışma ofisleri var. Gelen turistleri sağlık turizmine yönlendiriyorlar, rehberlik yapıyorlar. Koca İstanbul’da bir tane bu tarz ofis yok. Devlet havalimanlarında, merkezi noktalarda kiosklar kurarak yurtdışmdan gelen insanlara rehberlik etmeli. Hastanelerin her biri ayrı ayrı bu işi yapmamalı. Bu işten devlet kazanır. 50 milyar dolarlık bir hedefe beş yıl içinde ulaşılabilir. Özel hastaneler yüzde 25 kapasite ile çalışıyor. Devlet düzenleyici, denetleyici ve teşvik edici olmalı.

İrdiz çokal

Hem indirmesi hemde kullanımı tamamen ücretsiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu