Turizm ve Tatil

Turizm Sektörü Sevindiriyor (Turizm geliri 29.5 milyar dolar oldu)

Turizm gelirleri

TÜRKİYE’NİN turizm geliri 2018’de bir önceki yıla göre yüzde 12.3 artarak 29.5 milyar dolar oldu. Cep telefonu dolaşım ve marina hizmet harcamaları hariç turizm gelirlerinin yüzde 82.6’sı yabancı ziyaretçilerden, yüzde 17.4’ü ise yurtdışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerden elde edildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, turizmin getirisi bu düzeyi ile 34.3 milyar dolar olan 2014 yılı, 31.5 milyar dolar olan 2015 yılı turizm gelirlerinin altında kaldı. 2018’de ziyaretçilerin kişi başına ortalama harcaması 647 dolar, yabancıların ortalama harcaması 617 dolar, yurtdışında ikamet eden vatandaşların ortalama harcaması ise 801 dolar oldu.

Türkiye genelinde ziyaretçi sayısı 45 milyon 628 bin kişiyi aşarak rekora imza attı. Bu ziyaretçilerin yüzde 85.4’ünü 38 milyon 952 bin bin kişi ile yabancılar, yüzde 14.6’sını ise 6 milyon 676.8 bin kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu. Turizm giderleri ise 2018’de yüzde 4.7 azalarak 4.9 milyar dolar olurken, yurtdışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5.7 azalarak 8 milyon 383 bin 432 kişi oldu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, geçen ay verdiği röportajda 2018 yılı turizm geliri hedefini 29 milyar dolar, ziyaretçi hedefini 46 milyon kişi olarak açıklamıştı. Bakan Ersoy, 2019 hedeflerini ise 52 milyon ziyaretçi ve 36.5 milyar dolar turizm geliri olarak ifade etmişti.

Turizm

EN ÇOK RUSLAR GELDİ

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sınır istatistiklerine göre, Türkiye’yi ziyaret eden yabancı sayısı 2018’de bir önceki yıla göre yüzde 21.8 artışla 39.5 milyon kişiye ulaştı. 2018’de Türkiye’yi en çok Rus turistler ziyaret etti. Sınır istatistiklerine göre 2018’de bir önceki yıla kıyasla Türkiye’yi ziyaret eden Rus turist sayısı yüzde 26.5  artışla 5.96 milyon kişiyi aştı. Rusları 4.5 milyon ziyaretçi ile Almanlar, 2.39 milyon ziyaretçi ile Bulgarlar izledi.

Konaklama sektöründe doluluk oranları ve fiyat artışları sürdü. Analiz şirketi STR’nin Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) için hazırladığı Aralık 2018 Ülke Performans Raporu’nda yer alan verilere göre, 2018’de Türkiye’nin ortalama otel dolulukları geçen yıla göre yüzde 9.6 artışla yüzde 66.2’ye, oda gelirleri yüzde 16.9 artışla 46.6 euro’ya, ortalama oda fiyatı yüzde 6.6 artışla 70.4 euro’ya yükseldi.

DIŞ TİCARET AÇIĞI GERİLEDİ

2018’in dış ticaret performansı belli oldu. TÜİK ile Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre, ihracat 2018 Aralıkla 2017’nin aynı ayına göre yüzde 0.2 artarak 13.9 milyar dolar, ithalat yüzde 28.3 azalarak 16.6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece Aralık’ta dış ticaret açığı yüzde 71.1 azalarak 2.67 milyar dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 83.8’e yükseldi.

2018’de bir önceki yıla göre Türkiye’nin ihracatı yüzde 7 artışla 168 milyar 23 milyon dolara yükselirken, ithalat yüzde 4.6 azalışla 223 milyar 39 milyon dolar oldu. Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 28.4 azalışla 55 milyar 16 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. 2018’de ihracatın ithalatı karşılama oranı 8.2 puan artışla 75.3 oldu. 2018’de AB’ye yapılan ihracat yüzde 13.7 oranında artarak 84 milyar doları aştı. AB’nin ihracattaki payı 2017’de yüzde 47.1 iken, 2018’de yüzde 50’ye yükseldi.

Yabancı turistlerin ülkelere göre dağılımları

TCMB ENFLASYON TAHMİNİNİ DÜŞÜRDÜ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın ilk enflasyon raporunda 2019 yılsonu enflasyon beklentisini yüzde 15.2’den yüzde 14.6’ya çekti. 2020 enflasyon beklentisini yüzde 9.3’ten yüzde 8.2’ye düşüren TCMB, enflasyonun 2021 yılsonunda yüzde 5.4’e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağım tahmin etti. Raporda ham petrol fiyatları için varsayım da 2019 için 80 dolardan 63 dolara düşürülürken gıda enflasyonu tahmini ise 2019 için yüzde 13,2020 için yüzde 10 olarak korundu. Merkez Bankası Başkanı Murat Çctinkaya, ikna edici bir düşüş görülene kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini ve veri odaklı bir para politikası izleneceğini ifade etti.

Ekonomist Hikmet Baydar, TCMB’nin enflasyonun düşüşü konusunda yorum yaparken ihtiyatlı davrandığını belirterek, “2020 yılı enflasyon hedefini ise fazla iddialı görüyoruz. Bizce 12 civarında bir hedef daha inandırıcı olabilirdi” dedi. Ocak ayında yıllık bazda düşüşün devam edeceği görüşünde olan Baydar, önümüzdeki aylarda 12 aylık ortalama olan yüzde 16 seviyelerine kadar da düşüşün kademeli olarak devam edebileceğini dile getirdi.




Ekonomik güven endeksi

Bu arada ABD Merkez Bankası (Fed) yılın ilk toplantısında faiz oranlarını sabit tutarak, üç yıllık sıkılaştırma politikasına son verebileceğinin sinyalini verdi. Fed faiz oranlarındaki “daha fazla kademeli artışlar” sözlerinden vazgeçti ve daha fazla adım atmadan önce “sabırlı” olacağını söyledi. TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Dr. Cahit Sönmez, FED’in aldığı kararlar ve Başkan PoweH’ın toplantı sonrası verdiği mesajların tam anlamıyla “piyasa dostu” tonda olduğunu vurguladı. Sönmez, “Gelişmekte olan ülkeler adına pozitif diğer bir açıklama ise Fed’in bilanço normalleşmesi sürecinde gelişmekte olan ülkelerin durumunu da dikkate alacak olması” dedi.

Turizm gelirleri

EKONOMİK GÜVEN ENDEKSİ

Ekonomik güven endeksi yeni yıla gerileyerek başladı. TÜİK verilerine göre, endeks, 2019 Ocak’ta bir önceki aya göre yüzde 4.2 azalışla 78.5 oldu. Endeksdeki düşüş, tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet ve perakende ticaret sektörü güven endekslerindeki gerilemelerden kaynaklandı. Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer, güven endekslerinin 2018’in ikinci yarısında hatırı sayılır ölçüde gerilediğine dikkat çekerek, “2019’da ekonomik toparlanmaya paralel bir şekilde güven endekslerinin de özellikle yılın ikinci yansında önemli ölçüde yükselmesini bekleyebiliriz” dedi.

PMI Ocak’ta 44.2 ile yatay seyretti

Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi), Ocak ayında yatay görünüm sergileyerek 44.2 oldu. PMI, böylece faaliyet koşullarında Aralık ayındakine benzer bir yavaşlamanın gerçekleştiğine işaret etti. Eşik değeri 50’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde genel anlamda iyileşmeye işaret ettiği Türkiye İmalat PMI’ye göre, yeni siparişlerdeki yavaşlama ivme kaybetti ve 2018 Ağustos’tan beri gözlenen en düşük oranda gerçekleşti. Yeni ihracat siparişleri istikrarlı seyretti. Maliyet enflasyonundaki düşüş, imalatçıların yeni işlerini artırmak için satış fiyatlarını düşürmelerine olanak sağladı.

2018’de ihracat

Ekonomist Hikmet BAYDAR / 3. Göz Danışmanlık CEO’su
“Düşüşün ana sebebi fıyatlamaların sağlıklı yapılması”

İç talepteki daralmanın enflasyonu düşürdüğü yorumuna katılmak mümkün değil. Olayın bütününe baktığımızda fiyatlardaki artışın sebebi talep değildi. Daha çok kurlardaki oynaklıklar ve buna bağlı aşırı faiz yükselişleriydi. Yani maliyet enflasyonu vardı. Dolayısıyla iç talepteki daralma daha çok satın alma gücünün azalmasıyla alakalı ve bu durum durgunluğun da ana sebebi. Kurların daha stabil olması, faizlerin bir miktar gevşemesi ve piyasanın biraz daha Önünü görmeye başlaması nedeniyle fıyatlamaların daha sağlıklı yapılması enflasyonun düşüşündeki ana sebep. TCMB doların 7 TL’lere çıktığında da sıkı duruşa devam edeceğini açıklamıştı. Bu sıkı duruş maalesef manipülasyonu engellemeye yetmedi. Ancak dış piyasalara bağlı olarak fiyatlarda düşüş olduğunu belirtmesi önemli.

Dr. Cahit SÖNMEZ / TOBB ETÜ Öğretim Üyesi
“Sıkı para politikasının etkisi”

Merkez Bankası fiyat istikrarı hedefine yönelik uyguladığı sıkı para politikasının olumlu etkilerinin enflasyon üzerinde belirginleştiğini düşünüyor. Haksız da sayılmaz. Gerek talep enflasyonunun göstergesi TÜFE’de gerekse maliyet enflasyonunun göstergesi Yİ-ÜFE’de aşağı yönlü patika izlemeye başladı. Kritik soru şu, hedefleri ne kadar gerçekçi? Merkez Bankası’nın temel varsayımı petrol fiyatlarının yıl içinde ortalama 63 dolar olacağı. Önceki projeksiyonu 80 dolardı. İkincisi ithalat fiyatlarının fazla artmayacağını varsayıyor. Yani kurlardan fiyatlara geçişkenlik zayıflayacak.

Üçüncüsü, bu iki unsur Merkez Bankası’nın öngörüleri çerçevesinde gerçekleşirse hedeflerini tutturabiiir. Tabi diğer faktörler sabitken. Ocak ayında vergi indirimleri devam ettirildi. Elektrik ve doğalgaz fiyatları aşağı çekildi. Petrol fiyatları geçen ayda az da olsa geriledi. Gıda fiyatları ciddi şekilde yükseldi. Ocak ayı enflasyonu yüzde l’in altında gerçekleşir.

Doç. Dr. Mevlüt TATLIYER / Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi
“Ocak ayı enflasyonu yüzde 0.70 ile yüzde 1 arasında çıkabilir”

Enflasyonda aşağı yönlü trend Kasım ayında başladı ve iki ayda yaklaşık 5 puanlık bir düşüş yaşandı. Yıllık enflasyonda aşağı yönlü trendin 2019’da devam edeceğini söyleyebiliriz. Ocak ayında aylık enflasyonun belirli bir ihtiyat payıyla yüzde 0.70 ila yüzde 1 arasında çıkmasını bekleyebiliriz. Yıllık enflasyonun bu durumda yüzde 19.9 ila yüzde 20.3 arasında gerçekleşmesi beklenir. Fed, muhtemelen ABD ekonomisinin geleceğine dönük artan endişeleri nedeniyle bir politika değişikliğine gitti. Bu yıl gelişmiş ülke ekonomilerine dönük beklentilerde ciddi bir bozulma oldu. ABD’nin ekonomik büyüme oranının 2018’deki yüzde 2.9’dan 2021’e kadar yüzde 1.6’ya gerilemesi bekleniyor. Fed’in para politikasındaki sıkılaşmayı yavaşlatma yönünde verdiği sinyali bu bağlamda okuyabiliriz.

Hülya Genç Sertkaya


Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu