Başarılı Girişimcilik

The Addam markası ile kişiye özel üretim yapan kadın girişimci

Kadın bir girişimci olarak erkek tasarımları yapıyor. Hedefi ise global bir marka olmak. The Addam markası ile kişiye özel üretim de yapan girişimci Şevval Ateş, markasını ülkenin en batısından en doğusuna kadar dört bir yanda tanıtmaya çalıştığını söylüyor. Ateş, ayakkabı sektöründeki tasarım çorap ve bileklikle aksesuar alanında da öne çıkmak istiyor.



Başarılı kadın girişimcinin çok güzel hikayesi

YEŞİM OKSAY / Para; THE ADDAM, erkekler için tasarım ürünler üreten bir moda markası. Bir kadın girişimci olarak The Addam’ı hayata geçiren Şevval Ateş, markasının tüm dünya erkeklerine hitap eden global bir marka olmasını hedefliyor. 2018 yılında tasarımcı Ahmet Baytar ile ortaklık kurarak faaliyetlerine başlayan Şevval Ateş, moda akımlarının ötesinde, herhangi bir zamana ya da dönemle sınırlandırılamayacak ürünler üretmeyi istediklerini belirtiyor.

Hammadde tedariğini yerel üreticilerden yapmak konusunda da oldukça hassas olduklarını belirten Ateş, “Doğal yolla tabaklanmış deriler ve daha az kimyasal yapıştırıcı ile üretim yapıyoruz. Yan sanayi ekipmanlarımızı Avrupa standartlarında tedarik etmeye özen gösteriyoruz” diyor. Biz de markanın yeni hedef ve yatırımlarını, istihdam hedeflerini ve sektörün geleceğini Şevval Ateş ile konuştuk…

The Addam markası
The Addam

Bu işe nasıl başladınız?

Şevval Ateş: Aslen antropoloğum. Ayakkabılara çocukluktan beri bir tutkum var. 2008’de dünyadaki lokal ayakkabı tasarımcılarını araştırıp blog yazıyordum. Zamanla o dönem ülkemizde sayıları hızla artan ve her biri kendi markalarını yaratan genç tasarımcıların tümünü tanır, yazar ve tanıtır hale geldim.

2015’te Ahmet Bey, Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği çatısı altında Türkiye Ayakkabı ve Aksesuar Tasarımcıları Birliği’ni kurarken daha önceki çalışmalarıma istinaden yanında olmamı istedi. 2017’de ise bu defa ben başlangıçta erkeklere özel bir e-ticaret sitesi olarak kurguladığım ADDAM’ı Ahmet Bey’in tasarımlarıyla hayata geçirmek istedim.

Ahmet Baytar: Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü mezunuyum. Benim ayakkabı sektöründeki geçmişim oldukça uzun. Bir dönem kendi ismimle de koleksiyon çalışmalarım oldu, ancak şu an kendi ismim altında yalnızca Haute Couture ürünler çalışıyorum, ilk defa 2015 yılında Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği çatısı altında Türkiye Ayakkabı ve Aksesuar Tasarımcıları Birliği’ni kurarken Şevval Hanım’la dostluğuma binaen 2018 yılında tasarımlarımı dünya pazarında yer alan bir Türk markasına dönüştürmek için ADDAM’ın kuruluşuna ortak oldum.

Ne zamandır sektördesiniz?

Ş.A: Sektörde henüz çok yeniyim. Markamız 2019 yılının ilk aylarında hayata geçti ve şu an üçüncü yılımızdayız.

A.B: 23 yıldır ayakkabı ve aksesuarla içiçeyim diyebilirim.

Hangi şehirlerde faaliyet gösteriyorsunuz? Online kanallarda satış yapıyor musunuz?

Ş.A: İstanbul doğumlu ve İstanbul’da faaliyet gösteren bir markayız. Bizim hedefimiz başlangıçtan bu yana online odaklı oldu. Özel bir müşteri kitlesine hitap eden butik bir marka olarak kısa vadede bir showroom ya da mağaza açma hedefimiz yok.

Üretimimiz partnerlerimiz üzerinden süregeldiği için home office çalışmayı tercih ediyoruz; ancak markamız hayata geçtiği günden itibaren ürünlerimizi deneyerek satın almak isteyen İstanbul içi müşterilerimizi çalışma ortamımızda ağırlayarak ya da kendi iş yerlerinde ziyaret ederek ürün sunumu gerçekleştiriyoruz ki zamanla bunun çok doğru alınmış ve sürdürülebilir bir karar olduğunu deneyimledik. Başlangıçta yalnızca kendi web sayfamız üzerinden satışlarımızı sürdürürken pandemi sürecinde çeşitli pazar yerlerinde de varlık göstermeye başladık.

Pandemi dönemi sizin için nasıl geçti?

Ş.A: Pandemi dönemini satış ve üretim anlamında iki ayrı kolda değerlendirmek gerekiyor. Satış anlamında farklı pazar yerlerinde de faaliyet göstermeye başlayışımızla birlikte pandemi-nin ikinci yarısından itibaren büyük bir büyüme gösterdik ve şu anda ülkenin en batısından en doğusuna kadar dört bir yanda ürünlerimizin giyildiğini belirtebilirim. Ancak elbette şunu gözardı etmemek gerekiyor; insanların bu süreçte ayakkabı ihtiyacı yok denecek kadar azaldı.

Çoğu firma yeni koleksiyon çalışmalarını durdurdu ya da minimuma düşürdü. özellikle deri ayakkabı sektörü uzun süredir maliyetlerdeki hızlı yükseliş ve ülkedeki alım gücünün düşmesiyle bir çıkmazdayken pandemi ihracata da balta vurduğu için büyük küçük fark etmeksizin pek çok üreticinin kepenk indirmesine ya da kendisini güvende hissedinceye dek üretime ara vermesine neden oldu. Bu anlamda biz de yeni koleksiyonlarımızda büyük gecikmeler yaşadık ve yaşıyoruz, özel üretimi de zaman zaman durduruyor ve yeniden aktif hale getirdiğimizde müşterilerimize duyuruyoruz.



İhracat yapıyor musunuz, yeni pazar hedefleriniz var mı?

Ş.A: Şu an dropshipping ile Ortadoğu ve Batı Avrupa ülkelerindeki müşterilerimize ürünlerimizi ulaştırıyoruz; ancak 2022 hedeflerimizin başında yer alan ihracat çalışmalarımızı pandemi süreci daha öngörülebilir hale gelinceye dek , ötelemeyi tercih ettik.

2021 yeni yatırım, istihdam hedefleriniz var mı?

Ş.A: 2021’de koleksiyonumuza aksesuar kategorisini ilave ettik. Çorap ve bileklik kategorisinde satışlarımız aktif olarak devam ediyor. Bunun yanında yeni bir deri aksesuar kategorisi için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Ayakkabı tasarımlarından nereden ilham alıyorsunuz?

A.B: Bazen bir fotoğraf, şık bir mekânda bir kadının duruşu, eski model bir araba, mesela izlediğim filmin bir sahnesinde Audrey Hepburn’ün sigara içişi, ya da et pazarı gibi bir görüntü… Zihin öyle bağlantılar kuruyor ki bazen onu takip eder buluyorum kendimi.

Hangi malzemeleri kullanıyorsunuz, hammadde tedarikini nereden sağlıyorsunuz? Hammadde tedarikinde nelere dikkat ediyorsunuz?

A.B: Doğal yolla tabaklanmış deriler ve daha az kimyasal yapıştırıcı ile üretim yapıyoruz. Yan sanayi ekipmanlarımızı Avrupa standartlarında tedarik etmeye özen gösteriyoruz. Şevval Hanım’ın özellikle ardında durduğu bir tutumla yerel bir marka olarak tüm malzemelerimizi yine yerel üreticilerden tedarik etmek konusunda oldukça hassasız.

Türkiye’de tasarım ayakkabı sektörü nasıl bir büyüklüğe sahip?

A.B: Tasarım ayakkabının meraklısı ve hatta bağımlıları var ama hala çok yaygın değil. Her 100 kişiden sadece 15-20’si stil anlamında herkesle farklı olmak istiyor diyebilirim.

Ş.A: Türkiye özellikle kadın ayakkabısı açısından çok sayıda tasarımcının kendi ismiyle markasını kurduğu bir dönemden geçti. Ancak şu anda bu markaların çok azı varlığını sürdürmeye devam ediyor. Tasarım ürün zaten belli bir ekonomik gelire sahip kişilerin erişebileceği bir yerde konumlanırken, bu markaların yok oluşunda sektörel zorluklar ve maliyetler kadar alıcının tasarımdan ziyade marka etiketinin peşinde koşmasının da etkisi büyük. Toplumun büyük kısmı Instagram hesaplarında gördükleri stilleri birebir kopyalamayı tercih ediyor; yani global markaların birebir imitasyonları.

En çok hangi tarz ayakkabılar talep görüyor?

A.B: Yapmaya çalıştığımız şey moda akımlarının ötesinde, herhangi bir zamanla ya da dönemle sınırlandırılmayacak modeller üretmek. Jodhpur ve Whyatt stilinde çalıştığımız süet botlarımız dört mevsim giyilebilir özellikleriyle oldukça ilgi görüyor. Bu nedenle şimdiye dek bir ayakkabı koleksiyonu hazırlamayı düşünmemiştik. Çok yakında ise ilk modellerini geçtiğimiz ay tanıttığımız ayakkabılarımızı müşterilerimize sunacağız.

“Kişiye özel üretim”

Mevcut koleksiyonumuzu müşterimizin seçtiği farklı deri çeşitleri ya da renklerle kişiye özel üretiyoruz. Normal şartlarda maksimum 15 gün içerisinde ürün teslimatı yapıyoruz, ancak pandemi bu süreci 30 güne uzatmamıza neden oldu. Öte yandan özel tasarım talebinde bulunan müşterilerimizi de mümkün mertebe reddetmiyoruz. Ancak bu noktada yeni bir tasarım, kalıp üretimi, modelleme, numune üretimi ve nihai ürünün üretimi gibi aşamalar söz konusu olduğu için ürün maliyeti ve üretim süreci bambaşka bir boyuta ulaşıyor.

Stoklu ürünlerimizin fiyatları 1250-1700 TL arasında değişiklik gösteriyor. Özel üretimde ise ürünlerimizi yine sezon satış fiyatı üzerinden müşterilerimize sunuyoruz; ancak bazı özel deri seçimlerinde fiyatlar materyale bağlı olarak değişiklik gösterebiliyor.

YEŞİM OKSAY / Para

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu