Anasayfa / Makaleler / Kod Pantolonu Üretiminin Profesörü Olduk

Kod Pantolonu Üretiminin Profesörü Olduk




Sanki blue jean üretiminin yapıldığı bir fabrikada değil petrokimya tesisinde dolaşıyoruz. Maskeler, kimyasal işlemler, borular… Bu fabrikadan yılda 4 milyon adet blucin çıkıyor. Sadece tek tipte dikilse bir blucinin dikişi 11 dakikada bitiyor, son işlemle birlikte 30 dakikayı buluyor. Ama o üzerinde yırtıklar, zımbalar, yamalar gördüğünüz jean’ler için bazen 6 saat uğraşıldığı oluyor.

Önce kumaş fabrikası, sonra dikiş, ardından dünya devlerine koleksiyon yaratarak “Türkiye’nin denim devi” unvanını sürekli güçlendiren Karamancı Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Karamancı ile Çorlu’daki Denimvillage’i gezerken, “Dünyanın en ünlü 15 markasına üretim yapıyorsunuz. Bu işin profesörü oldunuz, niçin bir markanız yok” dediğimde çok önemli bir gelişme ortaya çıkıyor…

Üretimin gücü bir yana, artık marka olma zamanı gelmedi mi?
Geç bile kaldık aslında. Sadece ben değil bütün Türkiye geç kaldı. Türklerin cesareti çok lokal, bunu uluslararası hale getirmek lazım. Türkiye artık kendine bir yol çizmeli. Markalara fason imalat yapan bir ülke mi yoksa kendi markasıyla büyüyen bir ülke mi olmalı? Hepimiz öyleyiz ama bunun vizyonel olarak değişmesi lazım. Ama Türkiye kendi markasını yaratma trenini kaçırdı. Öte yandan bu krizde de gördük, dünyanın o büyük markaları çok da gözde büyütülecek bir şey değilmiş. Zor durumda olan çok marka var. Bizim de marka yaratmamızın şekil olarak iki yolu var, gidersin bir markaya dersin ki “Arkadaş sen benim için çok büyüksün ama, Doğu Avrupa, Türk cumhuriyetleri, Türkiye ve Rusya operasyonunu dizayn ve üretim hakkıyla birlikte bana sat.”

Bu işte kâr marjları yüksek mi?
Bakın bizden alınan bitmiş ürün fiyatı ile perakendede rafa çıkış fiyatı arasındaki fark bire altıdır. Az buz bir kâr marjı yok, yani mağazada 120 dolara satın aldığınız blucinin maliyeti 20 dolar.

Daha önce “Üretim yaptığımız markalara rakip olamayız” demiştiniz, şimdi o koşullar değişti mi?
Bizim üretim halkasından bakıldığı zaman pamuk giriyor, iplik oluyor, indigo, dokuma, finishing, dizayn, ondan sonra dikiş ve blucin. Ne eksik? Zincirin son halkası. Biz bugüne kadar kumaş fabrikasında da zamanında marka yaratmadık ki orada 200-300 tane müşterim var. Marka yaparsam ve de başarılı olursam hepsine rakip olurum diye düşündüm. Dolayısıyla iki kere düşünmek lazım. Ama o zamanki konjonktür artık kalmadı. Şu anda pazar payları o kadar dağıldı ki herkes herkesin rakibi, kimse kimsenin rakibi değil.

Ne kadar yaklaştınız?
Bir adım kaldı. Dünyaca ünlü büyük bir marka var aklımızda. Tamamını değil, bir bölümünü satın almayı düşünüyorum. Ancak iş henüz bitmeden adını veremem.

Bahreyn’de 30 milyon dolarlık fabrika aldık

Başka satın almalar da yapıyor musunuz?
Orta Anadolu olarak biz son 7 yıldır Bahreyn’de bir kumaşçı ile çalışıyorduk. Oradan ham bez ithal ediyorduk, burada Kayseri’de finishing’ini yapıp Denimus markası altında kumaş üretiyorduk. Fakat iş o kadar büyüdü ki o fabrika bizim hızımıza yetişemedi ve biz fabrikayı satın aldık. Onlar ipliği Hindistan’dan getiriyordu, biz Yunanistan’dan güzel bir iplik fabrikasını satın aldık, makinelerini söktük, Bahreyn’de iplik fabrikası kurduk. Orada yılda 10 milyon metre kumaş ve ipliği üretebiliyoruz.



Fabrika yerel bir yatırımcıya mı aitti?
Bir Pakistanlıya aitti. 30 milyon dolarlık bir yatırımımız var Bahreyn’de. Şu an itibarıyla Bahreyn’in Türkiye’ye yaptığı ihracatın dörtte birini biz yapıyoruz. Kayseri’nin dörtte biri kadar bir fabrika. Ama 40 milyon dolar olacak.İş kumaşta yeni bir marka yaratma isteğiyle başladı. Tuttu. Denimus marka kumaşımızın Türkiye’de imalatı maliyetler olarak mümkün değil.

Blucin dağlarından koridorlar
Açık renkler, koyu renkler deri görünümü verilenler, ipek jean’ler. Çorlu’daki fabrikayı gezerken blucin görmekten başım dönüyor. Türkiye’de rafta hiç görmediğim jean’ler var burada. Bir denim kumaşının son işlemlerle nasıl bu hale geldiğini bu fabrikadaki işlemleri görmeden anlamak imkânsız. Bir işçinin elinde saatlerdir yama, yırtma yaptığı bir blucin için bazen 6 saat uğraştığını görünce de bol sıfırlı etiketlerin nedeni anlaşılıyor.

‘Kırıştırma’ tekniğinin patenti bizde
Son yıllarda blucinlerde çok kullanılan kırıştırma efekti, Denimvillage Genel Müdürü Hadi Karasu’nun geliştirdiği bir teknolojinin sonucu. Bunu borular yerine özel makinelerle yapmanın yolunu bulan Hadi Karasu, teknoloji için faydalı model patenti almış. Sadece bu teknolojiyi mekineleştirmek bile milyonlarca jean üretilen bir fabrika için büyük devrim olarak görülüyor.

‘Otomotiv sektörünü baz aldık, yan sanayiyi taşıdık’

Burası hiç hazır giyimfabrikasına benzemiyor?
Evet burası ürün geliştirme, Ar-Ge ve finishing merkezi. Biz yıllar önce hazır giyimde yeni birmodel ihtiyacı olduğunu düşündük. Çünkü Türkiye hızla rekabet gücünü yitiriyor. Dolayısıyla neyin öne çıktığını bulmamız gerekiyordu. Bütün analizlerimiz sonucunda ana iş kolumuzu ürün geliştirme, Ar-Ge ve kimyasal işlemlerden oluşan finishing olarak belirledik. Bu arada otomotiv sanayiini baz alıp yan sanayimodeli kurduk. Dışarıda daha önce bu işi en iyi yapan kişilerle anlaşmalar yaptık ve onlara diğer fabrikamızda yer verdik, çevremizde topladık. Bu bize her alanda hızlı gelişme imkânı sağladı.

Taşınma maliyetini siz mi üstlendiniz?
Evet, birlikte çalıştığımız küçük işletmelerin birçoğu fabrikamızın çevresine taşındı, yeni yerler tuttular. Bulgaristan’da da aynı işi yaptırdık. Bu bize hem maliyet avantajı getirdi hem de hızlı büyümemizi sağladı. Yeni bir koleksiyona girerken hızlamanevra yapabiliyoruz. Başta Levi’s olmak üzere 15 markaya dizayn, üretimyapan bir fabrikayız. Eskiden dikiş de bizdeydi. Ama şimdi bunu dışarıda fason yaptırıyoruz. Bulgaristan var, Samsun var. Buranın kapasitesi yılda 4 milyon pantolon. Tamkapasite çalışınca ciro 50milyon Euro’yu aşıyor.

JEAN DİKİŞİ 11 DAKİKA, ASIL İŞ SONRASINDA
Denimvillage’de 15 dünya markası için yılda 4 milyon adet jean üretiliyor. Basit ve eskitme, yama, zımpara gibi işlemler yoksa bir pantolonun dikişi 11 dakika. Ama bazı modellerde bitmiş ürün üzerinde 28 farklı işlem yapılıyor. O zaman süre 4 saate kadar çıkıyor. Bu kadar çok işlem yapılınca raftaki fiyat da 500-600 Euro’ya kadar çıkıyor.

ESEN Y. EVRAN- GAZETE HABERTURK- HT EKONOMİ





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir