Anasayfa / Turizm ve Tatil / Gastronomi turizmi her ilde mümkün

Gastronomi turizmi her ilde mümkün




Gastronomi turizmi

Gastronomi Turizmi Derneği, ülkemizin gastronomik anlamda değerlerini dünyaya duyurmak amacıyla kurulmuş bir sivil toplum örgütü. Gastronomi sektörünün tüm paydaşlarını çatıları altında topladıklarını söyleyen Başkan Gürkan Boztepe, ülkemizdeki her vilayette gastronomi turizmi yapılabileceğini savunuyor. Boztepe, “Yeter ki ürünleri ve ülkemizi iyi tanıyalım? diyor. Günümüzde yapılan kültür turlarında artık gastronominin ilk üç tercih arasında olduğunu kaydeden Boztepe, ?Hiçbir şehrimiz birbirinden ayrılamamakla birlikte Antep, Kahramanmaraş, Antakya, İstanbul, İzmir, Urfa, Karadeniz mutfakları artık dünya çapında isim yapıyor” yorumunu yapıyor.

Gastronomi turisti ne kadar harcıyor?

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin hazırladığı ’Sastronomi Turizmi Raporu?na göre, Türkiye’ye gelen turistlerin kişi başına harcaması 828 dolar düzeyinde. Turistler 34.3 milyar doların 6 milyar 523 milyon dolarını yeme içmeye harcıyor. Bu da toplam harcamalar içinde yüzde 19’luk pay demek. Yani gelen turistin cebinden çıkan paranın beşte biri yemeğe gidiyor. Bu da turist başına 157.5 dolarlık restoran faturası anlamına geliyor. Hedef, gastronomi turizmi ile bu rakamı önce 200 ardından da 250 dolarlara çıkarmak.

Gastronomi Başkentleri

Gastronomi turizmini artırmak için çalışmalar hızlandı. Gaziantep’in ardından Hatay da UNESCO’nun Yaratıcı Şehirler Ağına girerek ‘Gastronomi Şehri’ seçildi. Sırada Şanlıurfa var. İşte, Türkiye’nin 10 Gastronomi durağı…

GASTRONOMİ, iyi yemek düşkünlüğü, yemekten anlama, yemek bilimi, iyi yemek sanatı anlamlarım kapsayan geniş bir alan. Gastronomi turizmi de dünyada hızla büyümekte olan kültür turizmi çeşitleri arasında başı çekiyor. Günümüzde turistler, seyahat edilen bölgeye ait mutfak kültürünü seyahat deneyiminin önemli bir bölümü olarak görüyor.

Gastronomi, ulusal turizm politikalarımızda da yerini almış durumda. Geleceğe yönelik ulusal bir turizm politikası oluşturmak amacıyla 1-3 Kasım tarihleri arasında Ankara’da düzenlenen 3. Turizm Şurası’nda gastronomi turizmi ön plandaydı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dünyada başka hangi ülkede ülkemizdeki gibi zengin bir mutfak kültürü olabilir, bizimle aşık atabilecek kaç ülke bulunabilir” sözleriyle gastrono-minin turizmdeki önemine vurgu yaparken, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Gastronomi Turizmi Birimi kurulma fikri de ortaya çıktı.



Ülkemiz tam bir gastronomi cenneti. OsmanlI kültürünün mirasçısı olan Türk mutfağı, Balkan ve Ortadoğu mutfaklarının etkisiyle harmanlanarak yörelere göre farklılıklar gösteriyor. Ege, Karadeniz, Akdeniz, Anadolu ve Güneydoğu gibi mutfağı kendilerine ait lezzetlere sahip sayamayacağımız kadar çok zenginliğimiz var.

Türkiye’nin eşi bulunmaz tatlarına ev sahipliği yapan mutfaklarını tanımaya, mis kokulu lezzetlerini öğrenmeye ve gastronomi uzmanlarının tavsiyelerini dinlemeye ne dersiniz? İşte, uzmanların tavsiyesiyle listelediğimiz ülkemizin “Gastronomi Başkentleri”…

EN GURME ŞEHİR GAZİANTEP

Gaziantep mutfağı, dünyada şehrinin ismiyle anılan tek kent. Kebap, lahmacun ve baklava dışında 500’ün üzerinde yöreye özgü malzemelerle yapılan yemek ve tatlıya sahip bu mutfak. Kebaplarda kuru soğan, taze sarımsak, yeni dünya, ayva ve mayhoş elma kullanılıyor. Yöreye ait patlıcan ve biberin tazesi, salçası ve kurutulmuşları ile yapılan yemeklerin cins ve sayıları çok fazla. Yine sebze ve bakliyat kullanılarak yoğurtla yapılan yemeklerin sayıları da çok. Ayrıca kayısı, yeşil erik, taze badem, yenidünya, ayva ve elma gibi birçok meyve tencere yemeklerinde kullanılıyor. Aşçı, yemek yazarı ve gurme, Diş Hekimi Mehmet Ragıp Güzelbey, Gaziantep mutfağında başta sebze ve otlar kullanılarak yapılan vejetaryen tarzı yemeklerin de bol olduğunu söylüyor.

Gaziantep’in bu mutfak zenginliği, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından da tescillenmiş durumda. Gastronomi dalında, UNESCO “Yaratıcı Şehirler Ağı’nda yer alan kentin UNESCO’ya giriş sürecinde etkin olarak görev yapan Güzelbey, “UNESCO’nun verdiği bu unvan sadece bir başlangıç. Bu konuda kurulan komisyon 10 yıllık süre içinde verilen taahhütlerle sürdürülebilir hale getirilecek” diyor.

Gaziantep’e gittiğinizde neyi deneyeyim diye sorarsanız karşınıza uzun bir liste çıkıyor. Güzelbey, kentin mevsimsel yapılan birçok tencere yemeği olduğunu şu sözlerle anlatıyor:

“Örneğin kışın sabahları içilen beyran çorbası güne harika bir başlangıç yapmak için ideal. Kebapların her türlüsü mevcut. Bahar aylarında taze soğan ve sarımsakla yapılan Şiveydiz harika. Ülkemizin birçok yöresinde içli köfte var ama Gaziantep’inki bambaşka bir lezzet. Antep peyniri ile yapılan böreklerin ve tatlıların tadına doyum olmuyor. Çorbalardan dövmeli alaca çorbası, bol soğanla yapılan mercimek çorbası denenmeli. Baklava diyarı bir yer burası; her çeşidini bulmak mümkün. Kadayıfları da bol çeşitli: Kaymaklı, ağızlı, fıstıklı, cevizli ve burmah… Tatlılardan bir de sütlü zerde var. Herkesin sütlaç diye bildiği tatlının üzerine az bir zerde eklenerek badem ve fıstıkla servis ediliyor. Mevsimine göre gül suyu veya çiçek suyu kullanılıyor. Tencere yemeklerinden pirpirim aşı nefis. Sadece patlıcanın 40’ın üzerinde yemeği mevcut. Yine yoğurtlu yemeklerin çeşidi de 40’ın üzerinde. Ayvalı taraklık, ekşili ufak köfte de mutfağın eşsiz lezzetleri arasında. Dolmalara gelince saymakla bitmez: Frikli acur, kabak, allı yeşilli dolma…?





İlginizi Çekebilecek Benzer Konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir