Kariyer ve İş

O Bir Yapay Zekâ Etiği Uzmanı

Yapay zeka etiği uzmanlığı

Kişisel verileri ihlal eden yapay zeka uygulamaları konusunda problem, size ait bilgilerin, sizin aslında haberiniz olmadan şirketler ve kurumlar tarafından toplanması, işlenmesi, satılması, ve sizi hedef alacak şekilde kullanıma açık olması. Örneğin, sosyal medya kullanımınız Facebook gibi şirketlerin hakkınızda neredeyse her şeyi bilmesine sebep oluyor. Sizin paylaşmadığınız konularda bile size benzeyen kullanıcılarının profillerinden yaptıkları analizlerle kişisel tercihlerinizden psikolojik durumunuza, ekonomik durumunuzdan sağlığınıza kadar, birçok bilgiye sahip oluyorlar. Siz de, aslında, o hiçbirimizin okumadığı ve okumaya kalksa günlerini bununla harcayacağı “terms and services” [koşullar ve hizmetler] anlaşmasına tıklayarak buna onay vermiş sayılıyorsunuz. Bu veriler, sadece sosyal medyanın reklamlarını ve haberlerini size hitap edecek şekilde seçmesine izin vermekle kalmıyor, aynı zamanda, sizi ne şekilde manipüle edebileceğini bulmasına ve bu verileri işleyerek ve satarak, üzerinizden para kazanmasına da sebep oluyor. Bu da yine aslında çok uzun süredir var olan bir sistem olmasına rağmen, etik soruların boyutlarını daha ancak son 2-3 yılda fark ettiğimiz bir alan.



DÜNYANIN sayılı yapay zeka etiği uzmanlarından biri. Yapay zekayla ilgili etik tartışmaların son yıllarda giderek artması ve yapay zeka teknolojisi geliştiren şirketlerin yolun başında bir etik uzmanına danışması gerekliliği, Cansu Canca’yı bizim gözümüzde çok daha değerli kılıyor. Canca’nın yapay zeka etik uzmanına varan kariyerinin seyri oldukça ilginç. Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden 2005’te mezun olduktan sonra bu bölümde yüksek lisans yapan Canca, doktorasını Singapur Ulusal Üniversitesiîıde tamamlamış ve uygulamalı etik uzmanı olmuş. Yüksek lisansı sırasında Osaka Tıp Fakültesi’nde, doktorası sırasmda Dünya Sağlık Örgütü’nde ve Harvard Halk Sağlığı Fakültesi’nde, sonrasındaysa Harvard Tıp Fakültesi ve Harvard Hukuk Fakültesi’nde araştırmalar yapan Canca, etik uzmanlığını sağlık alanıyla birleştirmiş. 2016’da Hong Kong Tıp “Fakültesi’nde öğretim görevlisiyken sağlık teknolojilerinde yapay zeka kullanımı üzerine çalışmaya başlayan Canca, yapay zekanın neden olduğu etik sorularına kafa yormaya başlamış. Bu konunun ileride kritik bir sorun haline geleceğini öngören Canca, endüstrinin esas oyuncularının bile bu konuya yeterince yoğunlaşmadığını fark etmiş. Bu nedenle mühendislerin, felsefecilerin ve hukukçuların disiplinlcrarası çalışma yapmalarına ön ayak olmak ve bu çalışmaların yavaş yavaş endüstriyle tanıştırılmasını sağlamak amacıyla Haziran 2017’de Al Ethics Lab’ı (Yapay Zeka Etik Laboratuvarı) kurmuş. Al Ethics Lab, günümüzde yapay zeka etiğine odaklanan dünyanın ilk inisiyatiflerinden biri.

Yapay Zekâ Etiği

Yapay zeka etiği uzmanı hangi konularla ilgileniyor?

Yapay zeka etiği, yapay zeka kullanan sistemlerin geliştirilmesi, tasarımı, işleyişi ve kullanımı ile ilgili etik soruları belirlemeye ve çözmeye yönelik bir alan. Örneğin, işe alımlarda kullanılan bir yapay zeka sistemi geliştiriyorsanız, bu sistemin azınlıklara veya kadınlara karşı haksızlık yapmaması vc kullanımının insan kaynakları uzmanlarının sorgulayabileceği şekilde tasarlanması, bu sistemin etik olması için önemli. Yani bir yapay zeka etiği uzmanı bu sistemlerin doğru ve toplum için adil olacak şekilde tasarlanmasına, bu sistemler geliştirilirken yapılacak çalışmaların da yine insanlara zarar vermeden, onların haklarını ve kararlarını koruyarak yapılmasına çalışır. Yapay zeka etiği, uygulamalı etik alanının nispeten yeni bir uzmanlık alanı; bilinen uygulamalı etik alanları arasında biyoetik, tıp etiği ve iş etiğini sayabiliriz. Uygulamalı etiğin temelleri, teorileri, metodları ve araçları ise analitik felsefeden geliyor. Bir başka deyişle, yapay zeka etiği aslında 2000 yıldan fazla süregelen ahlak ve siyaset felsefesi çalışmalarına dayanıyor.

Bu uygulamanın amacı nedir?

Yapay zeka etiği, şirketlerde daha çok bilinen etik ve uyum uzmanlığından farklı olarak, etik analiz üzerine kurulu. Burada amaç, yapay zeka kullanan sistemlerde görülebilecek etik sorunları öngörmek, belirlemek ve inovatif çözüm önerileri sunmak. Bu doğrultuda biz, şirketlerin proje ve ürünlerinin etik analizlerini yapmalarına yardımcı olmak, etik sorunların erken yakalanmasını ve çözülmesini sağlamak ve hatta şirketlerin bu etik sorulara nasıl yaklaşacaklarını belirleyen bir sistem oturtmak için, şirket içindeki teknik uzmanlar ve liderler ile beraber çalışıyoruz.

Dünyanın yapay zeka uzmanına neden ihtiyacı var?

Artık hayatımızın birçok yönünü yapay zeka kullanan sistemler aracılığı ile düzenliyoruz. Bilgiye erişiminiz, bu bilgiyi baz alarak verdiğiniz kişisel veya toplumsal tüm kararlar, size bilgiyi sunan arama motorları, sosyal medya platformları, online gazeteler gibi yapay zeka kullanan sistemlerle düzenleniyor. Bazı bilgileri hiç görmüyorsunuz bile. İşe alımlarda CV’lerin ön taramasını, iş arama sitelerinde işverenin ve iş arayanın hangi sırayla gösterileceğini de yine yapay zeka kullanan sistemler belirliyor. Bazı işverenlerin sizden hiç haberi olmuyor. Banka kredileri, bankaların kullanıcılarına önerdikleri ürünler ve programlar da yine yapay zeka kullanan sistemler ile analiz ediliyor. Bütün bunlar, yapay zekânın etik karar vermemesi, haksızlık yapması durumunda ne kadar ciddi ve geniş kapsamlı sorunlara sebep olacağını gösteriyor. Yanlış kurulan sistemler, sizin, ailenizin ve çcvrenizdekilerin sistematik olarak dezavantajlı duruma düşmesine sebep olabilir.

Bu sistemin avantajları neler?

Bu sistemler hayatımızı inanılmaz kolaylaştıran, yaşam kalitemizi artıran sistemler. E-postalardan, arama motorlarından, analiz desteklerinden vazgeçmemiz söz konusu değil. Yapay zeka kullanan sistemlerin, sağlıkta olsun, şehir düzenlemesi ve sınırlı kaynakların kullanılmasında olsun, bize büyük katkılar sağlayacağı da şüphesiz. Önemli dan, bu sistemleri en başından doğru şekilde kurmak.




Etik sorular yalnızca yasalara bırakılamaz. Hem doğru yasanın hangisi olduğuna karar verebilmek için, hem de yasalarda belirtilemeyecek soruların cevaplarını bulmada ahlak ve siyaset felsefesinden yararlanarak etik analiz yapmak zorundasınız. Bu etik analizlerin yapılmaması halinde şirketler, hata yapma vc sonucunda da, hem kullanıcılarından, hem de yasa yapıcılardan tepki ve yaptırım alma riskini kabul etmiş oluyor. Bu büyük bir risk.

Gelecekte hangi etik sorunlarla karşılaşacağız?

Önümüzdeki yıllarda iki ana etik problemden bahsedebiliriz. Biri, yapay zeka kullanan sistemlerin insanların kararlarına olan etkisi ve bunun toplumsal etkileri. Bir diğeri ise, yapay zeka kullanımının toplumsal ve küresel güç dengesine olan etkisi. Yapay zeka kullanan sistemlerle bilginin manipülasyonunda yeni bir devre girdik. Mesele sadece hangi haberleri göreceğiniz değil. Gördüğünüz yazıların ve hatta videoların manipüle edilebilmesinden ve yaygınlaştırmasından bahsediyoruz. Bu durum, sadece sizin kişisel karar verme mekanizmanızı sekteye uğratmıyor, aynı zamanda demokratik sistemlerde demokrasiyi de anlamsızlaştırıyor. Bir diğer problem ise güç dengeleri. Büyük verinin yapay zeka kullanan sistemlerin “petrolü” olduğu dünyada, veriyi elinde tutan şirketler büyük bir gücü de ellerinde bulunduruyor. Bu şirketlerin toplumlar üzerindeki etkisi ve gücü zaten endişelenmemiz gereken seviyede. Bu şirketlerin devletlerle kapsamlı işbirliği yapmaları durumunda, daha önce görmediğimiz büyüklükteki güç toplanmalarından bahsedebiliriz.

Hangi alanlarda etkili olacak?

Bunlar, toplumsal sistemi derinden etkileyecek etik sorunların potansiyelini ortaya koyuyor. Bu iki durum da, kişisel ve toplumsal düzeyde çok daha ciddi ve derin etik sorunların oluşacağını gösteriyor. Teknoloji dünyası şu anda bu yönde ilerliyor. Son olarak Facebook’un üçüncü şahıslar tarafından ABD Başkanlık seçimlerini manipüle etmek için kullanılmasından, ‘fake news’ların (sahte haberlerin) sosyal medyada bir türlü kontrol edilememesinden, devletlerin Google ve Facebook gibi teknoloji devlerine kural koymakta zorlanmasından ve orduların, silahlı güçlerin teknoloji devleri ile ortaklıklara gitmesinden, potansiyel tehlikeleri görebiliyoruz.

Yapay Zeka Etiğini En Çok Dikkate Alan İngiltere

Dünyada bu alanın öncülüğünü şimdilik Avrupa ve özellikle İngiltere yapıyor. Akademinin de desteği ile dünyanın çeşitli yerlerinde bu konuya eğilen enstitüler kuruluyor. Şirketler ve devletler yavaş yavaş yapay zeka etiğinin önemini anlıyor. Şirketler için de, devletler için de, aslında en önemli konu dengeyi yakalamak. Hem kişilerin ve toplumun iyiliğini, hem de teknolojik gelişmelerin devamını sağlamak, devletler için önemli olduğu kadar, şirketlerin de sürdürülebilirliği, imajları ve de ileride kendilerini içinde bulacakları yasal durumlar için kritik. Bu dengeyi tutturabilen şirket ve devletlerin yapay zeka alanında avantaj elde edeceğini öngörmek zor değil.

ŞULE GÜNER



Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu