Kariyer ve İş

Yeni Çağın Yeni Meslekleri – Para Kazandıran Meslekler

İşsiz Kalmamak İçin Kendimizi Nasıl Güncellemeliyiz

Geleceğin istihdam trendleri neler. Yıldızı parlayan meslekler, meslek liseleri ve sektörler. Şirketler artık hangi yetkinlikleri arıyor. Yeni çağın yeni meslekleri.



MESLEKLER dönüşüyor, istihdam trendleri değişiyor, organizasyonlar yeniden yapılanıyor, iş yapış biçimleri sorgulanıyor. Pandemi halihazırda var olan dönüşümü daha da hızlandırdı. Peki, hangi meslekler öne çıkıyor, yeni çağ meslekleri neler? îşe alımlarda artık hangi yetkinlikler aranıyor? İş dünyası istihdam stratejilerini nasıl güncelliyor? Uzmanlar, içinden geçmekte olduğumuz sürecin de katkısını göz önünde bulundurarak, mesleklerin dönüşümünü, yeni nesil iş kollarını, işsiz kalmamak için hangi yetkinlikleri nasıl güncellememiz gerektiğini ve istihdamın en çok arttığı, artacağı meslekleri yorumladı.

İŞLER ÜÇ KATEGORİYE AYRILDI

Deloitte İnsan Yönetimi Hizmetleri Lideri Cem Sezgin, ‘Geleceğin Meslekleri’ gibi bir tanımın, şu anda iddialı olduğunu ifade ediyor. Bunun sebebi geleceğin kendini sürekli yeniden tasarlıyor olması. Ancak gittikçe yaşlanan nüfus ve çaresi bulunamamış hastalıklar nedeniyle sağlık alanındaki mesleklerin hep revaçta olacağını belirten Sezgin, sağlık ve teknolojinin iyice iç içe geçeceğini söylüyor. Geldiğimiz noktada işleri üç farklı kategoriye ayırabilcccğimizi aktaran Sezgin’e göre bunlar operasyonel olan standart işler, teknik ve temel yetkinlikleri harmanlayan hibıit işler ve teknoloji yardımıyla yapılış şekli değişen süper işler.

Sezgin, standart işler açısından geleceğin çok heyecan verici olmadığını belirtirken, hibrit işlerin önemini korumaya devam edeceğini vurguluyor. Süper işler ise parlayan yıldız olacak. İstihdam öngörülerini belirleyen faktörün bu yeni realite olduğuna değinen Sezgin, “İnsanlar kendilerini makinalardan ayıran özellikleri ile ön plana çıkarmaya çalışacak. Makinaları geliştiren ve yönlendiren kişiler olmaya çabalayacak” diyor.

Bu noktada yeni yetkinlikler kazanma konusu ön plana çıkıyor fakat Sezgin’e göre bu hiç de kolay değil. Çünkü teknik yetkinlikler ve beceriler anlamında beklentiler sürekli değişiyor. Şirketlerin bile ne tür beklentileri olacağım kendilerinin de net olarak bilmediğini ifade eden Sezgin, öne çıkacak temel yetkinlikleri şöyle sıralıyor: “İletişim, empati, uyum becerisi, takım çalışması, IQ, EQ (duygusal zeka), SQ (spiritüel zeka), PQ (profesyonel zeka), iç motivasyon, belirsizliği yönetebilme, esneklik, çeviklik, dayanıklılık, dijital okuryazarlık, merak, hızlı öğrenme, seıjtez yapabilme ve ileri analitik.”

DİJİTAL MESLEKLER ÖNDE

TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı K. Erman Karaca’ya göre, kaliteli ve güvenilir yazılım çözümlerine ihtiyaç giderek artıyor. Dijitalleşmeyle beraber öne çıkan mesleklerin, proje yönetimi, kod kalitesi, siber güvenlik uzmanlığı, kullanıcı deneyimine hakim test uzmanlığı, proje yöneticiliği, iş analisti, veri bilimcisi, bulut bilişim ve veri tabam yönetimini kapsayan sistem yöneticiliği ve dijital dönüşüm danışmanlığı olduğunu belirten Karaca, yazılımda öne çıkan yetkinlikleri de şöyle sıralıyor:

Backend Developer, Web/Frontend Developer ve Mobil uygulama platformları, DevOps, Agile Proje Yönetimi, Test/Kalite Güvence, Yapay Zeka, Makine Öğrenimi ve Büyük Veri.

Eğitim sisteminin bilgi iletişim teknolojileri (BÎT) becerisi kazandırma yetkinliğinin düşük olduğunu, bu yüzden iş dünyasının BtT becerisine sahip işgücü ihtiyacını sağlamakta zorlandığını da aktaran Karaca, “Ülkemiz bilgi ve iletişim sektörlerinde, yazılım ve hizmet alanında çalışan sayısı yaklaşık 200 bin civarında. Yazılımcılığm tcrcih edilir bir meslek haline gelmesi için üniversitelerde yazılım odaklı bölüm sayılarının, akademisyen kadrosunun ve sanayi işbirliği odağının artırılmasını sağlayacak inisiyatifler gereklidir. Bu alanda uzun zamandır yürüttüğümüz çeşitli projelerimiz var. Bu çerçevede Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 1 milyon yazılımcı projesini yararlı buluyor ve destekliyoruz” diyor.

İŞGÜCÜ İHTİYAÇLARI SORGULANACAK

IDC Türkiye Ülke Direktörü Nevin Çizmecioğulları ise, birçok küçük işletmenin krizden nasıl kurtulacakları konusunda kararsız olduğuna işaret ederek, “Büyük şirketler maliyet ve yatırımları azaltmaya odaklanıyor, bu da genellikle kadroları ortadan kaldırmak anlamına geliyor. Devlet destek önlemlerine rağmen, gelir kaybı şirketlerin karşı karşıya kaldığı en büyük zorluk olmaya devam ediyor. Ulaşım ve ilgili tüm konaklama alanlarında olduğu gibi perakende, kişisel hizmetler ve tüketici hizmetleri de zor zamanlar geçirmekte. İmalat ve dağıtım sektörleri, tedarik zinciri kesintileri ve çoğu üretim hattının kapatılması nedeniyle en olumsuz etkilenen sektörler arasında” diyor.

Uzaktan çalışma ortamında işe alımların asla eskisi gibi olmayacağına da vurgu yapan Çizmecioğulları’na göre, şirketler mevcut organizasyonlarını ve işgücü ihtiyaçlarını sorgulayacak. Belirsiz ortamda nasıl hayatta kalacağına ilişkin kararlar almak zorunda kalacaklar. Azalan ofis ihtiyaçları ve plazalara olan taleplerin azalması, pahalı şehir merkezleri yerine daha uygun fiyatlı şehir dışı lokasyonlara taşınma ile gayrimenkul pazarı ve sanal çalışma alanları, işe alım pazarlaması, platformlar, ekip yapıları ve iş rolleri önümüzdeki aylada yeniden şekillenecek, işsizliğin artması ile herhangi bir pozisyona başvuran çok sayıda aday arasından en doğru insanı bulmak için yapak zeka uygulamalarına başvurulacağını ifade eden Çizmecioğulları, “Bir işe sahip olanlar düzenli olarak yeni beceriler öğrenmek ve ekosis-temler içinde işbirliği içinde çalışmak zorunda kalacaklar. Stratejik olmayan rutin işlerin, şirket dışında doğru uzmanlardan servis olarak almak en önemli karar olacak” diyor.

İNSAN EKONOMİSİNE GEÇİYORUZ

Great Place to Work Türkiye Müdürü Eyüp Toprak’a göre, artık bilgi ekonomisinden insan ekonomisine geçiş yapıyoruz. İnsan ekonomisinin olmazsa olmazı ise güven duygusu. İçinde bulunduğumuz yeni çağ, her ne kadar dijital iletişim çağı olarak görülse de, analizler bize gelecek yüzyılda metodolojimizin temelinde yer alan olgunun güven algısı ve kültür olduğunu gösteriyor. Geleceğin en popüler sektör ve mesleklerinin, ilaç endüstrisi, uzay çalışmaları, sosyal ağlar, bilgisayar ve yazılım, robot teknolojisi, enerji ve çevre, dev data merkezleri ve online eğitim olacağını ifade eden Toprak, “2022’de şirketlerin öncelikleri, şirketin çevikliği ve değişime karşı uyumu, organizasyonel öğrenme, yatırımın geri dönüşümünü ve performansı ispatlamak, çalışan bağlılığı, yeni teknoloji kullanımı, liderlik gelişimi ve data analizi konularında toparlanıyor” diyor.

Günümüzün petrolü olarak nitelendirilen verinin istihdama kaçınılmaz bir etkisi olacağına vurgu yapan Toprak şunları aktarıyor: “Büyük veri uzmanları, bilgi güvenliği uzmanlığı, veri analistleri, sanal güvenlik uzmanları, yapay zeka pazarlamacılığı, sanal gerçeklik uzmanları, e-döniişüm danışmanları, CRM ve ERP gibi koltuklarda artış olacak. E-ticaret pazarının da ivmeleneceğini tahmin ediyorum. Proje bazlı işler, farklı yeteneklere farklı zamanlarda duyulan ihtiyaçlar hep vardı ama önümüzdeki dönemlerde esnek çalışma eğiliminin artacağını söyleyebilirim.”

TARIM VE HAYVANCILIK ÖNCÜ OLACAK

Ergene Consulting ve HGA Group Türkiye Başkanı Murat Ergene, ileri teknolojileri iyi kullananların, tarım ve hayvancılık alanında büyük gelişmelere öncülük etmelerinin beklendiğine işaret ederek, “Bio-güvenlik ve gıda güvenliği alanlarında yaşanan gelişmeler, yeni iş alanları yaratmaya devam edecek. Yine tarım, hayvancılık, seracılık ve jrganik tarım gibi alanlarda yeni mesleklerin ortaya çıkmasını bekliyoruz” diyor. Jzaktan eğitim ve çalışmanın artmasıyla du alandaki uygulayıcılara olan talepte de artış olduğunu belirten Ergene’ye göre, online eğitmenler gözde olacak. E-ticaret de öne çıkan başlıca sektörlerden biri. Lojistik ve taşımacılık ise yükselen sektör. îş modellerinin mobiliteyi destekleyecek şekilde kurgulandığını ve bunun yazılım geliştiriciler için yeni bir altın çağ başlattığını vurgulayan Ergene, “Proje bazlı, bağımsız ve yarı zamanlı işlerde artış görülmekte. Çalışanlar, kendilerini yaşam boyu farklılaşabilen esnek kariyer yollarına hazırlamalıdır. Bireyler, kariyerleri boyunca yetkinliklerini sürekli güncelleyerek kendi öğrenim yolculuklarını sahiplenmelidir. 2030 yılına kadar yaklaşık 9 milyon yeni iş oluşması bekleniyor” diyor.

MERKEZİLİKTEN UZAKLAŞIYORUZ

Tempo CEO’su Cemal Akar, yeni bir sistemin fişini eski sistemin altyapısına takıp çalıştırmanın o kadar kolay olmayacağına değinerek, “3. Endüstri Çağı, internet, yenilenebilir enerji ve IoT’nin bir arada kullanımıyla ortaya çıkmıştır. 4. Endüstri Devrimi’nin kuantum bilgisayarlar, teleportasyon ve uzaktan enerji iletme teknolojilerinden oluşmasını bekleyebiliriz. Yeni çağ enerjiye, iletişime, ulaştırmaya ulaşmada demokratikleşme, bununla birlikte merkezi-likten uzaklaşma getirecektir” diyor.

Platform Ekonomisi’nin yaygınlaşacağına işaret eden Akar’a göre, herkes ürettiği mal ve hizmetleri kolayca tüm dünyaya arz edecek, üreticiyle tüketici sıfıra yakın marjinal maliyetle buluşacak. Aracılık işleri hızla ortadan kalkacak. Hatta hizmetler, Türetici (Üretici-Tüketici/Prosumer) platformlarında değiş tokuş edilecek. Herkesin kendi istediği zamanda ve yerde çalıştığı, bir kişinin birden çok işi aynı anda yaptığı bir iş dünyasına evrilmekte olduğumuza vurgu yapan akar şunları aktarıyor:

“Bireysel girişimciliğin ön plana çıktığı, büyük şirketlerin azaldığı bir düzene ilerliyoruz. Dünya tam zamanlı çalışmanın ortadan kalktığı, gig ekonomisi denilen hizmet alanla verenin parça başı iş anlaşmaları yaptığı ve bu anlaşmaları global ölçekte yaptığı bir iş gücü piyasasına evriliyor. Yeni çağda her birimizin kendimizi 3-5 yılda bir, yeni yetkinlik setleriyle güncellememiz gerekiyor.”

ÇEVRESEL VE EKONOMİK FAKTÖRLER

ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, mesleklerin oluşma hızında sadece teknoloji değil çevresel ve ekonomik faktörlerin de etkili olduğuna dikkat çekerek, “Bunun en yakın örneğine pande-mi süreciyle tanık olduk. Mesleklere detaylı baktığımızda veri analisti ile veri bilimcileri, yazılım ve uygulama geliştiricileri, e-ticaret ve sosyal medya uzmanlar gibi rollere talebin giderek artacağını öngörüyoruz. Kullanıcı deneyimi ve insan-makine iletişimi alanlarında uzmanlaşmış kişilere ihtiyaç duyulacak” diyor.

Günümüz çalışma dünyasında öğrenme yeteneği yüksek adayların daha çok arandığına değinen Narlı’ya göre, iletişim becerileri yüksek, sorgulayan ve geliştiren, inisiyatif ve risk alabilen, çözüm odaklı, esnek ve hızlı aksiyon alabilen, yeni alanlara ilgi duyan, empati kurabilen, takım çalışmasına yatkın çalışanlar aranıyor ve bu yetkinlikler geleceğin mesleklerinde aranacak yetkinliklere ayna tutuyor. Narlı, “Pandemi sonrasında teknolojik işler, tarım, gıda ve ambalaj sektörü, e-ticaret ve dijital ödeme sistemleri, biyoteknoloji ve genetik teknolojileri, lojistik ve kargo sektörleri daha ön planda olacaktır” diyor.

DÖNÜŞÜM BAŞLAMADI

Uluslararası Koçluk Federasyonu ICF Türkiye Başkanı Nuray Akmeriç’e göre hemen her sektör için değişim başladı ancak dönüşüm süreci henüz başlamadı. Teknolojinin işleri yürütmemiz için sadece bir araç olduğuna, önemli olanın eski iş yapış biçimlerimizi, değişen dünyaya ve müşteri gereksinimlerine göre yeniden yapılandırmak olduğuna inanan Akmcriç, “Bilgisayar Mühendisi olarak ODTÜ’den 1982 yılında mezun olduğumda PC nedir bilmiyordum ve aradan geçen 38 yılda neredeyse PC diye bir donanım kalmadı. Geleceğin meslekleri neler olacak sorusunun yanıtını vermek hiç kolay değil. Bu noktada kilit soru ‘Gençlerimizi geleceğe nasıl hazırlayacağız?’ sorusudur” diyor.




Akmeriç’e göre gençlere düşmeyi, ayağa kalkmayı, devam etmeyi, yeni durumlara adaptasyonu, problem çözmeyi, amaç arayışını, etik değerleri, bütüne bakabilmeyi, kendini tanımayı, kendine güvenmeyi, beraber çalışmayı öğretmeli ve iletişim becerileri kazandırmak öncelikli olmalı.

BİLİŞİMDE 150 BİN PERSONEL

DataExpert Genel Müdürü Haşan Altunkaya’ya göre, dijital dönüşüm önümüzdeki yıllarda tüm firmalar için kilit rol oynayacak. Kısa vadede sağlık, bilim ve teknolojinin yoğun ilgi göreceğini ifade eden Altunkaya, “Kısa vadede sağlık bilişimi, güvenlik bilişimi, e-ticaret, e-devlet uygulamaları geliştirmeleri için acil 35 bin kişilik bir istihdam sağlanması bekleniyor. Uzun vadede ise dijital ekonomi büyük bir destek sağlayacak ve teknoloji profesyonelleri için daha fazla iş yaratacak” diyor. Altunkaya şu bilgileri veriyor:

“2021’de veri tabanı uzmanı, iş analisti, BT güvenliği, yazılım uzmanı, e-ticaret uzmanı, IT işe alım müdürü ve dijital pazarlama gibi bilişimin pek çok alanında 150 bin yeni istihdam sağlanacağını öngörüyoruz.”

Popüler Yeni Çağ Meslekleri

  • Bilgi Güvenliği Uzmanları
  • Siber Güvenlik Uzmanlan
  • Veri Dedektifleri
  • Veri Analistleri
  • Veri Ayıklayıcılar
  • Büyük Veri Stratejistleri
  • Yapay Zeka Mühendisleri
  • 3D Tasarımcıları
  • 3D Baskı Operatörleri
  • Robotik(RPA) Mühendisleri
  • Yazılım ve Uygulama Geliştirme Mühen.
  • Robot Koordinatörleri
  • Operatörleri ve Teknisyenleri
  • Bulut Uzmanları
  • İçerik Yaratıcıları
  • Web Analistleri
  • Arama Motoru Optimizasyon Uzmanları
  • Blockchain Mimarları
  • Biyomekanik Hizmet Sağlayıcılar
  • Genetik Bilimciler
  • Evde Bakım Uzmanlan
  • Uzaktan Sağlık Desteği Uzmanları
  • Dron Filosu Yöneticileri
  • Rüzgar Tribünü Servis Teknisyenleri
  • E-Ticaret Stratejistleri
  • Sosyal Medya Stratejistleri
  • Dijital Pazarlama Uzmanları
  • Dijital Finans Uzmanları
  • Organizasyonel Dönüşüm Uzmanları
  • İnsan, Davranış ve Kültür Bilimcileri
  • Kullanıcı Deneyimi Uzmanları
  • Jeopolitik Strateji Uzmanları
  • Güvenlik Politikaları Uzmanları
  • Araştırmacılar
  • Etik Sorumluları

Müge YALÇIN / My Executive Kurucu Ortağı
“Öğrenmeye açık olanlar aranıyor”

Yeni dönemin aranan yetenekler setinde, sürekli öğrenmeye açık ve disiplinler arası düşünme alışkanlığının önemli bir yeri olacağını düşünüyorum. Bunların yanı sıra yenilikçilik, yeni dönemin çalışma hayatında robotlar ve yapay zekayla rekabette insanın en büyük kozu olacak. Dayanışma ruhu da aranan özellikler arasında öne çıkacak. Uzun süredir elektronik alanda gelişen ticaret, eğitim, yayıncılık gibi sektörlerin büyüme hızı, bu dönemde katlanarak arttı. Bugün, hangi alanda çalışırsa çalışsın, uzmanlığı ne olursa olsun, insanlar işini elektronik platformlara taşımak ihtiyacı duyuyor. Bu nedenle son dönemde bize gelen üst düzey yönetici taleplerinde, aranan hukukçu ya da finansçı bile olsa e-ticaret tecrübesi istekleri artıyor. Hem birey hem şirketler düzeyinde dijital yeterliliğimizi ve yeteneklerimizi geliştirip yeni normal senaryolarında daha güçlü bir şekilde yer almak mümkün.

Ersin Mete ERTÜRK / Eksperin.com Kurucu
“Dijital buluşturma modelleri ilgi çekecek”

Pandemi süreci birçok firmayı olumsuz etkiledi. Gelirleri düşen şirketler çalışanlarını çıkarmaya başladı. Dijitali yeni iş yapış şekillerine dönüştüren şirketler ise, şirket içi bazı operasyonlarda bunun daha ekonomik olduğunu ve daha hızlı ölçeklenebildiğini gördüler ve hızlıca dijitale yatırım yaparak müşterilerine entegre hizmet vermek zorunda kaldılar. Yeni normalde de djjital ve teknoloji ağırlıklı yetkinliklerin çok daha ön planda olduğu meslek gruplan daha rahat iş bulabilecek. Bunlar arasında dijital görüştürme ve buluşturma modelleri hizmeti sunan şirketlerin ilerleyen dönemde daha da ilgi göreceğini söyleyebilirim. Global bir örnek olsa da burada Zoom’un geldiği noktayı görürsek dönüşümün büyüklüğünü anlayabiliriz. Birkaç ay önce sıradan bir şirket olan Zoom, sadece 4-5 ayda geldiği noktada 50 milyar dolar değerleme seviyesine gelerek dünyanın yedi büyük havayolu şirketinin toplam gelirlerini geçmiş durumda.”

Hakan ÜNSAL / Ostim Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü
“Hedef 1 milyon yazılımcı”

Türkiye’de halihazırda 140 bin yazılımcı bulunurken, yakın gelecekte 1 milyon yazılımcı yetiştirmek ve bu alandaki iş kollarında yeni istihdam alanları yaratmak hedefleniyor. 2014 yılında ulusal ve uluslararası alanda faaliyet göstermek üzere kurulan OTÜSEM, mesleki teknik eğitimler, profesyonel gelişim eğitimleri, kurumsal gelişim eğitimleri, eğitim danışmanlığı, proje geliştirme, istihdam ve dijital pazarlama alanlarında faaliyet gösteriyor. Bilgisayar mühendisliği ve yazılım mühendisliği gibi alanlarda eğitim almış olmak uzmanlık için önem taşımakla birlikte yazılımcı olmak için mutlaka üniversite eğitimi almak şart değildir.

Bu konuda özel kurumların sağlamış olduğu eğitim ve sertifika programlarını düzenli olarak takip eden, kendini doğru yöntem ve sistematik ile yetiştirerek bu alanda çalışmak isteyen meraklı bireylerin de uzmanlaşması ve kendini geliştirerek iyi bir yazılımcı olması mümkün olabiliyor. İş garantili alanlar ise şöyle; Yapay Zeka ve Uygulama Geliştirme, Kod Yazmadan Mobil Uygulama Geliştirme, Siber Suçlar ve Güvenliği, Adli Animasyon İnceleme, Temel Adli Bilişim.

Ali Cem GÜLMEN / Etik ve İtibar Derneği TEİD Araştırma Direktörü
“Etik liderliği parlayan meslek”

İş etiği, suistimallerle mücadele gibi kavramlar iş dünyasında yeni bir düzenin başlayacağı post korona döneminde çok daha fazla önem kazanacak. Çünkü artık şirketlerin en ufak sızıntıya ve kayba tahammül edemeyeceği bir iş dünyasına dönemine giriyoruz.

Kuruluşlar yıllık gelirlerinin ortalama yüzde 5’ini suistimaller nedeniyle kaybediyor. Kuruluşların yüzde 53’ü suiistimal kayıplarını telafi edemiyor. Uluslararası ölçekte yapılan tüm saygın çalışmalar etik ve uyum konularını kurumsal yapılarının bir parçası haline getiren şirketlerin karlılıklarını artırmakla yetinmediklerini, büyümelerini de sürdürülebilir kıldıklarını gösteriyor. Kıyasıya bir rekabetin süreceği koronavirüs sonrası iş dünyasında iş etiğine önem verilerek iş yapmak, sürdürülebilir büyüme için şart. İşte burada etik liderliği ve uyum yöneticiliğinin geleceğin parlak mesleklerinden biri olacağı ortaya çıkıyor. Şirketlerin ulusal ve uluslararası alandaki yolsuzlukla mücadele yasalarına uyumu sağlayacak ve hem yerel hem global pazarlardaki etik ve uyum risklerini yönetecek bir işleve ihtiyacı olacağı ortada.

Meltem Öksüz KARAGÖZ / Erkan Ulu Okulları Bilişim Teknolojileri Öğretmeni
“Online eğitim korkutucu değilmiş”

Henüz Flipped Learning’in [teknoloji ile zenginleştirilmiş ders işlenmesi] uygulanmasını ve sonuçlarını eğitimcilerle tartışırken bir anda sınıfın ters duran kısmına mecburi ve uzun süreli bir geçiş yaşadık.

Aslında online eğitimin o kadar da korkutucu ve zor olmadığını gördük. Teknolojik altyapısı oturmuş okulların bu süreci çok kolay bir şekilde değerlendirdiğini gözlemlerken, gelecek dönemde diğer okullarda da artacak olan teknoloji yatırımın, bilirkişi istihdamının ne kadar önemli olduğunu gördük. Buna örnek olarak, pandemi sürecinde bazı okulların yeni açılması planlanan dijital okullarının kayıt reklamları ile sosyal medyada karşılaşmaktayız. Özellikle az şubeli ve eğitim kalitesi yüksek olan okulların bütün öğrencilere ulaşabilir olması bu tecrübenin güzel dönüşlerinden biri olacak gibi.

Işıl Boy ERGÜL / ETZ Eğitim Danışmanlık Kurucu
“Farklı beceriler öğrenmek önemli”

Bu süreçte, ilkokuldan üniversiteye tüm kademelerde etkili bir uzaktan öğretim süreci yönetebilmek için öğretmenlerin djjital becerilere sahip olması gerektiğinin önemi de fark edildi. Bu alanda eğitimler verildi. Yeni beceriler öğrenme ve farklı beceriler öğrenme terimleri bu dönemde herkes için oldukça önemli. Bu süreçte Udemy, Coursera, Futurelearn, EdX gibi siteler üzerinden yeni konular öğrenebiliriz ve pandemi döneminde en önemli yatırımı kendimize yapmalıyız. Ülkelerin sınırları kapandı ancak sanal dünyanın kapıları açıldı. Bu salgın sona erdiğinde kendilerini geliştiren insanlar diğerlerinden bir değil on adım önde olacaklar. Bu yüzden şu zamana kadar merak ettiğimiz zamanımız olsa da öğrensek dediğimiz konuları öğrenmenin tam zamanı. Dünya Ekonomik Forumu’na göre, sadece beş yıl içinde bugün gerekli görülen becerilerin yüzde 35’i değişecek.

Damla Kunç KOÇMAN / Coachman Eğitim ve Danışmanlık Kurucu
“Eğitim de güncellenmeli”

Çocukların sanal dünyaya taşıdıkları kimlikleri sahip olduklarından çok farklı değil. Hep eleştirilen savaş oyunlarını incelediğimde gördüm ki sadece öldürmek üzerine değil bu oyunlar, takım olarak çalışma, birbirini kurtarma ve zafer için birlik olma üzerine kurulmuş. Yalnız olmaktansa birlik olmanın gücünü keşfeden çocuk doğal olarak takım kuruyor ya da bir takıma giriyor. Strateji kuruyorlar, odaklanıyorlar ve başarıyorlar. Bir gün önce karşı takımda olan oyuncuyla bir gün sonra takım olabiliyorlar. Oyunlar çocukların kişiliklerini değiştirmiyor, onların kişiliklerini ortaya çıkarıyor. Eğitim de güncellenmeli. Yapay zeka ile eğitimin kişiselleştirilmesi, çocuklar arasındaki seviye farklılıklarının bir süre sonra eşitleneceğini gösteriyor. Öğretmenlik mesleği de büyük sıçrama yaşayacak diye düşünüyorum. Öğretmenler ileride bilgiyi anlatmaya uğraşmak yerine eğitim sisteminde daha çok koç olarak yer alacaklar.

ÜRÜN DİRİER



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu