Anasayfa / Giyim ve Moda / Avrupa’dan gelen hazır giyim siparişlerinde patlama yaşanıyor

Avrupa’dan gelen hazır giyim siparişlerinde patlama yaşanıyor




Avrupa’dan gelen hazır giyim siparişlerinde patlama yaşanıyor. Ünlü markaların Türkiye’deki ofisleri ve mümessilleri harıl harıl imalatçı arıyor. Kadın palto, kaban ve erkek gömleği üreticisi bulunamıyor…

HAZIR giyim ve konfeksiyon Türkiye’nin ihracatta en güçlü olduğu sektörlerden biridir. Sektör yıllarca ihracatın lokomotifi oldu. Ancak Çin’in her sektörde olduğu gibi hazır giyimde de birçok pazarı ele geçirmesi, Türkiye’nin bu kulvarda kan kaybetmesine yol açtı. Ancak dev perakendecilerin Avrupa’daki ekonomik durgunluğun etkisiyle siparişleri azaltıp, bunları da birkaç haftada teslim alabilecekleri ülkelere yönlendirmeleri Türkiye’nin yıldızını tekrar parlattı.

hazir giyim

Avrupalı alım gruplarından gelen siparişlere bakılırsa, önümüzdeki dönemde Türkiye’nin önemi daha da artacak. Çünkü başta tngilizler olmak üzere Avrupa’nın dev perakende grupları pastanın büyük dilimini Türkiye’ye ayırma kararı aldı. Hazır giyim ihracatında daha şimdiden büyük oranlı artışlar yaşanıyor. 2012 yılında 16 milyar 89 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren sektörün bu yılı 18.5 milyar doların üzerinde kapatması bekleniyor. Rakamın önümüzdeki yıl 20 milyar doları bulması işten bile değil. Görünen o ki, hazır giyim ve konfeksiyon ihracatçılarının eski şaşalı günlerine dönmeleri uzak değil.

Ingiltere, Fransa, İtalya, ABD ve Kanada merkezli birçok perakende grubunun mümessili olan Tureks Dış Ticaret’in Yönetim Kurulu Başkanı Ruşen Çetin, kış sezonunun ortasına gelinmesine rağmen halen bu sezona ait sipariş aldıklarını belirtiyor. Bu durumun teslimat süresinin birkaç haftaya inmesinden kaynaklandığını söyleyen Çetin, bunun da Türkiye’deki üretici ve ihracatçılara yaradığını vurguluyor.

DENİMİ TÜRKİYE’DEN ALACAK

İngiliz perakende devi Next, 13 yıl önce Türkiye’den alım yapmaya başladı. Beş yıl önce Next Sourcing ismiyle İstanbul’da kendi ofisini kuran firma, Türkiye’den ağırlıklı olarak kadın dış giyim, erkek gömleği, çorap ve ev tekstili tedarik ediyor. Firma bu yıl Türkiye’den yaklaşık 60 milyon dolarlık alım yaptı. Next Sourcing Türkiye Genel Müdürü Murat Demirpen-çe, önümüzdeki yıl alımlarda önemli oranda artış olacağı bilgisini veriyor. Çünkü Ingiliz firma, birkaç yıl önce Uzakdoğu’ya kaydırdığı denim ürünleri siparişlerini de yeniden Türkiye’de ürettirecek. Demirpençe, sırf denim siparişlerinin hacminin 2014 yılında 10 milyon doları bulacağını söylüyor.

Next’in Türkiye’de 20 tedarikçisi var. Demirpençe, bunların bir kısmının Malatya, Adana, Düzce, Denizli gibi Anadolu şehirlerinde olduğunu, işçiliğin İstanbul’a göre daha ucuz olduğu, teşvik kapmasındaki Anadolu şehirlerinde yeni tedarikçiler aradıklarım ifade ediyor. Next’in mağazalarının yüzde 95’inin îngiltere, Iskoçya ve İrlanda’da olduğunu hatırlatan Demirpen-çe, şöyle devam ediyor:

“Diğer Avrupa ülkelerine göre İngiltere pazarı daha canlı. Bunu Next’in satışlarından da gözlemleyebiliyoruz. Toplam perakende satışlarında geçen yıla göre yüzde 10 artış var. Bu yüzden Türkiye’den alımların önümüzdeki yıllarda daha da artmasını bekliyoruz. Geçmişte Türkiye’ye gelen siparişlerin bir kısmı Uzakdoğu’ya kaymıştı. Ancak 2013 un ikinci yarısında bunlar tekrar Türkiye’ye geldi. Uzakdoğu’daki üreticiler siparişleri 15 haftada teslim ederken, Türkiye’den beş altı haftada istediğimiz her şeyi alabiliyoruz.”

ORTAK OLMAYI DÜŞÜNÜYOR

Spring East Near Manufacturing, yıllık cirosu 1 milyar dolara yaklaşan Hintli bir grup. 20 ülkede alım ofisleri bulunan firma, iki jal önce İstanbul’da ofis açtı. Şirketin mümessilliğini yürüttüğü perakendeciler arasında İngiltere’nin en büyük ikinci süpermarketi Sainsbury’s de var. Spring East Near Manufacturing Türkiye Genel Müdürü Esra Ercan Taşören, Sainsbury’s’in iki yıl içinde tüm alımlarımn yüzde 40’ını Türkiye’ye kaydırma kararı aldığını belirtiyor. Taşören, bu durumda sırf Sains-bury’s’in alımlarımn 50 milyon sterlini bulacağını söylüyor.

Spring East Near Manufacturing ayrıca Tesco, Monsoon, Ar-cadia Group, İnditex Group gibi perakende devlerinin de Türkiye alımlarmı gerçekleştiriyor. Taşören, bu yıl Monsoon’un alımlarımn da arttığını belirterek, şöyle devam ediyor:



“İnditex’in Zara, Pull&Bear, Massimo Dutti, Bershka, Oys-ho gibi birçok markası var. Arcadia’mn ise Top Shop, Dorothy Perkins markalarına üretim yaptırıyoruz. Mümessili olduğumuz perakendecilerin tümünün alımlarmda artış var. Bunun sürmesini bekliyoruz. Şu anda 20 üreticiyle çalışıyoruz, fakat Türkiye’de üretici sıkıntısı giderek artıyor. Tekstilcilerin çoğu işi bırakıp inşaatçı oldu. Bize üretim yapan firmaları destekleyerek, kapasitelerini büyütmeye çalışıyoruz. Spring East Near Manufacturing’in Hindistan’da tekstil ve konfeksiyon fabrikaları var. Türkiye’de de bu sektöre yatırım yapmak istediklerini söylüyorlar. Ancak sıfırdan bir tesis kurmak yerine, bize üretim yapan şirketlerle ortaklıklar daha olası.”

Taşören’in verdiği bilgilere göre, özellikle dokuma ürünlerinde yeterince üretici yok. Bu yüzden palto, kaban, mont gibi kadın dış giyim üreticisi bulmak zor. Bunun yanında erkek gömleği üreticisi de bulunamıyor. Taşören, penyede ise sıkıntı olmadığını söylüyor.

“BÜYÜYECEK ÜRETİCİ ARIYORUZ”

Vero Moda, Jack&Jones gibi markaların sahibi DanimarkalI perakende devi Bestseller Group’un da İstanbul’da kendi satın alma ofisi var. Firma son yıllarda daha çok örme ve denim ağırlıklı ürünler alıyor. Bu yıl Türkiye’den yaklaşık 45 milyon parça ürün aldı.

Geçen yıla göre aynı seviyelerde olan bu rakam, 2011 yılma göreyse yüzde 10 artmış durumda. Firma, altı yıl önce 100 imalatçıya kadar çıkmış. Ancak bunun verimsiz olması nedeniyle imalatçı sayısını 35’e indirmiş.

Bestseller Group Türkiye Genel Müdürü Aylin Çetindağ, grubun bünyesinde son dönemde birçok yeni markanın oluştuğunu, bu yüzden Türkiye’deki imalatçı sayısını tekrar artırmayı düşündüklerini belirtiyor. Çetindağ, “Başlangıçta az adetlerde üretim yapıp bizimle büyüyecek firmalar arıyoruz. Bestseller için Türkiye çok iyi bir üretici ülke konumunda” diyor.

AMERİKALILAR ÇEKİLDİ

Avrupa pazarındaki bereket ne yazık ki Amerika pazarı için söz konusu değil. Bir dönem hazır giyim ürünlerini Türkiye’den almak için İstanbul’da çok sayıda şirket kuran Amerikalılar, birkaç yıl sonra bu şirketleri art arda kapattılar. Geçmişte Türkiye’den mal tedarik eden Amerikalı firmalardan GAP International, J.C.Penny, Target ve Sears ilk akla gelenler.

Aynı zamanda Avrupa Tekstil ve Hazır Giyim Konfederasyonumun (Eurotex) Başkan Yardımcısı olan Ruşen Çetin, AB ile ABD arasında yürütülen serbest ticaret anlaşmasına mutlaka Türkiye’nin de dahil olması gerektiğini vurgulayarak, ABD pazarınm önemine dikkat çekiyor.

“ABD pazarında istediğimiz noktaya bir türlü gelemedik. Hükümet ABD’yle serbest ticaret anlaşması imzalanması konusunda ciddi çalışmalar yapmazsa bu pazarda hiçbir ilerleme şansımız olmaz. AB ile ABD arasındaki görüşmelerin dışında kalmamamız lazım” diyen Çetin, dünyanın en büyük iki ekonomik gücü arasında imzalanacak serbest ticaret anlaşmasına dahil olmanın ne kadar önemli olduğuna vurgu yapıyor.

Ann Taylor, Express, Chico’s, Club Monaco, Polo Ralph Lauren gibi ABD pazarındaki çeşitli perakendecilerin önde gelen tedarikçilerinden Erba Tekstil, bu firmalardan aldığı siparişleri Türkiye’nin yanı sıra Ürdün, Fas, Mısır ve Vietnam’da ürettiriyor. Firmaya en fazla ceket, pantolon, etek, palto ve elbise gibi dokuma kadın ve erkek dış giyim ürünleri siparişi geliyor. Erba Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ergüder, 2013 yılında gelen siparişleri “tatminkar” şeklinde değerlendirmekle yetiniyor. Ergüder de son yıllarda Türkiye’den Amerika’ya yaptıkları ihracatın gerilediğine dikkat çekiyor.

Bir konfeksiyon atölyesi kaça kurulur?

Konfeksiyon atölyesinin yatırım maliyeti, üretilecek ürüne göre değişiyor. Türkiye’nin önde gelen tekstil makinesi tedarikçilerinden Astaş Jukî yetkililerinden aldığımız bilgilere göre, gömlek üretimine yönelik bir atölyede 16 adet düz dikiş, ikişer tane ilik, düğme ve kollu çift iğne dikiş makinesine gerek var.

Ayrıca birer tane kol takma ve etek kıvırma makinesiyle iki adet kenar bıçaklı düz makine gerekiyor. Böyle bir atölye, ütü ve pres grubu makineleriyle birlikte 450 bin TL’ye mal oluyor. Böylesi bir atölyede 50-60 kişilik kadroyla günde 800 gömlek üretilebiliyor. Eğer denim pantolon üretmek istiyorsanız 12 düz dikiş makinesi, altı adet çift iğne makine, üç adet punteriz makinesi, üç adet kollu makine, birer adet köprü otomatı, arka cep işleme makinesi, arka cep takma otomatı ve kemer takma makinesiyle işe başlamanız öneriliyor. Ayrıca dört adet overlok, birer adet köprü hazırlama ve cep karşılığı reçme makinesine ihtiyaç var. Ütü grubuyla birlikte bu atölyenin makine yatırımı ise 350-400 bin TL’yi buluyor. Bu atölyede 70 kişilik kadroyla günde bin adet pantolon üretilebiliyor.

Özbey Men





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir