Anasayfa / Makaleler / Gurbetçiler TC tarafından sanki Türk oldukları için cezalandırılıyorlar

Gurbetçiler TC tarafından sanki Türk oldukları için cezalandırılıyorlar




Otomotivde ve akaryakıtta vergi oranlarını görünce, çoktan preslenerek tekrar yeni arabaya dönüştürülmesi gereken külüstür ve akaryakıt  oburu Amerikan arabalarının neden hala yollarda gezindiğini anlıyoruz.

Hele ” çok yakıyor” 100 km de 26 litre yakıyor”  (ben öyle biliyorum) diye, Amerikan arabalarını ve katı süspansiyonu, narin fren sistemi, zayıf yol tutuşu, ekonomik olmamaları vs.. yüzünden “tabut” diye tabir edilen “eski” arabaları da Avrupa da çoktan presleyerek araba mezarlığına, oradan da tekrar eritmek için fırınlara gönderirlerdi.

Fakat,
çuvalla vergi yüklenen yeni ve daha tasarruflu arabaları satın almak ta o kadar kolay değil Türkiye’de . İşte bu yüzden bu tabutları ve oburları daha çoook yollarda göreceğiz.

Burada o hükümet, bu hükümet diye ayırım yapmıyorum, genelde tasarrufa önem vermeyen bir toplumuz, işte onu anlatmaya çalışıyoruz. Daha doğrusu uzun vadede bu oburların bize neye mal olacağını hesap etmiyoruz. Hükümetlerin yanlış vergi politikaları ise, mevcut müsrif durumun devamına sebep oluyor.

Demek istediğim,
Türkiye’de araba satın almak çok ince hesap isteyen bir iş çünkü, bu emtianın üzerine konan vergi yükü ve akaryakıtın cüzdana verdiği sıkıntıyı kolay-kolay her babayiğit kaldırabilecek gibi değil.

Türkiye’de otomotiv vergileri lükse giren pırlantadan bile katbekat daha fazla ve Avrupa’daki gibi %19.6 vergi vererek yepyeni araba alıp, yıl sonu vergisiz, 50 €’ya depoya 45 litre motorin koyup 650 km yapmaya benzemiyor, bu ülkede arabanın kontağına basasıya kadar envahi çeşit vergi var.

Kısacası,
Türkiye’de araba alanı pişman edesiye kadar vergiyle adeta dövüyorlar.

Birde gerçek var.
O da gençlerin araba merakıdır. Her gencin hayalinde bir araba sahibi olmak vardır, tersini söyleyene inanmayın. Bazen eski ve yorgun bir arabanın penceresinden çıkan neşeli ve genç kafalar, bu hususta bir doyuma ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Gelgelelim, bu vergilerle, bu maaşlarla bu mümkün değil.
Dünyanın hiç bir yerinde olmayan araç vergileri bizim ülkemizde var. Bunlar vergiden ziyade FREN’e benziyor, insanları frenliyor.

Şu an yürürlükte olan binek otomobillerin vergi listesine bakınca. “neden bu hayalin” gerçekleşemeyeceği anlaşılıyor, işte oranlar…
– 0-1600 cm3 motor silindir hacmine kadar %37
– 1600-2000 cm3 motor silindir hacmine kadar %60
– 2000 cm3 motor silindir hacmi üzerindekilere %84

oranında TC’de ÖTV (fren) vergisi alınmaktadır.

Orta güçte,
yani  1600-2000 cm3 motor silindir hacmine haiz bir arabaya sahip olmak için,
başka bir deyimle,
fabrika çıkışı 20 000 TL olan bir araba için haşmetli Devletimize 12 000 TL ÖTV vergisi ilave edip aynı arabaya 32 000 TL vermek zorundayız.
Tabi,

bu fiata bayi marjı da eklendiğinde, fiat 35 000 TL, bilmediğimiz eklemelerle belkide arabanın çıkış fiatı ikiye katlanarak 40 000 TL olacaktır.
Bunlarla bitiyor sanmayın,
akaryakıt aldıkça,
kasko yaptırdıkça,
tamirciye gittikçe,
Devlete KDV-ÖTV akıtmaya devam edeceksiniz.



1801-2000 cm3 motor silindir hacimli  3 yaşından küçük arabanız için 1 793,00 TL’yi yıl sonu vergisi olarak Devlete toslamayı unutmazsınız inşallah.
Benim gibi yılda 1320  litre motorine ihtiyacı olan ve 10 yılda ortalama 200 000 km yapan biri için bu Devlete 10 yılda 26 400 TL “pompa vergisi” (akaryakıt),
10 000 TL civarında yıl sonu vergisi, (çünkü araba yaşlandıkça vergisi azalıyor).
Sigortasından, tamiratından da 5 000 Tl cüzdana vergi yüklediğini farzedersek, arabayı satın alırken 12 000 Tl vergi verdiğimiz Devlete, daha sonra;
26 400 TL akaryakıt,(pompa vergisi)
10 000 TL araç vergisi, (h-araç vergisi)
 5 000 TL diğer vergiler” diyebileceğimiz vergilerle, toplam 53 400 TL Devlete vergi vermiş oluyoruz.
Bu rakamın 60 000 TL’ye çıkma ihtimali arabanın kullanıcısına göre değişir. Bol trafik cezası alan biri bu rakama 9 yılda bile ulaşabilir.
Bu rakamlar sadece arabanın fabrika çıkış fiatı ve Devlete verilen vergileri kapsıyor, bunlar harcamaların içinden ayıklanan KDV ve ÖTV’lerdir.
Tamirci, yedek parça,akaryakıt vs.. gibi diğer harcamalar henüz hesabın içinde  yok. 26 400 TL akaryakıt vergisi veren biri 36 000 TL’lik akaryakıt alıyor anlamına gelir. 4 000 TL de tamirat-lastik vs.. gibi harcamalarla beraber toplam harcama 100 000 TL’ye varıyor. Bu parayla büyük bir şehirde 3+1 çok güzel bir daire satın alınabilir.

Belki de bu yüzden Başbakan’ımız;
araba almayın, ev alın,
diyor. Belli ki Başbakan’ımızın matematiği çok kuvvetli.

Ve bu ülkede asgari ücret 577, TL’den 630 TL’ye yeni çıktı. Varın bir asgari ücretlinin araba hayalinin gerçekleşip gerçekleşemeyeceğini siz hesap edin artık.

Gerçek şu,
kendinize bir araba alıyor,  Devlete iki araba parası vergi veriyorsunuz, kısa özet bu.

Devlet aynı vergi türküsünü yurtdışındaki gurbetçi diye tabir ettiğimiz vatandaşlarımıza da söylüyor.

Gurbetçilere ellerini oğuşturarak diyor ki…

Tamam, gümrük artık yok ama %88 ÖTV  vergisi vereceksiniz.
Hoppala!
Gümrük birliği imzaladığı ülkelerden zırnık ÖTV alamıyor, buda yetmiyormuş gibi birde onların karşısında süklüm büklüm duruyor, gücü anca içteki ve dıştaki Türklere yetiyor.

Bulunduğu ülke insanları tarafından horlandığı bilinen gurbetçiler, bu yetmiyormuş gibi TC tarafından Türk oldukları için cezalandırılıyorlar.
Bu budur.

Biraz insaf!
Kullanılmış, değeri 10 000 €’ya düşmüş eski arabası için gurbetçi 8 800 € ÖTV vergisi ödemeye zorlanıyorlar.

Bu bir gurbetçi için arabasını TC’den tekrar satın almak anlamına geliyor, bu, bu kadar basit.

Aynı Devlet Fethiye’den satın aldığı villaya yerleşmek için ters taraftan direksiyonlu arabasıyla Türkiye’ye gelen bir İngiliz’e ses çıkarmıyor / çıkaramıyor. Üstelik İngiliz’in pasaportu bile yok, nüfus kağıdı ona yetiyor Türkiye’ye girmek için.

Şeytan bunun neresinde”
diye aramaya kalmayın, çünkü o bir İngiliz. Eğer o bir Türk olsaydı, Devlet onun yakasına hemen yapışırdı.
2023 te dünyanın ilk 10 ekonomisi içine yer alacağız”

iddiasında bulunan ANKARA’dakiler, ülke içinde bir vergi düzenine gitmek gerektiğine er geç anlayacaklardır. Şimdilik susuyorlar ama, sustukça sorun büyüyüp ülkeye zarar verir hale gelecek ve zaman gitgide daralıyor, çünkü bizi silindiriyle kolayca ezip geçebilecek Çin ve Hindistan’ın otomotiv sanayisinin ayak sesleri duyulmaya başladı.

 Necmi DODOOĞLU / haber50





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir