Teknoloji İnovasyon

Şirketler İçin Teknoloji Trendleri 2020

2020’nin dijital gündemi

OTOMASYON, makine öğrenmesi, bulut ve e-dönüşüm gibi iş süreçlerini kökten değiştiren teknolojiler, ekonomik büyümenin itici gücü haline geldi. 2030’a kadar potansiyel verimlilik artışının yüzde 60’ının dijitalleşmeden geleceği öngörülüyor. Peki 2020’de iş dünyasının gündemini meşgul edecek dijital konular neler? Hangi teknolojiler ön plana çıkacak? İşte uzmanların ve araştırma raporlarının penceresinden 2020’nin dijital gündemi…



McKinsey Türkiye ve McKinsey’nin iş ve ekonomi araştırma kolu McKinsey Global Enstitü sü işbirliği ile hazırlanan “îşimizin Geleceği: Dijital Çağda Türkiye’nin Yetenek Dönüşümü” raporuna göre, dijitalleşme ekonomik büyümenin en önemli faktörü. 2030’a kadar potansiyel verimlilik artışının yüzde 60’ınm dijitalleşmeden geleceği öngörülüyor. 800 meslek ve 2 bin iş aktivitesinin analiz edildiği rapora göre, dünya genelinde mevcut teknolojiler işlerin yüzde 50’sinin otomasyonla yapılmasına olanak sağlayacak nitelikte. Türkiye’de ise mevcut teknolojilerle her 10 meslekten altısı yüzde 30 ora-I nında otomatize edilebilir durumda. Bu doğrultuda çalışma, 2030’a kadar Türkiye genelinde ortalama yüzde 20-25’lik bir otomasyona geçiş seviyesi öngörüyor. Türkiye’nin gelecek 10 yıl içerisinde otomasyon, yapay zeka ve dijital teknolojilerin yaratacağı ekonomik fayda ve sosyal değişimler ile 3.1 milyon iş artışı yaratma potansiyeli olduğu tahmin ediliyor. 7.6 milyon işin de kaybolarak yeni işlere dönüşeceği belirtiliyor. 2030’a kadar 8.9 milyon yeni iş oluşurken, tamamı yeni 1.8 milyon iş yaratılacağı öngörülüyor.

3 MİLYON YENİ İŞ

Bu değişim elbette tüm çalışanları etkileyecek. Türkiye’de işgücünde bulunan 21.1 milyon kişinin mevcut mesleğinde teknolojiden tam olarak yararlanması için yetkinliklerini geliştirmesi gerekecek. 5.6 milyon kişinin farklı yetkinlikler geliştirerek rolünü değiştirmesi ve 2 milyon kişinin farklı sektörlerde çalışmak ya da yeni meslekler edinmek için yetkinlikler kazanması gerekecek.

Raporun Türkiye için büyük önem taşıyan yetenek dönüşümüne farklı bir bakış açısı sunduğunu ifade eden McKinsey&Company Türkiye Ülke Direktörü Can Kendi, “Araştırmalarımız, mevcut otomasyon teknolojilerinin küresel ölçekte işlerin yüzde 50’sini etkileyebileceğini ve kaybolan işlerin yerine yeni ve daha fazla iş fırsatının doğacağını gösteriyor. Türkiye için de benzer bir durum söz konusu. Dinamik nüfusu, güçlü kaynakları ve teknolojiyi benimseme oranıyla ülkemiz önemli bir gelişim yaratma potansiyeline sahip. Analizlerimize göre, Türkiye’nin yeni çağın fırsatlarını doğru kullanması ve dijital teknoloji yatırımlarını zamanlı şekilde hayata geçirmesiyle 2030’a kadar 3 milyondan fazla yeni iş yaratma potansiyeli bulunuyor” diyor.

KONTEYNER BULUT YÜKSELİŞTE

Red Hat de bu yıl altıncısını düzenlediği ‘Red Hat Global Customer Tech Outlook’ araştırmasının bulgularını paylaştı. Şirketlerin 2020 planlarının ve hedeflerinin sorulduğu araştırmaya göre yapay zeka ve öğrenen makineler, geçen seneye kıyasla şirketlerin ajandalarında üst sıralarda yer alıyor. Ayrıca şirketler, bulut stratejilerini de çoğunlukla hibrit bulut üzerine kuruyor. Bulut stratejilerinin sorulduğu şirketlerin yüzde 3rinin cevabı ‘hibrit’ bulut olmuş. Hibrit bulutun tercih edilme sebepleri arasında genel veri güvenliği, maliyet avantajı ve veri entegrasyonu ilk sıralarda yer alıyor. Arkasından yüzde 21 ile özel bulut gelirken, yalnızca yüzde 4’lük bir kesim genel bulut stratejisini tercih ettiğini belirtiyor. Şirketlerin yüzde 17’si bulut stratejisi oluştururken, yüzde 12’nin buluta dair herhangi bir planı yok. 2020’nin popüler kavramlarından biri de ‘konteyner bulut’ olacak.

Red Hat Türkiye Genel Müdürü Haluk Tekin, araştırma bulgularıyla ilgili şunları aktarıyor: “Yapay zeka ve öğrenen makine teknolojileri, gelişmekte olan teknoloji iş yüklerini uygulamak isteyen müşterilere çok yardımcı oluyor. Anketi cevaplayanların yüzde 30’u, eğer halihazırda kullanmıyorsa gelecek 12 ay içerisinde bu teknolojileri kullanacağını belirtiyor. Geçen sene bu soruya verilen ilk cevap blok zinciri olmuştu. Öte yandan yapay zeka ve öğrenen makine teknolojilerini benimserken birçok güçlüğü aşmak gerekiyor. En büyük güçlük nedir sorusuna şirketlerin yüzde 29’u, uyumluluğu ve karmaşıklığı yönetmek olarak cevap veriyor. Arkasından ise her biri yüzde 22 olmak üzere ilgili veriye erişmek, altyapıyı tedarik etmek ve modelleri performans için optimize etmek geliyor, işin veri boyutu genellikle göz ardı ediliyor. îlgili veriyi elde etmek ve bu veriyi modeller için kullanılabilir bir çıktıya dönüştürmek için veriyi temizlemek veya dönüştürmek de bir yapay zeka projesinin en zor bölümlerinden biri olarak öne çıkıyor.”

PERAKENDEDE YAPAY ZEKA YILI

Cbot Kurucu CEO’su Mete AJktaş’a göre, 2019 yapay zeka teknolojilerinin yükselişe geçtiği bir yıldı ve bu alanda araştırmalar hız kazanmıştı. 2020’de ise bu araştırmaların yerini uygulama ve üretim alacak. 2020’de yapay zeka çalışan deneyimini (EX) de önemli ölçüde geliştirecek. Birden fazla kanaldan otomatik olarak ve anında veri toplama, analiz etme ve eyleme geçirme yeteneği, çağrı merkezi çalışanlarının müşteri taleplerini daha hızlı, kolay ve doğru bir şekilde ele almasını ve tatmin edici çözümler sunmasını sağlayacak. 2020’de perakendecilerin pazarlama yöntemlerinin lokomotifini yapay zeka oluşturacak Önceden genel olarak verilerin toplanması ve sınıflandırılması için tercih edilen bu teknoloji 2020 ve sonrasında perakende sektöründe bu verilerin işlenerek deneyiminin kişiselleştirilmesinde önemli bir rol oynayacak. Pek çok perakendeci, yapay zeka tabanlı uygulamalardan elde edilen bilgileri fiyatlandırma, tedarik zinciri ve mağazacılık için işlem yapılabilir şekle getirecek. Yapay zekayı kullanan perakende şirketlerinin iş süreçlerini otomatikleştirerek daha iyi envanter ve teslimat yönetimi sağlayabileceğini ifade eden Aktaş, “Yılsonunda perakende şirketlerinin yüzde 70’inin sanal asistana sahip olacağım öngörüyoruz. özellikle bankacılık ve sigorta sektörleri bu anlamda öne çıkacak. Yapay zeka teknolojilerinin yarattığı ekonomik fayda ülkemizde her alanda verimlilik sağlayacak” diyor.

GİZLİLİK İHLALLERİ

2019’da epeyce ülkenin yeni veya genişletilmiş ihlal bildirimi yasalarına geçtiğini görsek de, kişisel verilerin kullanımı konu-j sundaki güvensizlik duygusunun devam ettiğini belirten Eset Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Camilo Gutierrez Amaya’ya göre, 2020’de şirketlerin ön-Mmm çelikli konularından biri de siber güvenlik olacak. Gizlilik, ihlali cezaları mega HHp şirketlerin gelirlerinin daha büyük bir yiizdesiııi kapsamaya başlayana kadar, bu sorun ortadan kalkmayacak. Nerede olduğumuza bakılmaksızın ağlara bağlı kalmamızın şirketlere saldırı riskini artırdığını ifade eden Amaya, “Şirketlerin giderek artan mobil teknolojiyi benimseme hızı genellikle güvenlik önlemlerine dikkat edilmeden ortaya çıkıyor. 2020’de kuruluşların hemen hemen tüm alanlarında büyük değişiklikler gerçekleştirdiğini göreceğiz. Tüm bunların ortak noktası, bilgi ve işlemlerinde yer alan verileri nasıl ele aldıkları olacaktır” diyor.

Bulut Teknolojisine Geçişin Avantajları Neler?

2020’nin online ticaret trendleri

TOBB E-ticaret Meclisi Üyesi, Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli 2020’de online alışveriş kanallarında öne çıkacak trendleri şöyle sıralıyor:

KİŞİSELLEŞTİRME: Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) ile ilgili yaptırımların artması, müşteri ile marka arasındaki iletişimin daha fazla kişiselleştirilmesine neden olacak. Bu da daha derin veri analizi yapabilen yazılımlara ihtiyacı artıracak. Tüketiciyi rahatsız etmeyecek, hedefli ve yaratıcı reklamlar ön plana çıkacak.

DERİN VERİ ANALİZİ: Teknoloji fiyatlandırma ve tedarik zinciri süreçlerinde aktif rol oynayacak. Envanter ve teslimat yönetimindeki sıkıntılar için yapay zeka temelli yazılımlar öne çıkacak. Örneğin depo yazılımları gibi süreç çözümleri, iş yükü artan ve karmaşıklaşan e-ticaret sitelerinin 2020 gündeminde yer alacak.

E-İHRACAT ÇÖZÜMLERİ: E-ihracat farkındalığının artması, inovatif e-ihracat yazılımlarını ön plana çıkaracak. Çoklu dil, çoklu para birimi, lokasyon bazlı ziyaretçi tanıma, lokasyon bazlı fiyatlandırma, ziyaretçinin giriş yaptığı ülkeden yayın yapma teknolojileri ve yurtdışı kargo entegrasyonu gibi çözümler 2020’de e-ticaretin popüler konuları olacak.

SESLİ ARAMA: Amazon Echo, Google Home ve Alexa’nın hızla kabul görmesine dayanarak, 2020’de internet aramalarının yarıya yakınının sesli arama üzerinden yapılacağını öngörüyor.

E-ticarette de yapay zeka tabanlı chatbotlar, sanal asistanlar ve sesli arama modüllerinin kullanımı yaygınlaşacak.

PODCAST İÇERİKLERİ: Podcast, sesli kitap, sesli asistan, sesli arama ve dijital radyoların dijital dünyadaki yerini genişletmesi, pazarlamacıların da gündeminde. Görsel içerikten sesli içeriğe doğru bir eğilim söz konusu. Marka iletişimi ve reklam kanalı olarak podcast yayınlar, 2020’de e-ticaret reklamlarının yeni havuzu olabilir.




VİDEOLU ALIŞVERİŞ: Google’ın son verilerine göre bir ürünü satın almadan önce o ürünle ilgili video izleme oranı yüzde 50’lerin üzerine çıktı. E-ticaret siteleri de bu trendi gördü ve artık kendi web siteleri üzerinden ürün inceleme videoları paylaşmaya başladılar. 2020’de video eklentileri e-ticaretin vazgeçilmezlerinden olacak.

Z KUŞAĞININ TARZI: Z kuşağı 2020’de yaklaşık 2.6 milyar nüfus ile dünya genelindeki en büyük tüketici grubunu oluşturuyor. Bu kuşak e-ticarette hız kadar sosyal medya topluluklarına da önem veriyor. Bu da markaları sosyal medya hesapları üzerinden interaktif topluluklar yaratmaya ve içerik pazarlamaya yöneltmiş durumda.

DENEYİMSEL PAZARLAMA: Deneyim artık ürünün veya hizmetin kendisinden daha önemli. Ziyaretçinin yüz ifadesine göre anlık indirimler yapan yazılımlar, markaya veya kişiye özel emoji geliştiren girişimler son birkaç yılda deneyimsel pazarlamanın dijitaldeki örneklerinden. Hatta müşteri yorumlarından duygu analizi yapan algoritmalar bile kullanılıyor. 2020’de deneyimsel pazarlama örneklerini online alışveriş kanallarında daha çok göreceğiz.

2020 altyapı trendleri

2020’ye ilişkin teknoloji öngörülerini paylaşan Veeam Başkan Yardımcısı Dave Russell’a göre, bu yıl BT açısından şirketlerin gündeminde yer alacak konuların başında şirket içi veri depolama ve bulut yer alıyor. Russell, şirketlerin gündemine yerleşecek başlıkları şöyle sıralıyor:

Konteyner bulut kullanımı yaygınlaşacak. Konteyner, güçlü DevOps yetkinlikleri sayesinde daha hızlı yazılım üretimineyol açacak. Kubernetes de kendisini tartışmasız konteyner düzenleme platformu olarak kabul ettirecek.

Bulut veri yönetimi, veri değişkenliğini ve veri taşınabilirliğini artıracak. İşletmeler, verilerin tüm depolama ortamlarında erişilebilirliğini garanti etmek için bulut veri yönetimine [CDM] ihtiyaç duyacak.

Veri erişilebilirliği hizmet seviyesi anlaşmaları (SLA) ve bunlardan beklentiler bu yıl artacak, buna karşılık kesinti veya hizmet devamsızlığına gösterilen sabır ise azalmaya devam edecek.

İşletmeye, altyapının ne yapması gerektiğinin bir planını oluşturma izni verdikten sonra bu planların tüm depolama ortamlarına ve konumlarına dağıtılmasını sağlayan Kod Olarak Altyapı (laC) yayılmaya devam edecek. m- 2020’de yedekleme teknolojilerinin sayısını artırmaktansa bunları değiştirme eğilimi hız kazanacak. İşletmelerin teknoloji kurulumlarını hızlandırma ihtiyaçları daha da kritik hale geldiğinden, iş sürekliliği çözümlerinin basitliği, esnekliği ve güvenilirliği öncelikli olacak.

PlusClouds teknolojide dışa bağımlılığı azaltıyor

Burak DAYI OĞLU / Atar Labs CEO’su
“Yerli siber güvenlik gündem olacak”

2020’de yerli siber güvenlik teknolojileri şirketlerin gündem konularından biri olacak. 2019 kişisel verilere yönelik tehditlerin büyük oranda arttığı ve siber saldırganların yapay zekayı daha yoğun kullandıkları bir yıl oldu. Kamu, finans, sağlık ve enerji gibi sektörlere yönelik saldırılar güvenlik konusunda durumun ne derece ciddi olduğunu gösterirken devletlere yönelik siber saldırılar, ulusal anlamda bilgi güvenliğiyle ilgili ciddi önlemler alınması ve gerektiğini ortaya koydu. Siber güvenlik alanında yetişmiş insan gücünün yetersiz olması siber saldırıların etkisini daha da artırdı. Bu yıl siber saldırıların daha da karmaşıklaşacağı ve gelişen teknolojilerle birlikte yeni saldırı yöntemlerinin ortaya çıkacağı öngörülüyor. Bu durumun yaratacağı boşluk, yapay zeka ve otomasyon teknolojileri ile doldurulmaya çalışılacak. Avrupa Birliği’nde Genel Veri Koruma Yönetmeliği ve Türkiye’de Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında yapılan son düzenlemeler, 2020’de veri güvenliği konusunda şirketlerin büyük cezalarla karşılaşmamak için çok daha ciddi önlemler almasını gerektirecek.

Semih SEÇER / PeerBie Kurucusu
“Kullanıcıya özel kanallar ihtiyaç olacak”

Yeni dönemde kaliteli içerik kişisel olan içerik olacak. Sadece ağ değil, kullanıcıya özel kanallar temel ihtiyaç haline gelecek. Yoğun uygulama trafiği, kalabalık iletişim ve yönetilmesi gereken teknolojik araçların fazlalığı üç konuyu öne çıkarıyor; Bilginin bize özel olanına erişmek, bize uygun kanallar içerisinde hareket etmek ve bu sırada hayatımızı verimli yönetmek. Şimdiden duymaya başladığımız kullanıcıya özel veri geliştirme ve sunma en önemli konulardan biri olacak. İş uygulamaları da bundan payını alacak. Kullanıcılar, daha çok konuşmak, fikrini aktarmak, dinlemek ve dinlenmek isteyecek. Bir taraftan gelen tek yönlü anons sistemi, yerini interaktif metotlara bırakacak.

M. Kurtuluş NEVRUZ / Türkkep Yönetim Kurulu Başkanı
“Daha öngörülebilir ticari ortam”

1 Ocak 2020 itibariyle işletmelerde e-fatura, e-defter ve e-arşiv’e geçiş zorunluluğunun başladığı için yeni yıl beraberinde mali uygulamalarda da değişiklikler getirdi. Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin bu yıl iş yaşamını doğrudan etkilemesi bekleniyor. Yeni düzenleme ile tasarrufların artması, kayıt dişiliğin engellenmesi ve verilerin güvenli ortamlarda uzun süreler saklanmasının önü açılıyor. Bu düzenlemeyle kağıt tasarrufuna katkı sağlanacak ve saklanması gereken veriler elektronik ortamda güvenli bir şekilde tutulacak. Verilerin elektronik ortamda saklanmasıyla kargo ve arşivleme masrafları da kısılacak. E-fatura işlemlerinin yaygınlaşmasıyla önümüzdeki dönemde daha öngörülebilir bir ticari ortamda hareket edilebilecek.

Alpaslan TOMUŞ / Mikro Yazılım Genel Müdürü
“100 bin işletme e-fatura’ya geçecek”

Brüt satış hasılatının 10 milyon TL’den 5 milyon TL’ye düşmesiyle birlikte e-dönüşüm çözümlerini tercih eden işletme sayısı arttı. Zorunlu geçişle birlikte 100 binden fazla işletmenin 2020’de e-fatura’ya geçişini öngörüyoruz. Bugüne kadar yaklaşık 25 milyar fatura elektronik ortamda oluşturuldu bu sayede yaklaşık 2.5 milyar TL tasarruf sağlandı. İşletmeler, e-dönüşüm ile operasyonel masraflarını azaltarak, maliyet ve zaman yönetimini de kolaylaştırıyor. E-dönüşüm sayesinde her yıl ortalama 100 bin ağaç kesilmekten kurtuluyor. Şirketler açısından 2020’nin en önemli konusu e-dönüşüm olacak.

ÜRÜN DİRİER



Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu