Giyim ve Moda

Hazır Giyimde Siparişler Türkiye’ye Yöneldi

Avrupa’da hazır giyim mağazaları açılmaya başladı. Yeni dönemde tüketiciler organik, anti-bakteriyel, anti-viral ve çevreci ürünler talep ediyor. Bu durum, daha önce Uzakdoğu’ya giden siparişlerin Türkiye’ye kaymasını sağlıyor…



AVRUPA’DA mağazaların açılmaya başlaması, tekstil ve hazır gi-’ yim ihracatçılarım hareketlendirdi. Yeni dönemde siparişlerin daha (çok antibakteriyel ve çevre dostu ürünlere yönelmesi de bu alanda dünyada söz sahibi üreticiler arasında olan Türk firmalarının iştahını artırıyor. Alımlarını daha önce Çin ve Uzakdoğu’da yapan AvrupalI perakendecilerin siparişlerini Türkiye’ye kaydırmaya başlamaları da ihracatçıların yüzünü güldürüyor.

“ALMANYA’YI YAKINDAN İZLİYORUZ”

Şahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin özellikle Almanya, Fransa ve İskandinav ülkelerinde mağazaların açılmaya başlamasıyla birlikte siparişlerde artış görüldüğünü söy-iST *5$?- J-, lüyor. Bu ülkelerden daha çok spor giyim ve çocuk giyim ürünlerinin sipariş edildiğini belirten Şahin, “Henüz insanlar tam olarak dı-V â’ şarı çıkamadıkları için klasik giyim üı ünlerin-takım elbiselerde ciddi bir talep yok ancak evc*e giyilebilecek ürünleri alıyorlar. Özellikle Almanya pazarını yakından takip ediyoruz” gtk diyor. Birçok Avrupa ülkesinde süpermarketlerin açık olduğunu hatırlatan Şahin, buralardan da siparişlerin geldiğini ifade ediyor. Almanya ve Fransa’da kendi şirketlerinin bulunduğunu kaydeden Şahin, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bu ülkelerdeki şirketlerimizden siparişler geliyor. Siparişlerin daha da hızlanacağını düşünüyorum. Çünkü fiyat farkının fazla olmadığı ürünlerde daha önce Çin’e giden siparişler bize gelmeye başladı. Çünkü biz çok daha hızlıyız. Türkiye’deki ve Mısır’daki fabrikalarımızın kapasitesi yavaş yavaş artıyor. Özellikle Mısır’daki fabrikamızın üretiminde spor giyim önemli bir yer tutuyor. Şu anda daha çok ihtiyaç olan ürünleri alıyorlar ama yakında moda ürünlerin siparişleri de artacak.”

İLK KEZ SİPARİŞ ALINAN FİRMALAR

Türkiye’nin önde gelen hazır giyim üreticilerinden Bordo Grubu, örme kumaş ve örme hazır giyim alanında faaliyet gösteriyor. Ürün gamında çok çeşitli kadın, erkek ve çocuk hazır giyim ürünleri yer alıyor. İstanbul Hadımköy ve Düzce’deki fabrikasında yılda 5 milyon parça ürün üreten firma ağırlıklı olarak spor, casu-al smart, outdoor ve günlük giyim ürünleri ihraç ediyor. Bordo Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fahri Şahin, ihraç ettikleri ürünlerin birim fiyatının 20 dolar civarında olduğunu söylüyor. Firma, Diesel, Armani, Superdry, Kappa, Umbro, Asos gibi markaların tedarikçisi konumunda.

Koronavirüs salgınının başladığı günlerde tüm müşterilerin siparişleri durdurduğunu belirten Şahin, salgının kontrol altına alınmasından sonra bu firmalardan tekrar sipariş gelmeye başladığını söylüyor. Bu süreçte daha önce hiç üretim yapmadıkları firmalara da numune koleksiyonlar hazırladıklarım ifade eden Şahin, bu firmalardan önemli oranda sipariş aldıklarını söylüyor. Şahin, “Genelde Çin ve Asya ülkelerinden Türkiye’ye yönelen markalardan yeni siparişler alıyoruz. Türkiye’de tedarikçilerini yönetemediği için siparişlere cevap veremeyen firmalardan dolayı riski bölmek adına bizi tercih eden Avrupalı markalar da sipariş veriyor. Yeni siparişlerin çoğu İtalya, İngiltere, Fransa ve Almanya’dan geliyor. İskandinav ülkeleri, Avustralya ve Amerika’da da sipariş alıyoruz” diyor.

ORGANİK ÜRÜNE TALEP FAZLA

Avrupalı firmaların koronavirüs sebebiyle Çin ve Asya ülkelerine seyahat tedirginliği yaşadıklarına işaret eden Şahin, bu yüzden Türkiye’ye daha fazla yönelim olduğunu vurguluyor. Daha önce sadece maliyete bakan Avrupalı firmaların yeni dönemde daha çevreci, daha duyarlı ve sürdürülebilir bir paradigma benimsediklerini belirten Şahin, şöyle devam ediyor:

“Müşterilerimiz normal kumaşlardan ziyade organik ve geri dönüştürülebilir ürün siparişlerini artırmaya başladılar. Hatta eski siparişlerdeki kumaşları iptal ederek, organik kumaş siparişleri veriyorlar. Dünyada antibakteriyel ürünlere talepler artıyor. Bir bütün olarak sürdürülebilir modaya, organik koton ve dönüştürülebilir ürünlere yönelim var. Türkiye organik, anti-bakte-riyel, nefes alan, terletmez, su geçirmez ve tutuşmaz tekstil ürünlerinde çok mesafe kat etti. Bu sebeple yeni taleplere cevap verebilecek kapasite ve kaliteye sahip bir ülkeyiz.”

“TALEBİ RAHAT KARŞILARIZ”

Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon ihracatçıları Birliği Başkanı Nüvit Gündemir de yeni dönemde özellikle AB ve ABD ülkelerindeki talebin Türkiye’ye yöneleceğinin işaretlerini almaya başladıklarını dile getiriyor. Bu konuda önümüzdeki günlerde daha somut adımların atılacağını söyleyen Gündemir, mevcut pazarları korumanın yanı sıra yeni pazarlar temin etmek için de büyük çaba gösterdiklerini vurguluyor.

Gündemir, “Türkiye zaten özellikle kaliteli ürünlerde Çin’le rekabet gücüne sahip bir ülke. Günümüzde Çin’e karşı dünya çapında bir tepki de oluşmaya başladı. Bu durum Çin ürünlerinin dünya üzerindeki imajı konusunda negatif bir etki yarattı. Oradan boşalacak talebi biz rahatlıkla karşılayabiliriz. Kumaşın teknolojik özelliklerinden paketlemesine kadar farklı beklentiler şimdiden oluşmuş durumda. Antibakteriyel kumaşların hayatımıza daha çok gireceğini düşünüyoruz” diyor.

“ANTİ-VİRAL KUMAŞ ÜRETİYORUZ”

50’dcn fazla ülkeye ihracat yapan Yünsa, Avrupa’nın en büyük entegre yünlü kumaş üreticisi konumunda. Ürün portföyünün büyük bölümünü yüzde 100 yünlü kumaşlar oluştururken, kaşmir, ipek, pamuk, polyester, viskon karışımlı yünlü kumaş üretimi de yapıyor. Yünsa Genel ıMüdürü Mustafa Sürmegöz, yeni nesil teknolojilerle üretilen bu kumaşların su itici, UV korumalı, kendi kendini temizleme gibi özelliklerinin bulunduğunu belirtiyor. Korona-virüsle birlikte tekstil dünyasında birçok şeyin değiştiğini söyleyen Sürmegöz, en büyük değişimin tedarik zinciri yönetiminde yaşandığını ifade ediyor.




Sürmegöz, “içinde bulunduğumuz salgın döneminde virüslere karşı ant-iviral apre uygulama testlerimizi kumaşlarımız üzerinde tamamladık ve üretime başladık. Anti-viral apre tekniği ile kumaşlarımızda solunum yolu ile bulaşabilen virüslere ve hatta çocuk felcine karşı yüzde 98 oranında koruma sağlamayı başardık” diyor. Avrupa’da mağazaların açılmasıyla birlikte ilk etapta spor giyim ürünlerine talebin arttığını söyleyen Sürmegöz, şöyle devam ediyor:

“Yeni normalleşmenin Haziran’ın ikinci yarısından sonra hissedileceğini öngörüyoruz. Siparişlerin özellikle Eylül ayı itibariyle artmasını bekliyoruz. Firmalar ileriye dönük yüklü miktarlarda sipariş geçemeyecekler. Tam da bu nedenle düşük miktarlı üretimi göz önünde bulundurarak, Türkiye’nin üretim hızı ve gücünün sipariş akışında hareket sağlamasını bekliyoruz. Lüks tüketim orta vadede düşecek. Trendlerin daha rahat kıyafetlere doğru çevrileceğini tahmin ediyoruz.”

Pınar TAŞDELEN ENGİN / Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanı
“Çin mallarına talep duraksayabilir”

Orta ve uzun vadede ABD ve Avrupa Birliği’nden gelecek taleplerle bölgemizin ticarette en güçlü aktörü olmak ana hedeflerimizden. Böyle bir ortamda en şanslı ülkelerin başında Türkiye geliyor.

Çünkü Türk tekstil sektörü son yıllarda teknoloji, Ar-Ge ve tasarıma yaptığı yatırımla özellikle kalite konusunda gücünü pekiştirmiş durumda. Pazarlara yakınlığı, hızlı üretim ve lojistik avantajı, yenilikleri çabuk yakalaması ve hemen adapte olması nedeniyle zaten bir süredir Çin karşısında özellikle kaliteli ürünlerde tercih edilen ülke.

Türkiye’nin birçok ülkeye yardım malzemesi, koruyucu ürünler göndermesi, dünya genelinde imajına pozitif katkı sağladı. Normalleşmeyle geleneksel tekstil ürünleri yerine koruyucu özellikli tekstil ürünlerine talep artacak. Modanın yanı sıra o ürünlerin anti-bakteriyel özellik taşıması ve fonksiyonel olmasını da eklemek gerekir. Firmalarımız kullan at tarzı ürünler yerine sürdürülebilir tekstile ağırlık verdiği takdirde pazarda rahatça yer bulacak.

Şenol ŞANKAYA / Yeşim Tekstil CEO’su
“Üretime yeniden hız verdik”

Avrupa’nın yavaş yavaş normalleşme sürecine girmesiyle sektörümüzde de hareketlenme başladı. Avrupa’nın önde gelen markalan daha önce sipariş verip almadıkları ürünleri talep etmeye başladılar. Salgın sonrası ekonominin hızla toparlanması için tekstil ve hazır giyim sektörüne büyük rol düşüyor. Çünkü tekstil ve hazır giyim Türkiye’de üretim, istihdam ve ihracatta öncü ve dış ticaret fazlasıyla da ülke ekonomisine en fazla katkı sağlayan sektörlerin başında geliyor. Bu süreçte biz dahil birçok firma üretime yeniden hız verdi. Hızımızın giderek artacağını öngörüyorum. Tekstil ve hazır giyim sektörü adına büyük bir pazar konumunda olan Çin, bu süreçte önemli bir kan kaybı yaşıyor. Türkiye ise en önemli seçenek olarak öne çıkmış durumda. Toparlanma süreci sonrasında Türkiye için yeni fırsatlar gündeme gelebilir ve ülke ihracatı önemli oranda artabilir. Söz konusu kriz öncesi dünya markalarına yönelik üretimini gerçekleştirdiğimiz ürün gruplarında kısmi bir hareketlenme olsa da bu süreçte özellikle maske özelinde ciddi bir atak olduğunu söylemek mümkün. Koronavirüsü yüzde 99.94 oranında önleyen bir maske ürettik.

Salih BOZ / Tamara Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı
“Yeni durum bize avantaj sağlayacak”

Hollanda ve Almanya koronavirüsle mücadelede daha erken tedbir aldığı için bu ülkelerde normalleşme daha önce oldu. Belçika, Fransa ve İngiltere’de ise normalleşme geç oluyor. Hollanda ve Almanya’dan şu anda beklediğimizden daha erken dönüşler var. Moda üretiminde başrolde olan iki ülke var, Türkiye ve Çin. AvrupalI perakende zincirleri ürün gamlarındaki bir ürünü büyük ölçüde bu iki ülkeden tedarik ediyorlardı. Çoğu firma artık tüm siparişlerini tek bir ülkeden almak istemiyor. Bu yeni durum bize avantaj sağlayacak. Markalar koleksiyonlarına artık maskeyi de koydu. Maske, şal gibi moda ürünü haline geldi. Yeni dönemde bir başka değişiklik de daha önce sezonlar çok önce başlar çok erken kapanırdı. Artık hiç indirim yapmadan yaz sezonunu uzatma gibi planlar yapıyorlar. Bu dönemde tekstil ve hazır giyimin tüketimi artacak. Özellikle küçük şehirlerdeki butik mağazaların işleri artacak diye düşünüyorum.

Vedat YAVUZ / Gelişim Tekstil Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
“Hızlı ve az adette sipariş dönemi”

Avrupa’da normalleşmenin başlaması siparişlere yansıyor. Daha önce iptal edileceği bildirilen siparişlerimize tekrar sipariş verildi. Bu siparişler Danimarka ve İsviçre’den geliyor. Daha önce Çin’e verilen siparişlerin Türkiye’ye yöneleceğini söyleyebiliriz. Çünkü artık Avrupalı firmalar uzak destinasyonlardan değil, pazara daha yakın, Türkiye gibi tedarik ülkelerinden alım yapmayı tercih ediyor. Bunun da sebebi satın alımdaki riski gördüklerinden hızlı ve daha az adette satın alma yapmak istemeleri. Hazır giyim sektöründe yakın zamanda özellikle antibakteriyel aprelerin uygulandığı kumaşlardan üretilmiş ürünlere talep olacağını öngörüyoruz. Ayrıca sürdürülebilir kumaşlardan yapılan ürünlerin daha da artacağını düşünüyoruz.

Bu tarz apreli kumaşların üretimini Türkiye altyapı olarak biliyor ancak talep artışıyla birlikte kimyasalların tedarikinde sıkıntı yaşanabilir.

ÖZBEY MEN



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu