Kariyer ve İş

Kadın İK’cıların Kariyer Öyküleri

Büyük şirketlerin insan kaynakları politikalarına bu güçlü kadınlar yön veriyor. Stratejik düşünme becerileri ve empati düzeylerinin yüksekliği onları zirveye taşıdı. İşte, kadın İK’cıların kariyer öyküleri ve adaylardan beklentileri…



HER şirketin en kıymetli varlığı kuşkusuz çalışanları. İnsan kaynakları da o çalışanların bugün, yarın ve gelecekte çalıştıkları şirketle birlikte nasıl büyüyeceklerine dair planlar yapan, şirketin kültürüne çalışanlarıyla birlikte şekil veren, şirket değerleri ile insani değerleri bütünleştiren ve çalışanların kendilerini ifade edip potansiyellerini ortaya koyabilecekleri bir ortam yaratan bölüm. Bugün insan kaynakları dünyasında kadın yöneticilerin ağırlığını görüyoruz. Kadınlar İK dünyasını, İK dünyası ise kadınlan çekiyor. Sadece ülkemizde değil globalde de insan kaynaklan sektörü kadın egemen bir topluluk. Amerika ve Avrupa’da yapılan araştırmalara göre, insan kaynakları sektöründe kadınların oranı yaklaşık yüzde 70 ve bu oran artmaya devam ediyor.

Kadın İK’cıların Kariyer Öyküleri

KADIN AĞIRLIĞI FAZLA

Bu oran, elbette kadın yöneticilerin erkek insan kaynakları yöneticilerinden daha iyi olduğu anlamına gelmiyor. Kadınların bir kariyer alanı olarak insan kaynaklarını tercih etmesinin nedenleri, yönetim, organizasyon ve problem çözme becerilerinin çok gelişmiş olmasına dayanıyor. Bu yetenekleri de onları erkeklere oranla daha fazla bu alanı tercih etmeye yönlendiriyor.

Oxygen Consultancy Genel Müdürü Zeynep Doğrul Aşar kadın erkek ayrımı yapmaksızın iyi bir İK’cınm özelliklerini şöyle özetliyor: “Muhakeme yeteneği, analitik ve stratejik düşünme becerisinin yanı sıra problem çözme, proje yönetimi, pazarlık gücü, kriz yönetimi, proaktif çözüm bulma ve pratik zekalarının yüksek ve empati yeteneklerinin gelişmiş olması şeklinde sayabiliriz. Toplumsal olarak aile yapımıza baktığımızda kadınların ailenin tüm işleyişinin yönetimini üstlenen, koordine ve organize eden rolleri, değişime hızlı adapte olabilmeleri, pratik zekaları ve anaçlıkları ile bu sektörün temelini oluşturan stratejiyle örtüştüğünü düşünüyorum.”

Kadın İK yöneticileri hemen her sektörde varlığını güçlü bir şekilde hissettiriyor. 8 Mart Kadınlar Günü’nü kutlarken biz de bu kadınları merak ettik ve onların öyküsüne yer vermek istedik. Bulundukları konuma nasıl geldikleri, neden insan kaynaklarında kariyer yaptıklarını ve bugünün zorlu iş dünyasında yeteneklileri nasıl elde tuttuklarını merak ettik. Ayrıca işe alımda adaylardan en büyük beklentilerinin neler olduğunu sorduk. İşte yanıtlar…

Yurtdışı deneyimi var
Nursel Ölmez ateş / Ford Otosan insan Kaynakları Direktörü

İstanbul Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden 1995 yılında mezun olan Nursel Ölmez Ateş, aynı yıl Migros Türk T.A.Ş.’de Metot Organizasyon ve Planlama Departmanında uzman yardımcısı pozisyonu ile iş hayatına başladı. Ar-Ge, Planlama, Proje Yönetimi departmanlarında yönetici olarak çalıştıktan sonra, 2003’te Migros’un yurt dışı operasyonlarından Ramenka-Ramstore’a İnsan Kaynakları Direktörü olarak atandı. İnsan Kaynakları ve İdari İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak beş yıl Rusya’da kariyerine devam eden Ölmez, 2008’de Türkiye’ye döndü. Bir süre Koçtaş’ta çalışan Ateş halen Ford Otosan’da İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak çalışıyor.

2013 yılında Koç Topluluğu içinde kurumsal koç-luk yapmaya başlayan ve toplam 20 yıllık kesintisiz iş yaşamında deneyimi bulunan Ateş, işe alımda adaydan kendisini açık bir biçimde ifade edebilmesini bekliyor. “Kişisel farkındalığı yüksek adayları özellikle takdir ediyorum. Görüşmeye basmakalıp cevaplarla hazırlanarak gelen adaylar kesinlikle beklentimi karşılamıyor. Adaydan beklentim ne istediğini bilmesi. Entellek-tüel olarak belli bir birikimi olması da adayda fark yaratıyor” diyen Ateş, sonuç odaklı bir şirkette hedef bazlı çalışmayan, yenilikçi vizyoner bakış açısı baskın bir şirkette değişime ayak uydurmakta zorlanan ve gelecekten çok bugüne odaklanan adayın başarılı olamayacağını söylüyor.

Örgütçü bir yapıya sahip
Canan SOYBAKIŞ / Hilti Türkiye İK Direktörü

Galatasaray Lisesinden me zun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakülte-si’ni bitiren Canan Soy-bakış 15 yıl boyunca reel sektörde satış, lojistik ve planlama süreçlerinde tecrübe edinmesinin ardından yönünü insan kaynaklarına çevirdi.

Beş yıldır Hilti Türkiye’nin İK Direktörü olarak görev yapan Soybakış, çalışanların dinlenmesine ve fikirlerinin değerlendirilmesine yönelik çeşitli inisiyatiflerin hayata geçirilmesine ön ayak oldu ve Şeffaf Oda, Aklında Ne Var Toplantıları, Çalışan Memnuniyeti Anketi sonuçlarını değerlendiren komite, çalışanların istediği gibi bir ofis tasarım komitesinin kurulması gibi çeşitli komiteler oluşturmayı başardı.

îşe alım yaparken adaylardan beklediği özelliklerin başında , ise yeniliklere açık olmaları, kendilerini geliştirmeye istekli olmaları ve pozitif bir bakış açısına sahip olmaları geliyor. “Kişi- ş sel değerlerin kurum kültürü ile uyumu da bizim önemli kıstaslarımızdan. Hilti’nin kurumsal kültürü dürüstlük, cesaret, takim çalışması ve adanmışlık değerleri üzerine kurulu” diyen Soybakış, ekipteki çalışanların bu değerler ile örtüşebilecek yapıda olmasını önemsediklerini aktarıyor.

Farklı uygulamalara imza atıyor
Bahar Özen ŞANSAL / Pfizer Türkiye ve Kafkaslar İnsan Kaynakları Direktörü

1997 yılında Koç Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olan Bahar Özen Şansal 2000 yılında Pfizer’e katıldı ve satış, pazarlama, strateji, iş geliştirme ile ilgili birçok farklı alanda değişik görevler aldı. 2012 yılının sonunda insan kaynakları macerasına başlayan Şansal, yaklaşık 1100 kişilik bir ekibin tüm İK süreçlerinden sorumlu.



Son bir iki yılda doğum günü izni, Hayalin îçin İzin Senin (sabbatical lea-ve), Dilediğin Yer İşyerin (Homeoffice), Vitamin (eneıji vericiler) gibi uygulamalar onun öncülüğünde hayata geçti. İşe alımda pozisyon üstü bir yaklaşım aradıklarını belirten Şansal, “Adayları sadece başvurmuş oldukları pozisyon kapsamında değil, ileride Pfizer yöneticisi olarak yetiştirilecekleri düşüncesiyle işe alıyoruz. Bunun en temel nedeni de divizyonlar arası rotasyonun çok sık yapılıyor olması. Farklı departmanlarda farklı sorumluluklar vererek yeteneklerimizi daha donanımlı birer lider olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz” diyor.

Yaklaşımı, sistem değil değer temelli
şerife Füsun ÖMÜR / Akkök Holding İK Direktörü

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi’nde MİS konusunda yüksek lisansını tamamlayan Şerife Füsun Ömür, 2009 yılından beri Akkök Holding İnsan Kaynakları Direktörü olarak çalışıyor. Aynı zamanda grubun Akhan şirketinde Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyor ve Holding Etik Kurulu ile Riskin Erken Teşhisi Komitesi Üyesi. Ak-kök Holding’den önce ise Koç Holding ve Arçelik’te İnsan Kaynakları, Stratejik Planlama, Finans ve Muhasebe konularında çeşitli seviyelerde yöneticilik yapan Ömür, bu süreçte insan kaynakları alanında aldığı rollere bağlı olarak ücretlendir-meden performans sistemine kadar birçok farklı İK sürecinin yeniden yapılandırılmasını yönetti.

İnsan kaynakları alanında yaklaşık 15 yıllık bir deneyime sahip olan Ömür, grupta liderlerin yetişmesi için önemli sorumluluklar üstlendi ve ölçüm metodolojilerinden vazgeçmek gibi radikal kararlar alan Ömür, çalışan motivasyonunu ve bağlılığını ölçmekten vazgeçerek bunun yerine ‘Great Place To Work-Çalışmak için En İyi Yer’e yatırım yapmaya karar verdi.

“IK sizce neden bugüne dek daha çok kadınlara hitap eden bir alan oldu?” diye sorduğumuz Ömür, sorumuzu şöyle cevaplıyor: “İnsan kaynaklarının yaptığı sistemin mükemmel hedefine ulaşması için uygulayıcıların sorumluluk alması ve çalışanlarla doğru iletişimi kurması çok önemli. Bu alanda empatiye, hissetmeye, dinlemeye, sezgiye ve sabra çok ihtiyaç duyuluyor. İş dünyasında erkekler için ana unsur kazanmak iken, kadınlar ilişkilerdeki dengeyi sağlamaktaki hassasiyetlerinden ötürü uzlaşma ve kazan-kazan duygusunun yaratılmasında daha başarılılar.”

Değişime uyum en önemli kriteri
Yasemin BİNGÖL/ ArvatoTelekomünikasyon insan Kaynaklarından Sorumlu İcra Kurulu Üyesi

1997 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesinden mezun olan Yasemin Bingöl, bir mühendislik firmasında iş hayatına atılıyor ve İK yolculuğuna Bersay iletişim Danışmanlığinda başlıyor. Daha sonra sırasıyla Toyota Grubu şirketlerinden Toyo-tetsu, Ergo Holding, Benteler Otomotiv’de yönetici olarak insan kaynakları süreçlerinde yer alıyor. Ağustos 2013’ten itibaren Arvato insan Kaynaklarından Sorumlu icra Kurulu Üyesi olarak çalışan Bingöl, aynı zamanda akredi te koç olma yolunda ilerliyor.

Çalışma hayatının 15 yılını İK’da geçiren Bingöl, adaylardan başvurdukları pozisyonu ve şirket kültürünü anlamaya yönelik mümkün olduğunca çok soru sormalarını bekliyor. “Adayların, işi, şirket kültürünü iyi anlamaları ve bunu kendi beklentileri ile karşılaştırmaları son derece önemli. Şirketin beklediği ile adayın beklediği ne kadar örtüşürse, kişinin şirkete/pozisyona uyumu ve başarması o kadar kolay olur” diyen Bingöl, hemen hemen her pozisyon için “değişime liderlik etme/değişime uyum” ve “kendi/ekip gelişimini önceliklendiriyor olmak” yetkinliklerine dikkat ettiklerini söylüyor.

“Ne yaparsan heyecanla yap”
Seda KOYTAK / Toyota Türkiye Pazarlama ve Satış İK Müdürü

2005 yılında Boğaziçi Üniversitesinde Sosyoloji Bölümü’nü bitiren Seda Koytak, iş hayatına 2004 yılında Profil Intemational’da işe Alım Danışmanı olarak başladı. Ardından 2007 yılında Toyota Türkiye İnsan Kaynakları ekibine katıldı, işe alım, performans yönetimi, iç müşteri yönetimi gibi önemli fonksiyonların yapılandırılmasında aktif rol alan Koytak, 2013 yılı başında Toyota Türkiye insan Kaynakları Müdürü oldu.

11 yıllık IK deneyimi olan Kaytak, Toyota Türkiye ailesine katılacak kişiyi seçerken yaygın yaklaşımın dışına çıkarak öncelikle karakter ve kişilik değerlendirmesi yapıp daha sonra kişinin bilgi ve becerisine odaklandıklarını söylüyor. Koytak, “Adayın olumlu, yaratıcı, dürüst, güvenilir olması, iletişiminin kuvvetli olması ve sosyal anlamda kendini keşfetmeyi seven biri olması bizim olmazsa olmazlarımızdır” diyor.

Hırslı yeni mezunlar arıyor
Pınar KALAY / vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yard.

Kaliforniya Üniversitesi Irvine Kampüsü Ekonomi Bölümü’nden mezun olan Pınar Kalay, iş hayatına finans sektöründe Merili Lynch ABD’de Yatırım Danışmanlığı bölümünde başladı. Daha sonra Türkiye’ye dönerek Bristol Myers Squibb’te sırayla Finans Hazine Müdürlüğü, Türkiye insan Kaynakları Direktörlüğü, ardından Londra’da İngiltere insan Kaynakları Direktörlüğü, Paris’te Avrupa insan Kaynakları Operasyon Direktörlüğü ve Avrupa Yetenek Yönetimi ve işe Alım Direktörlüğü olmak üzere pek çok farklı sorumluluk üstlendi. 2012’den beri Vodafone Türkiye’de İnsan Kaynaklarından Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Kalay, insan Kaynaklarının yanı sıra Emlak Yönetimi, İdari işler ile Iş Sağlığı Güvenliği ve Refahı birimlerinden de sorumlu. Tüm yöneticileri ve çalışanları kapsayan Dönüşüm Liderliği sürecinin başlatılmasına ön ayak olmuş bir yönetici olan Kalay, bu programla şirkette herkesin Dijital Dönüşümün lideri olma vizyonunu sahiplenmesini; çalışma biçimlerini, iletişim dillerini ve zorluklarla karşılaştıklarında yaklaşımlarını bu doğrultuda değiştirmelerini hedeflediklerini söylüyor. Vodafone Türkiye yeni mezun alımlarma büyük önem veriyor. “Telekomünikasyon alanında kariyer yapmak isteyen genç adayların, sektörün dinamizmine uygun şekilde girişimci, hızlı, analitik düşünen, aksiyon alabilen ve gelişime açık olması gerektiğine inanıyoruz. Hırslı, rekabetçi ve müşteri odaklı, aynı zamanda öğrenmeye açık, yüksek enerjili, eğlenceli arkadaşlarla çalışmak istiyoruz” diyen Kalay, tüm bunların yanı sıra liderlik özelliğini de çok önemsediklerini aktarıyor.

1 2 3Sonraki sayfa

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu