Makaleler

Topyekün Eğitim Seferberliğine İhtiyacımız Var

Eğitim Seferberliği. SALGIN günleri artık geride kalsa da ekonomik, sosyal ve kültürel hayatta yarattığı hasarları henüz tam anlamıyla atlatamadık. Özellikle virüs endişesiyle alınan güvenlik önlemleri çerçevesinde eğitim sektörü çok sancılı bir süreçten geçti. Kapanmalar nedeniyle milyonlarca öğrenci yüz yüze eğitimden mahrum kaldı.



Eğitim Seferberliği

Covid-19 salgını sürecinde dünya genelinde tam veya kısmi okul kapanmalarından 635 milyondan fazla öğrencinin etkilendiği tahmin ediliyor. UNICEF Eğitim Direktörü Robert Jenkins’in verdiği bilgilere göre, pandemiden önce düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşayan 10 yaş çocukların yüzde 53’ü yeterli seviyede okuyamıyor, temel okuryazarlık ve hesaplamada minimum standardı yakalayamıyordu. Salgınla birlikte ise bu oranın yüzde 70’lere ulaştığı belirtiliyor.

Tabii bu, salgın sonrası ortaya çıkan acı bir tablo. Ancak dünyadaki mevcut eğitim durumuna baktığımızda da çok iç açıcı veriler ile karşılaşmıyoruz. Eğitim, evrensel olarak tanınan temel bir insan hakkı olsa da herkesin aynı seviyede ve eşit koşullarda bu hakka erişebildiğini söylemek zor. Zaten veriler de ortada: Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 124 milyon çocuk ve ergenin okula gitmediği tahmin ediliyor.

Okula gitmeyen çocukların yansından fazlası, çatışmalardan etkilenen gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor. Zira eğitim seviyesi, ülkelerin gelişmişlik veya kalkınma seviyeleri ile yakından ilintili bir konu. Çünkü dünyamızdaki en büyük güç bilgi ve en büyük sermaye de insan… Her ikisinin bir araya geldiği nokta ise kalkınma denkleminin vazgeçilmez bir parçasını oluşturuyor: Nitelikli eğitim.

Eğitim Seferberliği
Topyekün Eğitim Seferberliği

Bir Çocuk Değişir…

Peki, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) arasında da yer alan nitelikli eğitim nedir ve nasıl olmalıdır? Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Genel Müdürü Sait Tosyalı, nitelikli eğitimi; fırsat eşitliğini göze tüken ayrımcılığı engelleyen, aynı zamanda gezegenimizi tehdit eden sürdürülebilirlik sorunlarına çözüm üretecek donanımlı bireylerin yetişmesini sağlayacak insanlığın elindeki en önemli silah olarak değerlendiriyor. Nasıl olması gerektiğine gelince; her şeyden önce yeteneklerini keşfedebildikleri ve yeni beceriler kazanırlarken onları yaşama hazırlayıcı, kapsayıcı ve katılımcı olmalı. Tosyalı, nitelikli eğitimle çocukların fiziksel ve bilişsel olduğu kadar sosyal ve duygusal yönleri, öz farkındalık, özyönetim, sorumlu karar alma, iletişim ve sosyal becerilerinin de gelişeceğine inanıyor.

Herkes için kapsayıcı ve nitelikli eğitimin başarılması, sürdürülebilir kalkınma açısından da kritik öneme sahip. Sait Tosyalı da şu sözleri ile bunu çok güzel özetliyor: “İnanıyoruz ki, nitelikli eğitim her çocuğun hakkı. Hatta imkanları kısıtlı bazı çocukların belki de ellerindeki tek güç. Hep söylediğimiz gibi: Bir çocuk değişir. Türkiye gelişir!” Çünkü daha yüksek refah ve gelişmişlik seviyesine ulaşabilmenin yolu, dönüp dolaşıp yine eğitimden geçiyor. Okuryazar oranı yüksek ve eğitimli bir toplum; girişimci, yenilikçi ve teknolojik gelişmelere açık, üretken bir iş gücünün de temelini oluşturuyor. Temeli sağlam olan ülkeler de sürdürülebilir kalkınma yolunda daha hızlı ve emin adımlarla ilerliyor.

Hayat Boyu Sürecek

Tabii nitelikli eğitim, sadece devletin eğitim politikaları ve uygulamaları ile ulaşılabilecek hedef değil. Bunun için kamu otoriteleri başta olmak üzere özel sektör, üniversiteler, sivil toplum ve mesleki kuruluşlara da görevler düşüyor. Zira eğitim sadece ilköğretim veya üniversite döneminden ibaret değil, hayat boyu devam edecek bir öğrenme sürecinden bahsediyoruz. Üniversiteden mezun olup iş hayatına atılan gençlerin meslek içi eğitimler ile desteklenmesi şart. Çünkü sadece okul hayatında öğrendiklerimiz, kariyer yolculuğunda tek başına işe yaramıyor. Teorik bilgilerin pratik ile desteklenerek geliştirilmesi gerekiyor.

Aslında; eğitim işletmelerin devamlılığı, inovasyon ve rekabet üstünlüğü açısından da önemli bir kriter. Nitelikli insan kaynağına sahip olan şirketler, yenilikçi ürünler ile rekabette bir admı öne geçebiliyor. Meslek içi eğitim denince de ülkemizde özellikle finans sektörünün bu alanda oldukça aktif olduğunu gözlemliyoruz. Çünkü ürün ve hizmetIeri ile kurumlardan bireylere kadar toplumun tüm kesimlerine dokunan sektör, eğitim faaliyetleri ile de bu konuda önemli bir misyon üstlenmiş durumda. Ayrıca finansal eğitim, tüketicinin korunması ve finans sisteminin tabana yayılması açısından da kritik öneme sahip.

Basta Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) olmak üzere Türkiye Bankalar Birliği (TBB). Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB), bu alanda önemli projelere imza atıyor. Finans sektörünün en büyük aktörlerinden olan bankalar da gerek kurum içi çalışanlara yönelik gerekse toplumda finansal okuryazarlığın artırılmasına yönelik eğitim çalışmalarını sürdürüyor.

Yüksek Lisans Fırsatı

BDDK. yurt içi ve yurt dışında düzenlediği seminer, kurs ve konferanslar ile kurum çalışanlarının bilgi ve becerilerini artırmayı hedeflerken aynı zamanda yurt dışında lisansüstü eğitim imkanı sunuyor. Sektör çalışanlarının eğitim profiline gelince; 185 bin kişinin çalıştığı Türk bankacılık sektöründe çalışanların yüzde 78’i yüksek öğrenim mezunu. Yüksek lisans ve doktorasını yapanların oranı ise yüzde 8 seviyesinde. TBB de bankacılık mesleğinin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla yoğun bir gayret içerisinde.



Birlik üyelerine hizmet veren TBB Eğitim Merkezi nde yılda 450 seminer düzenleniyor. Her yıl 17 biııc yakın başvurunun alındığı merkezde 7 bin 500 bankacı bilgi yönetimi, dijital dönüşüm, genel bankacılık-finans, hukuk, hazine yönetimi, krediler, satış-pazarlama ve muhasebe konularında eğitim görüyor. 2003 yılında Finans ve Bankacılık Eğitim portalmı açan TBB, YouTube kanalından da hem tüketicilere hem sektör çalışanları ve öğrencilere yönelik bütçe yönetiminden mobil bankacılığa ve gelişen yeni teknolojilere kadar çeşitli konularda çekilmiş videolar yayınlıyor. Birlik ayrıca üniversitelerin finans ve bankacılık bölümü Öğrencilerine yönelik kariyer günleri de düzenliyor.

Rafadan Tayfa!

TCMB de finansal okuryazarlık ve ekonomi eğitim programları kapsamında ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik ‘Para Dedektifleri’ adı altında sınıf içi etkinlikler düzenliyor. Herkesicin.tcmb.gov.tr internet sitesinde ise ödeme sistemleri, zorunlu karşılık, işsizlik, işgücü. faiz, enflasyon ve kripto para gibi ekonomik kavramları infografik ve videolar aracılığıyla basit ve anlaşılır bir dille aktarılıyor.

Merkez Bankası ‘Rafadan Tayfa’ çizgi filmi ile çocuklara Bankanın faaliyetlerini tanıtıyor. Rafadan Tayfanın Merkez Bankası’na yolculuk yaptığı filmde, enflasyonla mücadeleden banknot basım sürecine, para transferlerinden altın ve döviz rezervlerinin işleyişine kadar TCMB’nin görev ve faaliyetleri eğlenceli bir dille anlatılıyor.

Yatırımcılara Eğitim

Bankacılık sektörünün yanı sıra sermaye piyasaları tarafında da yoğun bir eğitim seferberliği söz konusu. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı İbrahim H. Öztop’a göre sermaye piyasaları; Türkiye ekonomisinin istikrarlı, sürdürülebilir büyümesi, kaynakların gelecek ve teknoloji odaklı, verimli alanlara yönlenmesinde çok önemli bir role sahip.

Sermaye piyasalarının yatırımcılara, şirketlere, ekonomiye ve Türkiye’ye sağladığı katma değeri artırmanın yolu ise sektörün büyümesi ve derinleşmesinden geçiyor. Öztop, bunun için de “‘Finansal okuryazarlığın geliştirilmesi ve eğitim şart” diyor ve şöyle devam ediyor: “2011 yılından bu yana eğitim faaliyetlerine ülkemizde finansal okuryazarlığın geliştirilmesi ve yatırım ekosistenıinin etkin bir şekilde işlemesi ve sermaye piyasalarının büyümesi, derinleşmesini sağlamak için yatırımcılar, şirketler ve sektörümüze yönelik çok yönlü eğitimler gerçekleştiriyoruz.

Başta yatırımcıların bilgilendirilmesi ve korunması olmak üzere şirketler ve sektörümüze yönelik panel, konferans ve kongreler düzenliyoruz.” Tabii ana amaç, tüm çalışanları en üst derecede mesleki bilgi ile donatmak ancak etik değerler açısından da eğitim önemli. Öztop a göre, etik değerlere bağlı, rekabeti yatırımcılara daha kaliteli ürün ve hizmet sunumu şeklinde algılayan, saygın bir meslek mensupları kitlesi oluşturmanın yolu da eğitimden geçiyor.

Sait TOSYALI / Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Genel Müdürü
“Çocuklar eğlenerek öğreniyor!”

  • Milli Eğitim Bakanlığımız ile İmzaladığımız iş birliği protokolü kapsamında çocuklarımız, Matematik-Fen-Sanat-Okuma-İngilizce ve Bilişim ana dallarımızın yanı sıra spor ve satranç gibi kısa süreli etkinliklerimizden ücretsiz yararlanıyor. Atölye ortamında uygulayarak ve eğlenerek öğreniyorlar.
  • Bilişim Programımızla çocukların temel bilişim teknolojilerini tanımalarını ve doğru kullanmalarının yanı sıra problem çözme becerilerine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. 2018’den bu yana 200 bin çocuğumuz, geleceğin alfabesi olarak tanımlanan Kodlama ile tanıştı.
  • Uzaktan eğitim programlarımızda Web 2.0 araçlarının yanı sıra pandemi ile birlikte öne çıkan video konferans tekniklerini öğreniyorlar. 23 noktamızda kurulu Tasarım ve Beceri Atölyelerimizde çocuklarımız; 3D yazıcılar, robotik kitler, elektronik sensörler gibi donanımla kendilerini geleceğin mesleklerine hazırlıyorlar.
  • Ateşböceği olarak adlandırdığımız TIR filomuz, Bilim, Bilişim, Trafik, Maker ve Sanat temalarıyla nitelikli eğitimi çocuklarımızın bulundukları okullara taşıyor.
  • Kısmen kullanımda olan TEGV Djjital adlı uzaktan eğitim platformumuz Eylül 2022’de tüm modülleriyle devreye giriyor. Modern eğitim teknolojileriyle donatılacak şekilde Van’da inşaatı devam eden ve yılda 4 bin çocuğumuzu nitelikli eğitimle buluşturacak Eğitim Parkımızı 29 Ekim’de açmayı planlıyoruz.

İbrahim H. ÖZTOP / Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Yönetim Kurulu Başkanı
“63 bin kişiye eğitim verdi”

  • Sektör çalışanlarına yönelik eğitimlerimizi mesleki gelişim, kişisel gelişim ve lisanslama sınavlarına hazırlık eğitimleri altında planlıyoruz. 2002’den bu yana TSPB olarak 2 bin 500 eğitim düzenledik ve bu eğitimlerle 63 bin kişiye ulaştık.
  • Birlik olarak sektöre sürdürülebilirlik alanında donanımlı insan kaynağı yetiştirmek amacıyla Sürdürülebilir Eğitim Gelişim ve Mükemmellik Derneği [SEGM] iş birliği ile Sürdürülebilirlik Uzmanlığı Sertifika Programı düzenliyoruz. Bugüne kadar 234 sürdürülebilirlik uzmanı yetiştirdik.
  • Pandemi nedeniyle iki yıldır çevrimiçi yaptığımız yatırımcı bilgilendirme seminerlerimizi, Eylül ayından itibaren yeniden yüz yüze gerçekleştireceğiz.
  • 2021 yılında halka açılmayı planlayan şirketlerin üst düzey yöneticilerine, halka açılma sürecinde yer alacak personel ve aracı kurumlarda kurumsal finansman bölümlerinde yeni işe başlayanlar için “Şirketlerin Finansmana Erişiminde Halka Açılma Sertifika Programı” düzenledik. 30 saatlik programda ‘Halka Açılma’nın tüm aşamalarına yer verildi.
  • 2011-2021 yıllan arasında toplam 248 üniversitede 120 bin 390 üniversite öğrencisine finansal okuryazarlık konusunda seminerler verdik.
  • Kadınlara yönelik bütçe yönetimi ve finansal okuryazarlık projesi üzerinde de çalışıyoruz.

AYFER ARSLAN / PARA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu