Anasayfa / Kültür Sanat / Kapadokya, UNESCO Dünya Mirası Listesinde

Kapadokya, UNESCO Dünya Mirası Listesinde



UNESCO dünya mirasında

Peribacaları, yer altı şehirleri ve kaya oymalarıyla turistleri yüzlerce yıl geriye götüren Kapadokya, ören yerleri, müzesi ve birçok dini yapısıyla da UNESCO dünya mirası listesinde yerini almış durumda…

GÖREME beldesinin 2km. doğusunda yer alan kaya yerleşim alanı olan müze, Türkiye’nin en çok ziyaret edilen üçüncü ören yeri. 1985 yılında UNESCO Dünya Miras Alanı olarak ilan edilen ören yerinin en önemli özelliği M.S.4. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar yoğun bir şekilde manastır hayatının yaşanmış olması.

tncil’den ve İsa Peygamber’in hayatından alınmış sahnelerle süslenmiş olan bu kaya oyma şapeller ve kiliseler barındırdıkları yemekhaneler ve oturma mekanlarıyla keşişlere ev sahipliği yapmış. Ören yerinde Kızlar ve Erkekler Manastırı, Tokalı Kilise, Karanlık Kilise, Elmalı ve Çarıklı Kiliseler en çok dikkati çeken dini yapılar arasında yer alıyor.

ZELVE ÖREN YERİ

Avanos’a 5 km, Paşabağları’na 1 km uzaklıktaki Zelve, Aktepe’nin dik ve kuzey yamaçlarında kurulmuş. Üç vadiden oluşan Zelve Ören Yeri, peribacalarınm en yoğun olduğu yer. Vadideki peribacaları sivri uçlu ve geniş gövdeli. Uçhisar, Göreme, Çavuşin gibi kaya oyma mekanlardaki trogloditik yaşamın ne zaman başladığı bilinmeyen Zelve, özellikle 9. ve 13. Yüzyılda Hıristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biri olmuş; aynı zamanda rahiplere ilk dini seminerler bu yörede verilmiş.

Zelve’nin 1. vadisinde bulgur yapımında kullanılan seten, îko-naklastik Dönem öncesine tarihlenen Balıklı ve Üzümlü Kilise, doğusunda ise şırahane yer alıyor. 2. vadide yan yana kaya oyma mekanlar ile Kutsal Haç Kilisesi bulunuyor. 2. ile 3. vadi arasında yaklaşık 30 metre uzunluğundaki tünel iki vadiyi birbirine bağlıyor. 3. Vadide köy meydanı ve köyün camisi yer alıyor. Üçüncü vadinin en önemli özelliği kubbe gibi bir kaya kütlesinin içine oyulmuş manastır kompleksidir.

SIRRI HALA ÇÖZÜLEMEDİ

Kapadokya’nm binlerce yıl eskiye dayanan geçmişinde kullanılan yeraltı şehirleri, insanların kendilerini saldırılara karşı koruması için oyulmuş. Bugüne kadar tespit edilen üç yüze yakın yeraltı şehirleri arasında en büyükleri Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleridir. Sadece yüzde onu gezilebilen yeraltı şehirleri yaklaşık otuz bin kişiyi barındırabilecek kapasitedir.

Bu yeraltı şehirleri bir uygarlığa ait olmayıp Kapadokya’da yaşamış tüm uygarlıklar tarafından oyularak bugünkü haline kavuşmuştur. Her ne kadar yeraltı şehirlerinde arkeolojik veri bulunamamış olsa da tarih öncesi kavimlere kadar eskiye gittiği araştırmacıların ortak görüşü.

Yeraltı şehirlerine giriş ücretleri değişmekle birlikte sadece, Tatlarin Yeraltı Şehri ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Bölgedeki önemli yeraltı şehirlerinin başında Kaymaklı ve Derinkuyu Yeraltı Şehirleri gelmektedir.

Özkonak Yeraltı Şehri, Tatlarin (Acıgöl) Yeraltı Şehri, Mazı Yeraltı Şehri, Özlüce Yeraltı Şehri, Sivasa Gökçetoprak Yeraltı Şehri de ziyaretçi sayısını her geçen gün artırıyor.

Kapadokya’da spor zamanı

Doğasıyla göz kamaştıran Kapadokya’nın güzelliklerini görmek isteyenlere her türlü seçenek var. İsteyen bisiklet, isteyen 4X4 araç, isteyen ise atla gezinti yapabilir. Yok ben yürümek istiyorum” diyenlere de peribacaları arasında müthiş rotalar var…

EĞER doğada spor yapmaya meraklıysanız, Kapadokya bunun için biçilmiş kaftan. Tarihi dokusu ve peribacalarmın arasında yapacağınız atlı tur, adrenalin yükselmesine birebir atv turları, yürüyüşler, bedensel spor temposu biraz daha fazla olsun diyorsanız bölgedeki eşsiz manzalar arasında bisiklet turu harika bir tercih olabilir. Eğer tercihiniz arabadan inmeden çevre turu yapmaksa 4×4 araçla yapılan safari tam size göre!




TREKKİNG, DOĞANIN KALBİNDE YÜRÜYÜŞ

Kapadokya’nm doğal ve kültürel güzelliklerini görmek ve bu arada günlük sporunuzu yapmak istiyorsanız tercihiniz elbette uzun soluklu yürüyüşler alacaktır. Yemyeşil ağaçlar arasında, çiçekler, kuş cıvıltıları eşliğinde vadilerde göreceğiniz kiliseler, peribacaları, güvercinlikler size hem dinginlik sağlayacak hem de görsel ziyafet sunacak.

PEDALIN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT

Çocukluğunuzdan beri en özgür ve özel anlarınızdaki ‘ilk yerleri’ hep bisikletinizle gezip keşfettiyseniz, neden aynısını Kapadokya’da yapmayasınız. Üstelik bölgeye uygun arazi bisikletlerini çok uygun fiyatlara kiralayabilirsiniz. Sonra ver elini uçsuz bucaksız periler diyarı Kapadokya’nın harika vadileri!

ATV VE 4X4 ARAÇLA SAFARİ

Kapadokya’da fazla kalamayacağım, hızlı bir turla doğal güzellikleri göreyim diyorsanız, size 4×4 araçlarla yapılan safariyi öneriyoruz. Bu safarinin en farklı yönü ise normalde yürüyerek, bisikletle ya da ATV motorla gidemeyeceğiniz noktalardaki Kapadokya’mn gizli kalmış kapılarını size aralamasıdır. Bunun için 3 saat zaman ayırmanız yeterli.

Kapadokya’nın zengin hediyelikleri

Kapadokya tatilcilerin dönüşte yanlarında götürebilecekleri hediyelik eşya açısından da çok zengin bir yer. Çanak çömlek:, oniks taşı, çeşitli seramik eşyalar, soğanlı bez bebekleri, el işi ayakkabılar ve minyatür peribacalan banlardan sadece birkaçı…

BİR tatile gittikten sonra oradan küçük hatıralarla dönmek, tatilciler için büyük önem taşıyor. Kapadokya bu anlamda da tatilcilere çok büyük fırsatlar sunuyor. Hediyelik eşya mağazaları tatil dönüşünde sevdiklerini mutlu etmek için doğru adres konumunda. Alınabilecek hediye çeşitleri arasında çanak çömlekler, oniks taşı, seramik eşyalar, Soğanlı bez bebekleri, el işi ayakkabılar, minyatür pe-ribacaları ve renk değiştirmeleri ile ünlü zultanit takılar bulunuyor.

Geziniz süresince her adım başı görebileceğiniz küçük hediyelik eşya mağazaları, sevdiklerinize alacağınız küçük hediyeleri uygun fiyata bulacağınız doğru adresler. Alacağınız hediyelerle hem sizi bekleyen sevdiklerinizi sevindirecek, hem de gördüğünüz güzellikler elinizle uzaklara taşınmış olacak.

AVANOS’TAN ÇÖMLEK

Kapadokya’yı gezip de, Avanos’taki çanak çömlek atölyelerine uğramayan yok gibidir.

Siz de Avanos’taki onlarca çanak çömlek atölyelerinden birini gezip beğendiğiniz küçük parçalardan hediyeler alabilirsiniz. Hatta vaktiniz varsa çanak ustasının yerine oturup, kendinize çamurdan özel küçük bir saksı, şekerlik bile yapabilirsiniz. Neden Avanos’ta çanak-çömlek işi bu kadar popüler derseniz işte size cevabı; elbette en önemli faktör Kızılırmak’tan çıkan çok özel çamurun burada olması ama bir diğer önemli etken de çok eski yıllarda çömlek yapmayı bilmeyen erkeğe kız verilmemesi, dokuma yapmayı bilmeyen kıza da talip olunmamasıymış. Bu nedenle, Türkiye’nin en mahir çömlek ustaları hep Avanos’tan çıkmış.

Neler alabilirsiniz: Oniks taşı, el yapımı çanak çömlek, minyatür peribacaları, minyatür balonlar, şaraplar, el dokuması halılar, seramik eşyalar, yörenin özel tatlarından kabak çekirdeği, kuru üzüm, kayısı ve üzümden yapılan köftür, pekmez, son dönemde trend olan el işi ayakkabılar, Soğanlı bez bebekleri ve renk değiştirmeleriyle meşhur zultanit takılar.

MUTFAĞI DA ÇOK ZENGİN

Nevşehir’e gelen ycrli-yabancı bütün ziyaretçilerin mutlaka tadına baktıkları iki ana yemek var: birincisi Testi Kebabı, İkincisi de Nevşehir Tava. Özellikle Göreme beldesi zengin mutfağı ile Kapadokya’nın merkezi konumunda. Buradaki bazı konakların, yöresel lezzet duraklarına dönüştürülmesi diğer yerlere göre birkaç adım öne çıkarmış, Göreme’yi. Kapadokya’da ne tarihi dokuya da, ne de yemeklerin tadına da doyamıyorsunuz.

TESTİ KEBABI

Kuşbaşı doğranan etler, soğan, domates ve sarımsakla birlikte testiye dolduruluyor. Testinin ağzı hamurla kapatıldıktan sonra firma atılıyor. Sonunda ortaya muhteşem bir yemek çıkıyor ama yanında da mutlaka tereyağlı pirinç pilavı olacak. Daha sonra kuzine sobanın üzerinde yavaş yavaş pişen kuru fasulyeye gelecek sıra. Bölgenin sevilen yiyeceğinin tam kıvamında pişirilmesi önemli. Ardından bir tabak bamya ve tatlı olarak da Aside yediniz mi, Kapadokya’da ziyaretçilere sunulan klasikleşmiş menü tamamlanmış oluyor.

NEVŞEHİR TAVA

Nevşehir’in olmazsa olmaz tatlarından bir diğeri de Nevşehir Tava. Dananın bel kısmından alman kuşbaşı doğranmış etler, domates, soğan, yeşilbiber, bol diş sarımsak ile güveç kaplarının içinde odun fırınında pişiriliyor. Pişme süresi 1.5 saati buluyor. Nevşehir’e geldiğinizde mutlaka öğle yemeklerinde Çömlek Kebabı ve Nevşehir Tavayı tatmadan dönmeyin. Göreme’yle birlikte, Ürgüp, Avanos ve Uçhisar’ın yöresel tatları da, bu tatların hikayeleri de Kapadokya’yı daha da keşfedilesi bir yer haline getiriyor.




Bu Konularda İlginizi Çekebilir

Yazımızı beğendiniz mi?

Size daha güzel hizmet sunabilmemiz için lütfen bize destek olun. Yazımızı aşağıdaki sosyal medya sitelerinde paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir