Anasayfa / İş Fikirleri / Teknolojik Seralara Büyük Yatırımlar Yapılıyor

Teknolojik Seralara Büyük Yatırımlar Yapılıyor




Örtüaltı Tarımında Bol Kazanç Var

Örtüaltı tarımından elde edilen yıllık gelir toplamı 11 milyar TL yi geçti. Son dönemlerde hem klasik hem de jeotermal bölgelere kurulan teknolojik seralara büyük yatırım yapılıyor. Devlet de bu alanda verdiği teşviklerle kesenin ağzını açmış durumda…

seracilikHALK dilinde “seracılık” olarak bilinen “örtüaltı tarımı” dünyada ilk hobi olarak başlamış. Kuzey Avrupa ülkelerinde 19. yüzyılın başlarında ticari anlamda önem kazanmaya başlayan örtüaltı tarımın önemi asıl 1950’li yıllardan sonra anlaşılmış ve o dönemden sonra birçok ülkede peş peşe seralar kurulmaya başlanmış. Örtüaltı tarımı günümüzde tüm dünyada çok geniş bir yayılma alanı gösteriyor. 2012 yılı tahminlerine göre dünya üzerinde, hem sera hem de tünellerden oluşan yaklaşık 700 bin hektar örtüaltı alanı bulunuyor. Asya kıtası dünya örtüaltı alanlarının yarıdan fazlasına sahip, ardından Avrupa geliyor.

Türkiye’nin bu pazardaki yeri ise küçümsenmeyecek boyutlarda. Toplam örtülü alan açısından Çin ve Güney Kore’nin ardından İspanya ile birlikte üçüncü sırayı paylaşıyoruz. Avrupa kıtasında ise yine İspanya ile ilk sıradayız. Türkiye’de de örtüaltı tarım dünya trendiyle paralellik arzediyor. 1940’lı yıllarda ilk ticari anlamda seralar Antalya’da başlamış, sonrasında Ege ve Marmara’ya yayılmış. Ege’de İzmir bölgesi, Marmara’da ise Yalova öne çıkmış. 2012 sonu itibariyle Türkiye’de 65 bin hektar yani 650 bin dekar alanda örtüaltı tarım üretimi yapılıyor. Seralardan elde edilen yıllık gelir ise 11 milyar TL’yi aşmış durumda. Bu rakamlar 03.6 milyar TL’lik toplam bitkisel üretimin yüzde 12’sine tekabül ediyor.

Tarımsal üretim mevsimsel etkiler nedeniyle belirli dönemlerde yoğunlaşıyor. Seracılık ise bu durumu büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Yaşı 40’ın üzerinde olanlar hatırlar. 1980’li yılların sonuna kadar kış aylarında domates biber, fasulye, salatalık gibi sebzeleri taze tüketmek mümkün değildi. Baharda çıkan ilk mevsim ürünleri “turfanda” olarak adlandırılır ve bu ürünlere özel önem atfedilirdi. Bugün ise pazarlarda, manavlarda her dönem bu ürünleri bulmak mümkün. Ürünlerin yaz ve kış aylarındaki fiyat uçurumları da eskisi gibi fazla değil.

Satın alınabilir fiyatlarla bu ürünlere kış aylarında da ulaşılabiliyor.

İç piyasadan gelen talepler ve ihracat fırsatları seracılık alanına yatırımları her geçen gün artırıyor. Bu yönüyle seracılık yatırımcılar için fırsat oluşturuyor. Dergi olarak tarım alanındaki haberlere sıkça yer veriyoruz. Sera konusunda yaptığımız çalışmada da seracılığın halen cazip bir yatırım alanı olduğunu gözlemledik. Yeni yatırımlarla Türkiye’nin kısa sürede seracılık alanında dünya liderliğine yükselmesi içten bile değil.

CAZİP TEŞVİKLER VAR

Türkiye’de seralarda üretilen ürünlerin büyük kısmı iç piyasada tüketiliyor. Yüzde 15’i ise ihraç ediliyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’mn bu konuda çok önemli bir stratejisi var. Önümüzdeki beş yıl içinde sera ürünlerinin ihracatında artış hedefleniyor. Sera ürünlerinde ihracatın payının yüzde 15’ten yüzde 50’ye çıkarılması amaçlanıyor. Bu çerçevede ciddi destekler veriliyor.



Yatırım aşamasında Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatiflerince yönetmeliklere uygun olarak yetiştiricilik yapan üreticilere, 10 milyon TL üst limite kadar cari faiz oranından yüzde 25-50 indirim yapılmak suretiyle kredi kullandırılıyor. “Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi” projesi çerçevesinde, alternatif enerji kaynakları (jeotermal, güneş enerjisi) kullanılarak yapılan sera projelerine belirli bir üst limite kadar yüzde 50 hibe desteği sağlanı-. 1 yor. ıMaliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ııce yayımlanan 324 ve 335 sıra sayılı Milli Emlak Tebliğleri uyarınca, teknolojik ve jeotermal sera yatırımı yapacak müteşebbislere Hazine’ye ait taşınmazların kullanma izni veya irtifak hakkı tesis ediliyor.” Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar” çerçevesinde, teşvik bölgelerine göre 10-40 dekar arası sera yatırımları bu karar hükümleri çerçevesinde destekleniyor.

Teşvikler bununla da sınırlı değil. İşletme aşamasında da teşvikler veriliyor. “Örtüaltı İyi Tarım” üretimi yapan üreticilere 100 TL/da( Dekar) tarımsal danışmanlık hizmetleri alan üreticilere 600 TL/işletme, örtiialtında bambus arısı kullanan üreticilere dekara en fazla iki adet olmak üzere 60 TL/koloni, kimyasal ilaç kullanımını azaltmak ve biyolojik mücadeleyi teşvik için dekar başına 430 TL, Tarım Sigortaları Desteği kapsamında poliçe bedelinin yüzde 50’si, mazot, gübre, toprak analizi destekleri sağlanıyor.

SERACILIK BÖLGELERİ

Son yıllarda seracılıkta büyük yatırımlar topraksız seralara yapılıyor. Bu konuda her biri fabrika büyüklüğünde olan yatırımlar yapıldığı gözleniyor. Bu yatırımların adresi ise daha çok enerji avantajı nedeniyle jeotermal bölgeler. Son yıllarda jeotermal kaynakların tarımsal faaliyetlerde, özellikle ör-tüaltı tarımında kullanımı hızla artırıyor. Türkiye, jeotermal ısı potansiyeli bakımından dünyanın yedinci, Avrupa’nın ise ikinci jeotermal kaynağa sahip ülkesi konumunda. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bu jeotermal kaynakları daha etkin kullanabilmek için “Jeotermal Seracılık Geliştirme Projesi” başlattı. Bu çerçevede öncelikli iller belirlendi ve Aydın, Afyon, Denizli, Diyarbakır, Manisa, İzmir, Kütahya, Kırşehir, Konya, Şanlıurfa, Yalova ve Yozgat illerinde çalışmalar başlatıldı. İlk etapta Denizli ve Yalova’da “Jeotermal Seracılık Bölgesi” kurulmasına karar verildi. Bu illerde yatırımlar yapılmaya başladı. Denizli’de daha şimdiden 24 büyük sera kurulmuş ve bir çoğu üretime geçmiş durumda.

Ayrıca Bakanlık tarafından hazırlanan “Alternatif Üretim Yöntemlerinin Desteklenmesi Projesi” kapsamında, 2012 yılından itibaren Jeotermal Seracılık geliştirme faaliyetleri başlatılmıştı. Jeotermal seracılığın önemli avantajlarının bilinmesi nedeniyle birçok kamu kurumu farklı unsurlarla jeotermal seracılığı destekliyor ve teşvik ediyor. Desteklere rağmen şimdilik sadece 3 bin dekara ulaşılabilmiş. Bakanlık bu rakamın önümüzdeki yıllarda artmasını bekliyor. Görüştüğümüz işadamları da jeotermal alanlardaki seracılık yatırımlarının artacağı beklentisini taşıyorlar. Bakanlık beş yıl içerisinde jeotermal bölgelerdeki sera alanının 3 bin dekardan 25 bin dekara çıkmasını bekliyor. Yatırımcılar için ihtisas bölgelerinde yeni özel teşvikler de gündemde. Dolayısıyla bu işi profesyonelce yapacak büyük sera yatırımcıları için organize tarım bölgeleri cazip bir yatırım alanı olabilir.

İdriz Çokal / Para





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir