Anasayfa / Turizm ve Tatil / Türkiye’nin yeni rotası: Spor turizmi

Türkiye’nin yeni rotası: Spor turizmi




200 milyar dolarlık sportif faaliyetler turizmi, toplam pastanın yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor. Dört mevsimi yaşayan iklimiyle Türkiye için bu alanda büyük fırsatlar saklı…

Hiç kuşku yok ki ağustos ayında dünyanın gündemine olimpiyatlar yerleşti. 10 bin 500’den fazla atletin yarıştığı mücadele 4 milyar izleyiciyi televizyonlara kilitledi.

Olimpiyatlar düzenlendiği ülkeye, bölgeye, şehre sosyal, kültürel, altyapı ve prestij açısından önemli faydalar sağlıyor. Ancak olimpiyatlara ev sahipliği yapmanın getirileri bunlarla sınırlı değil. Olimpiyat süresince ve sonrasında şehirlerin ziyaretçi sayısı hızla yükselişe geçerken, ekonomiye de çok önemli girdiler sağlanıyor.

Bunun örnekleri daha önce de yaşandı. 1988 Olimpiyatlarına ev sahipliği yapan Seul, aynı yıl gelen turist sayısını yüzde 10.4 oranında artırdı. 2000 yılında Sydney Olimpiyatlarının gerçekleştirildiği Avustralya’da da turist sayısında yüzde 10’a yakın artış kaydedildi. 2008 Pekin Yaz Olim-piyatları’na ise oyunları seyretmek ve bu nefese kesen mücadcleyc tanık olmak için tam 2 milyon turist ve 18 bin gazeteci geldi. Olimpiyatların Çin’e bıraktığı gelirse 145 milyon doları aştı.

OYUNLAR11.5 MİLYON TURİST İZLİYOR

Çanlar bu kez İngiltere’nin başkenti Londra için çaldı. 27 Temmuz-12 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen “2012 Londra Olimpiyat Oyunları”nı 21 bini basın mensubu olmak üzere yaklaşık 1.5 milyon turistin izleyeceği hesaplanıyor. Olimpiyatları izlemeye gelen turistlerin konaklama için 160 milyon euro, hediyelik eşya için 240 milyon euro, yiyecek ve içecek için ise 100 milyon euro harcaması bekleniyor. Üstelik turist sayısında öngörülen artış söz konusu 17 günle sınırlı değil. Olimpiyat oyunlarından sonra da İngiltere’ye 10 milyonu aşkın turistin ziyaret edeceği ve 3 milyar euro harcayacağı tahmin ediliyor.

200 MİLYAR DOLARLIK ENDÜSTRİ

Rakamlar büyüleyici olsa da olimpiyatlar, dünyada hızla yükselişe geçen “spor turizmi”nin sadece küçük bir ayağı. Sporla ilgili her türlü turistik faaliyeti kapsayan liste, Formula 1 yarışlarından futbol müsabakalarına, yelken ve sörf turnuvalarından kış oyunlarına uzayıp gidiyor. Bunlara golf, atçılık, trekking, kayak gibi bireysel spor faaliyetleri de eklendiğinde dünya turizm pazarının yaklaşık yüzde 25-30’unun aslında spor turizmi tarafından oluşturulduğu ortaya çıkıyor.

Dünya Turizm Örgütü’nün (WTO) yaptığı araştırmalara göre, tüketicilerin kişisel tercihlerine uyan spor turizmi talepleri giderek çeşitlenecek ve artacak. WTO araştırmaları ayrıca, dünyada spor turizminin bir trende dönüştüğünü de ortaya koyuyor.

Bu trende uygun olarak turistler de tatilde dinlenmek ya da sadece güneşlenmek yerine kişisel tercihlerine uygun spor aktivitelerine katılıyor ve stres atıyor.

Uluslararası Spor Turizmi Konseyi’nin (STIC) yaptığı araştırma da sportif faaliyetlerin yılda 200 milyar dolara yaklaşan bir endüstri haline geldiğine işaret ediyor. Yine araştırmalar, bu etkinliklerin otellerde yılda yaklaşık 50 milyon gccelik konaklamaya yol açtığını gösteriyor. Yapılan hesaplamalar ise konaklayan bir spor turistinin otel, yemek, giriş bileti ve diğer ihtiyaçları için günlük 180 dolar harcadığını ortaya koyuyor. Örneğin, yılda 200 bini aşkın sportif etkinliğe sahne olan Kanada, bu etkinliklerden 2.4 milyar dolar gelir elde ediyor.



OLİMPİYATLAR TÜRKİYE’DE OLURSA

Peki ya Türkiye? 2020 yılında hem olimpiyatlara hem de Avrupa Futbol Şampiyonasına aday olan Türkiye, şimdilik bu konuda tablonun gerisinde. Ancak rakip ülkelerin önüne geçmek için de bir o kadar iddialı.

“Neden geride” sorusunun cevabı açık:

Spor turizmi dünyada toplam turizm akti-vitesinin yüzde 30’una denk düşerken, ülkemizde bu oranın yüzde 5’e ulaştığını bile söylemek zor. Oysa Türkiye, doğa sporlarının neredeyse tamamının yapılabileceği alanları ve dört mevsimi yaşayan iklimiyle spor turizminde büyük potansiyele sahip. Buna rağmen bu konuda yapılan yatırımların azlığı, Türkiye’nin spor turizminden hak ettiği payı almasını engelliyor.

Oysa şayet 2020 Dünya Olimpiyatları Türkiye’de gerçekleştirilirse, ülkemize 2.5 milyon ek turistin olimpiyatları izlemek için gelmesi bekleniyor. Bu dönemde ayrıca yıllık 180 bin kişilik istihdam yaratılması, doğrudan ve dolaylı yatırımlarla gayri safi milli hasılaya da yaklaşık 8 milyar dolar ek katkı sağlanması öngörülüyor.

DOĞA SPORLARI TURİZMİ GELİŞİYOR

Türkiye’nin spor turizminden beklentisi olimpiyatlardan ibaret değil. Aslında ülkede bu konuda çok önemli adımlar atılıyor. Örneğin Antalya’da her yıl binin üzerinde futbol takımı kamp yapıyor. Ölü sezon için Antalya’daki tesislere önemli katkı sağlayan futbol turizmine ek olarak yine aynı bölgede golf turizmi de yükselişini sürdürüyor.

Ülkemizde özellikle de doğa sporlarından kaynaklanan sportif turizm de son yıllarda baş döndürücü hızla gelişiyor. 15-20 yıl öncesine kadar isimleri büyük bir çoğunluk tarafından bilinmeyen ve turizm endüstrisince de henüz birer ürün olarak keşfedilmemiş “rafting”, “paragliding”, “trekking”, “diving” gibi pek çok doğa sporu türü Türkiye’nin yapılabilir sporları envanterine girmiş bile. Hatta uluslararası platformda Türkiye’nin adının bu tip sporlarla beraber anılmaya başladığını da eklemekte fayda var.

YATIRIMLAR YETERLİ DEĞİL

Buna karşılık Türkiye’de spor turizmine uygun yatırımların henüz yeterli seviyeye ulaştığını iddia etmek zor. Ülkemizin spor turizmine uygun tesisleri özellikle İstanbul ve Antalya illerinde yoğunlaşmış durumda. Ancak diğer bölgelerde de bu konuda yatırım yapacak hazineler bulunuyor. Uzmanlar, konaklama tesislerindeki spor tesislerinin kalitesinin ve yeterliliğinin geliştirilmesi, mevcut ve yeni yapılacak konaklama tesislerine spor komplekslerinin de planlanması, iyi bir pazarlama ve tanıtım programıyla, sadece Akdeniz ve Marmara değil, yurdumuzun tüm bölgelerinin de spor turizmine kolayca kazandırılacağı görüşünde hemfikir. Bıı konuda yıldızı parlayan şehirlerin başında Alanya, Erzurum ve Erzincan geliyor. Ankara, Nevşehir, Bursa, Çanakkale, Eskişehir, İzmir, Gaziantep, Muğla ve Samsun da sahip oldukları altya-, * pı ve bulundurdukları potansiyelle spor tu-■ rizmi açısından ön plana çıkan şehirler ı arasında yer alıyor.

DOĞUYU KAYAK GÜLDÜRECEK

Doğu illerinin bu konudaki en büyük serveti kuşkusuz kış sporlarına uygun doğal güzellikleri. Bu konudaki potansiyel oldukça yüksek. Örneğin, Avrupa’da kış turizminin yıllık hacmi 10 milyar doları aşmış durumda. Yaklaşık yüzde 60’ı dağlık arazi olan ülkemizde de bu pastadan pay almak isteyen girişimciler, turizm yatırımlarını hızlandırmaya başladı bile.





3 Yorumlar

  1. Allah rızası için birisi spor turizmini özelliklerini yazsın hiç bir yerde bulamadım

  2. bilgi verici bilgi sahibi yapıyor. çok güzel yazı yazılmış. çok güzel bir site. süper. çok işime yaradı .

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir