Anasayfa / Makaleler / Mısır’ı, Libya’yı anlama gayreti

Mısır’ı, Libya’yı anlama gayreti




On beş gün önce yine bu yorum sütununda Ortadoğu ülkelerinde yaşananları anlamak için söz konusu ülkelere ilişkin sayısal bazı bilgileri aktarmak istemiş, ama oradan da daha ileri gitmemiş idim, bugünkü yazımda ise bir yorum getirmek istiyorum.

Ortadoğu’da, Arap ülkelerinde çok ilginç gelişmeler yaşanıyor; Tunus’ta başlayan halk hareketleri Mısır’a, Libya’ya, başka Ortadoğu ülkelerine de hızla yayılıyor.

Söz konusu gelişmelerin nedenleri de, sonuçları da çok önemli; bugünlerde, artan, 120 doları arkada bırakan petrol fiyatları nedeniyle piyasalar, iktisatçılar olayların daha ziyade sonuçlarına odaklanmış durumdalar. Meselenin insani boyutları, her ülkenin kendi vatandaşlarını Libya’dan çıkarma gayretleri de gündemin belirleyici konularının en başlarında.

Gelişmeler kısa ve orta vadede muhtemelen bambaşka bir Ortadoğu, bu yeni Ortadoğu içinde de çok farklı bir Filistin meselesi göreceğimizi bizlere hatırlatıyor; tüm politikalarını gözden geçirmek zorunda kalacak bir İsrail, değişik platformlara taşınacak Kudüs ve Filistin meseleleri tüm dünyayı etkileyecek.

Ancak, meselenin nedenleri üzerinde de uzun uzun düşünmemiz, doğru tahliller yapmamız gerekecek. Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin muhakkak ki tek bir nedeni yok; küresel gelişmeler bu olaylarda önemli bir yer tutuyor, büyük devletlerin, mesela ABD’nin bu işlerde mutlaka bir rolü var, halkın içinde bulunduğu koşullar da etkili, kötü yönetim de büyük ölçüde etkili. Tüm bu nedenler ve başkalarının bir bileşkesi muhtemelen önümüzdeki dönemde yeni bir Ortadoğu yaratacak. Bu süreçte herkesin bu süreci bir ucundan tutarak analiz etmesinde fayda var zira bu gelişmeler hiç ama hiç kuşkusuz Türkiye’yi de büyük ölçüde etkileyecek.

ÖNCE EKONOMİ DEĞİL DEMOKRASİ

Bendeniz de bu yazımda çok karmaşık nedenler sepetinden sadece birini seçip o neden üzerinde durmaya gayret edeceğim. ABD’nin bu olayların arkasında olduğuna ilişkin uluslararası toplumda azımsanmayacak bir kanı var. Ben, şahsi olarak, bu kanının büyük ölçüde doğru olduğuna inanıyorum ama ABD faktörü diğer nedenler arasında bir neden ve birazdan açıklamaya gayret edeceğim gibi nedenleri ve sonuçları da konjonktürel olarak bölge halkları için çok kötü değil.

Yürütmeye gayret edeceğim mantığı iki aşamada sunmaya özen göstereceğim. Birinci aşamada Arap ülkelerinden değil ama daha genel bir trendden söz edeceğim; 1950’li senelerden 1980’lerin sonlarına kadar çevre diye adlandırabileceğimiz ülkelerde iktisadi büyüme demokrasinin, hukuk devletinin önkoşulu olarak algılandı ve bu algı bir ölçüye kadar da doğru idi, Güney Kore bu sürecin, bu algının en iyi örneklerinin başında geliyor idi.



Oysa, 1990’lardan itibaren sürecin farklı işlediği düşünülüyor, artık çağımızda demokrasi ve hukuk devleti çok büyük ölçüde iktisadi büyümenin önkoşulu. Bu önemli yön değişikliğinin temel nedeni sermaye hareketlerinin küreselleşmesi, ulusal tasarruf oranı kavramının önemini göreli olarak yitirmesi, hukuk devleti alanında iyileştirme sağlayan ülkelerin küresel tasarruf hacminden daha fazla kaynak çekmeye ve böylece de daha yüksek büyüme oranlarını sağlamaları. Hukuk devleti kavramı daha güçlü, demokrasisi daha etkin işleyen ülkeler daha hızlı büyüyorlar, yurttaşlarına daha fazla refah üretebiliyorlar. Meselenin bu ayağını iyi görelim ve yürütmeye gayret edeceğim mantığın ikinci aşamasına geçelim.

İnternet üzerinden yapacağınız bir araştırmadan ABD’nin 1970’lerdeki ve 2010 senesindeki en zengin kişi ve şirketlerine ulaşabilirsiniz; bu kısa gazete yazısında bu listeleri vermeyeceğim ama bu listelerde sembolik olduğunu düşündüğüm iki firmadan söz etmekle yetineceğim, 1970’lerde ABD’de en büyük firmaların başlarında Boeing firması geliyor, Boeing firması uçak üretiyor. 2010 senesinde ise ABD’nin en büyük firması Microsoft ve en zengin kişisi bu firmanın sahibi Bill Gates. Microsoft’un biraz arkasından da Apple geliyor. Boeing uçak üretiyor ve ürettiği uçakları vatandaşlara değil, devlete satıyor; oysa Microsoft, Apple üretimlerini vatandaşlara, mesela Kahire’nin ünlü El Halil hanının altında bir kahvede nargile içen Mısırlıya satıyor, ya da satmak istiyor. Boeing ise uçağını Mısır’da Enver Sedat’a ya da daha sonra Hüsnü Mübarek’e satıyor idi. Basit bir mantık yürütmeye çalışalım: ABD’nin dış politikasını ABD çıkarları belirliyor, ABD çıkarları ise büyük ölçüde bu ülkenin en zengin firma ve kişilerinin çıkarları olarak tanımlanıyor. Ünlü Ford’un “Ford firması için iyi olan, ABD için de iyidir.” deyişini de bu arada hatırlayalım.

1970’lerde ABD’nin dış politikasını büyük ölçüde Mübarek’e uçak satan Boeing firması belirler iken, bugün kahvelerde nargile içen Mısırlıya cep telefonu, dizüstü bilgisayar, iPod satmak isteyen Microsoft, Apple belirliyorlar. Ve Microsoft’un, Apple’ın çıkarı artık zengin devletten ve bu devleti opak, saydamlıktan uzak bir biçimde yürüten diktatörlerden değil Mısırlının alım gücünün yükselmesinden geçiyor.

Bin Ali’nin, Mübarek’in, Kad-dafi’nin yönettiği Tunus’ta, Mısır’da, Libya’da vatandaşlar bir türlü dizüstü bilgisayarları Microsoft’un, Apple’ın istediği kadar alamayacaklar idi ve kanımca bu nedenden bugün Bin Ali, Mübarek, Kaddafi gidiyorlar, bunların yerine demokrasi ve hukuk devleti bir ölçüde de olsa gelecek ve bu nedenden de Arap ülkeleri daha hızlı büyüyecekler, ortalama bir Arap’ın alım gücü artacak, yüksek teknoloji ürünlerini daha fazla tüketecek. ABD’nin 2011’de çıkarı artık sokaktaki insanın daha zenginleşmesinden geçiyor ve böylece bu konjonktürde ABD çıkarları ile belki de sokaktaki insanın çıkarı çakışıyor, ABD çıkarı ile diktatörlerin çıkarları ise çelişiyor. Bu konjonktür ne kadar devam eder bilemem ama galiba şimdilik durum bu ve bu durumu iyi görmeden Ortadoğu’da neler yaşandığını analiz etmek eksik bir analiz olur diye düşünüyorum.

Hem dünyayı, hem Ortadoğu’yu iyi analiz edebilmek için 1970’lerin ve bugünün en zengin ABD’liler listelerinin mukayesesinin iyi yapılması şart. e.karakas@zaman.com.tr






İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir