Turizm ve Tatil

Bahçe Dahil Tatil Sunan Oteller

Kendi Bahçesinde Meyve Sebze Yetiştiren Oteller

TATİLLERDE kaldığımız otellerin konumu, yatağının rahatlığı ve fiyatı kadar önemli bir detay daha vardır; o da mutfağı. Yemekleri lezzetli hem de sağlıklı otelleri kim tercih etmez ki? İşte oteller bu yüzden son yıllarda birbirleriyle mutfak yarışına girmiş durumda. Mutfak şeflerinin lezzetli parmaklarından çıkan yemeklerde kullanılan malzemeler artık tat kadar önemli kabul ediliyor. Günümüzde sağlıklı ve organik beslenme trendi tırmanırken, otellerdeki yemeklerin organik malzemelerden hazırlanması tercih nedeni olmalarını sağlıyor.



Misafir memnuniyetinde önemli katkısı olan organik ürünlerin maliyeti konvansiyonel tarım ürünlerine göre daha pahalı. Hem bu maliyeti düşürmek, hem de kendi denetimlerinde olan güvenilir ürünleri sunmak isteyen oteller var. Sayıları her geçen gün artan bu otellerinin kendi bahçeleri ve tarlalarında onlarca çeşit ürün yetişiyor. Bu sayede yüzde 30’dan yüzde 70’e kadar tasarruf sağlıyorlar. Böylelikle otel ekonomisine ciddi katkıda bulunmuş oluyorlar.

Çoğunlukla ilaçsız, organik üretim yapan bu oteller, bahçelerini birer etkinlik alanı olarak da kullanıyor. Misafirler için buralarda sebze vc meyve hasadı, tohum ekimi ve dikimi, tohum topu yapma, mikro yeşillik atölyeleri ve çiftlikten masaya kon-septli yemek atölyeleri düzenleniyor. Misafirlerini toprağa dokunduran, ağacının dalından meyve sebze toplatan bu otellerden 10 tanesini sizin için derledik…

CLUB NENA
Otelden Tarlaya Shuttle

Antalya Manavgat Kızılağaç bölgesinde yer alan 585 odalı Club Nena’nın bulunduğu 97 bin metrekarelik alanın 35 bin metrekaresi yeşil alan. Otel bahçesinde yaklaşık 140 çeşit 160 bin bitki mevcut. Firmanın Yönetim Kurulu Başkanı Nevin Akçelik, kurdukları Akçelik Tarım Orman Ürünleri A.Ş. adındaki firmayla kendi topraklarında üretim yaptıklarım anlatıyor. Akçelik, üretimlerini tüm dünyada kabul edilen Türkiye’deki adıyla “İyi Tarım Uygulamaları” Avrupa’daki adıyla “Global-gap” standardına göre sertifikalı yaptıkları bilgisini veriyor ve tarım işinin kendisi için çok önemli olduğunu, geliştirmek adına titizlikle çalıştığını kaydediyor.

Club-Nena

Mutfaklarında kullandıkları çoğu meyve ve sebzenin kendi mahsulleri olduğunu anlatan Akçelik, tesisin hemen karşısındaki bahçelerine özel araçlarla misafirlerini taşıdıklarını, tarlalarda ve bahçelerde gezmenin serbest olduğunu kaydediyor. Akçelik, “Birçok ürünü, örneğin dolmalık, sivri, çarliston biberler, patlıcan, kabak, karpuz, çilek, yeşillikler vs. gibi ürünleri yüzde 100 kendi bahçemizden alıp tesiste müşterilere ve personele sunuyoruz, dışarıdan asla almıyoruz. Zeytin yağını da dışarıdan almıyoruz. Kendi zeytinimizi üretiyoruz, yılda 450 kilo yağ elde ediyoruz” diye konuşuyor.

Misafir memnuniyeti çok yüksek bir otel olduklarını vurgulayan Akçelik, yüzde 40 ‘repeat guest’ (tekrar misafir) aldıklarının altını çizerek, doğayla bütünleşik bir tatil sunmalarının bu başarılarında büyük rol oynadığını belirtiyor. Akçelik, “Çiftliğimizde üretimin yerinde görülmesi amacıyla dileyen misafirlerimizi shuttle vasıtası ile tükettikleri meyve sebzelerin üretim alanlarını gezdiriyoruz. Misafirlerimize tarım alanları içerisine girme imkanı vererek, doğal üretim şartları hakkında detaylı fikir sahibi olmalarını sağlıyor ve onların takdirlerini alıyoruz” diyor.

Kendi üretimlerini yapmalarının otelin ekonomisine de katkısının önemli olduğunu söyleyen Akçelik, yaş sebze olarak yüzde 70’lik bir kazanç sağladıklarını, ayrıca istihdam olarak da ülke ekonomisine katkı verdiklerini açıklıyor. Akçelik şunu vurguluyor: “Toprağa dokunmak, her çeşit bitkinin dilinden ve ruhundan anlamak lazım. Ben zamanımın bir kısmım buna ayırıyorum. Bu benim için bir terapi.”

SEZER GROUP
Peynirin Kraliçesini Üretiyor

Antalya’da üç oteli bulunan Sezer Grup, otellerinde konaklayan misafirlere sağlıklı yiyecekler sunmak için Evrenseki’de Rani Çiftliği’nde organik tarım ve hayvancılık yapıyor. Grup, ‘peynirin kraliçesi’ni üretme hedefiyle yola koyulduğu için çiftliklerinin adını Hintçe “kraliçe” anlamına gelen “Rani” koymuş.

Hotel Grand Side

Hotel Grand Side, Club Grand Side ve Club Grand Aqua otellerinin mutfaklarında kullandıkları malzemelerin büyük bir kısmını kendi çiftliklerinden temin ettiklerini söyleyen Sezer Grup Yönetim Kurulu üyesi Rengin Sezer, 57 bin metrekarelik alanda narenciye ve mevsimine göre çeşitli meyveler ve sebzeler ürettikleri bilgisini veriyor. 2004’te çiftlikte organik üretime geçtiklerini belirten Sezer, 200 bin metrekarelik çiftlik alanlarında 3 bin adet büyükbaş hayvanları olduğunu günlük süt üretimlerinin 8 bin litreye ulaştığını ve Rani markasıyla 60 çeşit peynir ürettiklerini kaydediyor. Otellerinin yatak kapasitesinin 3 bin 500 olduğunu aktaran Sezer, çoğunlukla Avrupa pazarından gelen misafirlerinin dilediklerinde bahçelerinde gezebildiğim ifade ediyor.

Rani etiketli organik ürünlerini kendi sanal mağazalarında ve büyük marketlerde ve şarküterilerde satışa sunduklarını söyleyen Sezer, mutfaklarında kullandıkları süt ve kırımızı et ürünlerinin tamamının, sebze ve meyvenin ise yüzde 50’sinin çiftliklerinden geldiğini, geri kalan ihtiyaçları konvansiyo-nel tarım ürünleri olarak dışarıdan satın aldıklarını ifade ediyor. Kendi çiftliklerinin olmasının otel ekonomisine yüzde 30’luk kazanç getirdiğinin altım çizen Sezer, asıl amaçlarının otelin ekonomisine katkıdan çok misafirlerine iyi gıda sunmak olduğunun altını çiziyor.

ADİN BEACH HOTEL
Otel Ekonomisinde Fark

Alanya İncekum’da yer alan Adin Beach Hotel, birçok meyve ve sebzeyi seralarında özel olarak yetiştirip, misafirlerinin beğenisine sunuyor. Otelin misafirleri dilerlerse bu bahçede bahçıvan eşliğinde gezebiliyor. 15 bin metrekare büyüklüğündeki kendi bahçe ve seralarında, dört mevsim meyve sebze üretimi yapan firma, sofralarında yer alan ürünlerin birçoğunu doğal yöntemlerle yetiştirerek mutfağında sağlıklı lezzetler olarak sofralara sunuyor. Domates, biber, salatalık, patlıcan, maydanoz, yeşil soğan, nane, avokado, muz, yeni dünya gibi ürünler yetiştiriliyor.

Adin Beach Hotel

378 odalı Adin Beach Hotel’in Yönetim Kurulu Başkanı Haşan Uysal, kendi ürünlerini yetiştirmelerinin mutfak ekonomilerinde fark yarattığını vurguluyor. Mesela muzun dışarıdan alındığında büyük bir maliyet olduğu örneğini veren Uysal, kendi mahsulleri sayesinde ciddi oranda tasarruf sağladıklarını söylüyor. Uysal, otelin bahçelerinde yetişen zeytinlerin toplanarak, bekletilmeden sıkılması ile elde edilen yüzde 100 natürel sızma zeytinyağlı ile misafirlere eşsiz lezzetler sunduklarını ekliyor.

GLORIA HOTELS
Topraksız Tarım Yapıyor

Özaltın Holding’in Antalya’daki otel markası Gloria Hotels’e ait üç otelin mutfaklarında kullanılan ürünler firmaya ait seralardan geliyor. 1997’den itibaren Antalya’nın Serik ilçesinde 250 bin metrekarelik alanda domates, biber yetiştiriciliği yaptıklarını açıklayan Gloria Hotels Yönetim Kurulu Üyesi Sebahat Özaltim, şu bilgileri veriyor: “Seramız, otellere çok yakın bir mesafede. Bu alanın 230 bin metrekaresinde domates, kalan 20 bin metrekaresinde ise biber çeşitlerinin yetiştiriciliğini yapıyoruz. Seraların tamamında topraksız tarım sistemi uygulanıyor. Domates ve bibere ilave olarak, geçen sene seralarımıza ilave 45 dönümlük arazi ile otellerin içinde bulunan 50 dönümlük bir araziyle beraber yaklaşık 100 dönüm arazide zeytin yetiştiriciliğine de başladık.” Özaltın, ilerleyen dönemlerde limon yetiştirmeyi planladıklarını da ekliyor.

Gloria Hotels

Otel misafirleri için seralarda özel aktiviteler yapmadıklarını ama talep olması durumunda seralara ve bahçelere götürtüp, gezdirebildik-lerini anlatan özaltın, bunun haricinde otel bahçelerinde portakal ve limon gibi meyve ağaçları olduğunu aktarıyor. Özaltın, “Misafirlerimiz bu meyveleri rahatlıkla toplayıp yiyebiliyor” diyor.

Otellerin mutfaklarında çiğ yenilebilen öğünlerde ve a la carte restoranlarında kendi ürünlerini kullandıklarını söyleyen Özal-tın, ürünlerinin katkısız olması ve üretim maliyetlerinin yüksek olması sebebiyle, otellerin ekonomisine yüksek nitelikli bir katkı sağlayamadığını kaydediyor.

RAMADA RESORT KAZDAĞLARI
Sürdürülebilir Turizm Merkezi

Kuzey Ege bölgesinin ilk yabancı zincir oteli olan Ramada Resort Kazdağları Thermal & Spa, bahçesinin 3 dönümlük kısmında ürettiği organik ürünleri misafirlerine sunuyor.

Ramada Resort Kazdağları

Edremit Güre Mahallesi’ndeki beş yıldızlı tesis, mevsimine göre meyve ve sebze üretiyor, ayrıca bir de kümesi var. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yağız Öngen, enginar, domates, salatalık, biber gibi sebzeleri burada ürettiklerini Ege mutfağının eşsiz lezzetlerini özel emek sunumları ile ikram ettiklerini söylüyor. Öngen şunları anlatıyor:

“120 odalı tesisimizde 12 ay boyunca konuklarımızı ağırlıyoruz. Burada sürdürülebilir turizm yapmak istiyoruz. Bunun başlıca anahtarlarından biri eko turizm. Biz de eko turizmi hedefliyoruz. Otel bünyesinde çiftliğimiz ve kümesimizin yanı sıra kendi zeytinliklerimiz var, kendi zeytinyağımızı üretiyoruz. Sürdürülebilir bir yol izlemek zorundayız. Çünkü ailece buralı olduğumuz için 10-20 yıl sonrasını düşünmemiz gerekiyor. Bu yüzden hizmet kalitesine çok önem veriyoruz.” Ongen, otelin ‘Yeşil Anahtar’ (Green Key) Belgesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen ‘Yeşil Yıldız’, World Luxury Spa Avvards’tan üç ayrı spa ödülü aldığının da altını çiziyor.




SIX SENSE KAPLANKAYA
Özel Yemek Atölyeleri

Bodrum’un kuzeyinde yer alan Six Sense Kaplankaya’da, Earth Lab adlı bir organik bahçe mevcut. Dünya markası Six Senses Group sürdürülebilirlik, bütünsel sağlık, çevre duyarlılığı ve sosyal sorumluluk alanlarında turizm sektörünün global öncülerinden biri olarak biliniyor. Otelin sürdürülebilirlik adına yaptığı tüm faaliyetlerin vitrini niteliğindeki 1.5 dönüm büyüklüğünde, otel arazisi içinde yer alan Earth Lab’de hiçbir kimyasal ve pestisit kullanmadan, atalık tohumlarla doğal tarım yapılıyor.

Six Sense Kaplankaya

Ege iklimine ve mevsime uygun tüm sebze ve meyveleri yetiştirdiklerini söyleyen Six Sense Genel Müdürü Husseyn Atakishiyev, domates, biber, salatalık, karışık Ege otları, çilek, kavun, karpuz, patlıcan ve mevsime uygun hemen her meyve ve sebzenin bahçelerinde mevcut olduğunu ifade ediyor. Haftada bir ya da iki kere misafirler için burada sebze ve meyve hasadı, tohum ekimi vc dikimi, tohum topu yapma, mikro yeşillik atölyeleri ve çiftlikten masaya konseptli yemek atölyeleri düzenlediklerini anlatan Atakishiycv, “Bunun dışında tüm misafirlerimiz diledikleri zaman bahçeyi ziyaret edip, dalından diledikleri meyveyi koparıp yiyebiliyorlar” diyor. Yüksek sezonda mutfak ihtiyacının yüzde 40-50’si-nin, düşük sezonda yüzde 70’inin bu bahçeden karşılandığını açıklayan Atakis-hiyev şöyle konuşuyor: “Geçen yıl sezon boyunca 3 bin kilodan fazla hasat ve 10 bin dolardan fazla tasarruf sağladık. Üstelik misafirlerimize tamamen doğal ve sağlıklı olan bu ürünlerle hazırlanan yemekleri sunuyoruz. Markamızın bütünsel sağlık anlayışı içinde de çok önemli bir yer tutan beslenme konusunda ‘Eat With Six Senses’ adını verdiğimiz yerel ve doğal ürünlerle hazırlanan dengeli ve lezzetli reçetelerden oluşan özel bir yeme-içme konseptimiz var.”

SİANJİ WELL-BEING RESORT
Detoks Mahsulleri Bahçeden

Bodrum Gümüşlük’ün masmavi denizini kucaklayan doğası içinde konumlanan Sianji Well-Being Resort, Türkiye’ye sağlıklı yaşam ve detoks turizmini kazandıran önde gelen bir tesis. Sianji Group Yönetim Kurulu Başkanı Recai Çakır, sağlık sektöründe 10, işletmede 30’uncu yılını kutlayan böyle bir merkez kurarken tarım yapabilecekleri bir bahçeyi de en başta projelendirdiklerini, tesisin hemen yanında üretim yaptıklarını anlatıyor. Mevsimine göre sebze, meyve ve otlar yetiştirdiklerini, kümeslerinin olduğunu ifade eden Çakır, buradan aldıkları mahsulleri mutfaklarında servis ettiklerini bildiriyor. Çakır, misafirlerine sertifikalı organik ürünlerden oluşan bir menü sunduklarını, tarım yaptıkları bahçeden gelen ürünler sayesinde hem güvenilir hem de sağlıklı beslenme programları hazırladıklarım anlatıyor. Çakır, şöyle konuşuyor:

Sianji Well-Being Resort

“insanların ömrünü uzatabilecek well-being resort projesini ülkemize biz getirdik. Bu proje ile detoks, sağlıklı yaşam programları, insanların hasta olmadan önce gelip yapabileceği konseptler yarattık. Geleceğin en önemli sorunlarından olacak obezite, astım, strese bağlı oluşan hastalıklar, hareketsizlik, yanlış beslenmeye yönelik bu hizmetleri sağlarsak Türkiye turizmine 12 ay süren bir turizm özelliği kazandıracaktır.”

Kendi çiftliklerinin olmasının otel ekonomisine kazanç getirdiğinin altını çizen Çakır, asıl amaçlarının otelin ekonomisine katkıdan çok misafirlerine iyi gıda sunmak olduğunun altını çiziyor.

RİXOS PREMIUM BODRUM
Otelde Zeytin Festivali

Rixos Premium Bodrum’un bahçesinde bulunan zeytinlikte anıt niteliği taşıyan yaşları 300 ile 500 yıl arasında değişen ağaçlar var. Otelin tüm zeytin ve zeytinyağı ihtiyacı bu zeytinlikten karşılanıyor. Otelde işte bu anıt ağaçlara bir saygı projesi olarak her yıl Zeytin Festivali düzenleniyor. Lüks otelin ortasına kurulan bir de bahçe var. Burada yetiştirilen, domates, salatalık, biber, patlıcan ve Ege’ye özgü çeşitli otları müşteriler kendi elleriyle dalından koparıp tüketiyor.

Rixos Premium Bodrum

Otel Müdürü Mehmet Tulunay, festival fikrinin tesisin inşaat aşamasında arazideki zeytin ağaçlarının sayımı, kalibre edilmesi ve anıt ağaç özelliği taşıyanların da tescillenmesi ile başladığını anlatıyor. Tulunay, “Yönetim Kurulu Başkanımız Fettah Tamince, burası yapılırken bu zeytin ağaçlarını özenle korumamızı özellikle istedi” diyor. Tulunay, Rixos Olive Fest adıyla bu yıl 21 Eylül’de dördüncüsünü yapacakları festivalde günlük hayatın stresinden uzaklaşmak, kalıplaşmış tatil anlayışlarından farklı olarak, Bodrum’a özgü yerel lezzetleri, eğlenceleri ve Bodrum’un meşhur sarı yazım misafirlerine güzel bir etkinlik ile yaşatmayı amaçladıklarını anlatıyor.

Tulunay sözlerine şöyle devam ediyor: “Festivalimizde zeytin sabunundan, reçeline kadar çeşitli ürünler otel misafirlerine ve Bodrum halkına tanıtılıyor. Otel bahçesindeki ağaçlarından zeytin toplama ve kırma işlemi gerçekleştiriliyor. Oldukça keyifli geçen etkinlikte yerel dans gösterileri, zeybek oyunları, yemek yarışmaları da düzenleniyor.”

Festivalde otel misafirlerini yerel halkla bir araya getirdiklerini, hep birlikte zeytin topladıklarını söyleyen Tulunay, “Hasatta misafirlerimiz tarafından toplanan zeytinler, hiç bekletilmeden, yarım saat içinde soğuk sıkım makinesi ile nefis zeytinyağlarma dönüştürülüyor. Mahsulden çıkan zeytinyağlarımızı da, özel olarak tasarlanan zeytinyağı şişelerimizde misafirlerimizle paylaşıyoruz. Festival alanındaki standarda zeytin, zeytinyağı ve zeytine dair tüm ürünler tanıtılıyor. Aynı zamanda yerel yemeklere ait bir standımız oluyor. Buranın yerel kültürüne ait yemeklerimizi sunuyoruz” diyor.

İRİS OTEL
Organik Tarım Bankası

Çanakkale Güzelyalı’da bulunan dört yıldızlı îris Otel’in mutfağındaki malzemeler, sahibi bir doğa sevdalısı olan Yüksel Ergen’in kurduğu Tekser Gıda Ltd. Şti.’ne ait Yeşil İris markasından geliyor. Ergen, 1996’dan beri organik tarımla uğraşıyor ve ürünlerini otelinde sunuyor. İris Otel’de sebze, meyve, zeytin, zeytinyağı, bakliyat ve bazı hayvansal ürünler denetimli alanlarda organik ve doğal yöntemlerle, geleneksel olarak, suni gübre, hormon ve zehirli ilaçlar kullanılmadan, eko dengeye uygun olarak Antik Truva Kenti’nin su kaynaklarıyla sulanan Kemerelere bölgesinde yer alan bin 500 dönümlük arazide üretiliyor.

îris Otel

İris Otel Müdürü Cem Eraydın, kendi çiftliklerinde ürettikleri organik ve doğal tarım ürünleriyle hazırlanan özel lezzetlerini, eşsiz boğaz manzarası eşliğinde misafirlerine sunduklarını aktarıyor. Eraydın, “Sabah kahvaltılarında taze sıkılmış meyve suları, akşam yemeklerinde sızma zeytinyağlı ve organik balzamik sirkeli salataları, mevsimine göre pembe veya minik organik domatesleri, şeker hastalığı gibi birçok hastalığa faydalı olduğu bilinen hünnaptan organik lezzetli kavunlara kadar çeşit çeşit meyveleri, onlardan yapılmış reçel ve pekmezlerimiz var” diyor.

Otellerinin kent merkezine 15 km, Truva Antik Kenti’ne 10 km mesafede olduğunu belirten Eraydın, özel konumları sayesinde misafir profilinin bol çeşitli Cem Eraydın olduğunu, ağırladıkları yabancı misafirler arasında Uzakdoğuluların da yer aldığını ifade ediyor. Eraydın, mutfaklarında kendi mahsullerini kullanmalarının misafir memnuniyetine önemli katkısı olduğunu sözlerine ekliyor.

MUSEUM HOTEL
Yemek Dersinin Ürünleri Bahçeden

Kapadokya’nın büyüleyici manzarasına nazır özel bir konumda yer alan Museum Hotel’in kendi ürünlerini yetiştirdiği bahçesi var. Otelin bitişiğindeki 300 dönümlük alanda ürünler yetiştiriyorlar. Bölgenin önde gelen özel üzümlerinin yanı sıra badem, ceviz, çilek, yeşillikler (roka, maydonoz, marul vs.), domates, biber, kabak, mısır, kayısı, elma, armut, nektarin, şeftali ve patates yetiştirilenler arasında.

Museum Hotel

Museum Hotel Genel Müdürü Tolga Tosun, misafirlerinin diledikleri zaman bahçeleri gezebildiğini söyleyerek, “Ayrıca, “like-a-local” ismini verdiğimiz yemek dersi aktivitemizin bir parçası olarak pişirilmesi planlanan yemekler için gerekli malzemelerin bir kısmını bahçelerimizden toplatıyoruz” diyor.

Otelin mutfağı için özellikle mayıs-ekim ayları arasında bahçelerinden oldukça ciddi oranda faydalandıklarını kaydeden Tosun, özellikle taze sebze ve meyve olarak mutfaklarına çok ciddi katkı sağladıklarını ifade ediyor. Tosun, “Kış döneminde bahçelerimizden ürettiğimiz ürünlerle yine geleneksel yöntemlerle ürettiğimiz pekmez, turşu çeşitleri, reçel çeşitleri ve sos çeşitleri mutfağımızda tüketiliyor” diye konuşuyor.

Özlem Kapar Bayburs



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu