Girişimcilik

Savunma Sanayi Girişimcilere İş Fırsatları Sunuyor

Savunma Sanayiinden Kobi'lere Çağrı

TÜRKİYE savunma sanayi 2018’de 8 milyar 761 milyon dolara ulaşan cirosu, 12 milyar 204 milyon doları aşan sipariş düzeyi ile ana yükleniciler kadar, KOBÎ’ler ve yan sanayi için de büyük fırsatlar sunuyor. Geçen yıl 2 milyar 188 milyon dolarlık ihracatın yapıldığı sektörde, silah-mühimmat ve füze sistemlerinden havacılık ve uzay sistemlerine kadar birçok alanda iş imkanları bulunuyor. Sektör temsilcilerine göre havacılık ve uzay sektörü ile sensör ve algılayıcılara olan ihtiyaç artıyor. Platformların güç üniteleri şu anda en çok ihtiyaç duyulan ve üzerinde çalışılan alanlar arasında. Nitelikli ham madde ve yarı mamul maddelerde de önemli miktarda açık var. Yerli ve milli sanayinin gelişimi için öncelikli yatırım ihtiyaçları arasında özel alaşımlar, ileri malzemeler, nadir toprak elementleri, yarı iletken teknolojileri ve nano teknolojiler de sıralanıyor. Patlayıcı kimyasalları, ürün türevleri, reçineler, bazı özel polimerlerin aralarında yer aldığı kimyasal ürünler, optik üretimi, kaplama teknolojileri öncelikli alanlar arasında sayılıyor.



Uygulanan sanayileşme stratejileri sonucunda Milgem, Füze ve Roket Sistemleri, Altay Ana Muharebe Tankı, Atak Helikopteri, insansız hava araçları (İHA), Hürkuş Başlangıç ve Temel Eğitim Uçağı gibi çok sayıda projeyi yürüten yerli savunma sanayinin, önümüzdeki dönemde de özgün olarak geliştireceği ve teknolojilerine hakim olacağı platform ve sistem projelerini KOBİ ve yan sanayinin de içinde bulunduğu “piramit tarzı” bir yapılanmayla hayata geçirmesi bekleniyor.

Savunma Sanayi

4.4 MİLYAR DOLARLIK SİPARİŞ

Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD) verilerine göre, 2018’de 2 milyar 428 milyon dolar ciroya, 540.6 milyon dolar ihracata ulaşan kara platformları sistemleri, 4 milyar 386 milyon dolarla en yüksek sipariş alman teknoloji segmenti olarak dikkat çekiyor. SSB’nin, “Sürdürülebilir Savunma Sanayi İçin Teknoloji ve Alt Sistem Sahipliği’ne” yönelik önümüzdeki dönemde Türkiye’ye kazandırılması hedeflenen teknoloji ve alt sistemlerine yer verdiği 2018-2022 Savunma Sanayi Sektörel Strateji Dokümanı’na göre Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve güvenlik güçlerinin muharebe sahasına nihai hakimiyeti açısından bakıldığında, ateş gücü, beka ve mobilite kabiliyeti artırılmış kara araçlarının önemini koruyacağı değerlendiriliyor. Kara aracı tasarım ve üretimi kapsamında araç konfıgürasyonunda yer alan sistem, alt sistem ve bileşenlerin büyük bir bölümü yurt içinden karşılanmakla birlikte; güç sistemleri, transmisyon sistemleri, zırh malzemeleri, aks ve süspansiyon sistemleri konusunda yurtdışına bağımlılık devam ediyor. Bu çerçevede kara araçları sektörünün yurtdışına bağımlı olunan zırh teknolojileri, güç sistemleri, hibrit tahrik sistemleri, insansız kara araçları, transmisyon sistemleri aks ve süspansiyon sistemleri, aktif koruma sistemleri, balistik koruma sistemleri, (kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer) tespit ve teşhis sistemleri alanlarına yönlendirilmesi ve bu alt sistemlerde yetenek kazandırılması öngörülüyor. Böylece sürdürülebilir kara araçları sektörü için teknoloji ve alt sistem sahipliğinin artırılması hedefleniyor.

YERLİ ALT SİSTEMLER

Deniz platformları ve sistemleri alanında 2018’de 946 milyon dolar ciro, 205 milyon dolar ihracat performansı gerçekleşti, alınan sipariş miktarı 990 milyon dolara ulaştı. Sektörel Strateji Dokümam’na göre, sürdürülebilir, güçlü ve ihracat başarısı yakalayabilen bir deniz araçları sektörü için tersane birleşmelerinin desteklenmesi hedefleniyor. Askeri gemi projelerinde kullanılan ve ithal edilen bazı alt sistem ve malzemelerin, fizibilite çalışmalarının ardından yurtiçin-de tasarım ve üretimi için yurtiçi firmaların teşvik edilmesi öngörülüyor. Bu sektörde yerlileştirilmesi hedeflenen ve yerli sanayi için fırsatlar sunacak alt sistem ve malzemeler ise şu şekilde öngörülüyor:

“Tahrik sistemleri, dişli kutusu, değişken piçli pervaneler, entegre platform kontrol ve izleme sistemi, makine kontrol ve gözetleme sistemi, yakıt ve yağlama purifayerleri, aktif yalpa sönümleyici sistemler (fin stabilizer), kompozit malzemeler, karina boyaları, deniz suyu boru devreleri, gemi elektronik ve seyir sistemleri, gemiye uygun silah sistemleri, sualtı ve üstü elektronik harp sistemleri, akustik sistemleri.”




Harp gemilerinde kullanılmakta olan ana tahrik sistemlerinin yerlileştirilmesi, yurtdışına bağımlılığın azaltılması ve ihracat için müşterinin ihtiyaçlarına göre alternatif çözümler sunabilmek amacıyla orta devir dizel makinelerinin yurtiçinde tasarım ve inşası için fizibilite çalışmalarının yapılması da planlanıyor.

HEDEF, ÖZGÜN ÜRETİM

Şimdi de havacılık ve uzay sektörüne bir göz atalım. SASAD verilerine göre, sivil havacılık sektörünün cirosu 2018 yılında 1 milyar 810 milyon dolara ulaşırken, ihracatı 498 milyon dolar oldu. Alman siparişler ise 1 milyar 476 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Askeri havacılığın performansı ise ciroda 1 milyar 761 milyon dolar, ihracatta 693 milyon dolar, alınan siparişlerde 1 milyar 473 milyon dolar oldu. Strateji Dokümam’na göre sürdürülebilir hava savunma sektöründe teknoloji ve alt sistem sahipliği için hâlihazırda yürütülen projeler kapsamında, sistem, alt sistem ve bileşenlerin büyük bir bölümü yurtiçinden karşılanmakla birlikte; gerek yurtdışına bağımlı olan sistemler gerekse de dünyadaki teknolojik gelişmeler dikkate alındığında veri bağı, arayıcı başlıklar (kızılötesi görüntüleyici, yarı aktif/aktif RF vb.), ısıl piller, harp başlıkları, itki vektör kontrol, hibrit kontrol sistemleri, roket topçu mühimmatı ve havan mühimmatına karşı savunma (C-RAM) alanlarında yurtiçinde tasarım ve geliştirme faaliyetleri gerçekleştirilecek, Ayrıca hava savunma sektörüne yönelik , yurtiçi imkân ve kabiliyetler kullanılarak Türkiye’nin katmanlı hava savunmasına hizmet edecek projeler hayata geçirilecek.

Dokümanda, Türkiye’deki gelişmeler ve ihtiyaçlar dikkate alınarak uydu ve uzay sektöründe hangi ürünlerin geliştirilmesi gerektiği ortaya konuluyor. Bu kapsamda yapılan çalışmalarda sistem ve alt sistem seviyesinde, kritik teknoloji olarak görülen, çok yüksek çözünürlüklü elektro-optik kamera, haberleşme sistemi (S bant, X bant), güneş algılayıcı, yıldız algılayıcı, tepki tekeri, GPS alıcısı, Li-lon batarya, güneş paneli, uçuş bilgisayarı, güneş paneli açma mekanizması gibi alanlarda malzeme ve ekipman seviyesine kadar tasarımın, üretimin, entegrasyonun ve testlerin özgün olarak gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

Bu alanda KOBÎ ve yan sanayi firmalarının çalışma alanlarına göre kritik teknolojilere yönelmeleri ve uzmanlaşmaları, sektörün gelişimi açısından göz önüne alınması gereken bir diğer husus olarak görülüyor. Dokümanda, bu doğrultuda her türlü bilgi ve teknoloji kaynağının kullanılması, yurtdışındaki pazarlara erişim imkânının sunulması, yeni ürünlerin geliştirilmesi için gerekli durumlarda yurtdışından uzay alanında faaliyet gösteren alt sistem/ekipman seviyesinde tasarım/üretim yapan firmaların satın alınmasının özendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.



1 2 3 4 5 6 7 8Sonraki sayfa

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu